Londra'dan yeni döndüm. Bu sefer beni en çok etkileyen şey; Paddington'da bir cafe'de tesadüfen oturduğumuzda, tam karşımızdaki hastanenin duvarında gördüğüm tabelaydı. Tabelada o hastanenin 2. katındaki bir odada Alexander Fleming'in penicilini bulduğu yazıyordu. Tüm insanlığın hayatını kurtaran ve uzatan bu buluşa o kadar yakın olmak çok heyecan vericiydi. Hayatın gerçek amacının da gerçekten dünyaya ve insanlığa fayda sağlamak olduğunu derinden bir kez daha anladım.
Querido pueblo de Venezuela,
Lamento profundamente la tragedia causada por el terremoto. Mis pensamientos y oraciones estan con todas las personas afectadas, sus familias y seres queridos. Les envio mi mas sincero apoyo, fuerza y esperenza en estos momentos tan dificilies.Que encuentren consuelo,unidad y la forteleza necesaria para superar esta dificil situacion.
Con carino desde Turquia
CHP’nin seçilmiş lideri Özgür Özel, yurttaşları BirGün’e abone olmaya çağırdı
“BirGün gazetesi ülkenin en zor zamanında demokrasiden yana taraf oldu”
“BirGün’e abone olun, gördüğünüz her yerde destek verin”
“BirGün, bir gün demokraside de yayınlanacak”
https://t.co/FI1S5jnOw7
Kayyum Kemal’in kaybettiği seçimler; sıralı tam liste. Paylaşın, paylaştırın. Butlancıların gözüne sokun ki bir seçim daha kaybettirme gafletine düşmesin!
Fatih Altaylı, Kemal Kılıçdaroğlu'na ilişkin bir anısını anlattı:
"Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı olduktan sonra kendisiyle pek çok program yaptım.
Açıkçası izlenimim, kabiliyetsiz, beceriksiz, siyaset bilmeyen, konuşamayan, pratik zekadan yoksun, konulara hakim olmayan, gündemi çok iyi takip etmeyen ama kibar ve iyi bir insan olduğuydu.
Galiba IQ düzeyiyle ilgili de negatif bir izlenimim vardı.
Kendisiyle yaptığımız son programlardan birinde dönemin Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu ile ilgili birtakım iddialar ortaya attı. Reklam arasında Bakan'ın programa bağlanıp yanıt vermek istediği söylendi.
Ben bağlanmasa daha iyi olacağını söyledim ancak Kemal Bey, 'Bağlansın. Elimde belgeler var. Rezil ederim onu' dedi.
Adil Karaismailoğlu yayına bağlandı, Kemal Bey'deki belgeleri yalanladı, Kemal Bey'i susturdu ve üste çıktı. Kılıçdaroğlu kendisini haksız duruma düşürdü.
Sonrasında bütün CHP'li taife beni komplo kurmakla suçladı. Kılıçdaroğlu ise çıkıp 'Ben istedim bağlanmasını, adama saldırmayın' demedi.
Adamı tanıdığım için adaylık sürecinde defalarca 'Aday olmayın, kaybedersiniz' diye yazdım. Hatta Meral Akşener'e, 'Siz aday olsanız daha fazla şansınız olur' dedim.
Bir başka programda peş peşe sorular sordukça Kemal Bey çuvallamaya, hatta saçmalamaya başladı. Program öyle bir hale geldi ki ana muhalefet lideri knock out noktasına yaklaştı.
Üzüldüm ve tempoyu düşürdüm.
O gün Kılıçdaroğlu'na acımak kötüydü. Şimdi ise gazeteci arkadaşlarımız Kılıçdaroğlu'na acımamakla suçlanıyor.
Acımakla ilgili çok güzel atasözlerimiz vardır. Seçip beğenip kullanın yerine göre."
Sözcü TV mülakatı, Kılıçdaroğlu açısından muhalif seçmene kendisini anlatabilmesi için belki de son ciddi fırsattı. Ancak ilk kez ısrarlı ve zorlayıcı sorularla karşılaşınca, aylardır tekrar ettiği anlatı büyük ölçüde dağıldı. Pek çok soruya doğrudan cevap vermek yerine soruyla karşılık verdi, konudan konuya geçti. Defalarca vurguladığı "arınma" söyleminin içini dolduramadı, tek bir "kirli" ismi açıkça telaffuz edemedi. Demirtaş'ın dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin tutumunu savunmayı sürdürdü.
Daha da önemlisi, son 1,5 yılda kendisi ve çevresinin gündeme taşıdığı birçok iddiayı (FETÖ, para alan gazeteciler, İBB iddianamesi vb.) geri çekmek veya yumuşatmak zorunda kaldı. Buna karşılık, 2018 kurultayına ilişkin tartışmalar ve 13 seçim kaybettiği eleştirileriyle de yüzleşti.
Mülakat, bundan sonraki stratejisine dair ipuçları da verdi. Olağanüstü kurultay yerine takvimi uzatılmış bir olağan kurultay tercih edeceğini söyledi. Ayrıca zamanı geldiğinde Özgür Özel'in dokunulmazlığının kaldırılması konusunda da farklı bir tutum almayacağının işaretini verdi.
Bu noktaların hiçbiri beni şaşırtmadı. Ancak dün akşam @szctelevizyonu yayınında da söylediğim gibi, bence asıl vurgulanması gereken nokta başka. Kılıçdaroğlu'nun başarısız bir siyasetçi olduğu uzun zamandır biliniyor. Buna rağmen bazı kesimlerde onun ilkeli, dürüst ve ahlaklı bir siyasetçi olduğuna dair bir kanaat vardı. Bu mülakat bence o anlatıyı da çökertti. Artık karşımızda, siyasi hedefi uğruna eski yol arkadaşlarını hapse yollayabilen, en ufak bir özeleştiri yapamayan ve örgütlü muhalefeti bitirmeyi göze alan bir siyasetçi profili var.
Üzülerek gördüm ki KK gerçekleri tahlilden çok uzak bir zihinsel durumda. Ne seçmeni ne de ülkeyi umursuyor. Hiç hukuk bilgisi yok. Sorulara saçma, kaçamak cevaplar veriyor. Meşruiyet seçimden alınırken mahkeme kararı ile gelip de yapılmış 3 diğer Kurultay’a rağmen koltuğu kendisinin zannetmek ve ahlaki üstünlükten söz etmekse çok manipülatif. Bir de arındırma görevini CHP tarihinden aldım demesi var ki… görevleri Millet verir, Millet alır! Bunu unutanlara da gereken cevabı da …
@incecitayfa Hiç bir şey bilmediği gibi, bilmediğini de bilmiyor. Ruhen sağlıklı değil. İşin kötüsü yakınındaki vekiller onu yıllarca neden sırtlarında taşımışlar!
Butlancı hiç bir şey bilmiyor. Hiç bir şey bilmediğini de bilmiyor. Tek bildiği beni ne pahasına olursa olsun bu koltuktan ayırmasınlar da isterse kıyamet kopsun!