Dervişe sordular: İnsanın başına gelecek en güzel nasip nedir?
Derviş şu cevabı verdi: En güzel nasip, herkesin bir şeyler anlatmak istediği şu yalan dünyada seni dinlemek isteyen birine rastlamaktır.
Lâ Edrî
Kültürlü olmak; çok kitap okumak, üniversiteler bitirmek, her yeri gezip görmek, kaliteli mekanlarda oturmak, farklı insanlar tanımak, entelektüel takılmak ya da aşırı sosyal yaşamak değildir. Kültür; edeptir, saygıdır, hayâdır, haddini bilmektir, nerede nasıl davranacağını seçebilmektir, kalbi berrak tutabilmektir. İnsana değer vermek, özen göstermek, ona kıymetli olduğunu hissettirmektir.
Kendisini sorgulayan, daha iyi versiyonu için gayret eden, utanma duygusu olan, hatalarından dersler çıkaran/pişmanlık duyan, birilerini incitmekten imtina eden iyi kimselerin; hayatı gelişi güzel yaşayan umursamaz kimselerden ahlak dersi dinlediği bir çağdayız.
Açık iletişimde olmak, kırıldığı noktaları açıkça belirtmek sağlıklı bir yetişkin tepkisidir. Trip atmak, iğneleyici konuşmak, neye alındığını söylemeden anlaşılmayı beklemek pasif agresif bir tavırdır ki bu da olgunlaşmamışlığın göstergesidir. diken üstünde oturmayı gerektiren bir ilişki ise sadece huzursuzluk getirir.
“İnsan dediğin bir buğday tarlası gibi olmalı
Esti mi rüzgar bir değil milyonlar için esmeli
İnsan dediğin derya misali
Uçsuz bucaksız olmalı.”
-Bedri Rahmi Eyüboğlu
(Sevgi Üstüne)
"Sana kızmıyorum. Sen bu kadarsın. Bilmeliydim." diyor Cemil Meriç. Uzun yıllar ümitli çırpınıştan sonra yakınındaki insanın 'bu kadar' olduğunu anlamanın ne kadar hüzünlü bir eşik olduğunu söyler. Bazı topraklar çoraktır ama insan tüm sulamalarına rağmen çiçek açmayacağı gerçeğini çok geç farkeder. Emeklerin zayi oluşu kalpte ince bir sızı bıraksa da kabulleniş insanın boşa çektiği yükü sırtından indirir.
Bir ahlaksızlığı daha büyük ahlaksızlıklarla normalleştirmeye çalışmak moda oldu. Birisi bir kötülük yapıyor. Yakalanınca özür dilemesi gerekirken, “Ne yani? Adam mı öldürdük? Çocukları mı tcz ettik? Devletin kasasını mı boşalttık?” diye kendini rahatlatıyor.
İyi de bu mantığa göre her kötülük, daha büyük bir kötülükle aklanabilir.
Şeytana gidip terapi alıyorsun. Çıkınca da “İyi geldi, çok rahatladım” diyorsun. Rahatlarsın tabii!