Bir arma düşünün…
İçinde yılların emeği, tribünlerin sesi, çocukluğumuzun heyecanı var.
Küçük çocukların gözündeki o umut için, bu sevdayı yarınlara aynı gururla taşıyacağız.
Çünkü bizim Fenerbahçemiz, hepimizin Fenerbahçesi.
Tribünlerde eskiden olduğu gibi hep beraber Samanyolu’nu söyleyeceğiz.
Çünkü bazı şarkılar hiç bitmez…
Sadece yeniden, hep bir ağızdan söyleneceği günü bekler.
💛💙
🚄 Avrupa’ya uzanan demir ağlarımızı adım adım tamamlıyoruz.
⚡ Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı’nın Çerkezköy-Kapıkule kesiminde gerçekleştirdiğimiz 200 km/s’lik test sürüşüyle, yıl sonunda hizmete almayı planladığımız Türkiye’nin Avrupa’ya açılan stratejik demiryolu koridorunda tarihi bir eşiği daha geride bıraktık.
#TürkiyeHızlanıyor 🇹🇷
Ben 47 yaşında bir uzman doktorum. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum. Aslen Trabzonlu, doğup büyüdüğüm şehir ise Manisa. 21 yıllık meslek hayatımın 14 yılını Doğu Anadolu'da; başta Bitlis olmak üzere Van ve Cizre'de görev yaparak geçirdim.
Yıllar boyunca binlerce Kürt aileyle, binlerce Kürt kadınla karşılaştım. Şunu çok net gördüm ki; Kürt kadını her şeyden önce ailesinin, kültürünün ve onurunun temsilcisidir. Muayeneye çoğu zaman annesiyle, kardeşiyle, eşiyle ya da evladıyla gelirdi. Bunun sebebi bir doktora güvenmemek değil; yüzyıllardır taşıdığı örfün, edebin ve aile terbiyesinin bir yansımasıdır.
Bu yüzden Kürt kadınını konuşurken, onu siyasi tartışmalara ya da kişisel çıkarlara malzeme yapmak büyük bir haksızlıktır. Kürt kadını; yoklukta ailesini ayakta tutan, acıda dimdik duran, evladını büyüten, emeğiyle hayatı omuzlayan güçlü bir değerdir.
Bir insan konuşmadan önce sahip olduğu makamına, servetine ya da şöhretine değil; aynaya bakmalı, kendi ailesine bakmalı, kendi değerlerine bakmalıdır.
Çünkü bir toplumun namusu, kadınlarına gösterdiği saygıyla ölçülür. Kürt kadınının onuru da ne bir tartışmanın konusu olacak kadar küçüktür ne de birilerinin diline düşecek kadar değersizdir. O onur, yüzyıllardır dimdik ayakta duran bir halkın en kıymetli emanetidir. 🌹
Baba ocağım, memleketim Nevşehir’de kıymetli hemşehrilerimizle hasret giderdik, gönül sofralarına misafir olduk.
Mustafapaşa Beldemizi ziyaret ederek hemşehrilerimizin taleplerini dinledik; beldemizin kalkınmasına öncülük edecek AK Parti Mustafapaşa Belediye Başkan Adayımız Sayın Mustafa Özer’e desteğimizi ifade ettik.
Nevşehirimizin binlerce yıllık mimari dokusunu koruyarak ve kültürel mirasını yaşatarak yarınlara hep birlikte taşıyacağız. Vatandaşlarımızın sit alanı uygulamalarından kaynaklanan sorunları ve mağduriyetleri de çözüme kavuşturacağız.
Dünyanın eşsiz mirası kadim şehrimize yeni yatırımlar kazandırmayı sürdürürken, Kapadokya'mızın doğal dokusunu korumaya ve tarihî kimliğini güçlendirmeye yönelik adımlar atmaya devam edeceğiz.
Bizleri içtenlikle karşılayan, muhabbetleriyle her daim evimizde hissettiren tüm hemşehrilerime şükranlarımı sunuyorum.
📌Kaç konut satışa çıkacak?
📌Kampanyadan kimler faydalanabilecek?
📌Ev fiyatları ne kadar?
📌Ödeme nasıl olacak?
📌Satışlar ne zaman ve nasıl yapılacak?
TOKİ Açık Satış Kampanyamızda merak edilenleri cevapladım ⬇️
“Küresel ekonominin içinden geçtiği belirsizlik ikliminde ülkemizin en büyük şansı hükümetlerimiz döneminde sağladığımız istikrar ve güven ortamıdır”
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dünyanın tamamını etkileyen sancılı atmosfere rağmen Türkiye olarak büyümemizi kesintisiz sürdürüyoruz.
Tepkimin sert ya da yumuşak bulunması elbette herkesin kendi değerlendirmesidir.
Ancak şunu belirtmek isterim ki, sanat hayatım boyunca Koç ailesiyle herhangi bir profesyonel ilişkim olmadı; hiçbir projemde destek almadım, hiçbir kurumlarında sergi açmadım. Buna rağmen bugün bulunduğum yer, Türkiye’de ve uluslararası sanat dünyasında sahip olduğum konum, yıllardır ürettiğim işlerin ve duruşumun sonucudur.
Benim üslubum budur. Hakaret etmeden, bağırmadan, sokak dili kullanmadan eleştiririm. Çünkü savunduğum değerlerin, kullandığım dilde de karşılık bulması gerektiğine inanırım.
Aynı düşünmek zorunda değiliz; ama farklı düşünürken de nezaketi koruyabiliriz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan:
Dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren şirketleri, bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşımaya davet ediyoruz.
Bizim mesajımız çok açık; Operasyonlarını Türkiye’den yönet, avantajlardan yararlan.
IRKÇILIK VE KADIN DÜŞMANLIĞI MİZAH DEĞİLDİR
Rahmi Koç tarafından bir hastane açılışında dile getirilen ve kamuoyuna yansıyan ifadeler; kadınları ve Kürtleri aşağılayan, ayrımcı kalıp yargıları yeniden üreten niteliktedir.
Kadın düşmanlığının ve ırkçılığın "mizah" adı altında meşrulaştırılmasını kabul etmiyoruz. Özellikle Kürt kadınlarını hedef alan bu söylemler, toplumdaki eşitsizlikleri ve ayrımcılığı yeniden üretmektedir.
Toplumsal etkisi yüksek kişilerin kullandıkları dil konusunda sorumluluk taşıdıklarını hatırlatıyor; insan onuruna, eşitliğe ve ayrımcılık yasağına aykırı bu ifadeleri kınıyoruz.
İSTANBUL BAROSU
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “DEİK 39. Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni”nde konuştu
— 2002 yılında yalnızca 36 milyar dolar olan mal ihracatımız 2025 itibarıyla 273,3 milyar dolara yükseldi
— 2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı
— Gelişmiş ülkeler dahil dünyanın tamamını etkileyen sancılı atmosfere rağmen Türkiye olarak büyümemizi 23 çeyrektir kesintisiz sürdürüyoruz
— Haziran ayında takvim etkisinin ortadan kalkmasıyla birlikte ihracatta yeniden güçlü bir ivme yakalayacağımıza inanıyoruz
— Küresel ekonominin içinden geçtiği belirsizlik ikliminde ülkemizin en büyük şansı hükümetlerimiz döneminde sağladığımız istikrar ve güven ortamıdır
— Türkiye terör, vesayet ve istikrarsızlık gibi kronik sorunlarını çözdükçe küresel ölçekte marka değerini de artırmaktadır
— Küresel ve bölgesel krizlerin eksik olmadığı bu dönemde hükümetimiz tüm imkanlarıyla reel sektörün yanındadır
— Finansmana erişim konusunda yaşanan güçlüklerin farkındayız. Pazartesi günü yaptığımız kabine toplantısında Türk ekonomisinin güncel durumunu masaya yatırdık
— Finansmanla ilgili geçmiş tecrübeleri de göz önünde bulundurarak kapsamlı bir çalışma yapılması için ekonomi yönetimine gerekli talimatları verdik
— Gerek ekonomik gerek ticari gerekse diplomatik olarak etrafımızı saran toz bulutu dağıldığında bunun en büyük kazananı Türkiye olacaktır
— İnşallah krizleri değil fırsatları konuşacağımız bir döneme gireceğiz. Perşembe günü yürürlüğe giren paketimiz bunun bir parçasıdır
— İstanbul Finans Merkezi'ni küresel yatırımın, uluslararası ticaretin, finansal hizmetlerin bölgesel üssüne dönüştürmeyi hedefliyoruz
— Dünyanın farklı ülkelerindeki yatırımcılara, girişimcilere ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza yeni bir çağrı yapıyoruz
— (Uluslararası firmalara) Bizim mesajımız çok açık, operasyonlarını Türkiye'den yönet, avantajlardan yararlan
https://t.co/or8bHvjblp
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan:
"Türkiye'nin dört bir yanında transit ticaretten elde edilen kazançların yüzde 95'ini vergi dışı bırakıyoruz.
Üreticilerimiz için de tarihi bir adım attık.
Sanayi imalatında ve tarımsal üretimde uygulanan kurumlar vergisi oranını yarıya indirdik. Sanayicimiz ve çiftçimiz artık yüzde 12,5 kurumlar vergisi ödeyecek.
Dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren şirketleri, bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye'ye taşımaya davet ediyoruz.
Bizim mesajımız çok açık: Operasyonlarını Türkiye'den yönet, avantajlardan yararlan.
Ayrıca dünyanın farklı ülkelerindeki yatırımcılara, girişimcilere ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza da yeni bir çağrı yapıyoruz.
Türkiye'ye gelin, Türkiye'ye yerleşin, sizler de yeni ve güçlü Türkiye'nin büyüme hikâyesinin bir parçası olun.
Ülkemize yerleşen yabancılar ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız, belirli şartları sağlamaları halinde yurt dışından elde ettikleri gelirler için 20 yıl boyunca vergi ödemeyecek.
Türkiye’yi sadece yatırım yapılan değil, inşallah yatırımın yönetildiği, ticaretin yönlendirildiği, sermayenin buluştuğu küresel bir merkez haline dönüştürmekte kararlıyız."
Fatih Altaylı'ya konuşan MAK Danışmanlık'ın sahibi Mehmet Ali Kulat:
"Şu anda toplumda gördüğüm kadarıyla, yanılma payı kendime aittir, ciddi bir yeni parti beklentisi var.
Eğer Cumhuriyet Halk Partisi çok hızlı bir araya gelemeyecekse, uzatmamak lazım.
Onu uzattıkları takdirde bir süre sonra gazı kaçar.
Kurulacak partinin de Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir böleni değil, Türkiye'nin sorunlarının bir bileni olması gerekiyor."
İnsan hata yapar ancak içtenlikle hatasını ifade eder, samimiyetle özür diler.
Rahmi Koç imzalı şu kuru, hatasını anlamamış ve hatta inkar etmiş “şey” özür falan değil, kibir.
Bu metnin ne yapılması gerektiğini biliyorum da ifade etmek istemiyorum.