📕 LÜM'ATÜ'L-İ'TİKÂD ÖN SİPARİŞ DUYURUSU
Özel şirazeli bez ve deri baskı olarak basılan Lüm'atü'l-İ'tikâd, ilim talebeleri ve okuyucuların istifadesine sunulmak üzere ön siparişe açılmıştır.
📌 Eser, ilk etapta sınırlı sayıda basılmıştır.
📌 Sadece ön siparişe özel hususi indirimli fiyat 399 tl’dir.
Siparişlerinizi +90 507 624 56 16 numaralı WhatsApp hattımız üzerinden verebilir veya https://t.co/zd1Ru8z0va sitesinden de bize ulaşabilirsiniz.
Programınızın yayın kapağına resmimi koyduğunuza göre, beni konunun muhataplarından biri olarak görüyorsunuz demektir. Bir insanı resmiyle hedef alıyorsanız yayın ahlakı gereği ya kendisine söz hakkı tanımalı ya da konuğunuzun iddialarını muhatabının yüzüne söyleyebileceği bir program yapmalısınız. Zira konuğunuz Ebubekir Sifil her zamanki gibi davranıyor; hakla bâtılı birbirine karıştırıp İslam âlimlerine ve çeşitli ekollere iftira ediyor. Ehl-i Hadis imamlarının bir kısmını tecsim ve teşbihle suçluyor. Bütün ümmet bu isimleri önder kabul etmişken, kendisi ve izinden gittiği Kevserî ümmetin çizgisine aykırı düşerek bu zatlara iftira atmıştır.
Eş'arîliği ve Mâtürîdîliği hak kabul ederken Selefîliği bâtıl ilan ediyor. Oysa İmam Eş'arî'nin aidiyeti tartışmasız olan eserlerinden yola çıkarak Ebubekir Sifil'in programda savunduğu sıfat konusunu ele alsak, kendisinin Mutezile tevillerini Sünnilik diye anlatıp savunduğu açıkça ortaya çıkacaktır. Türkiye'deki yaygın ve kurumsal tasavvuf anlayışının Mâtürîdîlik ve Hanefîlik ölçülerine ne kadar uyduğunu yalnızca bu iki kaynağı esas alarak tartışabiliriz. Bizim karşı çıktığımız şirk ve aşırılıkların tamamına Mâtürîdî ve Hanefî imamların da net bir şekilde karşı çıktığını gösterebiliriz.
Kütüb-i Sitte imamları mücessime midir? Nitekim ismini saydığı imamlar ile Kütüb-i Sitte müellifleri arasında inanç bakımından hiçbir fark yoktur. Ümmet, dinin ikinci temel kaynağı olan sünneti "akidesi bozuk" insanlardan mı öğrendi?
Muhammed bin Abdülvehhab'ın mezhepleri ve mezhebe uymayı reddettiğini, tasavvufu da şirk saydığını iddia ediyor. Oysa Muhammed bin Abdülvehhab Hanbelî'dir; izinden gittiği İbn Teymiyye ise Kadirî bir sûfîdir. Onların tasavvufta karşı çıktığı tek şey; bütün ümmetin de reddettiği şahısları ilahlaştırma, Bâtınîlik ve sapkınlıktır. Aynı şekilde İmam Şevkânî'ye de iftira etmektedir. Zira mezhep taassubunu eleştiren yalnızca Şevkânî değildir. Mezhepleri Kitap ve Sünnet'in önüne geçirmeyi aynı ayet bağlamında eleştirenlerden biri Fahreddin Râzî, sûfîlerin şeyhler hususundaki aşırılıkları bağlamında eleştiren ise Ebû Hayyân ve diğer âlimlerdir. Tarihte mezhep taassubunun yol açtığı sonuçlar düşünüldüğünde ulema bu tavrında sonuna kadar haklı ve isabetlidir.
Halefin tevil anlayışına dair söyledikleri de doğru değildir. Şayet "sözde tecsim kaygısıyla" Allah'ın sıfat ayetlerini tevil etmek haklı bir gerekçeyse, insanlar ateist veya deist olmasın diye ahkâm ayetlerini tevil edenlere neden karşı çıkmaktadır? Kaldı ki tevile gerekçe gösterdiği bu tehlike sahabeden itibaren her devirde vardı; ancak kimse bunu bir tehdit sayıp Allah'ın ayetlerini tevil veya tahrif etmedi. Zaten kelamcıların tevil yapma sebebi de bu değildir. Kelamcılar akla aykırı buldukları ve nassları zannî gördükleri için nassı akla uydurmak adına tevile başvurmuşlardır. Yani bugün Ebubekir Sifil'in de eleştirdiği modernistlerin ahkâm nasslarına yaptığını, kendileri akaid nasslarına yapmıştır.
Ayrıca programda Kur'an kıssalarını tevil edenleri "tarihselci" diyerek yaftalaması da tam bir çifte standarttır. Oysa savunduğu kelamcılar; sıfat ayetlerindeki üslubun o dönemin avamı mekândan münezzeh bir Tanrı'yı kavrayamayıp inkâra düşmesin diye kullanıldığını iddia etmekte ve bu gerekçeyle tevil yapmaktadır. İlk muhatapların avamlığını bahane edip akaid ayetlerini tevil etmeyi Sünnilik kabul ederken, aynı mantıkla kıssaları tevil edenleri tarihselci ilan etmek açık bir tenakuzdur. Şayet nassın dilini dönemin şartlarına ve algısına bağlamak tarihselcilikse, Ebubekir Sifil'in savunduğu kelamın tevil mantığı akaid tarihselciliğinin ta kendisidir.
Programda dile getirdiği tevilleri, özellikle "el" sıfatıyla ilgili olanları hak mezhep kabul ettiği ilk nesil Eş'arî imamların eserlerine bakarak değerlendirirsek bunların Mutezile tevilleri olduğu görülür. Nitekim ilk dönem âlimleri bunların bâtıl bir tevil, yani özünde bir tahrif olduğunu açıkça belirtmiştir. Böyle bir akaidi "Sünnilik" diye sunmak, ancak bu kadar hata yapan birine yakışır.
Tekfiri toptan reddedip bunu Sünniliğin ayırıcı bir vasfı sayması açık bir hatadır. Cehmiyye, Râfızîlik, İbâhiyye, Hulûliyye, Vahdet-i Vücud, filozoflar ve Bâtınîlik gibi akımları tekfir edenler kimlerdir? Yakın dönemde laikleri, demokratları, Kemalistleri, Baasçıları tekfir eden ulema Sünnî değil midir? Sizin bu tekfir karşıtlığınız Sünnî olmanızdan değil, laik sistemin memuru olmanızdan kaynaklanmaktadır. Zira Sünnilik tekfiri suç hâline getirmez, haksız tekfire karşı çıkar. Tekfire düşman olanlar, ucu kendilerine dokunduğu için rahatsızlık duyan bölgedeki laik rejimlerdir. Allah'ın dininde ise tekfir; meşru olan ve olmayan şeklinde ikiye ayrılır. Siz meşru olmayan ölçüsüz tekfire karşı çıkın; bütün peygamberlerin ortak daveti olan şirki ve müşrikleri tekfir etmeye değil!
Peygamber'in kabrine selam vermenin ya da kurban sevabını ölüye bağışlamanın küfür olduğu iddiası, Ebubekir Sifil'in halkı galeyana getirmek için uydurduğu bir iftiradır. İnsanların küfür saydığı asıl şey; Allah'ı bırakıp kabirdeki ruhlara el açıp dua etmek, fayda ve zararı onlardan beklemek ve kabirleri putlaştırmaktır.
Bu anlayışın yayılma sebebine dair söyledikleri de baştan sona yanlıştır. Bu inancın yayılma nedeni; tevhid ehlinin hakkı açık ve net bir dille anlatması, İslam'a savaş açan sistemlerin maaşlı elemanı olmaması ve dünyanın her yerinde İslam'ı savunmak adına bizzat sahada, halkın içinde yer almasıdır.
Son olarak; Hepimizin en acil meselesi, bizi her taraftan kuşatan laik ve demokratik rejimler ile bunların toplumu müşrikleştirmek için kurduğu tuzaklardır. Mustafa Sabri Efendi başta olmak üzere bu döneme şahitlik eden ulemanın söz konusu rejimlere tavrı ile bugün o mirası temsil ettiğini iddia eden Ebubekir Sifil'in yaklaşımı taban tabana zıttır. İslam toprakları laik, demokrat, dikta ve bilumum küfür inançlarının işgali altındadır. İslam topraklarında çocuklar zorunlu olarak on yıl boyunca putperest ayinlerine zorlanmaktadır. İslam toprakları Batılı devletlerin askerî üsleriyle bilfiil işgal edilmiştir. Sıradan bir işe girerken dahi insanlara küfür içerikli yeminler dayatılmaktadır. Faiz hayatın her alanında dayatılmakta, İslam'ın en temel kabulleri tartışma konusu edilmektedir. İslam'ın bir şeriat ve nizam olduğunu dillendirmek dahi suç kabul edilmektedir. Epsteinci kâfirler İslam topraklarını ziyaret ettiğinde şerefli konuklar gibi karşılanmakta, işgalcilikleri ödüllendirilmektedir.
Din âlimi vasfı taşıyan konuğunuz bu meselelerde tam bir memur gibi davranmakta, tüzük ve yönetmelikler uyarınca sessiz kalmaktadır. Ama nedense İslam ümmetinin çocuklarına karşı aslan kesilmekte, İslam akaidinin yılmaz müdafiine dönüşmektedir. Resimlerini paylaşarak açıkça hedef aldığınız insanlara medya ahlakı gereği söz hakkı verir veya vermezsiniz; konuğunuz iddia ve iftiralarıyla ilgili konuşmayı kabul eder ya da etmez, bu size ve ahlak anlayışınıza kalmıştır. Ancak iki tarafın da kabul ettiği ortak bir hakikat vardır: Yalan söylemek ve iftira etmek haram, söz hakkı vermeksizin insanları hedef göstermek ise ahlaksızlıktır.
Kur'an'da cenaze namazı yok iken M. Okuyan neye göre cenaze namazı kılıp kabirde pederine dua etti?
Hukuk Hadislerini kabul etmiyorum diyen Taslaman, omuzunu açarak, 7 şavtı yaparak, tavafı abdestle yapması hangi ayete göredir?
@ctaslaman
2 dakikanızı rica edeyim kardeşlerim:
@ruveyda0101@ibrahimKAYA_632 Misvak yalnızca geleneksel bir araç değildir. 2022’deki sistematik derlemede plak ve diş eti iltihabını azaltmada diş fırçasına benzer sonuç verdi. 2025’te 10 çalışma ve 442 kişiyi inceleyen derleme de plak ve çürükle ilişkili bakterileri azaltabildiğini bildirdi.
@ruveyda0101@ibrahimKAYA_632 Bugün yaşasaydı ne kullanırdı?’ sorusu bir varsayımdır. Misvak, sahih hadislerle bizzat teşvik edilmiş bir sünnettir; diş fırçası da ağız temizliği için kullanılabilir. Birini kabul etmek diğerini küçümsemeyi gerektirmez.
Bu gevezeyi boş verin, gelin Resulullah ne diyor ona bakalım:
—Bir sahabi: Ya Resulallah, bir adam var geceleri namaz kılıyor, gündüzleri hırsızlık yapıyor?
——Resulullah sav: "Namaz, zamanla o dediğinden onu alıkoyacaktır" der. (Müsned)
Ben, bugüne dek namaz kılıp hırsızlıkta ısrar edeni görmedim. Seküler kesime yaranmak için dinî ritüelleri, değerleri aşağılamaya hacet mi var? Freni patlak tır gibi adamdır.
Rızkı çeken 4 şey vardır: Gece namazı, seher vakitlerinde istiğfar, sadaka, güne başlarken ve bitirirken zikir.
Rızkı engelleyen de 4 şey vardır: Sabahları uyumak, namaza düşkün olmamak, tembellik ve ihanet.
"Erkeğin yapacağı en isabetli işlerden biri, eşini kadınlarla gereksiz ve uygunsuz şekilde içli dışlı olmaktan korumasıdır. Çünkü onlar, onu kocasına karşı bozabilirler."
||el-Âdâbu’ş-Şer‘iyye||
��Çünkü, seven sevdiğinden ayrı kalmaya sabredemez. Devamlı olarak hâlini ve ihtiyacını onun huzûruna arz eder. Aşk lisânı, sızlanma ve şikâyet lisânı değil yalvarıp yakarma ve hâlinden bahsetme lisânıdır.”
• Ruhul Beyan •
Resûlullah ﷺ sıkıntıya düştüğünde şöyle buyururdu:
“Allah’tan başka ilâh yoktur; O, Azîm ve Halîm’dir. Allah’tan başka ilâh yoktur; O, Arş-ı Azîm’in Rabbidir. Allah’tan başka ilâh yoktur; O, göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve Arş-ı Kerîm’in Rabbidir.”
İmam Nevevî:
İbn Abbâs’tan (ra) gelen bir hadis vardır ki, bu hadis yüce bir hadistir. Ona önem verilmeli ve özellikle sıkıntı, darlık ve büyük işlerin vukuunda çokça okunmalıdır.
Taberî şöyle demiştir: “Selef bu dua ile dua ederlerdi ve ona ‘Duâü’l-Karb’ (sıkıntı duası) adını verirlerdi.”
• El-Minhac fi Şerhi Sahih Müslim b. Haccac - En-Nevevi
🎁 ÇOK BEKLENEN KİTABA ÇEKİLİŞ
📚 5 Kişiye
Hanbelî mezhebinin büyük âlimlerinden İbn Kudâme el-Makdisî'nin Lüm'atü'l-İtikâd adıyla kaleme aldığı ve asrımızın büyük âlimlerinden Ali bin Hudayr el-Hudayr'ın Ez-Zenâd ismiyle şerh ettiği, bu ay yayımlanacak olan bu muazzam eseri hediye ediyoruz.
📌 Çekiliş Şartları
1 Gönderiyi RT yap.
2 @tirmizi_mektebi hesabını takip et.
🗓 Çekiliş sonucu 10 Ağustos'ta açıklanacaktır.
📖 Ön siparişler 5 Ağustos'ta açılacaktır.
Ön siparişinizi, WhatsApp 507 624 56 16 numaralı hattımız üzerinden veya yakında aktif hale gelecek olan https://t.co/HkAYrpOrWP sitemiz üzerinden oluşturabilirsiniz.
‼️ İÇİNDEKİLER EKTEDİR ⤵️
İbni Kayyim رحمه الله
"Gerçek erkek (olgun mümin), bedeninin ölümünden değil, kalbinin ölümünden korkandır. Çünkü insanların çoğu bedenlerinin ölümünden korkar; fakat kalplerinin ölümünü önemsemez."
Medâricü's-Sâlikîn, 3/248.
İbn Teymiyye رحمه الله şöyle demiştir:
“Allah’ın, ikram yurdunda (cennette) öyle yüce makamları vardır ki, onlara ancak bela ve imtihan ehli ulaşabilir.”
Câmiʿu’l-Mesâʾil, 3/92