Yarın YKS’ye girecek evlatlarım; emek verdiniz, çalıştınız, şimdi sakin olun ve bildiklerinizi en iyi şekilde ortaya koyun. Zihniniz açık, yolunuz aydınlık olsun, hepinize yürekten başarılar diliyorum.
🇹🇷Türkiye’nin Erdoğan’a ihtiyacı yok.
🇹🇷Türkiye’nin hiçbir faniye ihtiyacı yok.
🇹🇷Türkiye’nin;
➖Demokrasiye,
➖İnsan haklarına,
➖Özgürlüklere,
➖Hukukun üstünlüğüne,
➖Şeffaf yönetilen ve denetlenebilen devlet kurumlarına ihtiyacı var.
👉2022 ve 2024 yıllarında Diyarbakır ve Van’da TRT naklen yayın araçlarında uyuşturucu yakalanmıştı.
🖊️Resmi görevlendirme yazısının altında TRT Ulaştırma ve Şoförlerden Sorumlu Müdürü Hasan Göçer’in imzası vardı.
👉Bu kez TRT Genel Sekreteri Mesut Eker’in makam aracı Kahramankazan gişelerinde 7,5 kg uyuşturucu ile suçüstü yakalandı.
🚗Sevkiyat Ankara’dan İstanbul'a yapılıyordu.
🖊️Görevlendirme yazısındaki imza yine aynı isme ait.
🇹🇷Aziz Türk Milleti'nden toplanan vergilerle var olan, hepimize ait bu güzide kurumun düştüğü hale bakın.
👉Güzelim ülkede çürütmedik, dağıtmadık, talan etmedik bir tek kurum bırakmadılar.
☀️Konuyu Meclis gündemine taşıyoruz.
Teğmen Ebru Eroğlu: "Sonuç ne olursa olsun, Harp Okulu'nda kazandığım onuru ve taşıdığım rozeti elimden alamazlar. Bizler önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün izinden yürüyen öğrenciler, ardından onun emanet ettiği vatanın silah arkadaşları olduk. Atatürk'ün ilke ve değerlerine bağlı Türk askerleriyiz.🇹🇷🇹🇷
Bugün burada bir kadın avukat konuşabiliyorsa, ben bir Türk kadını olarak dimdik ayakta durabiliyorsam, bunu Cumhuriyet'e ve Atatürk'ün açtığı yola borçluyuz. Bu mirası yaşatmaya ve korumaya kararlılıkla devam edeceğiz." 🇹🇷🇹🇷
Ülkede yokluktan gelip bir anda zengin olan öyle varoş bir kesim var ki, dünyadaki hiçbir şey umurlarında dahi değil. Tek aktiviteleri baby shower’lar düzenlemek, isim partileri yapmak ve 6 ay kınası organize etmek. O kadar sıkılmışlar ki...Hayatlarında hiç görmedikleri, kaynağı belirsiz bir para bir anda ellerine geçince bunu yönetemeyip nereye harcayacaklarını şaşırıyor ve sürekli bir eğlence partisi düzenliyorlar. Bu hayattaki tek başarıları, evlenip çocuk yapmak ve o çocuğa partiler düzenlemek üzerine kurulmuş. Hayali ve samimi olmayan arkadaşlarıyla sürekli birbirlerine gösteriş yapıp, bu tarz etkinliklerle adeta “Hangimiz daha görgüsüz ve cahiliz?” diye büyük bir yarışın içine giriyorlar. Umarım MASAK, bu etkinlikleri düzenleyen organizasyon şirketlerinden başlayarak, bu yolla para aklayan ve kaçıran herkesin kapısını en kısa sürede çalar.
KAMUOYUNA DUYURU
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve Kamuoyuna…
2009 yılında Chp grup başkanı iken tvlerde yapmış olduğunuz, belgeye dayalı ve Akp’li rakiplerinizi adeta terlettiğiniz,istifaya zorladığınız ve iktidarın yolsuzluklarını yüzlerine vuran, sakin, kendinden emin, dürüst tavrınızla,muhalif kitlelere umut olduğunuz duruşunuzla sevmiştik sizi…
Hayatı boyunca halkının sorunlarına yakın duyarlı,ihtiyaç duyulan her emek, barış, demokrasi ve özgürlük eksenli eylemlilik ve platformlarda bulunmuş, bu çizgide şarkılar da bestelemiş, sol değerlere sahip bir sanatçı olarak ,beni de heyecanlandırdınız ve harekete geçirdiniz…
Duyduğum duyarlı sanatçı sorumluluğu sabaha karşı 4 de bana Kılıçdaroğlu marşını besteletti…Siyasi partilerde seçim şarkısı algısını değiştiren ve kaliteyi artıran sıfır (yeni) beste geleneğini başlatan bu şarkıyı o günkü şartlarda yapmış olmaktan pişman değilim…Elimi duyduğum aydın sorumluluğuyla, ülkem, partim ve halkım için taşın altına koymam gerekirse,her zaman koydum, yine koyarım..
Fakat gelinen şu noktada 13 seçim yenilgisi, yapılan siyasi hatalar, artık nedense yapılmayan düellolar, ortaya çıkmayan belgeler, başarısızlıklarınız nedeniyle milyonlarca sol, sosyal demokrat, laik, Atatürk’çü ve cumhuriyetçi kitleleri tekrardan umutsuzluğa ve karamsarlığa sürüklediniz…Bu da haklı olarak yapılan seçimli kurultayda genç, çalışkan ve tekrardan umut vadeden, genel başkan adayı sn.Özgür Özel ve cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’na karşı parti içi iktidarı demokratik yollarla kaybetmenize sebep oldu ve parti adeta tarihi olarak şahlandı ve ilk seçimde 1. Parti oldu…
Benim sizden beklediğim ,eski bir genel başkan olarak partinizin başarısı için, bu genç ve başarılı kadroyu tebrik etmek,ellerini sıkmak ve kutlamaktı…Gerektiğinde diğer eski genel başkanlar gibi yanlarında durarak desteklemenizdi…Fakat sizin geldiğiniz nokta adına maalesef üzüntü duyuyorum…Türkiye https://t.co/NRxxvtOEQL olmuş iktidara yürüyen partiye iktidarın ve üst akılların kurduğu onlarca tuzağın üstüne, en büyük çelmeyi taktınız butlan kararına uyarak…Pir Sultan’ın dediği gibi, ille dostun bir tek gülü yareler beni…Olmadı sayın Kılıçdaroğlu, yakışmadı…Sizi alkışlayanlar emin olun tarihi bir yanılgının içindeler ve bu yaptığınız unutulmayacak…Bu saiklerle partiye yaptığım bir çok şarkımın içinde ,adınızın geçtiği şarkılarımın sizin ve meşru bulmadığım yönetiminiz tarafından kullanılmamasını ve dijital platformlarınızdan da kaldırılmasını istiyorum…
Yeter bu ülkeye kıymayın efendiler!…
Şarkılarımın kullanımına devam edilmesi halinde yasal yollara başvuracağımı da tarafınıza bildiririm…
Saygılarımla…
ONUR AKIN… @eczozgurozel #chp @ekrem_imamoglu@dk_imamoglu@ailedayanismagi @CHP_istanbulil @CBAdayOfisi@ozgurcelikchp@gunaydingokhan@alimahir@gokanzeybekCHP@veliagbaba@muratemirchp@mansuryavas06@VahapSecer@arasahmetmugla@filizceritoglu@avfilizgencan@besimecz
Marmara Denizi'nin Balıkesir Marmara Adası açıklarında 15 bin metrekarelik hayalet ağ çıkarıldı.
Deniz canlıları için ölüm tuzağına dönüşen ağlarda halen hayatta olan çok sayıda canlı kurtarılarak yeniden yaşam alanlarına bırakıldı.🐙
Ekiplerin emeğine, yüreğine sağlık.💙
Ancak hayalet ağlar bir sonuçtur.
Marmara Denizi'nde hâlâ sürdürülmesine izin verilen endüstriyel balıkçılık faaliyetleri, denizlerdeki ekolojik yıkımın başlıca nedenlerinden biridir.
Marmara Denizi çoklu ekolojik yıkım altında can çekişiyor.
Eğer gerçekten denizin yeniden yaşamla dolmasını istiyorsanız; Boğazlar ve Marmara Denizi'nde endüstriyel avcılığı süresiz olarak yasaklayın ve etkin biçimde denetleyin.
https://t.co/AP9TP0BGBH
Kırklareli’deki bir festivalde oyuncak satarak harçlığını çıkaran çocuğun çarpıcı sözleri:
Muhabir: Kolay gelsin. Harçlık çıkarmaya mı çalışıyorsun?
Çocuk: Harçlık çıkarmaya çalışıyorum.
Muhabir: Satışlar nasıl gidiyor?
Çocuk: Çok iyi abi.
Muhabir: Okul nasıl gidiyor?
Çocuk: 99 ortalama falan yaptım.
Muhabir: Oğlum Türkiye ortalamasının üstündesin, farkında mısın? Rap dinliyor musun, rap?
Çocuk: Rap tabii, ceza dinlerim.
Muhabir: Ne dinliyorsun?
Çocuk: Ceza.
Muhabir: Lvbel C5?
Çocuk: Yok abi, terbiyesizliği sanat olarak insanlara sunuyor yani. Anlatabildim mi?
Muhabir: Rap'in C5 terbiyesizliği sanat olarak...
Çocuk: Tabii. 4 tane şarkı cümlesine baksan zaten, nasıl anlatayım ki? Üniversiteyi okuyanların %90'ı işsiz, okumayanların %90'ı işli yani. Nasıl anlatayım, öyle bir eğitim sistemi.
Havlasan bile rapçi yapıyorlar zaten.
Muhabir: Başka ne anlatmak istersin şampiyon? Memlekette ne hoşuna gitmiyor?
Çocuk: Memleket, yönetim sistemi, eğitim sistemi... Okula sürüklenerek giden çocukları görüyorum. Yani parçasından tutup götürülen. Gelişmiş ülkelere bakıyorum. Yani koşarak okula gidenler...
(Kaynak: Gece muhabiri)
Bilgi Üniversitesi öğrencileriyle ilgili yapılan yorumları gördükçe bazı şeyleri bir öğrenci olarak paylaşma ihtiyacı hissediyorum. Dışarıdan bakıldığında, garantör üniversitenin Mimar Sinan olması nedeniyle “daha iyi bir okula geçiyorsunuz, şanslısınız” gibi yorumlar yapılıyor. Ancak mesele bundan çok daha farklı.
Sürecin arkasında, aslında bir gecede geleceği belirsizliğe itilen binlerce öğrencinin, akademisyenin ve çalışanların emeği var.
Ben İstanbul Bilgi Üniversitesi Endüstriyel Tasarım 2. sınıf öğrencisiyim ve %100 burslu olarak okuyorum. Tercih dönemimde puanım Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne yetmesine rağmen Bilgi Üniversitesi’ni kendi isteğimle seçtim. Elbette Mimar Sinan çok değerli ve başarılı bir okul. Ancak benim Bilgi’yi tercih etme sebeplerim farklıydı.
Bilgi Üniversitesi’ni tercih etmemin en önemli sebeplerinden biri günümüzde özellikle iş hayatında dil yeterliliği önemli bir noktadayken %100 İngilizce eğitim vermesiydi. Bunun yanında eğitim yaklaşımı da benim için önemliydi. Mimar Sinan’ı birebir gezmiş biri olarak eğitim anlayışının daha sanatsal bir yönde ilerlediğini gözlemledim. Ben ise kendi adıma daha teknik odaklı bir eğitim almak istediğim için Bilgi Üniversitesi’ni seçtim.
Atölye imkanları üst düzeyde olup cnc/lazer kesim makinelerden torna makinelerine kadar üretimde deneyim sahibi olmamızı sağlayan birçok olanak bulunuyordu.
Sağladığı uluslararası imkanlar da benim için çok değerliydi. Örneğin bölümümde İtalya’daki NABA Üniversitesi ile çift diploma imkanı bulunuyordu.
Buradaki mesele burslu ya da ücretli öğrenci olmak değil. Kendi bölümüm adına konuşursam, öğrencilerin ne kadar emek verdiğine birebir şahidim. Günlerce uykusuz kalıp proje yetiştiriyoruz, atölyelerde makineleri ustamız kontrolünde kendimiz kullanıyor, üretimlerimizi kendimiz gerçekleştiriyoruz. Jürilere yorgun ama ortaya çıkardığımız işle gurur duyarak giriyoruz. “Özel okul öğrencisi” algısının aksine emek veriyor ve çalışıyoruz.
Bilgi Üniversitesi’ni sadece adı için değil; akademik kadrosu, eğitim modeli, kampüsü ve bize sunduğu imkanlar nedeniyle seçtik. Bu yüzden şu an başka bir üniversiteye geçecek olmak bizi otomatik olarak daha iyi bir duruma taşımıyor. Üstelik birçok bölümün birebir karşılığının bile henüz net olmadığı bir süreç yaşanıyor.
Final dönemine iki hafta kalmışken, ertesi gün pre-jüri için gece boyunca maket yaparken okulumuzun kapatıldığını öğrenmek ve hiçbir net bilgi olmadan geleceğimizle ilgili sayısız soru işaretiyle baş başa kalmak gerçekten çok yıpratıcı.
Bu bizim geleceğimiz. Bir öğrenci olarak; insanların, öğrencilerin verdiği emeği ve yaşadığı belirsizliği anlamaya çalışmasını, sesimizi duymasını ve destek vermesini bekliyorum.
#BilgiÜniversitesi #BilgiliYalnızDeğildir #bilgiüniversitesikapatıldı
Ben Burdur Milletvekiliyim, Ankara’da birilerine güvenerek değil Burdur Halkı için çalışarak halka güvenerek siyaset yaptım!
Ve şimdi Burdur Halkımızın istemediği Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte siyaset yapmayacağımı kamuoyuna saygılarımla bildiriyorum. @herkesicinCHP
Ben Bursa Milletvekiliyim, partimizin ve Balkan ve Rumeli camiasının sivil toplumu içinden geldim.
Birilerine güvenerek değil Bursa için çalışarak, Balkan ve Rumeli camiamıza ve Bursa halkına güvenerek siyaset yaptım!
Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türkiye Cumhuriyetinin ve Cumhuriyet Halk Partisinin bir neferi olarak; AKP'nin yargı kollarından aldığı güç ve yetki ile yürüyen Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte siyaset yapmayacağımı kamuoyuna saygılarımla bildiriyorum. @herkesicinCHP
Polis zoruyla gasp edilen parti binamızdan alacağımız tek bir şey vardı: En büyük emanetimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk!
Bu hukuksuzluğa imza atan, talimat veren ve sessiz kalan herkes bilsin; günü geldiğinde bu zorbalığın da, bu hukuksuzluğun da hesabı mutlaka sorulacak!
İnsanı en çok sarsan şeylerden biri, bir zamanlar değer verdiği, adam sandığı birinin aslında içi boş, fırsatçı, bencil ve hiçbir değeri olmayan biri olduğunu fark etmektir.
O saatten sonra insan, boşa harcadığı zamana, gösterdiği iyi niyete ve kendi saflığına içerleyip durur.