Çünkü AK Parti seçmeni, daha özgürlükçü, daha saygılı…
_____
#MügeAnlı mehmet şimşek pelit rahip
#FBvTS Berhan Şimşek #bits100 Haddini Hakan Fidan Mısır Pelit Alya #altın#faiz
Yıllardır şikayetçi (kimi zaman da haklı) olduğunuz düzenin bin beterine sahip çıkmak için kendinizi ateşe atıyorsunuz.
Sol-hak-hukuk-özgürlük sınıfı dünyanın hiçbir yerinde ultra zengin bir hırsızı savunmaz.
Öyle ki, bu hırsız kendilerinden gözükse veya yanaşmaya çalışsa dahi,
10 yılda servetini minimum 100'e katlamış olan kriminal bir tipe, asla sahip çıkmaz.
Tüm bunların dışında genel olarak haklı olduğunuz yerler olabilir.
Evet ekonomi kötü, evet enflasyon ile mücadele çok ağır ilerliyor, evet hukuk sistemi baştan aşağı felaket vesaire.
Bu konuların her biri veya tamamı için erken seçim isteme veya gösteri/miting yapma hakkınız da sonuna kadar var.
Ancak?
Uğruna sokaklara çıktığınız kişinin gözaltına alınmasının üstünden daha 24 saat geçmeden (günler öncesinden hazırlandığı aşikar olan) afiş, poster ve video prodüksiyonlar da mı hiç acaba dedirtmiyor size?
Yani 'mağduriyet' senaryosunun önceden planlandığı çok net ortadayken,
Evet iktidarın değişmesini/gitmesini de isteyebilirsiniz fakat;
Korkunç bir suç örgütü kurduğu başta kendi partili/çalışanları tarafından ihbar edilen bir şarlatan mıdır sizin tek çıkış yolunuz?
Sizi sadece şahsi/kirli servetinin muhafızı haline getirmek isteyen,
Diploması iptal edildiğinde dahi 'diplomanın önemi yok, tapular önemli tapular' itirafında bulunan,
Yetmedi,
Yine sizin tüm samimi kaygılarınızı (gözünüzün içine baka baka) sömürerek 7 yılda adeta devasa bir servete dönüştüten kişi midir yıllardır şikayetçi olduğunuz düzeni değiştirecek olan?
Başından itibaren hiçbir sorumluluk almayan,
Şahsi menfaati için hiçbir ahlaki sınır tanımayan,
Devamlı şikayet eden, devamlı üzülen, devamlı mağduru oynayan ve en son yakalanınca da kendisini kurtarmak için tüm ülkeyi ateşe vermeyi göze alan kişi midir sizin ilahi(!) kurtarıcınız?
Tüm bunlar ve fazlası,
Sizlerin yıllardır iktidara yönelik iddia/şikayet ettiğiniz şeyler değil miydi?
Bu devasa suç imparatorluğu karşısında 'ama iktidara yakın olan şu kişide zamanında şunu yapmıştı' demekten ne zaman vazgeçeceksiniz?
Benim pisliğim senin pisliğinden evla kavgası/mantığı daha ne kadar devam edecek bu ülkede?
Bakın çok net/samimi konuşacağım.
Savunduğunuz şahsın hiçbir zaman bir omurgası olmadı.
Önce demokrat, sonra iktidar partisine kendini yamamaya çalışan,
Kapılar açılmayınca en son hastalıklı bir hırs ile (tam tezat olan) muhalefete yanlıyan bir cambazdan bahsediyoruz.
Dolayısıyla bugün uğruna sokaklara döküldüğünüz kişinin kendi servetini/ailesini büyütmekten ve bu uğurda tüm hissiyatlarınızı da sonuna kadar sömürmekten başka bir gayesi hiç olmadı, olmayacak.
Son olarak,
İktidara olan nefretiniz o kadar gözünüzü karartmış ki, tüm bu sürecin aslında muhalefetin aylardır sürmekte olan iç savaşının final sahnesi olduğunu dahi göremiyor, anlayamıyorsunuz.
İşin en trajik tarafı ise bu savaşın ana gayesi ne sizin kaygılarınız, ne de ülkeniz için olan endişeleriniz değil;
Tamamen rantsal, şahsi ve maddi olmasıdır.
Kendinize gelin.
Yarın rezilliğinin ölçüsüne hayret edeceğiniz bir kişi/örgüt için kendinizi de ülkenizi de ateşe atmayın.
Türkiye'nin yaklaşık son 30 yılına damga vuran Recep Tayyip Erdoğan'ın siyaset tarzı sanki göz ardı ediliyor.
Erdoğan dengeleri gözeterek büyük bir sabırla uygun zamanı bekliyor ve asıl darbeyi vurduğunda milletin de kendisine hak vereceği zemini kolluyor.
Bu bekleyiş kendisi açısından büyük riskler barındırıyor olsa da bu bağlamda Erdoğan kumar oynamayı seviyor.
FETÖ'ye karşı gerçekleştirilen operasyon MİT krizinden hemen sonra yapılsaydı muhtemelen kendini millete bu kadar rahat anlatamazdı. Erdoğan tüm risklerine rağmen FETÖ'yü darbe yapmaya zorladı.
PKK'ya ağır bir darbe için hazırlanırken terör örgütünün bölgede sergilediği haraçlar, yol kesmeler ve yargılamalara müsade etti. Hoyratlaşan terör örgütü bölgede meşruiyet imkanını tamamen kaybetti.
Onca yalan karşısında kendisine dokunulmayan Ümit Özdağ ve ekibi kendilerine bir şey yapılmadığını gördükçe hoyratlaştı. Doğal olarak kendilerine dokunulamayacağını düşünmeye başladıklarında kaybetmişlerdi.
Suriye'de Baas Rejimi çökünce içerde Ümit Özdağ kaynaklı ve kontrolü mümkün olmayan muhtemel riskler de ortadan kalkınca operasyon da geldi.
Hukukun hakim olduğu bir ülkede seçim dönemi ortaya çıkan para kuleleri ile birlikte siyaset sahnesinden silinmesi gereken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı da hesap sorulamaz olduğu vehmiyle zaman içinde hoyratlaştı ve doğal olarak hatalar yaptı.
ABD seçimlerinde küreselcilerin ve doğal olarak uzantılarının kaybetmesi Erdoğan için beklediği fırsatın ele geçmesi demekti.
Toz duman durulup ortalık sakinleştiğinde aklı başında hiç kimse "üstünlerin hukuku"nu "hukukun üstünlüğü"ne tercih etmeyecektir.
Aklını kiraya verip kör taassupla yol alanların dışında hiç kimse ortalığa saçılan ya da saçılacak hukuksuzlukları savunamayacaktır.
Görünen dünya büyük bir savaş ihtimalini de göz önünde bulundurarak içerde yerli olmayan unsurları temizliyor.
Gençler muhtemelen politik bir duruş ekseninden meseleye bakıyorlar. Fakat devletin öyle bakıp bakmadığı noktası henüz netlik kazanmadı.
Devletin meseleye millî güvenlik ekseninden bakıyor olma ihtimalini de dikkate alarak gençlere bir tavsiyem olacak:
Dibini görmediğiniz suya dalmayın.
Bu toprakların tarihi aynı zamanda gençleri kullanmakta mahir ideolojilerin tarihidir.
Malum kişi/gündem hakkında ilk defa konuşacağım ve bu son olacak.
Sen kimsin?
Ortada bir seçim mi var-dı?
Ortada bir darbe mi var-dı?
Yoksa ortada bir başıboşluk falan mı var-dı?
Sen burayı Venezuela, kendini de Guaido (paralel cumhurbaşkan) falan mı ilan ettin?
Sen sadece ama sadece bir belediye başkanıydın ve 6 yıldır görevinin haricindeki herşeye-heryere elini uzattın.
Paralel Devlet girişimi öyle mi?
Azıcık hayat tecrübesi olan, azıcık insan sureti okuyabilen herkes senin 3 dakika ahvalini izlese,
Türkiye Cumhuriyeti için en büyük beka sorunlarından biri olduğunu anında anlar.
Senin o varoşluğun, sonradan görmeliğine bağlı hadsizliğin; yapılan harici/eğreti makyajlar ile sıvanır mı zannettin?
Türk devleti tarihinin en kritik döneminde,
Adeta devasa bir savaş/sıçrama hazırlığı yaptığı bu süreçte,
Türk devletini sen ve seni (salt Anti-Tayyip ekseninde) destekleyen basiretsizlere kurban eder mi sandın?
Sana İstabul yetmedi,
Kaldırdığın milyarlarca dolarlara (bilinmesine rağmen) ses edilmedi.
Ama sen ısrarla tüm Türkiye'yi 'birilerine' peşkeş çekmeye kalkışıyorsun öyle mi?
Tekrar ediyorum; sen kimsin?
Aslında sen (seninde çok iyi bildiğin üzere) seni o omuzundan tutup içeriye çeken ellerin sahaya sürdüğü sadece bir maşadan ibarettin ve nihai de bittin.
Şehid Yahya Sinvar’ın vasiyeti.
"Ben, gurbeti geçici bir vatana, hayali ise sonsuz bir mücadeleye dönüştüren mülteci çocuğu Yahya. Bu satırları yazarken, hayatımda geçen her anı hatırlıyorum: +++