TERÖRSÜZ TÜRKİYE YASASI ÜZERİNE
Nihayet "Terörsüz Türkiye" başlığı altında başlatılan süreç "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" adıyla, Apo canisinin onayından sonra TBMM'ne sunuldu ve Cuma günü de komisyonda görüşülmesine karar verildi.
Tabii bu arada yasa maddeleri hakkında bilgileri olmadan çoğu milletvekilleri de imzaladılar.
Evet terörsüz Türkiye'yi kim istemez ki? Ancak yasada neler var ve aşağıda belirttiğim hususlar ne olacak?
Öncelikle :
1- PKK/KCK'ya destek veren, eğiten, finans sağlayan ülkeler bu desteklerinden vaz geçecek mi? Dolayısıyla ülkelerindeki örgütleri kapatacaklar mı?
2- Bilindiği gibi, yasada belirtildiği üzere PKK/KCK'nın kendilerini feshettiği ve silah bırakmaları halinde bu yasanın uygulanacağı belirtiliyor. KCK, PKK, PYD, PEJAK ve PÇDK'dan oluşuyor. Bunların tümünün kendilerini feshettikleri ve silahlarını teslim ettikleri nasıl belirlenecek? Yoksa sadece PKK mı yasa kapsamında bulunmaktadır? Halbuki yasada KCK da yer almaktadır. Dolayısıyla KCK'nın PKK dışında kalan örgütler veya PKK'nın bir kısmı teröre devam ederse, yasa yürürlüğe girecek mi?
3- Terör örgütünün teslim ettikleri silahları dışında gizli silahları olup olmadığı nasıl denetlenecek veya tespit edilecek?
4- Süreç "hendek olaylarındaki gibi" başarısız olur veya terör örgüt mensuplarından bir kısmı yasayı kabul etmeyip teröre devam ederse, kabul edenlerle ilgili nasıl bir uygulama öngörülmektedir?
5- Terör örgüt mensuplarına karşı açılan kişisel davalar da kapsama alınıyorsa, kişi hakları ne olacak?
6- Terör örgüt mensuplarının yasadan yararlanıp serbest kaldıktan sonra, fiili olarak bölücülük veya ayrımcılık yapmaları halinde, 5 veya 10 yıllık erteleme ortadan kalkacak mı?
7- Yasada geçen "teröristlerin hak yoksunluğu" bir tazminat içermekte midir?
8- Mahkemesi devam eden teröristlerin, mahkemeleri sonuçlanmadan kaç yıllık erteleme hakkına sahip olacakları nasıl belirlenecektir?
9- Terörde, oğlunu, kızını, yakınını kaybeden, evladını şehid vermiş insanlarımızın acısını gidermek için nasıl bir yol izlenecektir?
10- Suç işlemiş ama yakalanmadığı için mahkemeye çıkarılamamış olanların, 2005'ten önce mahkum edilenlerin aksine serbest kalmaları doğru mudur?
Evet bütün bunların cevabını yasayı hazırlayanların vermesi gerekir. Tabii süreç başarısız olursa, toplum değerlerini ve bundan doğacak ülkenin kayıplarının hesabını birilerinin vermeleri gerekecektir.
"Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nde imzası bulunan Milletvekillerini ifşa ediyorum...
Zamanı geldiğinde (maalesef onlar için zamanı şu veya bu şekilde gelecek) bakalım aşağıdaki videoda imzası bulunanlardan kaç kişi "Vallahi bu imza benim değil. İmzamı taklit etmişler" diyecek...
Gazilerimizin ısrarı sonucu komisyona alınan Er Şehit ve Gaziler Platformu Başkanı Erdem Çerçioğlu:
“Millî Savunma Bakanlığı bizi ölüme gönderirken hiçbir problem yok. İş sosyal haklarımızı vermeye gelince çöp gibi kenara atıyorsunuz.
Aynı üniformanın içinde, aynı terörist kurşunuyla yaralanmamıza rağmen bizi yok sayıyorsunuz.
Siz milletvekilleri bu masalarda, bu koltuklarda rahat ve huzurlu oturuyorsanız; dışarıdaki arkadaşlarım ve benim sayemde oturuyorsunuz.
Devleti devlet yapan ana unsur şehit aileleri ve gazilerdir.
Buraya oturmuş koca koca adamlar, bize vereceğiniz üç kuruşu konuşuyorsunuz.
Hakkımızı alana kadar Güvenpark’tan ayrılmayacağız.”
🔴 İçerik üreticisi Halil İbrahim Göker,
"Bir Gecede Cahil mi Bırakıldık?" sorusunu ele aldı.
Eğitim, tarih ve alfabe değişimi üzerine değerlendirmelerde bulunan Göker durumun öyle olmadığını tarihi kayıtlarla açıkladı.
Tüm engelleri aşarak TBMM’ye giren gazilerimizin, Er Şehit ve Gaziler Platformu Başkanı Erdem Çerçioğlu’ndan AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen’e:
“Biz komisyona seyirci olmak için geldik. Seyirci olmamıza bile izin vermediniz.
Siz bugün o makamlarda rahatça siyaset yapın diye 20 yaşındaki gençler gözlerini, ayaklarını verdi, uzuvlarını kaybetti.
Biz sessizce girip sadece izlemeyi talep ettik. Bizim neyimizden korktunuz?”
🇹🇷Gazi Meclis yine kapandı!
💡Yine yoklardı, yine gelmemişlerdi.
📍Oysa gündemde;
👉Şehit yakınlarının ve gazilerin dertleri, sorunları vardı, onlarla ilgili yasa teklifi vardı.
👉Çocuk Koruma Kanunu’nu, çocuk suçlarının önüne geçebilmek için verilmiş kanun teklifini ele alacaktık.
👉Olmadı, çalışamadık.
👉Kapandı Meclis.
Sayın Tuğrul Türkeş’in babasının kemiklerini sızlatmayacağına eminim. Sayın Fatih Erbakan’ı da tebrik ediyorum. Bu yasa tasarısına hayır dedi ve referandum istedi.
Ve sayın Musavat Dervişoğlu ve İYİ Parti grubuna TBMM’de başarılı bir muhalefet çalışması diliyorum. Sayın İlhan Kesici’nin bu tasarıya hayır diyeceğinden eminim. @zaferpartisi
Meclis’in görevi, sipariş edilmiş yasaları geçirmek değil; emekliyi, asgari ücretliyi, atanamayan öğretmeni, barınma krizini ve milletin geçim derdini konuşup çözüm üretmektir!
Milletin gerçek gündemi budur!
Murat Ağırel, herkesin suspus olduğu bu dönemde cesurca haykırıyor:
"Dünyanın hiçbir ülkesinde 50 bin kişiyi katleden bir adama 'sayın' diye hitap edilmez.
O kişi katildir. Terörist başıdır."
@muratagirel
TBMM’nde bugün çok kara bir gün yaşandı.
Şehit ve Gazilerle ilgili kanun teklifi Milli Savunma Komisyonunda bugün görüşülmeye başlandı. Komisyona katilma talebi ile Gazilerimiz TBMM’ye geldi ve polis barikatı ile karşı karşıya kaldılar.
Gazilerimize yapılan bu muameleyi kınıyoruz. Meclis koridorlarında paçavra açan ve imralı canisi, bebek katilini öven sloganlar atanlara kılını kıpırtmayanların bu tutumu kabul edilemez.
@GaziTemder@SKonfederasyonu
#GazileriminYanındayım
Çalışma saatleri oylanacak diye biraz kalabalıklaştı Meclis.
Milletvekili sıfatını çok seven ama çalışmayı sevmeyenler var aramızda.
Oysa konu çocuksa, güvenlikse, sokaklarsa, milletse yoklama olmaksızın burada ortaklaşıp yasa çıkarmalıyız. Öyle 3-4 kişinin çalışmasıyla olmaz!
Partimizi kurduğumuz gün dört kanun teklifi verdik; asgari ücretin artırılması, şehit yakınları ve gazilerimizin hakları, askeri sağlık sisteminin yeniden tesisi, siyasi etik yasası…
Bu teklifleri konuşalım, birlikte millet için çalışalım ve bu yasaları ortak akılla yapalım!
AKP'li Mehmet Metiner "Öcalan'ın onayından geçen kanun teklifi meclise gelecek" demiş.
Bu, Atatürk'ün kurduğu TBMM'ne, Türk Milletine, aziz şehitlerimize ve gazilerimize hakarettir.