@HadiOzisik Sen mafya babası ile nargile muhabbeti yaparken insanlar senin yanında durmadı ama sonra affetti nedense sen hep muhalif camiaya anlayış gösteriyorsun benim için bittin artık
Bugün Dünya İnsani Yardım Günü…
Tarihimizden ve kadim medeniyet değerlerimizden aldığımız güçle bu siyaset üstü meselede herkese örnek olmayı, dünyanın millî gelirine oranla en fazla insani yardımda bulunan ülkesi konumunda bulunmayı sürdürüyoruz.
300 milyondan fazla insanın en temel ihtiyaçlardan yoksun olması, türlü zorluklar içerisinde hayat mücadelesi vermesi tüm dünyayı sorumluluk almaya çağıran bir hakikat olarak karşımızda durmaktadır.
Mazlumların, yetimlerin, çaresizlerin, muhtaçların yardımına koşmak, kimsesizlerin kimsesi olmak dinimizin bizlere emridir.
Türkiye olarak nerede bir ihtiyaç sahibi varsa şefkat elimizi oraya uzatmaya devam edeceğiz.
Gazze başta olmak üzere dünyanın pek çok bölgesinde ihtiyaç sahiplerinin elinden tutmayı, mazlum ve mağdurlara umut olmayı sürdüreceğiz.
Ülkemizin bilim ve teknoloji yolculuğunda yeni ve güçlü bir insan kaynağı hamlesi başlatıyoruz.
Yapay zekâ, siber güvenlik, çip teknolojileri ve ileri bilgisayar sistemleri gibi stratejik alanlarda ilk etapta 550 doktora öğrencimizi merkezî sınavla seçecek, 20 araştırma üniversitemizde yetiştireceğiz.
5 yılın sonunda ise yaklaşık 3 bin genç araştırmacıyı ülkemizin bilim ve teknoloji ekosistemine kazandıracağız.
Türkiye Yüzyılı’nı bilimin, teknolojinin ve gençlerimizin gücüyle inşa edeceğiz.
Geleceğin teknolojilerini geliştiren, üreten ve dünyaya sunan güçlü, müreffeh ve tam bağımsız bir Türkiye için çalışmayı sürdüreceğiz.
Kuruluşumuzun 25. yıl dönümü münasebetiyle; İlçe Başkanımız Sn. @MimEmrahParlak Belediye Başkanımız Sn. @DrHakanBahadir teşkilat mensuplarımız ve komşularımızın katılımlarıyla "Kuruluş Yıl Dönümü Mevlit Programı"mızı idrak ettik.
Programımızda öncelikle; ülkemiz, milletimiz ve mukaddesatımız uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi, ardından AK Parti teşkilatımızın emektarlarından ahirete irtihal etmiş olan kıymetli dava arkadaşlarımızı rahmet, minnet ve dualarla yad ettik.
Programımıza katılım sağlayan tüm teşkilat mensuplarımıza ve kıymetli komşularımıza gönülden teşekkür ederiz.
Birlik ve beraberliğimiz daim, dualarımız kabul olsun inşallah.🇹🇷
@Akparti@akpartiistanbul@abdullahozdemir
"Türkiye olarak, biz de Filistin davasını her platformda en güçlü şekilde savunmaya devam edeceğiz."
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile ortak basın toplantısı düzenledi.
📍İlçe Başkanlığımızda Bugün
(12 Ağustos Çarşamba) ⏰️11:00/16:00
Nöbetçimiz Yönetim Kurulu Üyemiz Esma Samira
📝İstek ve Taleplerinizi Dinlemek İçin Sizleri Bekliyoruz.
AK Parti Mamak Kadın Kolları olarak, partimizin 25. kuruluş yıl dönümü coşkusunu milletimizle paylaşmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Kapı kapı dolaşarak hemşehrilerimizi 14 Ağustos’taki 25. Yıl Özel Mitingimize davet ediyoruz.
Bahçelievler için nöbetteyiz🇹🇷
Bugün İlçe Başkanlığımızda Nöbetçimiz İlçe Yönetim Kurulu Üyemiz;
Sn. Ümit Kartal
Soru ve görüşleriniz için kendilerini ziyaret edebilir veya 📞(0212) 442 27 81 No'lu hattan kendilerine ulaşabilirsiniz.
Nöbet Saatimiz
⏰ 10:00 - 18:00
Ayasofya fetih ruhunu ve milletimizin köklü medeniyet mirasını yüreğinde taşıyan büyük bir emanet.
Geçmişten geleceğe uzanan güçlü Türkiye yolunda, nice hayalin gerçeğe dönüştüğüne Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan sayesinde hep birlikte şahit oluyoruz.
#NeredenNereye
Genel Başkan Yardımcımız ve Parti Sözcümüz Ömer Çelik:
Yüce Meclisin yasal çerçeveyi 467 gibi tarihî bir kabul oyla kabul etmesi ile terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreci büyük mesajlar vermiştir. Birincisi, bu mesaj hem Irak'ta hem Suriye'de hem İran'da yankılanacaktır. Bu terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefi bakımından terörsüz bölgeyi arzulayan bütün kardeş halklar için bir yankı oluşturacaktır. ‘Bakın, Türkiye'de böylesine uzun tarihi olan bir meseleyi bir yasal zemin oluşturarak çözme konusunda son derece net bir irade, net bir yol haritası ortaya çıkmıştır, demek ki bu mümkün olabiliyor’ denilecektir. Dolayısıyla 467 kararı 86 milyon vatandaşımızın emperyalizmin ve siyonizmin bölgemize dönük kötü niyetlerine karşı verdiği güçlü bir cevap olmuştur. Daha öncesinde de söyledik, Dicle'nin ve Fırat'ın kuzularını emperyalizme yem etmeyeceğiz dedik. Birileri Dicle'nin ve Fırat'ın kuzularıyla Yeşilırmak'ın, Kızılırmak'ın kuzularının birbiriyle yumruk yumruğa karşı karşıya gelmesini istiyor. Birileri Dicle'nin ve Fırat'ın kuzularıyla, evlatlarıyla Yeşilırmak'ın, Kızılırmak'ın evlatlarının arasına tarihte hiç var olmamış birtakım fitnelerin, duvarların, perdelerin girmesini istiyor. Biz de istiyoruz ki, hem Dicle'nin ve Fırat'ın kuzularını bu emperyalist ve siyonist projelere yem etmeyeceğiz hem de bundan sonrasında Dicle'nin ve Fırat'ın evlatlarıyla Kızılırmak'ın ve Yeşilırmak'ın evlatlarının, Seyhan'ın ve Ceyhan'ın evlatlarının geleceğe kol kola, omuz omuza, el ele tutuşarak yürümesi için daha güçlü adımlar atmaya devam edeceğiz. Bunun tabii siyaset boyutu var, toplumsal boyutu var ama günün sonunda 86 milyonun iradesinin her şeyin üstünde olduğu, bölgedeki bütün kötücül planları bozacak bir yetkinliğe sahip olduğu bir kere daha görülmüştür.
Bundan sonrasında hem terörsüz Türkiye hedefinin gerçekleşmesi açısından hem terörsüz bölge hedefinin gerçekleşmesi bakımından Irak, İran, Avrupa'daki legal ve illegal unsurları, Suriye, bütün bu bölgeyi kapsayan bölgede örgütün silahlarını bırakması ve tasfiye sürecinin tamamlanması gerekiyor. Tabii silahların bırakılması ve tasfiye sürecinin tamamlanması ile ilgili mekanizmaları daha önce anlattım. Bu bir kurul tarafından takip edilecek, ayrıca Yüce Mecliste bir izleme komisyonu bunu takip edecek, bunun onaylanması ve MGK kararının ortaya çıkmasıyla birlikte bu yasa yürürlüğe girecek, kurulun yapacağı çalışmalar var. Tüm bu çerçeve aslında bütün boyutlarıyla silah bırakma ve örgütün tasfiyesi konusundaki yol haritasının yasal bir güvenceye kavuşturulması bakımından net bir adımın ortaya atıldığını gösteriyor.
Terör her zaman demokrasi üzerinde yüksek bir stres üretir. Demokrasi üzerinde bir yüktür. Bu ister istemez toplumsal hayatı da ettiler. Dünyanın her yerinde böyledir. Sayın Cumhurbaşkanımız defalarca bütün bu süreçte devletimizin nitelikleri ve milletimizin değerlerinin esas alınarak sürecin yürütüleceğini ifade ettiler. Bu çerçevede, bahsettiğimiz bu yol haritası çerçevesinde silahlar bırakıldıktan ve terör sona erdikten sonra tabi ki Türkiye'nin demokrasi ölçeği büyüyecektir. Mecliste bazı yıkıcı eleştiriler yapanlar Cumhuriyetimiz ile ilgili, demokrasimizle ilgili, aslında bu yasanın hiçbir şekilde hiçbir tarafında geçmeyen birtakım tehditlerden bahsettiler. Esasında yapıcı eleştiriler olsa tabi ki can kulağıyla dinleriz, bir yerde hata mı yapıyoruz diye bunları dikkate alırız. Bunu yaptık da zaten geçen süre içerisinde. Aylarca pek çok kesimden uzmanı, vatandaşımızı, herkesi dinledik. Hem siyasi hem hukuki açıdan daha doğrusunu nasıl yapabiliriz, daha iyisini nasıl yapabiliriz, bunu nasıl gerçekleştirebiliriz diye. Ama bütün bunların dışında yasada olmayan şeyleri gündem yaparak Cumhuriyetimizin ya da demokrasimizin tehlikede olduğunu söylemek başlı başına bir siyasi iftira kampanyasıdır. Biz bütün bunları Cumhuriyetimiz ilelebet payidar olsun diye yapıyoruz, demokrasimiz daha yüksek standartlara ulaşmak için üzerindeki bu yüklerden, ağırlıklardan kurtulsun diye yapıyoruz.
Şehitlerimiz, şimdiye kadar ülkemize dönük olan bütün bu kötücül projeler karşısında kahramanca savaştılar, kahramanca mücadele ettiler, Allah hepsine rahmet eylesin. Kahramanca mücadele ettiler gazilerimiz, hepsine şükranlarımızı sunuyoruz. Şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakarlıkları ve kahramanca mücadeleleri sayesinde ülkemizi bölmek isteyenler amacına ulaşamadı. Ülkemize, milletimize kötülük etmek isteyenler amacına ulaşamadı. Dolayısıyla Türkiye ülkemize zarar vermek isteyenlere karşı bu mücadeleyi hakkıyla verdi.
Devletin mücadelesinin, devletin mücadele kitabının çeşitli bölümleri vardır. Kuşkusuz terörün gündemden çıkarılması için devletin hard power denilen sert güç unsurları kullanıldığı kadar soft power denilen yumuşak güç unsurları da kullanılır. Geçmişte de AK Parti iktidarlarından öncesinde de çeşitli MGK kararlarıyla, çeşitli yasal düzenlemelerle terörün sona ermesini teşvik etmek üzere pek çok kanun çıkarılmıştır. Dolayısıyla burada Cumhuriyetimizi ya da demokrasimizi tehdit eden, ona zarar veren işler yapıldığını söyleyenlerin söylediklerinin hiçbir zemini yoktur. Biz Cumhuriyetimiz ilelebet payidar olsun diye, milletimiz her daim güvende olsun diye, devletimizin bekası korunsun diye, demokrasimiz Türkiye Yüzyılı’nda daha yüksek standartlara ulaşmak için bu yüklerden kurtulsun diye, kahraman şehitlerimizin ve gazilerimizin mücadelesi taçlansın ve onların gelecek nesillere bıraktığı bu güzel ülke daha iyi hedeflere ulaşsın diye bütün bunları yapmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla bütün bu çerçeve içerisinde her şey milletin gözünde meşru mekanizmalar içerisinde gerçekleşti. Milletimiz müsterih olsun.
Bir zamanlar inancı ile eğitim hakkı arasında tercihe zorlanan kadınlardan, bugün başörtüsüyle hayatın her alanında özgürce var olan kadınlara…
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı mücadelesiyle yasaklar kalktı, vesayet geride kaldı; temel bir hak, güçlü bir kazanıma dönüştü.
#NeredenNereye 🇹🇷
Bugün AK Parti Şişli ilçe nöbetçimiz;
İlçe Yönetim Kurulu Üyemiz
Sayın; Aziz Bülent AYDIN @3000Gabish
🕔 İlçe Nöbet Saatimiz; 10:00 - 17:00
ℹ️ Soru, görüş ve önerileriniz için iletişim numaramız👇
📞 0212 274 55 30-31
📠 0212 274 55 20
📧 [email protected]
🇹🇷 25. YIL ÖZEL MİTİNGİ
Milletimizle omuz omuza, Türkiye’nin geleceğine hep birlikte yürüdüğümüz bu büyük buluşmaya tüm halkımız davetlidir.
📍 Başkent Millet Bahçesi
📅 14 Ağustos 2026
🕠 17.30
25 yıldır milletimizle, Türkiye için… 🇹🇷
Cumhurbaşkanımız @RTErdogan: Gazze'de yeniden imar ve inşa sürecinin başlatılması ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır.
Genel Başkan Yardımcımız ve Parti Sözcümüz Ömer Çelik:
Tarihî bir gün yaşandı. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge gündemimiz açısından Yüce Meclis, 467 gibi yüksek bir kabul oyuyla PKK-KCK terör örgütünün silah bırakmasının önünü açan, bunun gerçekleşmesi için çerçeve oluşturan bu yasal zemini oluşturmuş oldu.
467 kabul oyu siyasi tarihimiz açısından hem sayısal hem de siyasal çok önemli bir niteliğe işaret ediyor. Sadece bunu sayısal bir nitelik olarak göremeyiz. Bunun siyasal anlamı da büyük. Makul bir çerçevede ortaya gelen yasal düzenlemenin Yüce Meclisteki milletvekillerinin çok yüksek bir oranıyla kabul gördüğünün işareti.
Sayın Cumhurbaşkanımızın olayı devlet politikası süreciyle talimatlandırması, aynı zamanda her MYK’da her MKYK’da partimize net talimatlar vererek sürecin nasıl işlemesi gerektiğine dair net bir yol haritası ortaya koyması, partimizde talimatlandırdığı heyetle birlikte yürüttüğümüz, takip ettiğimiz ve sonuçlandırmaya çalıştığımız politikaların tabii ki ana esasını oluşturdu. Sürecin çeşitli aşamalarında doğal olarak krizler, inişler çıkışlar veya tıkanmalar olabilir. Sayın Bahçeli'nin yaptığı stratejik müdahaleler meselenin önünün açılması ve meselenin doğru bir rotada ilerleyebilmesi açısından hayati önemde oldu.
Sayın Cumhurbaşkanımız bu süreç başladığından beri her MYK-MKYK toplantısında MYK üyelerimize, Genel Başkan Yardımcılarımıza ve MKYK üyelerimize yaptığı hitaplarda konuşmasının ilk kısmını bu konuya ayırarak Cumhur İttifakı'nın birlik beraberlik içerisinde hareket etmesi gerektiğini sürekli olarak ifade ettiler. Bu konudaki prensipleri bize hatırlattılar ve böylece üç şeyi net bir şekilde gördük. Birincisi, hem Sayın Cumhurbaşkanımız hem Sayın Bahçeli tarafından net bir irade ortaya koyuldu. İkincisi, partimiz ve Cumhur İttifakı açısından bakıldığında yapılan çalışmalar çerçevesinde net bir yol haritamız vardı. Burada devletimizin nitelikleri ve milletimizin değerleri çerçevesinde nasıl bir yol yürüneceği görülüyordu. Devlet kurumlarının nasıl çalışmalar yapacağı net bir şekilde önümüzdeydi. Üçüncüsü de net bir hedefe sahiptik, o da terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge dediğimiz birbirinden ayrılmaz, iç içe girmiş, bütünleşik ve birbiriyle bağlantısı kuvvetli, detaylandırılmış bir hedefin yol haritasıyla tahakkuk ettirilmesi için yapılacak çalışmalar.
Tabii bütün bu süreç içerisinde pek çok tartışma oldu. Burada her zaman şunu söyledik: Biz süreci destekleyenler kadar, sürece dönük olarak yapıcı eleştirilerde bulunanların sözleri de son derece kıymetlidir. Çünkü siyaset nihayetinde pek çok fikrin çarpışmasıyla ortak noktalar bulma sanatıdır. İnsanoğlu siyaseti bunun için icat etmiştir. İki yıl içerisinde yani onlarca toplantı yapmışızdır. Sabah akşam toplandığımız zamanlar olmuştur. Bütün bu toplantılar içerisinde yapıcı eleştirileri de katkılar kadar dikkate aldığımızı ve değerlendirdiğimizi ifade etmek isterim. Bütün bunların değerlendirilmesi hem yol haritamızı şekillendirme açısından, hem ilerletme açısından çok büyük katkı sağladı.
Meclis açısından Meclisin genelinin bu mutabakatı 467 gibi bir oranla sağlamış olması esasında Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde parlamento zayıfladı, meclis geriye itildi gibi iddiaların ne kadar boş olduğunu gösterdi. Yüce Meclisin milletimizin verdiği yetki ve tarihsel birikimiyle bütün bu meselelerin çözümünde üzerine düşen sorumluluğu millet adına ve millet için gerçekleştirme konusunda gerektiğinde görevini yapma bakımından ne kadar yüksek bir kabiliyet ortaya koyabildiği de görüldü.
Bu sürecin en kıymetli taraflarından bir tanesi de; çeşitli ülkelerde çatışma çözümleri denilen bir literatür var. Esasında bu literatürün ortaya çıkmasındaki o ülkelerdeki sosyolojik gerçeklikle ya da oradaki toplumsal ilişki ağlarıyla Türkiye'deki durumun bir ilgisi olmadığını biz uzun zamandır söylüyoruz. Dolayısıyla bu işlerin kes-kopyala-yapıştır şeklinde ezbere birtakım yöntemlerle olmayacağını defalarca ifade ettik. İşte oradaki ülkelerde etnik, dini ya da mezhebi olarak birbirinden tamamen ayrışmış, tamamen kopmuş toplum kesimleri arasında ortaya çıkan çatışmalar için üretilmiş bu literatür, üçüncü göz denilen bir mekanizmaya zaman zaman ihtiyaç duymuş. Bu üçüncü göz mekanizmaların da çalışanların bir kısmı, birtakım kurumlar, uluslararası kurumlar ve kişiler bizlere de ulaştılar. Biz bütün bu süreçlerde rol alalım, yardımcı olalım ya da bütün bu süreçlere vaziyet edelim gibisinden. Buna söylediğimiz şey şu oldu: ‘Türkiye'nin üçüncü bir göze ihtiyacı yoktur. Türkiye'de bir tane göz vardır, o da millî bir gözdür, bu da 86 milyonun ta kendisidir.’
Birlik ve beraberliğimizi pekiştiren Milli Dayanışma anlayışıyla, Terörsüz Türkiye hedefine emin adımlarla yürüyoruz.
Partiler üstü bir nitelik taşıyan bu süreç; toplumsal beklentilerimizin, kardeşliğimizin ve sarsılmaz bütünlüğümüzün teminatıdır. 🇹🇷