Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nilüfer Ek Binasında Hemşire olarak görev yapan arkadaşımız Abdullah beyin görevi başındayken 5 hasta yakınının saldırısına uğramış olduğunu öğrendim.
Genç Sağlık Sendikası yönetimimiz, hukuk ekiplerimiz ve tüm gücümüzle kıymetli meslektaşımızın yanındayız.
Sağlık çalışanlarına kalkan kirli ellerin cezalandırılması ve sağlıkta şiddetin artık son bulması için mücadelemizi arttırarak sürdüreceğiz.
Yarın polis, asker, hemşire, doktor, mühendis, avukat, büro çalışanı, infaz koruma memuru, öğretmen kısacası tüm memurlar ilk maaşını alacak.
Vergili dilimi %15’te sabit kalmadığı için birkaç ay içinde hemen hemen hepsi yeni vergi dilimine girecek ve maaşları düşmeye başlayacak.
Aylık enflasyon alım gücünü düşürecek ve memur bunun farkını temmuz ayında alabilecek.
Kısacası hem enflasyon hem vergi dilimi aldığımız maaş zamlarını eritecek.
O yüzden diyoruz ki;
1- Enflasyon farkı aylık olarak ödenmelidir
2- Vergi dilimi %15’e sabitlenmelidir. @DMKonfederasyon
112 Acil Sağlık Hizmetleri’nde görev yapan Paramedik ve ATT’ler, 24 saat esasına göre yürütülen hayati bir hizmeti ağır şartlar altında yerine getirmektedir. Ambulansların yenilenmemesi, ekonomik ömrünü doldurmuş araçlarla hasta ve çalışan güvenliğinin riske atılmasına neden olmaktadır.
112 istasyonlarında temizliklerin temizlik personelleri tarafından yapılması gerekirken bu görevlerin sağlık çalışanlarına yaptırılması açık bir angaryadır. Bunun yanında 112 istasyonlarında görev yapan ATT ve Paramediklere zorunlu sürücülük yaptırılması kabul edilemez.
Ayrıca 24 saat esasına göre yürütülen acil sağlık hizmetinde 16 saat mesai dayatması, çalışanı mağdur etmekte, tükenmişliği artırarak hizmet düzenini bozmaktadır. Bu uygulamalar derhal iptal edilmeli; görev tanımları netleştirilmelidir.
#112ASHMagdur
Maaş promosyonları konusu artık neticeye kavuşturulsun.
👉🏻Bankaların memurların kurumlar tarafından erken yatırılan maaşlarını 2-3 gün değerlendiriyor.
👉🏻Eğer memur ayın 15’inde tüm yatan tutarı çekmiyor veya bitirmiyorsa parası bankada kalmaya devam ediyor.
👉🏻Yaptığımız anket araştırmasında her 2 memurdan 1’i maaş bankasından kredi çekiyor ve uzunca süre bankasına faiziyle kredi ödüyor.
👉🏻 Araştırmada memurların %64’ü maaş bankasından kredi kartı alıp kullanıyor, kredi kartının faizi, kart aidatı vs cabası.
👉🏻Promosyon anlaşmaları 3 yılı kapsar şekilde yaptığı için, ilerleyen yıllarda memur maaşı enflasyon ile beraber artmaya giderken bankaların mevduatta değerlendirdiği hacim artmaya devam ediyor.
Tüm bunlar ortadayken memurlara teklif edilen 80-90 bin₺ civarında tutarları oldukça yetersiz buluyoruz.
Teklifimiz gayet net ve gerçekçi!
✅ Memurlara her yıla bir maaşa denk gelecek şekilde, 3 maaş miktarının tek seferde ödenmesi ve
✅Faizsiz kredi gibi seçeneklerin sunulmasıdır. @DMKonfederasyon
BU TEKLİF GEÇİM SAĞLAMAZ!
8.Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde kamu işveren heyetinin açıkladığı 2026-2027 zam teklifi, milyonlarca memur ve emeklisi için beklenenden oldukça aşağı seviyededir.
Gerçek enflasyonun, hayat pahalılığının ve geçim derdinin bu kadar yakıcı olduğu bir dönemde sunulan bu oranlar; emeğin değerini hiçe saymak, alın terini ve memuru görmezden gelmek demektir. Memurun itibarı, yalnızca görev başında değil; emeğinin karşılığını aldığı bir ekonomik düzende korunur.
Unutulmasın ki, memur bu devletin yükünü omuzlayan kamu çalışanlarıdır.
Devletin memuru yoksul olmamalı, geçim sıkıntısı yaşamamalıdır.
Hakkımız olanı alana kadar mücadelemiz sürecek.
Çünkü #ZAManımızKalmadı.
YOKSULLUĞU DAYATAN
TEKLİFE HAYIR!
2026 yılı ilk altı ay için %10, ikinci altı ay için %6; 2027 yılı ilk altı ay için %4, ikinci altı ay için %4…
Bu, enflasyon karşısında memurun gelirini koruyan bir toplu sözleşme teklifi değil; erimeyi projelendiren bir senettir. Lafta büyüyormuş gibi görünen rakamlar, pazarda, kirada ve faturada buharlaşmaktadır!
Kamu hizmeti çalışanının onuru kadar güçlüdür, onuru zayıflatan her imza, hizmetin niteliğini de geriye çeker!
Yıllardır aynı imzalarla aynı kayıpları yaşayan milyonların sabrı tükendi!
Yetki, masada oturmak değil, sonucu değiştirebilmektir. Devlet Memurları Konfederasyonu olarak; adil zam, refah payı ve vergi adaleti sağlanmadan bu teklife “evet” demeyeceğiz.
Çünkü #ZAManımızKalmadı ve birlikte durursak kazanacağız.
Aile sağlığı merkezlerinde görev yapan aile hekimleri ve sağlık çalışanları, son dönemde ciddi hak kayıplarıyla karşı karşıyadır.
📌 Aile hekimlerinin hasta nüfusu 3.500’e düşürülmesine rağmen, tüm çalışanların maaşlarında %10-20 arasında kesintiler yaşanmakta, HYP ödemelerinden ise %7’lik bir düşüş yapılmaktadır.
📌 6 ay boyunca aile sağlığı merkezine hiç gelmeyen vatandaşların takibi yapılamadığı gerekçesiyle, ceza sağlık çalışanlarına kesilmektedir.
📌 Aşı karşıtı bireylerin çocuklarına aşı yaptırmaması bile, hekim, ebe ve hemşirelerin sorumluluğu sayılmakta, maaşlarına olumsuz yansımaktadır.
Tüm bu uygulamalar, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin sağlık hizmetini geliştirmekten çok, ceza ve baskı aracı hâline dönüştüğünü göstermektedir.
Aile hekimliği sistemi; koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen, birinci basamak sağlık hizmetlerini topluma ulaştıran temel bir yapıdır. Bu yapının, özveriyle çalışan sağlık emekçilerine sürekli olarak yük bindiren değil, onları güçlendiren bir sistem olması gerekmektedir.
📌 Sağlık çalışanlarının tükenmişliğini görmeyenlerin, sağlık politikalarını iyileştirmesi mümkün değildir.
📌 Kesintiler sadece maddi değil, mesleki motivasyon anlamında da yıpratıcıdır.
📌 Aile hekimliğinde uygulanmak istenen bu ceza odaklı sistem, sağlık hizmetinin ruhuna aykırıdır.
Genç Sağlık Sendikası olarak, bu adaletsizliklere karşı sessiz kalmayacak, Aile Hekimliği Eziyet Yönetmeliği’ne karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Kesintiler hukuksuzdur!
Aile Hekimliği’nde ceza değil, destek esastır!
#ASMdeAdaletİstiyoruz
Aile sağlığı merkezlerinde görev yapan sağlık çalışanlarının, 6 ay boyunca hiç başvurmayan hastaların takibi gerekçesiyle maaşlarından kesinti yapılması, hem adalet ilkesine hem de sağlık hizmetlerinin doğasına aykırıdır.
📌 Sağlık çalışanı hastayı bilgilendirebilir, davet edebilir; ancak merkeze gelmeye zorlayamaz.
📌 Vatandaşın gelmemesi nedeniyle yapılan kesinti, haksız ve cezalandırıcı bir uygulamadır.
📌 Bu durum çalışan motivasyonunu zedelerken, hizmet kalitesini de olumsuz etkiler.
Bu uygulamanın acilen gözden geçirilmesini, sahada emek veren sağlık çalışanlarının mağduriyetlerinin giderilmesini talep ediyoruz.
#ASMdeAdaletİstiyoruz
5510 Sayılı Kanun ve Devlet Memurlarının Mağduriyeti
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, kamu görevlileri için önemli değişiklikler getirmiştir. Ancak, bu kanunla birlikte devlet memurları sosyal güvenlik hakları açısından ikiye ayrılmış, 2008 öncesi ve sonrası göreve başlayanlar arasında ciddi bir eşitsizlik oluşmuştur.
📌 5510 Sayılı Kanun’un Getirdiği Mağduriyetler:
🔹 2008 öncesinde göreve başlayan memurlar 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na tabi iken, 2008 sonrası başlayanlar 5510 sayılı Kanun’a tabi tutulmuştur.
🔹 5510’a tabi memurlar, daha geç emekli olacak ve daha düşük emekli maaşı ile ikramiye alacaktır.
🔹 Aynı işi yapan ve aynı sorumluluğu taşıyan kamu çalışanları arasında sosyal güvenlik hakları açısından büyük bir uçurum oluşmuştur.
Bu durum, eşit işe eşit hak ilkesine aykırı olup, devlet memurlarının gelecekte yaşayacağı ekonomik kayıpları artırmaktadır. 5510 mağduriyetinin giderilmesi ve adil bir düzenleme yapılması için yasal değişiklik şarttır!
#5510daAdaletİstiyoruz