Bir üniversiteyi sadece binalardan ibaret sananlar, onun yarattığı hayatları hiçbir zaman anlayamaz.
İstanbul Bilgi Üniversitesi sadece bir kampüs değil. Binlerce öğrencinin hayali, yüzlerce akademisyenin emeği, bu ülkenin kültürel ve düşünsel hafızası.
Birlikte düşünmenin, üretmenin ve özgürce söz kurmanın geleceği için direnen öğrencilerin ve akademisyenlerin yanındayım.
#BilgiÜniversitesi
SON DAKİKA…
Bilgi Üniversitesi dosyası yeniden hareketlendi…
Edindiğim bilgilere göre kayyum heyetinin hazırladığı rapor YÖK’e sunuldu. Dosyanın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a arz edildiği konuşuluyor.
Öğrenciler ve ailelerden gelen taleplerin yakından takip edildiği belirtiliyor.
Ankara’da şu yorum yapılıyor:
“Bilgi Üniversitesi konusunda henüz son söz söylenmedi.”
Kulislerde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öğrencilerin mağdur olmaması için sürece müdahil olabileceği konuşuluyor.
Gözler şimdi Erdoğan’da.
İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin kamuoyuna çağrısı var:
"Üniversitemizin faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin karar, gündemdeki yoğun siyasi gelişmeler arasında ne yazık ki yeterince görünür olamadı ve sesimizi duyurmakta ciddi şekilde zorlanıyoruz.
Okulun yeniden açılabilmesi ancak yeni bir Cumhurbaşkanlığı kararıyla mümkün. Alinan karara karşı hukuki süreç ise oldukça uzun sürecek. Sesimizin daha fazla kişiye ulaşabilmesi adına desteğiniz bizim için çok kıymetli olurdu. Mümkünse konuyu paylaşarak kamuoyunda görünür olmasına yardımcı olabilir misiniz?"
BİLGİ ÜNİVERSITESI ÖGRENCİLERİ
Bilgi Üniversitesi’ni Can Holding’e satan onlar, adamların tüm mallarına el koyanlar onlar, Can Holding yetkililerini sessiz sedasız salanlar yine onlar. Yahu ille şimdi Bilgi’yi kapatacaksanız; okulların kapanmasına birkaç hafta kalmış, az daha bekleyemediniz mi? Mezun olmasına günler kalan insanlara bunu niye reva görüyorsunuz?
Bilgi Üniversitesi ile ilgili atıp tutan birçok kendini bilmez insan görüyorum ve bu konuda bir şeyler yazmak istiyorum.
Can Holding, Bilgi Üniversitesi tarihçesine baktığımızda çok ufacık bir yer kaplamaktadır. 2019 yılında üniversiteyi satın aldıklarında biz öğrenciler tarafından sert bir şekilde tepki görmüş, zaman içerisinde kampüslerimizde Bilgi kültürüne ters aksiyon aldıklarında tepkilerin katlarca fazlasını tekrardan tecrübe etmiştir.
Büyük ihtimalle Can Holding'den Bilgi Üniversitesi öğrencilerinden daha çok nefret eden yoktur. 30 yıllık tarihinin son 7 yılında aktif olan bir kapitali Bilgi Üniversitesi ile bağdaştıramazsınız. Kaldı ki bazı kişiler, 2023 seçimlerinde Erdoğan'ın kazanamadığı senaryoda Can Holding'in üniversiteyi satmak istediği söylentilerini duymuştur.
Ayrıca Bilgi Üniversitesi, son derece özgür bir üniversitedir ve kuruluşundan yakın tarihe kadar bireylerine kontrol edebilecekleri bir öğrenciden ziyade, kendilerini BİLGİ ile özdeşleştirmeyi tercih etmiş birer yetişkin gözüyle bakar. Kampüs içerisindeki işletmelerin sattığı ürünler veya gerçekleşen partiler, bu sebepten ötürü eğitimin kalitesizleştiği gibi saçma iddialar ile bağdaştırılamaz.
Bilgi Üniversitesi, özellikle sosyal bilimler ve iletişim fakültelerindeki bölümlerde ülkemizin en saygın ve kaliteli akademisyen kadrolarına sahiptir. Bu akademisyenlerin en büyük ayrıcalığı, BİLGİ'nin kültürü gereği, yalnızca sıfat olarak "akademisyen" olmaları ve iletişim kurarken akademik duvarları yıkıp geçmeleridir.
BİLGİ'de hazırlık dönemi ile birlikte geçirdiğim 5.5 yılda bir kez bile hiçbir akademisyene ulaşmakta zorluk yaşamamış, hatta bazılarıyla neredeyse "arkadaş" olmuştum. Bugün bile neredeyse bir düzine kadarıyla günlük hayatımda konuşur, ofislerini ziyaret ederim. Daha doğrusu, ederdim... Malum.
BİLGİ'yi masonlukla bağdaştıran ve bizi kötü amellerin (!) peşine sürüklediğini iddia edenler (ki bu ne alakaysa...) için de şunu söyleyebilirim ki BİLGİ, size öğrenciden daha çok kaliteli insan olma yolundaki bir birey olarak bakardı. Bugüne kadar her yıl 1000'den fazla (Evet, günde ortalama 3 etkinlik) etkinlik düzenlenmesi, 100'den fazla kulübün olabildiğince aktif tutulmaya çalışılması, dünyaca ünlü ve tarihe damga vurmuş isimlerin sürekli konuk edilmesi gibi aksiyonlar, öğrencilere "Gidin ve kendiniz için kendi istediğiniz işleri yapın," demesinin bir yoluydu.
Ayrıca mezunlarına ömür boyu derslere girmek veya etkinliklere katılmak gibi hakları tanıyan ender üniversitelerden biriydi. Çünkü BİLGİ'nin mottosu hep "Non scholae, sed vitae discimus." olmuştu. Yani, "Okul için değil, yaşam için öğrenmeliyiz."
Ben bu yorumları olabildiğince görmezden gelmeye çalışıyorum ve bir türlü BİLGİ'yi kazanabilecek puana sahip olmamış insanların kendi iç çatışması sebebiyle intikam duygusuna büründüğünü düşünmek istiyorum. BİLGİ'nin ne olduğunu, ne sunduğunu en iyi santralistanbul kampüsüne adım atmış, oranın havasını almış insanlar bilir.
Biz güzeliz, temiziz ve aydın olmaya çalışan kimseleriz. Zamanla büyümesini umduğumuz parlaklığımız ile bu ülkeye ışık tutmak, en büyük ideallerimizden. Üniversitemizi kapatmak, ancak bu ülkeyi karanlığa boğmak isteyenlerin eseridir.
Ancak ışık sonsuzdur ve engellenemez. BİLGİ ruhu her zaman devam eder.
Keşke üniversitemiz daha da yaşayabilseydi.
Çok üzgünüm.
Boji köpeğe kurulan kumpası hatırladınız mı ? Cebinde b.k taşıyan insan müsveddesi tramvaya dışkı bırakmıştı .
Köpeklere kumpas kuranlardan merhamet beklemeyin . Hayatı boyunca bir kedi ,bir köpek kadar sevilmeyecek değer görmeyecek olanların savaşı var onlarla
Ya 80 yaşındaki Mustafa Keser'in gericilik karşısında Yavuz Bingöl'den, Yılmaz Erdoğan'dan ve düzen muhalefetinin topundan daha dik durabilmiş olması?...
Vay be, tüylerim diken diken oldu. Bu gerçek bir sanat. Onlar bize bunu saldırgan bir hayvan olarak satmaya çalışıyor, oysa o sadece sevgi ve anlayış arıyor. 👏👏👏
THY son olarak uçağa çantalı dahi olsa hayvan almayacakmış , bütün hayvanlar kargoda gelecekmiş ..
O zaman ne yapıyoruz , @TurkishAirlines a binmiyoruz !!!
Çünkü hayvanları kaybediyorlar !!
Aylık kreş ücreti: 35.000 TL
Ortalama maaş: 30.000 TL
Ben: Doğurganlık oranı ekonomik sebeplerden düşüyor.
Aile Bakanlığı: Hayır süpürge reklamlarından dolayı düşüyor.
Paşa ve Paz, 14 canlıya ulaşarak enkazdan çıkarılmalarını sağladı.
Yandaki ise depremde çadır sattı.
Aynı kareye koymaya gönlüm razı gelmedi.
#boschreklamı
Sen gel bu insana ittapar diye hakaret et sonra müslüman aile yapısı şu bu de, Allah kitap de…
@BoschHomeTR halkın üstünden ölü toprağını attınız, ses çıkarmayanların sesini çıkardınız, silkindik, kendimize geldik 🙏🐾🌺
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Bir çocuğu, 18 yaşına kadar nitelikli bir şekilde yetiştirmek için bir ev parası harcaman gerekiyor. Yaşlılığında rezil olmamak için kendine de bir ev alman gerekiyor. İki çocuk olsa 3 ev karşılığı bir para kazanman gerek. Sen ekonomiyi bu noktaya getir, sonra bak bakalım nüfus artıyor mu azalıyor mu görelim.
RTÜK Bosch’un reklamı kaldırmış.
Sebep: “Toplumun ahlâkını bozuyor”
Bu topluma her gün kaynanasını düdükleyen damadı, kocasını seksen küsür kişiyle boynuzlayan kadını, kendi içinde tren yapan köyleri, aileleri izletiyorsunuz. Hangi ahlâk?
İnsanlar kedi köpekleri olduğu için çocuk yapmıyor değil!
Hayat pahalı,gelecek belirsiz, iş hayatı torpil ve partizanlığa terk edilmiş, fırsat eşitliği yok edilmiş, adalet duygusu zayıflamış bir ülkeye kim çocuk getirmek ister.
Kısacası; sorun reklam değil!
Yemin ederim bu kadar stresli olmasa çok komik ülke aslında. Düşünsene koca koca insanlar toplantılar yapıp "hayvanlara annelik yapamazsınız, onların annesi gibi hissedemezsiniz yasak" diyor. Siz hakkaten delirmişsiniz ahdjha
8. sınıf öğrencisi sıranın üzerine böyle bir şey bırakmış. Şimdi bir şey çok merak ediyorum. Pedagoglar ve eğitim profesörleri açıklayabilir mi? Bunu yapan bir öğrenci eğitilebilir mi? Nasıl eğitilmeli?