YETER ARTIK, LANET OLSUN!
Şanlıurfa Siverek’te bir lisede yaşanan silahlı saldırıda çok sayıda öğretmen ve öğrencinin yaralandığı, ağır yaralıların olduğu bilgisi geliyor. Failin de yaşamına son verdiği belirtiliyor.
Öğretmenin değersizleştirildiği, okulların kaderine terk edildiği bu düzenin sonucu bu!
Kapısında güvenlik, yanında korumalarla gezenler; okulları güvenliksiz bırakmaya, tedbir almamaya devam ediyor.
Bu tablo; sorumluların sorumsuzluğudur.
Yazıklar olsun!
Tüm sendikalara çağrımızdır:
Ortak söz, ortak mücadele!
Tüm halkımıza çağrımızdır:
Öğretmenine, okuluna sahip çık!
YETER ARTIK, LANET OLSUN!
Şanlıurfa Siverek’te bir lisede yaşanan silahlı saldırıda çok sayıda öğretmen ve öğrencinin yaralandığı, ağır yaralıların olduğu bilgisi geliyor. Failin de yaşamına son verdiği belirtiliyor.
Öğretmenin değersizleştirildiği, okulların kaderine terk edildiği bu düzenin sonucu bu!
Kapısında güvenlik, yanında korumalarla gezenler; okulları güvenliksiz bırakmaya, tedbir almamaya devam ediyor.
Bu tablo; sorumluların sorumsuzluğudur.
Yazıklar olsun!
Tüm sendikalara çağrımızdır:
Ortak söz, ortak mücadele!
Tüm halkımıza çağrımızdır:
Öğretmenine, okuluna sahip çık!
OKULLARDA CAN GÜVENLİĞİ YOKSA EĞİTİM DE YOK!
Eğitim-İş olarak; okulda, görevi başında katledilen öğretmenimiz Fatma Nur Çelik için 3 ve 4 Mart 2026 tarihlerinde iki gün süreyle iş bırakıyoruz.
#ÖğretmenSahipsizDeğildir
3 MART SALI – 4 MART ÇARŞAMBA
TÜRKİYE GENELİNDE 2 GÜN İŞ BIRAKIYORUZ
İstanbul Çekmeköy’de bir lisede yaşanan saldırı sonucunda öğretmenimiz Fatma Nur Çelik’i kaybetmiş, öğretmen ve öğrencilerimizin yaralandığı ağır bir tabloyla karşı karşıya kalmış bulunuyoruz. En güvenli olması gereken yerler olan okulların böylesine korunmasız bırakılması kabul edilemez.
Bu acı olay, eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanmasının ertelenemez bir sorumluluk olduğunu bir kez daha göstermiştir. Görev yaptığı yerde korunamayan eğitim çalışanlarının olduğu bir sistem sürdürülemez.
Güvenli eğitim ortamı sağlanana ve gerekli önlemler alınana kadar sessiz kalmayacağız. Bu nedenle sendikamız tarafından 3 Mart Salı ve 4 Mart Çarşamba günlerinde Türkiye genelinde 2 günlük iş bırakma eylemi kararı alınmıştır.
Genel Merkez olarak 3 Mart Salı günü saat 11.00’de Milli Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması gerçekleştirilecek, şubelerimiz ve temsilciliklerimiz de yerellerde eylem ve açıklamalarını hayata geçirecektir.
Öğretmenimiz Fatma Nur Çelik için 3 Mart Salı günü saat 12.00’de görev yaptığı okulda tören düzenlenecek, 4 Mart Çarşamba günü öğle namazının ardından Konya’da defnedilecektir. Meslektaşımızın ailesinin, yakınlarının, öğrencilerinin ve sevenlerinin yanındayız; acılarını paylaşıyoruz. Bu acı hepimizin acısıdır.
Kaybettiğimiz meslektaşımızı saygıyla anıyor, yaralı öğretmen ve öğrencilerimize acil şifalar diliyoruz.
Okullarda can güvenliği yoksa eğitim de yoktur.
#ÖğretmenSahipsizDeğildir
Bugün İstanbulda Fatma Nur Öğretmen katledildi, hem de 17 yaşındaki bir öğrenci tarafından, şiddetin geldiği noktaya bakın. Ama öğretmenler de…
Öğretmen ne yaptı acaba? diyen herkes benim gözümde katil zihniyetine sahiptir, bu olayın bir penguen veya şempanze kadar olay olmaması da ayrıca üzücü. Yarın Öğretmenler 1 günlük iş bırakıyor, kararlarını destekliyor ve bir Öğretmen Lisesi mezunu olarak yanlarında olduğumu bildirmek istiyorum. Öğretmenimize rahmet tüm eğitim camiasına başsağlığı diliyorum.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın okul öncesinden liseye kadar tüm kademelerinde Ramazan Ayı boyunca dini etkinlikler düzenleme kararı, açıkça Anayasaya, Milli Eğitim Temel Kanuna, Eğitim Bilimine ve Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesine aykırıdır.
Anayasanın başlangıç metninde “Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu” belirtilmiştir. Buna göre bireyin maddi ve manevi varlığı dokunulmazdır. Devlet bireyin doğuştan gelen bu hakkını kullanabilmesi için insan haklarını, sosyal adalet ve eşitliği, milli kültür ve hukuk düzenini içeren bir çerçeve sunar. Yani Devlet hiçbir şekilde bireyin manevi varlığına müdahale edemez.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir din devletinde bile örneğine az rastlanacak biçimde inananların kendisine ait bir alana müdahale ettiğini ve bu konularda da kararlı olduğunu görmekteyiz.
Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız:
https://t.co/9IRqLdKU14
Bu engelleme; sendikamızın eğitimin piyasalaştırılmasına, liyakatsizliğe, gericiliğe ve emeğin değersizleştirilmesine yönelik hakikatleri vurgulayan açıklamalarını hedef almaktadır.
#EgitimisSusmayacak
Eğitim-İş’in X hesabını kapatmak hukuki değil, iktidarın ihtiyaçlarına göre şekillenen bir anlayışın kanıtıdır. Aynı sözler bir dönemde meşruyken, başka bir dönemde suç kapsamına sokuluyorsa; ortada evrensel hukuk değil, seçici bir baskı mekanizması vardır.
#EgitimisSusmayacak
Türkiye’de ilk kez bir sendikanın resmi X hesabı böyle bir kararla erişime engellendi. Bu sadece Eğitim-İş’e değil, demokrasiye müdahaledir.
#EgitimisSusmayacak
Türkiye’de ilk kez bir sendikanın resmi X hesabı böyle bir kararla erişime engellendi. Bu sadece Eğitim-İş’e değil, demokrasiye müdahaledir.
#EgitimisSusmayacak