CHP’nin 5 Kasım’dan sonra yaptığı tüm tüzük değişiklikleri, parti üst yönetimi kararları, yönetimler hepsi an itibariyle düşmüş durumda.
Kemal Kılıçdaroğlu, seçime götürmek zorunda da değil CHP’yi.
Çok geniş kapsamlı bir ihraç süreci başlatacaktır.
Özgür Özel ve ekibi yeni parti kurabilirler ama seçimlere yakın da siyasi yasak alabilirler.
Durumu bu şekilde öngörüyorum.
Bu kararın çok ciddi siyasi ve sosyal sonuçları olacak.
CHP'de Kılıçdaroğlu destekçisi vekil sayısının 7-8 civarına düştüğünden söz edilirken buna gülüyor, Erdoğan'ın yeni anayasa için vekil sorunu olmadığını iddia ediyordum. Kılıçdaroğlu'nun açıklamasını paylaşan vekil sayısı 20. Buna eklemeler olacak gün içinde. Hatta Semra Dinçer, Rahmi Aşkın Türeli ve Ali Fazıl Kasap gibi eklemeler oldu bile.
Sanılanın aksine operasyonlar CHP yönetimini güçlendirmiyor. AKP'ye geçiş yapan fırıldakların transferi kalanlara yol açıyor. Rt yapan her vekil bir sonrakine motivasyon aşılıyor. Millet her güne böyle başlamaktan sıkılıyor, yoruluyor.
CHP yönetiminin disiplin süreçlerini işletmediği her dakika 2023 seçimlerinde vekil olmuş, ideolojisiz siyaset esnaflarına cesaret veriyor.
Bu da Kılıçdaroğlu destekçisi vekil sayısını artırıyor. Artık metaforları, manidar anlatımları bırakmak gerekir.
CHP yönetimi ve Özel bir karar vermek durumundadır. Düşmanın varlığı kabul edilip hamle yapılmazsa o düşman mührü eline alıp sizi/bizi partiden değil Türkiye siyasetinden arındıracaktır.
İlgilisine naçizane uyarımdır.
3 Mayıs Türkçülük Günümüz kutlu olsun!
Ülkeniz sizindir, Türklerindir. Bu ülke tarihte Türk’tü, bugün de Türk’tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır.
Mustafa Kemal Atatürk
Bu hakemlere rağmen 1-0 öndeyiz. Ne yaptığınızı, planlarınızı, içinizdeki kötülüğü görüyoruz. Bu düzen böyle gitmeyecek. Buradayız, susmayacağız! Sonunda yine iyiler kazanacak!
Bugün uzun ve zor bir gün oldu. İBB yargılamalarının ilk ara kararını gördük; 18 kişi tahliye edildi, 89 kişinin tutukluluğu devam ediyor. Özellikle dikkat çekmek istediğim bir nokta var: Avukatlık mesleği açısından onur duyulacak günler yaşadığımızı düşünüyorum. Zira neredeyse tüm meslektaşlarım, hukukun tüm noktalarına temas etmek suretiyle tarihî savunmalar yaptı. Bu mesleğin bir parçası olmak ve böyle zor bir ülkede bu mesleği icra etmek bana gurur veriyor.
Özellikle bazı meslektaşlarımızın yapmış olduğu savunmalar takdire şayandı. Mahkeme heyetinin, ilk günden bugüne gelinceye kadar tavrının müspet şekilde değiştiğini de gözlemledim. Yargılamaların bundan sonraki kısmının kolay geçmeyeceği ortada; ancak eylemlerin mesnetsizliği ortaya çıktıkça heyetin kanaati de ona göre değişecektir.
Avukatların “Türkiye’de hukuk var ve biz bu hukukun yılmaz savunucularıyız” şeklinde hissettiğim tavırları beni ziyadesiyle mutlu etti. Emin olun, toplum bu yargılamanın içeriğini öğrendikçe yargılamanın hukuki değil, siyasi saiklerle huzurda olduğunu daha net anlayacaktır.
Bizi öyle eylemler bekliyorki, “Bu kadar da olmaz” diyeceksiniz. Sizinle paylaştığım Ağaç A.Ş ödeme tablosunun nasıl bir fahiş hata olduğunu işaret etmiştik. Haftalar içinde onu bile unutturacak hataları göreceksiniz.
Aslında İlber Ortaylı ile 150 yıllık bir gelenek son bulmuş oldu..
İlber Hoca İdil-Kazan aydınlanmasının son halkasıydı..
İsmail Gaspıralı
Yusuf Akçura
Ayaz İshaki
Sadri Maksudi Arsal
Zeki Velidi Togan
Halil İnalcık
Ve
İlber Ortaylı
Âlimin ölümü alemlerin ölümü gibidir. Türk Tarihi bir otoritesini kaybetti. Tarihi popülerleştirdiğin ve bize atalarımızı unutturmadığın için teşekkür ederiz hocam. Güzel hatırlanacaksın.
Atatürk Barajı'nın yıllık üretimi: ~8,9 milyar kWh
Şanlıurfa'daki yıllık kaçak tüketim: ~5 milyar kWh
Bu tablo, teorik olarak barajın yıllık üretiminin yaklaşık %55-60'ına denk gelen bir miktarın yalnızca bir şehirde kaçak kullanıldığı anlamına gelir.
Kamu kaynaklarında yılda 15 milyar TL’lik bir gedik.
Çok su tüketen ve bölgede ekilmesi yasak ürünler nedeniyle yer altı su kaynakları da alarm veriyor.
Maliyet yalnızca para değil, enerji güvenliği ve çevre de zarar görüyor.
Başka bir ifadeyle, Türkiye'nin en büyük hidroelektrik yatırımlarından biri olan Atatürk Barajı'nın yıllık üretimi, tek başına Şanlıurfa'nın toplam tüketimini karşılamaya yetmiyor. Üstelik tüketimin yarısından fazlası kayıt dışı.
Ayrıntılar:
Dicle Elektrik'in 2025 verilerine göre Şanlıurfa'da toplam 9 milyar 850 milyon kWh elektrik tüketildi. Bunun yaklaşık 5 milyar kWh'lik kısmı kayıt dışı gerçekleşti.
Kaçak tüketimin büyük bölümünün tarımsal sulamadan kaynaklandığı belirtiliyor. Özellikle ikinci ürün olarak ekimi yasak olan mısırın yer altı sularıyla sulanması, motopomplar üzerinden yoğun elektrik kullanımına yol açıyor. Bu tüketimin önemli kısmı kayıt dışı.
Ekonomik karşılık yaklaşık 15 milyar TL olarak hesaplandı. Bu tutarla her yıl iki şehir hastanesi ya da yüzlerce okul inşa edilebileceği ifade ediliyor.
Sorun yalnızca mali değil. Kaçak kullanım nedeniyle şebekede ani yüklenmeler yaşanıyor. Bu durum arızalara, kesintilere ve enerji arzında dengesizliklere yol açıyor.
Aynı zamanda yer altı su kaynaklarının hızla tükenmesi, enerji meselesini çevresel bir risk alanına taşıyor.
Bir yanda Türkiye'nin en büyük hidroelektrik yatırımlarından biri, diğer yanda tek bir şehirde baraj üretiminin yarısını aşan kayıt dışı tüketim. Ortaya çıkan tablo, enerji politikası, tarım planlaması ve kamu kaynak yönetiminin birlikte ele alınmasını zorunlu kılıyor.
Her şehire bir virüs gibi yayılıp meyve-sebze hallerini bile ele geçiren bölücülerin yıllardır sömürdüğü Türk çiftçisine destek olalım. 5 kilo çekirdek de ben alıyorum.