Herkes “Deniz Göktaş’ı salın” derken,
O “CHP’yi salın” mesajını öne çıkartacak kadar toplumsal sorumluluğu yüksek bir insan!
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Adalet ne kadar güçlü olursa, devlet de o kadar güçlü olur.
Hukuk önünde sıradan bir vatandaş ile kudretli bir kişinin gördüğü muamelenin eşitliği ölçüsünde devlet yücelir.
Vatandaş emeğiyle yükselebileceğini, düşüncelerini korkmadan ifade edebileceğini ve siyasi görüşü nedeniyle ayrımcılığa uğramayacağını ne kadar hissederse, o ülke de o kadar güçlenir.
Vatandaşına güven veren devlet zayıf değildir. Gerçek güç, korku üretmekten değil; adalet üretmekten doğar.
Tarihte bugün...
17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet dosyaları için tek bir hukuki işlem yapılmayıp, delillerin yakılıp, küllerinin havaya savrulup, paraların faiziyle birlikte geri alınmasının üzerinden geçen 676. hafta...
Bu ülkede yaşanan her gelişme sanki ;
demokrasiye ve özgürlüklere inanmış,
laiklik konusunda duyarlılığı olan,
çalışanın ve emeklinin hakkını alması gerektiğini düşünen,
fazla bir hırsı ve beklentisi bulunmayan
sade yurttaşı mutsuz etmek üzere kurgulanıyor!
Soyadı Arapça kökenli. “Yanmış” anlamına geliyor. Neden o soyadını taşıdığını ise şöyle anlatıyor:
“22 Haziran 1822’de büyükbabamın büyükbabasının babası, Kaptanı Derya Ali Paşa, Sakız Adası’nda şehit oldu. Rumların, Osmanlı’ya ilk büyük isyanı 1822 yılında İngilizlerin kışkırtmasıyla başlayan Sakız isyanıdır. Bu isyanı bastıran kumandan, dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı olan Kaptanı Derya Ali Paşa 5. kuşak büyük babamdır.
İsyan bastırıldıktan ve kontrol Osmanlı donanmasına geçtikten sonra, Osmanlıların amiral gemisini ateş kayıklarıyla düzenlediği saldırıda yakmayı başaran ve Yunanların ‘Kara Ali’ dediği büyük büyük büyük dedemi şehit eden Kanaris adlı gözüpek Yunan denizci, kendi ülkesinin milli kahramanlarından biridir. Bu olaydan sonra başbakanlık makamına kadar yükselmiştir. Sakız Adası’nın en büyük meydanındaki en büyük heykel, bu olayın anısına dikilmiş Kanaris’in heykelidir. Bu acı olaydan sonra Mahrukizade olan aile lakabımız, 1934 Soyadı Kanunu’yla birlikte, ‘ateşte yanmış’ anlamına gelen Mahruki olmuş ve ailemize şerefli bir miras olarak kalmıştır.”
Torun Ali Nasuh Mahruki’nin tutuklandığını duyunca aklıma şehit dedesi Ali Paşa geldi. Ne acı; iki asır önce Osmanlı’nın uçsuz bucaksız mavi denizlerini korurken şehit olan bir komutanın aynı adlı torunu, bugün “halkı düşmanlığa tahrik ediyor” denilerek bir avuç mavi gökyüzüne hapsedildi…
Sabahtan beri yazılanları, çizilenleri okuyorum. Neredeyse kimse Oğuzhan Uğur’a sahip çıkmıyor. Ne oldu bize arkadaşlar? İnsanlardaki güven duygusu bitmiş olabilir ama Oğuzhan en zor zamanlarda halkın sesini duyurmaya çalıştı. Depremzedelerin feryadını ondan duyduk, trafik kazası mağdurlarını ondan duyduk. Size sadece tek bir sorum var: Günlerdir troller Oğuzhan Uğur’u hedef gösteriyor, eğer Oğuzhan muhalif olmasaydı yine de böyle gözaltına alınır mıydı? İfadeye çağırırsın, gelir, ifadesini verir. Böyle gözaltına almaya, kameralarla afişe etmeye gerek var mı? Tutuklu yargılamaya karşıyım! Oğuzhan Uğur serbest bırakılmalı!
Milyonların cumhurbaşkanı adayının özgürlüğü elinden alınması yetmiyormuş gibi fotoğrafı yasaklandı, sesi yasaklandı, resmi hesapları yasaklandı.
Savunma hakkı elinden alınan Ekrem İmamoğlu'nun sosyal medya hesaplarına bir kez daha erişim engeli getirildi. Düşüncelerini paylaşması engellendi, onu destekleyen ve ona inanan milyonlarla arasına duvar örülmek istendi. Bu bir hukuk kararı değil, açık bir susturma girişimidir.
Adalet, sesleri kısarak değil; hukuku ve temel hakları herkes için eksiksiz güvence altına alarak sağlanır.
MÜJDAT GEZEN BAY KEMAL'E "YUH" DEDİ
Gazeteci ve sanatçı Müjdat Gezen, Kemal Kılıçdaroğlu'nun TV100 ekranlarında Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğuna ilişkin yaptığı değerlendirmelere sert ifadelerle tepki gösterdi.
Kılıçdaroğlu'nun, İmamoğlu için kullandığı "Siyasi suçtan tutuklu değil" sözlerini eleştiren Gezen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ironik bir üslup kullandı. Gezen, "Yani adi suçtan tutuklu. Doğrudur; İmamoğlu aslında manavlık yapmaktadır. Gizli örgüt kurmakta ve casusluktan hapistedir. Bu iki suçlama da siyasi değil, tamamen manavlığı ile ilgilidir" ifadelerini kullandı.
Paylaşımının devamında Kılıçdaroğlu'na hitap eden Gezen, "Sana üç harf armağan etmekteyim. Tekrarlıyorum Y.U.H." sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Gezen'in paylaşımı kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, çok sayıda kullanıcı da sanatçıya destek verdi.
Zeki,esprili,yetenekli bir çocuk çıktı.
Toplumdaki tüm çelişkileri,çarpıklıkları,adaletsizlikleri tek bir gösteriye sığdırdı.
Düşünüp söyleyemediklerimizi dile getirdi,yeri geldiğinde iğneyi kendimize de batırdı.
O artık bizim çocuğumuz,yakınımız,akrabamız,kardeşimiz gibi oldu :)
Akşamdan beri şaşkınlığımı üzerimden atamıyorum.
"Masraflarımı bir iş insanı karşılıyor, ismini açıklayamam" ne demek abi?
Bu nasıl bir aymazlık, nasıl bir ayıp.
Normal bir ülkede bunu söyleyen bir siyasetçinin siyasi hayatı o dakikada biter.