➖Teröristbaşına İmralı’da bir saraycık inşa edildiğini 2 yıl önce söylemiştik.
➖Bugün iktidar cenahından gelen açıklama ile bu doğrulanmış oldu.
🏡Adama "denize nazır bahçeli bir villa" yapılmış.
➖Ama ısrarla "bana statü vermezseniz burada oturmam" diyormuş.
➖Herhâlde yakında "ne istedin de vermedik onu da veririz" der, statüsünü tayin ederler.
➖Adam da saraycığından terör örgütünü ve onun siyasi uzantısını yönetir, gelen gideni ağırlar, akşamları denize nazır bahçesinde taze tutulmuş balığını yer, ara sıra da sahip olduğu statü gereği sağa sola talimatlar yağdırır, pazarlıklar yapar.
🇹🇷Şehit evlatlarının acılarını yüreklerine gömmüş ama hatıralarına, onurlarına tutunarak "vatan sağ olsun" diyebilmiş ailelerin gözleri yeniden nemlendi bu gece.
🇹🇷Yolu, suyu olmayan, sıvasız, briket evlere, "şehit ocaklarına yeni bir ateş düştü bu gece."
🇹🇷Tarih bu ihaneti kurgulayana da uygulayana da hesap soracak!
#İhanetinZamanAşımıYoktur
Şu komediye bakın.
Hakaret suçundan önce beraat etti.
Bozuldu.
Tekrar beraat etti.
Sonra tekrar bozuldu.
Bu kez hakaretten 2 yıl 1 ay hapis cezası aldı.
Ve yetmedi Ekrem İmamoğlu’na burada da siyasi yasak kondu.
Kolon kesip 35 kişiyi katledenler serbest, İmamoğlu zindanda.
Orospu çocuğu eve çökmüş.
Hakkında dava açılmış, tahliye edilmemiş, dava sırasında Savcıya küfrettiği için kısa süreli hapse düşmüş.
Ama o evden çıkarılamamış. Yıllarca!
Düzenin çürüklüğü işte bu. Zorbaya gücü yetmiyor, namuslu vatandaşa ise kan kusturuyor.
Ekrem İmamoğlu sadece "nezaketsiz" dediği için siyasi yasak aldı.
N'oldu Abdülkadir Selvi'ye İmamoğlu efsanesi sona erdi yazdırmayı biliyorsunuz. Bu nasıl bir korku da hakaret bahanesiyle siyasi yasak veriliyor
İmamoğlu için siyasi tutuklu değil diyen meczup da kına yakabilir!
Devlet Bahçeli Nagehan Alçı'ya açıkladı; İmralı'da terörist başı Öcalan için konforlu ve bahçeli bir ev inşa edildi. Öcalan, eve geçmeyi reddetmiş, kendisine statü verildiğinde eve yerleşecekmiş.
Biz "ev inşa edildi" denilince yalanlandı hep!
Teröriste konfor ve statü!
Anımsayalım; İmamoğlu Silivri’den bu davanın duruşmasına götürülürken, 60 km sonra, ‘araç arızalı’ denerek geri getirilmiş ve duruşma yapılamamıştı.
O gün duruşma yapılsaydı iki kez beraat kararını veren hakim kürsüde olacaktı. Bu arada hakim değişimi oldu ve yeni karar çıktı.
İki kez beraat ettiği dosyada #Ekremİmamoğlu’na bu kez 2 yıl 1 ay hapis cezası ve siyasi yasak verildi!
İmamoğlu kararı dinlemeyi reddederek seyircilere haykırdı:
“Hepinizi öpüyorum. Benim adıma Türkiye'de karar verecek hiçbir mahkeme yoktur. Benim adıma karar verebilecek hiçbir mahkeme yoktur. Hiçbir mahkemede de atanan hiçbir hakim benim adıma karar vermek için buraya gelmedi. hakkımda karar veremez. Ve yere düşen Türk yargısına sağlam bir tekme vurulmuştur. Hakimler yok hükmündedir. Moralinizi yüksek tutun.”
Hakim ise bu sözler üzerine İmamoğlu’nun zorla salondan çıkarılmasını istedi.
İki beraatten sonra gelen mahkumiyet, söze karşı zor kullanma talimatı… Bugün yalnız Ekrem İmamoğlu değil, yargının itibarı da o salondan zorla çıkarıldı!! @CA_iletisim@yenipartiyiz06
Hapis kararı sonrası izleyicilere dönen Ekrem İmamoğlu, şunları söyledi:
“Hepinizi öpüyorum. Benim adıma Türkiye'de karar verecek hiçbir mahkeme yoktur. Benim adıma karar verebilecek hiçbir mahkeme yoktur. Hiçbir mahkemede de atanan hiçbir hakim benim adıma karar vermek için buraya gelmedi. hakkımda karar veremez. Ve yere düşen Türk yargısına sağlam bir tekme vurulmuştur. Hakimler yok hükmündedir. Moralinizi yüksek tutun.”
Yargılamaya konu suçtan daha önce iki defa "beraat" kararı verilmiş, bu kararları veren sayın hakimin ise hemen tayini çıkarılmıştı. Bugün ise aynı delillerle yapılan duruşmada 25,5 milyon insanın teveccühüyle Cumhurbaşkanı adayı olan Ekrem İmamoğlu’na 2 yıl 1 ay ceza verildi.
İnsan ister istemez soruyor: Bir hukuk devletinde amaç gerçeği ve adaleti ortaya çıkarmak mıdır, yoksa istenilen karar çıkana kadar bir insanı tekrar tekrar yargılamak mıdır?
Hukukun kişiye göre değişmesi, adalet terazisinin siyasi koşullara göre eğilip bükülmesi, yargının insanların siyasi hayatını belirleyen bir araca dönüşmesi kabul edilemez.
Türkiye Cumhuriyeti’nde adalet; bir insanı ne pahasına olursa olsun cezalandırmanın yolunu aramaz. Hukuk intikam almaz, rövanş peşinde koşmaz. Delile bakar, hakkı gözetir ve kim olduğuna bakmaksızın herkese aynı şekilde uygulanır.
Hukuk, ancak herkese eşit uygulandığında hukuktur.