“Cübbelerini giyip görevlerini kötüye kullandılar. Ülkedeki adaleti ve yasaları yok ettiler. Bunu bilerek yaptılar. Herkesten çok adalete değer vermeliydiler. Hukuk adına suç işlemekle yargılanacaklar"
(Hitler döneminin hakim ve savcılarının yargılandığı davada savcının sözleri)
Bugün İsrail'in "patronu" Trump, Erdoğan'ın gözünün içine baka baka, "Rahip olayımız vardı, uzun hapis cezasına çarptırılmıştı. Cumhurbaşkanı'nı aradım ve anında onu serbest bıraktı." dedi.
Acaba Adalet Bakanımız, buna ne buyurur?!
https://t.co/X9BKcU6hw9
Burnu b.ka girmiş bir CHP’li başkan daha AKMatik’le temizlenmeyi seçmiş. (Not: AKMatik, yargı onaylı, basın destekli, devlet garantili bir temizleme aparatıdır. “FETÖ” jetonuyla daha iyi çalışır.)
CHP hakkında verilen Mutlak Butlan kararı bir KHKlı olarak beni şöyle umutlandırdı; Diplomasız Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı/Başkan olarak imzaladığı tüm karar ve kararnamelerin mutlak butlanla yok sayılmasının hukuki yolu açılmış ve uygulanabilirliği tescillenmiş oldu.
Terör örgütlerinin silahları illegaldir.Askerin ve polisin silahını “İşte örgüt ve silahları”diye sunarsanız,15 Temmuzdan önce de silahlı olan bu kişilere neden daha önce işlem yapmadığınızı sorarlar.Çaresizlik, savcıyı mal bulmuş mağribi gibi konuşturmuş.
@yakamozsun_34 Yav arkadaşlar, bazıları fıkrada anlatılmak isteneni anlamış olmanın sevinciyle açıklama yazıyorlar. Bunlar, bunu gerçekten mi yapıyorlar, yoksa çok kalbur üstü bir espri seviyesi mi yakalamışlar?
Sinan Ateş gibi bir değeri öldürdüler. Suçüstü yakalandılar, suç örgütü oldukları tescillendi, ama hâlâ topu taca atma yarışındalar.
Bunun gideceği yer tımarhanedir #tarıktoros#devletbahçeli#sinanateş#ö... https://t.co/B5stVZn0Wl via @YouTube
Rahmetli babam Mustafa Sabri Bey, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanlığı yapacağı günlerde büyük bir huzursuzlığa kapılır, akşam yemeğinden sonra masanın üstüne yığdığı klasörlere gömülür, başı ağrımasına rağmen uzun saatler boyunca çalışırdı. Bizler, kendinizi bu kadar yormayın baba dediğimizde ise kulağımıza küpe olan şu sözleri söylerdi: Bunlar dosya değil evladım, hepsi bir insan hatta bir aile. Hatalı bir karara sebep olurum diye ürperiyorum ve kul hakkı yememek için titizlikle inceliyorum. Allah korusun bir yanlış karar bir insanı ve bir aileyi mahveder, ben de bu vebali iki cihanda taşıyamam.” Yargı mensuplarına örnek olması dileğiyle.
Harp Akademilerinde bu konuda ders vermiş, “Durum Muhakemesi ve Askeri Harekat Planlaması” dökümanını yazmış birisi olarak; Afyoncu’nun yaklaşımını son derece tehlikeli buluyorum. Stratejik seviyede kuvvet planlaması, kapsamlı bir risk ve tehdit analizi sonucunda yapılır! Ortadoğu’da ateş çemberinin her geçen gün genişlediği ve hava üstünlüğünün tartışmasız belirleyici olduğu bir ortamda; askeri ihtiyaçlar kişisel görüşlere göre belirlenmez!
Erhan Afyoncu sıradan birisi değildir. 15 Temmuz sonrasında Milli Savunma Üniversitesine rektör olarak atanmıştır. Yani bu analizleri ve kuvvet planlamasını yapacak komuta kademesini yetiştiren kurumun en tepesindedir! Bu açıdan bakıldığında durum daha da vahim gözükmektedir! Bu kadar acil bir konuda biraz sabredelim demek, ani tehditler karşısında ülkeyi savunmasız bırakmak demektir.
Bir diğer konu ise İHA/SİHA’lar taktik seviye silahlardır! Operatif ve stratejik seviyede hava üstünlüğü olmadan etkinliği sınırlıdır! Afyoncu’nun askeri bir geçmişi olmaması, bu konudaki bakış açısını da kısıtlamaktadır!
Bu söylemlerin çoğu 15 Temmuz sonrası ordumuzu düşürdükleri durumu gizlemeye yöneliktir! Ortağı olduğumuz F-35 projesinden ülkeyi çıkartma gafletinin örtülme çabasıdır! Hamaset dolu söylemler ve askeri bakış açısından yoksun analizler ile kamuoyu yanıltılmaktadır!
Ülkenin en tecrübeli pilotları, teknik personeli, operasyonel tecrübesi olan, 30-40 yıl tecrübeye sahip generalleri hapiste tutup; Afyoncu gibi tek bir askeri geçmişi olmayanları bu konuda en yetkili noktaya getirmek; 15 Temmuz’un asıl maksadını da tam olarak ortaya koymaktadır! Liyakat ve tecrübenin yerini siyaset ve hamaset almıştır! Bu yanlıştan derhal dönülmez ise sonucu felaket olacaktır!