Sana bir Osmanlı Sultanın döneminde bir ömür verse, kimi seçersin?
Ben Yavuz Sultan Selim Han'nın hizmetçisi olmayı seçerdim.
Ecdadımızı tanıyalım.
Bu Resimi bir inceleyin.
Gözleri şişmiş ve yaş.
Bir eli ile (tesbih) Zikirini sayıyor, diğer elinde yaş gözleri için bir Mendil.
Hiçbir sebep, yabancı basın kuruluşlarına yazılar yazarak kendi ülkesini kötülemenin gerekçesi olamaz.
Şikâyet mektuplarıyla Batılı ağababalarından yardım dilenen zihniyeti bugün bir kez daha milletimizin derin irfanına havale ediyorum.
Böyle bir zihniyetten ülkeye de millete de hiçbir fayda gelmez.
Bizim son 25 senedir olduğu gibi bugün de “uğruna canımız feda” dediğimiz Türkiye’nin itibarını artırmaktan, ferdi olmaktan her zaman iftihar ettiğimiz Türk milletini tüm dünyada layıkıyla temsil etmekten, 86 milyonun hak ve hukukunu korumaktan başka bir derdimiz yoktur ve olmayacaktır.
İster piyasa manipülasyonuyla, borsa oyunlarıyla ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun her kim milletin hakkına, hukukuna, malına mülküne el uzatırsa karşısında bizi ve devleti bulur.
Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın, biz onlara benzemeyiz.
Bugün geçmişe kıyasla daha güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti var; bugün geçmişe kıyasla istikbaline daha umutla bakan, etrafına güven aşılayan, dostlarının güven duyduğu bir Türkiye Cumhuriyeti var.
En önemlisi de bugün içeride bin yıllık kardeşlik hukukunu tekrar tesis eden, dışarıda komşularıyla tekrar kucaklaşan bir Türkiye Cumhuriyeti var.
Büyük düşünen, büyük adımlar atan, büyük hedefler belirleyip o hedeflere azimle ilerleyen bir devletiz; Allah’ın izniyle bu yolu sonuna kadar sabırla yürüyeceğiz.
Preveze Deniz Zaferimizin yıl dönümü ile Deniz Kuvvetleri Günü’nü en kalbî duygularımla tebrik ediyor, bu şanlı zaferle Akdeniz’i Türk gölü haline getiren Kaptanıderya Barbaros Hayreddin Paşa’yı kahraman leventleriyle birlikte rahmetle yâd ediyorum.
Kahraman denizcilerimize üstlendikleri görevlerde Allah’tan muvaffakiyet diliyor, her birine selamlarımı iletiyorum.
Bu kan yine o kandır! 🇹🇷🌊✈️
Mavi ufuklarda yol açan Barbaros Hayreddin Paşa ve kahraman leventlerini rahmetle anıyorum. 🌷
Yolumuz açık, pruvamız neta, ufkumuz KIZILELMA… 🚀
#PrevezeDenizZaferi ve Deniz Kuvvetleri Günü kutlu olsun!
Bugün bir kez daha söylüyorum:
Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören; insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız.
Ne yaparlarsa yapsınlar geri adım atmayacağız.
MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve “Yapay Zekâ Çağında İnsanın ve İş Dünyasının Dönüşümü” başlığıyla tertiplenen Uluslararası İş Forumu’nun hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Artık geleneksel hale gelen MÜSİAD EXPO Fuarlarının 21’incisini yine başarılı bir şekilde icra eden MÜSİAD ailemizi yürekten tebrik ediyorum.
İki yılda bir düzenlenen MÜSİAD EXPO Fuarlarımız; Türkiye’nin üretim, ihracat ve yatırım kapasitesini küresel iş dünyasıyla bir araya getiren…
Firmalarımızın yeni pazarlara, yeni coğrafyalara erişimini kolaylaştıran…
En önemlisi de Türkiye merkezli yeni ticari iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sunan yapısıyla maşallah her seferinde göğsümüzü kabartıyor.
MÜSİAD EXPO’nun, bir fuar olmanın ötesine geçerek uluslararası ticaret, yatırım, iş diplomasisi platformu haline dönüşmesinden ülkemiz adına gurur duyuyorum.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, insanlık ittifakının temsilcisi olarak savaş suçlularına hak ettikleri cevabı vermiştir.
Diplomatik heyetlerin salonu terk ederek sergiledikleri ilkeli tavır, soykırım şebekesinin yüzüne âdeta bir tokat gibi inmiştir.
Uluslararası Ceza Mahkemesinin hakkında yakalama kararı verdiği savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil; işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesabını verecekleri mahkeme salonlarıdır.
İnşallah o günler de gelecektir.
🔴1974'te EOKA-B militanları 126 Türk sivili katlederek açılan tek bir çukura gömdü
📌 Raporlara "insanlık tarihinin gördüğü en vahşi katliamlardan biri" olarak geçen bu olay nasıl oldu?
New York’ta düşünce kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldiğimiz, artık geleneksel hale gelen yuvarlak masa toplantısının hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Birbirimizi daha iyi anlamamıza, dünya meselelerine dair ufuk turu yapmamıza vesile olan bu organizasyonu tertipleyen İletişim Başkanlığımıza ve SETA’ya teşekkür ediyorum.
BU İŞ BÖYLE YAPILIR: GÖK GİRSİN KIZIL ÇIKSIN 🇹🇷
Disiplin, koordinasyon ve tecrübesiyle düşmana geçit vermeyen kahraman Türk ordusunun çelikten gücü: #MillîGüçMKE yere sağlam basanların yanında.
Bir yandan hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmamız gerekirken diğer yandan daha adil bir düzenin inşası gibi meşakkatli ancak ulvi bir sorumluluk taşıyoruz. #UNGA81
Bu noktada bazı temel prensipleri paylaşmak istiyorum:
Evvela uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz.
Unutulmasın ki yapanın yanına kâr kaldığı, dahası cezasızlığın sıradanlaştığı bir uluslararası sistem çürümeye mahkûmdur.
İkinci olarak uluslararası iradenin krizlerin çözümünde tıkandığı her aşamada yeni bir yol açmak için bölgesel sahiplenmeyi kullanmak durumundayız.
Türkiye olarak Karadeniz Tahıl Koridoru gibi bu ilkeyle hareket ettiğimiz her konuda netice aldık, hem bölgesel hem küresel güvenliğe katkı sunduk.
Üçüncü olarak iş birliğini ve açık diplomasiyi devletler arası münasebetlerin merkezine koyan bir anlayışı mutlaka yeniden tesis etmeliyiz.
Dördüncü olarak dünya genelinde gittikçe derinleşen gelir adaletsizliklerine çözüm üreten yeni bir paradigmayı beraber inşa etmeliyiz.
Son olarak insan merkezli teknoloji anlayışını hâkim kılarak teknolojiye sahip olanlar ve olmayanlar arasında yeni duvarlar örülmesine izin vermemeliyiz.
Bilinmelidir ki teknokutuplaşma ve dijital hegemonya, ne Birleşmiş Milletler merkezli sistemin ne de onun asli unsuru olan devletlerin hayrınadır.
Greek insurgents massacred up to 40,000 people in Tripolitsa on this day 205 years ago as they sought to rid the Peloponnese of its long-settled Muslim and Jewish communities
🔗 https://t.co/VnFuutCy44
Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyon artık son bulmalıdır.
Uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum. #UNGA81
Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın üzerinden 81 yılı aşkın bir süre geçti ama insanlık hâlen o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor.
Geride bıraktığımız 12 ay, 60’ı aşkın çatışma ve savaşla son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Gazze’den Ukrayna ve Rusya’ya, Myanmar’dan Darfur’a, İran’dan Lübnan’a 250 bin insan hayatını kaybetti.
Çok daha fazlası tarifsiz acılar yaşadı.
Yalnızca Gazze’de son 3 yılda çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz, İsrail’in devlet terörünün kurbanı oldu.
Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır.
ABD Başkanı Sayın Trump’ın gayretleri ve bizim de dâhil olduğumuz ülkelerin katkılarıyla varılan ateşkes sonrasında bile katledilen Gazzelilerin sayısı 1.500’ü aşmıştır.
Eğer Birleşmiş Milletlere olan güven gerçekten artırılmak isteniyorsa yapılması gerekenler bellidir:
Gazze’de çocuklar güven içinde olacak. Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA’ları, SİHA’ları değil, özgürce süzülen uçurtmaları görecek. #UNGA81
Lübnan’da çocuklar, gecenin bir vaktinde bomba sesleriyle uyanmayacak.
Asyalı emekçilerin alın teri, vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek.
Afrikalı kardeşlerimiz, geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle bakacak, umutla bakacak.
Birleşmiş Milletlere güven, ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir.
190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir.
Güvenlik Konseyi, dünya 5’ten büyüktür ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir.