"Moldova topraklarında özerk devlet olarak yer alan Türk bölgesi Gagauz Yeri ile ilgili son günlerde sıkıntılı bir süreç yaşanıyor. Gelen haberlere göre Moldova Anayasa Mahkemesi, 23 Aralık 1994 târihli 344 sayılı "Gagauz Özerk Yeri'nin özel hukûkî statüsüyle ilgili kânûn"da yer alan bâzı hükümlerin Moldova anayasasına aykırı olduğuna hükmetmiş. Bu hükümlerin başında da Gagauz Yeri'nin merkezî hükûmetten bağımsız olarak merkezî seçim komisyonu oluşturma ve seçim düzenleme hakkı geliyor.
Bilindiği üzere Gagauz Yeri, kendi başına seçim düzenleme ve meclîs oluşturma hakkına sâhipti. Dolayısıyla seçim düzenleme hakkı ortadan kalkınca, ister istemez Gagauz Halk Topluşu (Halk Meclîsi) da, hükûmet başkanlığı da hükümsüz olacak. Daha doğrusu meclîs de, başkan da Moldova merkezî hükûmetinin emrine girecek. Bu da doğal olarak özerkliğin kâğıt üstünde kalması demek. Romanya, merkezî bir devlet olduğu için böyle bir birleşme durumunda Gagauz Yeri'nin varlığı, Moldovalılar için sorun oluşturuyor. Tabiî, böyle bir birleşme durumunda Romanya topraklarının bir kısmının Rus işgâlinde olduğu da varsayılabilir. Mâlum Romanya, NATO üyesi olduğu ve NATO politikası açısından da böyle bir durum kabûl edilmiyor. Dolayısıyla Moldova açısından en önemli sorun bu.
SSCB'nin dağılmasıyla birlikte Gagauzlar, Moldova SSC'den bağımsızlık i'lân etmişlerdi. Bu noktada Türkiye devreye girmiş, tanımadığı gibi bağımsızlık i'lânının geri çekilmesi sağlanmıştı. Bu süreçte de Gagauzlarla Moldova hükûmeti arasında bir anlaşma imzâlanmış ve 23 Aralık 1994 târihli 344 sayılı "Gagauz Özerk Yeri'nin özel hukûkî statüsüyle ilgili kânûn" ile birlikte özerk yönetim oluşturulmuştu.
Yaklaşık 32 yıldır süren özerk yönetimin en önemli temelinin ortadan kaldırılması, bana göre Ukrayna sorunundan bağımsız görülemez. Bilindiği üzere Moldovalılar, Romen kökenlidir. Hattâ 2. Dünyâ Savaşına kadar Romanya toprağı olan bölge, 2. Dünyâ Savaşı ile birlikte SSCB tarafından ilhâk edildi ve SSCB, bu bölgede Moldova SSC'yi kurdu.
SSCB'nin dağılmasından sonra ise aynı milletin iki devleti olarak, çok yakın ilişki kurdular ve iki ülkede de birleşme isteği öne çıktı. Ancak Moldova açısından, Rus ordusu kontrolündeki Transdinyester Moldova Cumhûriyeti adını taşıyan ve 1991'den beri bağımsızlığını i'lân eden bölge ile yine Rus etkisinin yüksek olduğu Gagauz Yeri sorun oluşturmaktadır. Doğal olarak Rus askerî gücünün olduğu Transdinyester'e yönelik bir askerî harekât mümkün değildir. Bu yüzden de bölgedeki Rus etkisinin kırılması için zayıf halka olarak Gagauz Yeri görülmektedir.
Maâlesef, Gagauz Yeri, yaklaşık 110 bin nüfûsu, Moldova içinde bütünlük oluşturmayan arâzî yapısı olan bir ülke. Türkiye ile çok yakın ilişkileri olsa da, maâlesef, bu daha ziyâde kültürel konularda. Rus etkisi çok ileri seviyede görülüyor.
Birkaç sene evvel TDAV aracılığı ile altı Gagauz öğrenciyi okulumuzda ağırlamış ve altı öğrencimizin evinde çok güzel bir biçimde ağırlamıştık. Ancak bunlardan beşi, hiçbir şekilde Türkçe (Gagauz tili) bilmiyor, sâdece Rusça konuşabiliyordu. Biri ise Türkçe anlayabiliyor ama konuşamıyordu. Anlayabilen çocuğun ise babaannesi, Türkiye'de yaşıyordu. O da geldi, konuştuk. Kadın, torunları ile kendi dilinde konuşamadığı için çok dertliydi. Kadının anlattığına göre Gagauz gelini ile öğretmenleri, Türkçe konuşmalarını istemiyormuş. Ne evde, ne okulda Türkçe konuşulmadığı için çocuklar, sâdece Rusça biliyormuş.
Yâni diyebiliriz ki, Ukrayna Savaşı üzerinden bölgedeki Batı-Rus çatışmasının Rus tarafında yer almalarının etkisidir. Umarım Türkiye, konuya etkili bir biçimde dâhil olur ve Doğu Avrupa'daki küçük de olsa bir Türk yönetiminin varlığı sona ermez."
➖Hiçbir başkan İsrail için benim yaptığım kadarını yapmadı.
➖Buna yaklaşabilen bile olmadı.
➖Kudüs konusunda yaptıklarımıza bakın.
➖Golan Tepeleri meselesine bakın.
➖Ben, İsrail için daha önce hiç kimsenin yapmadığı şeyleri yaptım.
🇺🇸Bunları söyleyen Trump.
🇹🇷Hem de NATO Zirvesi'nde, yani Ortadoğu bizden sorulur, Suriye’nin fatihi biziz diyen Erdoğan’ın ev sahipliğinde.
🇺🇸Adam açıkça "Golan Tepelerini İsrail'e ben verdim" diyor,
🇸🇾Golan Tepeleri'nin ait olduğu ülkenin sözüm ona devlet başkanı Şara da sakince dinleyip onaylıyor.
👉Sadakat böyle bir şey demek ki!
S-400'leri çürüterek veya başka ülkeye satarak tehdide nasıl karşı koyacaksınız?
Ulusal Kanal'da S-400'lerin satılması gündemini değerlendiriyoruz. https://t.co/9UDmMJ0tgm
This is the massive military operation carried out by Yemen deep inside Saudi territory — named "Operation Second Deterrence Balance."
It targeted the Aramco refineries in Buqyaq and Khurais, severely disrupting Saudi oil production... That was 7 years ago. Now imagine what would happen to those refineries today if Yemen decided to break the blockade imposed by Saudi Arabia and the U.S.?
Yemen issues a strong warning to the Saudi regime:
If the blockade is not lifted — and if the Yemeni delegation returning from Iran is intercepted 👇 🇾🇪🇸🇦🔥💥
🧐🇨🇳 China Just Turned Science Fiction Into Reality
Flying cars are no longer science fiction.
China has begun mass production of flying vehicles, marking one of the biggest leaps in transportation since the invention of the automobile itself.
For decades, flying cars existed only in movies and futuristic concepts.
Now they're being built on production lines.
If this technology succeeds, future generations may look at traffic jams the same way we look at horse drawn carriages today.
The race for the skies has begun, and China just made the first major move.
The future isn't coming.
It's taking off.
3 gün önce 15 Temmuz'un faili NATO'yu kırmızı halıyla ağırladılar. Kırmızı Ankara'yı NATO mavisine boyadılar. 15 Temmuz şehitlerini mezarlarında ters döndürdüler.
Şimdi sıra 15 Temmuz istismarında...
Kurtla kuzuyu yiyip, çobanla yas tutmak...
Why does the West fear a 38-year-old leader in a military beret? Because Ibrahim Traoré is systematically dismantling century old colonial networks in real time. 🇧🇫
Since taking power in 2022, the young leader has invoked Thomas Sankara to completely rewrite Burkina Faso's foreign policy: expelling French forces, rejecting IMF terms, fully severing diplomatic ties with Paris in 2026, and pivoting to alternative global partners like Russia. He represents the stark new wave of sovereign resistance that is deeply resetting Western influence across Africa.
Burkina Faso tarihinin en büyük elektrik santrali geliyor
Kıtalararası
Burkina Faso, tarihindeki en büyük elektrik santrali için 300 milyon dolarlık finansman anlaşması imzaladı.
Türk şirketi Aksa Enerji Üretim A.Ş., elektrik santralini inşa edecek.
Devamı için ⤵️
https://t.co/b4FrhuZrrW
Rus ordularının İstanbul kapılarına (Yeşilköy) gelmesinden sonra, Osmanlı bağımsızlığını yok eden Aya (San) Stefanos Barış Andlaşmasının hemen ardından İngiltere'nin isteğiyle toplan Berlin Kongresi'nin sonunda imzâlanan Berlin Andlaşmasının giriş cümlesi...
Türkçe çevirisi ise "Paris Antlaşması ile Türkiye'ye tanınan ve garanti edilen bağımsızlık ve bütünlük, Rus ordusunun ayak izleri altında yok olmuştu; Sultan, San Stefano Antlaşması'nın ön taslağıyla belirlenen sınırları imparatorluğu için kabul ederek bunlardan vazgeçmişti" şeklindedir.
Bir sonraki sayfada ise Berlin Kongresi'nin toplanmasını sağlayan ve kongrenin en önemli ismi olan, dönemin İngiliz dış işleri bakanı Lord Salisbury'nin (Robert Gascoyne-Cecil) sözleri yer alıyor. Lord Salisbury, "Onların görevinin savaşın sonuçlarını tamamen ortadan kaldırmak ve Türkiye'yi Paris Kongresi'nin kurduğu temele geri döndürmek değil, sadece Türkiye'ye, koruyucusu olması gereken stratejik, siyasi ve ticari çıkarlarını etkin bir şekilde korumasına olanak sağlayacak göreceli bir bağımsızlık kazandırmak olduğuna inanıyorduk" diyerek Osmanlı'nın durumu için "göreceli bağımsızlık" ifâdesini kullanıyor.
Dolayısıyla diyebiliriz ki, 1. Dünyâ Savaşına kadar "göreceli bağımsızlık" durumu devâm etmiştir. Dolayısıyla 1. Dünyâ Savaşı, bizim açımızdan tekrar ayağa kalkma, Avrupa güdümünden kurtulma mücâdelesidir. İstiklâl Savaşımız da bu mücâdelenin başarısızlığa uğraması üzerine girdiğimiz son mücâdeledir.
Bu arada metin boyunca, "l'Empire ottoman", yâni Osmanlı İmparatorluğu ifâdesi 59 kez yer alırken, Turquie, yâni Türkiye ifâdece 209 defâ geçmektedir. Dolayısıyla Osmanlı temsilcilerinin de imzâladığı resmî bir uluslararası hukûk metninde Türkiye adının yer alması, Osmanlı devrinde de Türkiye adının bütün kesimler tarafından "resmen" kullanıldığını göstermektedir.
JUST IN:
Iran has deployed rapid reaction units and special forces to its western border as Kurdish attacks have intensified.
Iran also considering establishing a security zone extending several kilometers into Iraqi territory if Kurdish militants violate Iran's sovereignty.
Herkes dolara bakıyor. Çin'in asıl hamlesi başka yerde.
Size çok az kişinin bildiği bir şey göstereceğim.
Dünyada altın alıp satan herkes, aynı kapıdan geçmek zorunda.
Bir merkez bankası altın alacaksa, o kapıdan geçiyor. Koca bir ülke rezervini büyütecekse, o kapıdan geçiyor. Altının fiyatı bile o kapının arkasında belirleniyor.
Neresi mi?
Londra.
Yüz yıldır dünyanın bütün altını buradan geçiyor. O kapının anahtarı da hep Batı'nın elinde oldu.
Bu hafta Çin ilk kez o kapıya hiç uğramayan bir yol açtı.
Hong Kong'da, büyük bankalarla birlikte, altının Londra'ya değmeden alınıp satılabildiği bir sistem kurdu.
Haber teknik göründü. Kimse üstünde durmadı.
Oysa bu, altının düzenindeki ilk çatlak.
Ama bu çatlağın neden bu kadar büyük olduğunu anlamak için, Çin'in daha önce yaptığı başka bir şeye bakmak gerekiyor.
Çünkü Londra'nın altın üzerindeki gücü sadece kontrol değil.
Manipülasyon.
Şöyle düşün.
Bir kuyumcu var.
Kasasında belli bir miktar altın duruyor. Ama müşterilerine sattığı makbuz, kasasındaki altından kat kat fazla.
Herkes elindeki makbuza bakıp "benim altınım var" diye rahat. Kimse gidip metali istemediği sürece bu düzen sorunsuz yürür.
Dünyanın altın piyasası tam olarak böyle işliyor. Ortada, var olan gerçek altının kat kat üstünde kağıt altın dönüyor.
Peki bunun sonucu ne?
Altın olduğundan bol görünüyor. Bol görünen şeyin fiyatı da düşük kalıyor.
Yani kağıt altın, gerçek altının fiyatını yapay olarak aşağıda tutuyor.
Bugün ekranda gördüğün altın fiyatı, altının gerçek fiyatı değil.
Çin bunu gördü. Batı'nın bu oyununa karşı kendi tedbirini almaya başladı.
İki adım attı.
Önce kendi halkını oyundan çekti.
ICBC, Postal Savings, Ping An, Guangfa. Çin'in en büyük bankaları peş peşe vatandaşına kağıt altını kapattı. Metali olmayan, sadece bir ekranda yazan altını.
Sonra ikinci adımı attı. Bu hafta gördüğümüz adım.
Gerçek altının Londra'ya değmeden alınıp satıldığı kendi sistemini kurdu.
Bir yandan da kendisi durmadan gerçek altını topluyor.
Yani Çin aynı anda iki şey yapıyor. Halkını sahte sistemden çıkarıyor, kendi kasasını gerçek metalle dolduruyor.
Bu da tek bir hamle değil.
Çin yıllardır Batı'nın sistemine karşı kendi sistemini kuruyor.
Bir tarafta BRICS.
Dolar sistemine karşı. Çin bu bloğu büyütüyor, ülkeler arası ticareti yavaş yavaş dolardan çıkarıyor.
Öbür tarafta bu altın hamlesi. Batı'nın altın düzenine karşı.
İkisi de aynı planın parçası. Biri paranın bağımsızlığı, öbürü altının.
Herkes düşük fiyata bakıp altından umut keserken, Çin tam o fiyattan gerçek metali sessizce topluyor.
Çünkü Çin şunu biliyor. Kağıdın hükmü, herkes gerçeğini isteyene kadar sürer.
O gün geldiğinde, elinde makbuz olan değil, metal olan kazanır.
Bu benim şahsi analizim. Gelişmeleri takip ediyorum, sizi bilgilendireceğim.
🇮🇷🇮🇶🇰🇼🔥 Thousands of Iranian special forces troops have been deployed near the Iraqi Kurdish region and Kuwait as IRGC predict a potential US ground invasion.
🚨Trump may approve a Final round of war including Ground offensive In Iran.