Merhaba ben Ronî Güven. Hesabım dün TR'den erişime engellendi. Bu hesaptan devam edeceğim. Sizden ricam paylaşıp Kürt time'ına ulaşmamı sağlamanız.
Sansüre karşı dayanışmayla🌱
Amedspor tam 553 gündür kendi evinde maç kaybetmiyor.
Bu kolay bir başarı değil.
Hele ki bir takım bir alt ligten gelip memleketin en üst liginde birinci sırada yer alıyorsa bu gözardı edilebilecek bir başarı değildir.
Bu başarıyı görmek gerekir.
Amedspor'un deplasmanda oynadığı oyunla kendi evinde oynadığı oyunun arasında bu kadar fark olmasının sebebinin kendi evindeki muhteşem taraftar desteği olduğuna yemin edebilirim ama kanıtlayamam.
Gerçekten her maçta müthiş bir atmosfer oluşuyor.
Normalde Dia Saba, Orban, Diagne gibi golcü oyuncular öne çıkardı Amedspor'da.
Ama bu maçın kesinlikle yıldızı kaleci Alban Lafont oldu.
Maşallah tekelci Ahmet Abi'nin dükkanını savunduğu gibi savundu kaleyi...
Amedspor oyunda toplamda 25 faul yapmış.
Bu ne hırstır arkadaş😂
Galibiyet için kafa göz kırmayı göze almışlar.
Süper Lig'e ilk çıkıldığında küme düşmeyelim yeter diyorduk.
Böyle mücadeleci takım bizi şampiyonluğa bile götürür valla.
Yolunuz açık olsun🔥
Çok agresif bir oyundu.
Resmen kafa göz parçalaya parçalaya aldık.
Beşiktaş gibi güçlü bir takıma karşı kalecimiz Alban Lafont maçın yıldız oyuncusu oldu.
Amedspor çok sıkı geliyor, vaziyet alın 🔥
Çok agresif bir oyundu.
Resmen kafa göz parçalaya parçalaya aldık.
Beşiktaş gibi güçlü bir takıma karşı kalecimiz Alban Lafont maçın yıldız oyuncusu oldu.
Amedspor çok sıkı geliyor, vaziyet alın 🔥
Amedspor'un deplasmanda oynadığı oyunla kendi evinde oynadığı oyunun arasında bu kadar fark olmasının sebebinin kendi evindeki muhteşem taraftar desteği olduğuna yemin edebilirim ama kanıtlayamam.
Gerçekten her maçta müthiş bir atmosfer oluşuyor.
Yav bırakın bu işleri.
Demirtaş'ın özgürlüğü size mi kaldı?
Öcalan'ın konutuyla derdin yoksa niye aynı cümlede zikrediyorsun?
Demirtaş ve Öcalan arasında suni bir çelişki yaratıyorsunuz.
Amacınız süreç karşıtı ulusalcı kitlenizi harlayıp oy devşirmek, etkinizi güçlendirmek.
Özgür Özel'in "Bizim derdimiz Öcalan’ın eviyle değil, Demirtaş’ın yuvasına kavuşması" sözlerine DEM kanadından tepki gelmişti.
Konu hakkında bir açıklama daha yapan Özel, "Benim kimseyi karşı karşıya getirmek gibi bir niyetim yok. Kimin kiminle karşı karşıya geleceğini taraflar bilir" ifadelerini kullandı.
https://t.co/1stuSqKTnV
@suzanuzpak Ezilenlerin pedagojisi kitabında "Ezilenin başka bir ezilen üzerindeki egemenliği, ezilmenin ürettiği iktidarsızlığı başka birine tahakküm kurarak telafi etme biçimidir" diye tanımlanıyor. Tıpkı bir erkek işçinin eşine şiddet uygulaması gibi...
Günlerdir bir LGBTİ tartışması almış başını gidiyor.
Arkadaşlar dünya değişiyor, fikirler de değişiyor.
Öteki olanı anlamaya, uyum sağlamaya çalışalım.
"Bütün gadre uğramışların var olma ve kendilerini özgürce ifade edebilme haklarını savunuyoruz."
*Metin Sn. Öcalan'a ait👇
Böylece bir kez daha Fidan'ın temsilcilerinden biri olduğu norm-dışı devletin İsrail yanlısı olduğu açığa çıkmış oldu.
Siyonizm devletin içine sanılandan daha fazla sirayet etmiş durumda.
İsrail'in şu anda Ortadoğu'daki en büyük güvencesi TC'dir.
İsrail bu yüzden sürece karşı.
İşte memlekete barış ve kardeşliği getirecek olan ruh budur.
Herkes kendinden olmayanı sahiplenirse gerçek bir barış inşa edilebilir.
Herkes dünün ezberlerini bir kenara bırakmalı.
18.-19. yy geçişinde can simidi sayılan ulus-devletler ya demokratikleşecek ya yok olacak. TC tam bu eşikte.
Küreselleşmenin kaçınılmaz sonu.
Kemalistlerin süreç karşıtlığı bu yüzden. 100 yıllık tekçi dogmaları yok olacak.
Kemalist sütunlara dayalı TC demokratikleşmek zorunda!
7 Ekim 2023 sonrası Ortadoğu'da güç dengeleri alt-üst oldu.
Yepyeni güç dengeleri ve ilişkileri kuruluyor. Sınırlar değişecek.
Bu yeni duruma göre kendini konumlandır(a)mayan bütün gayri-nizami güçler ve devletler yok olacak.
7 Ekim öncesi ezberlerle yol yürümek mümkün değil.
Silahlara veda stratejik bir dönüşümün sonucu.
Fakat şu anda hala elde silahlar bir güvence olarak duruyor.
Müzakare, biraz da karşılıklı taviz koparma sürecidir.
Devlet, küçük tavizler adına teslimiyeti dayatırsa meşru savunma hakkı doğar.
Atıf yaptığınız demeçteki kasıt bu.
Öcalan’ın yeni paradigmasına uygun en doğru söz bence şudur:
“Ne pahasına olursa olsun bundan sonra elimize silah almayacağız, sadece ve yalnızca barışta ısrar edeceğiz. Siyaset dışı yöntemleri aklımızın ucundan geçirmeyeceğiz. Silah dönemi tamamen kapandı bizim için.”
Başkaca sözler hangi niyetle söylenmiş olursa olsun sürece zarar verir, yeni paradigmayı da boşa düşürür.
Silah bırakmanın şartı olmaz.
Silah bırakma, şartlara bağlanmaz.
Talepler gerçekleşmezse silahların tekrar devreye alınacağını söylemek ilan edilen paradigmanın inkarından başka bir şey değildir.
Demokrasi, silah bırakmanın şartı değildir.
Silah artık telaffuzu dahi caiz olmayan bir nesnedir.
Silah yerine siyasetin, ölüm yerine hayatın ikame edilmek istendiği bir sürecin paradigmasına uygun sözler etmek kazandırır.
Demirtaş siyasal bir aktördür.
Bundan sonra rol oynama şansı varsa yine oynar.
Öcalan ise Önderlik'tir. Milyonlardan oluşan hareketin 50 yıllık önderidir.
Denk olan şeyler kıyaslanır.
Kemalistler nifak sokmaya çalışıyor.
Halbuki 10 yıl önce Demirtaş için dedikleri ortada👇
"Kürtleri kimin daha iyi temsil ettiğini düşünüyorsunuz?" sorusuna DEM Parti seçmeninin %75'i Demirtaş derken Öcalan diyenlerin oranının sadece %15 olması dikkate değer.
7 Ekim 2023 sonrası Ortadoğu'da güç dengeleri alt-üst oldu.
Yepyeni güç dengeleri ve ilişkileri kuruluyor. Sınırlar değişecek.
Bu yeni duruma göre kendini konumlandır(a)mayan bütün gayri-nizami güçler ve devletler yok olacak.
7 Ekim öncesi ezberlerle yol yürümek mümkün değil.