"Ben parasız yatılı okudum, devlet bize her 6 ayda bir gömlek, pantolon ve ayakkabı verirdi. Ben o gömleklerin kokusunu hiç unutmadım. Bu Cumhuriyet beni en değerli okullarda parasız okuttu. Hiç kimseye muhtaç etmedi.''
Barış Terkoğlu
75 gündür özgürlüğünden mahrum bırakılan BirGün Gazetesinden gazeteci İsmail Arı tahliye edildi.
Gazetecilik suç değildir. Basın özgürlüğü, demokrasinin ve halkın haber alma hakkının güvencesidir.
Geçmiş olsun İsmail Arı!
@ismailari_@BirGun_Gazetesi#İsmailArı
Özgür Özel Trabzon'da Dilek İmamoğlu'nun babası, Ekrem İmamoğlu'nun kayınbabası
Fehmi Kaya'yı hastanede ziyaret etti 🙏
İşte vefa.. işte duyarlılık..
Geçmiş olsun Fehmi Kaya Bey 💐
K��lıçdaroğlu'na yakın isimler Özgür Özel'i Manisa milletvekili olarak görmek isterken KOÇ ailesi Özgür Özel'i baş köşede Genel Başkan düzeyinde ağırladı.
Manisa İl Başkanı İlksen Özalper (Muhittin Böcek'in iddiaları hk):
Muhittin Böcek'in; düne kadar 'Muhittin Abi' dediğimiz, benim de 'Muhittin Abi' dediğim Muhittin Böcek'in yaptığı açıklamalardan sonra bu açıklamayı yapmak durumunda kaldım."
"Çok kötü günlerden geçiyoruz. Kötülüğün içinden geçiyoruz, gerçekten kötülüğün içinden geçiyoruz. Çünkü Muhittin Böcek'in Manisa'ya geldiği gün milletvekillerim, Ferdi Başkanım, Demirhan, ben ve bütün il yöneticilerimiz hep birlikteydik. Burada bizi ziyaret etti. Ferdi'nin ofisinde bir çalışma yapıldı. Yapılan çalışma özellikle Annekart üzerine yapılan bir çalışmaydı. Projelerini anlattı. İşte o projelerden yola çıkarak biz nasıl projeler yapabiliriz, bunları konuştuk. Asla baş başa kaldıkları bir zaman dilimi olmadı."
"Ancak yaptığı açıklamalar gerçekten hem bizi, hem Manisa'yı hem de Türkiye'yi çok üzdü. Olmayan, gerçek olmayan açıklamalar yaptı."
"Çünkü biz öyle zor süreçlerden geçtik ki; o geçtiğimiz süreçlerde, dün de söylediğim gibi, küçücük bir arabanın içerisindeydik biz. Küçücük bir araba, hatırlarsınız belki. En çok da arkadaşım hatırlar. İçinde dört ya da beş koltuğun olduğu bir arabanın içerisinde ilçeleri dolaştık. Arada bir saat, iki saat boşluğumuz olduğunda Ferdi, gerçekten o 1.95'lik boyuyla kıvrılır, minnacık olurdu. Üşürdü de üzerine bir şey örterdik. O koltukların üzerinde yatardı. Biz de dışarıda, ilçe binasında insanlarla bir araya gelirdik."
"Burada para değildi mesele. Ferdi'nin insanlığı vardı. Ferdi'nin gülen yüzü vardı. Ve emek vardı. Emekle kazanıldı. Bunlara cevap veremeyecek insanların, Ferdi'nin üzerinden böyle bir siyaset üretmesi, kendi paçalarını kurtarmak için yaptıkları şeyler asla kabul edilebilir şeyler değil.""
Özgür Özel’i gören bir vatandaş şunları söyledi:
“Yoruldun, yoruldun… Ama yorulmak yok, devam! Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. Bu satıh devlettir, millettir!��
Geçirdiğimiz bu karanlık günlerde, tarihin doğru tarafında durmanın ne anlama geldiğini bir kez daha görüyoruz.
Önceki Genel Başkanlarımız Murat Karayalçın, Hikmet Çetin ve Altan Öymen ile önceki Genel Sekreterimiz Önder Sav’ın ortaya koyduğu tutum; yalnızca bir siyasi tavır değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilke, kültür ve demokrasi geleneğinin de güçlü bir yansımasıdır.
Bu anlayışı ve partimizin köklü değerlerini ele aldığım “Tarihin Doğru Tarafında Duranlar” başlıklı yazım bugün Cumhuriyet’te. Okumanız dileğiyle…
Dün bir kez daha ne kadar büyük ve güçlü bir ailenin ferdi olduğumu hissettim.
Hakkımda açılan davanın ardından Türkiye’nin dört bir yanından yüzlerce telefon, binlerce mesaj aldım. Arayan, soran, destek veren, dayanışmasını hissettiren herkese yürekten teşekkür ediyorum. Dönüş yapamadığım dostlarımın affına sığınıyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin gücü örgütünden gelir. Bizler, örgütlü mücadelenin neferleriyiz ve örgütümüzle güçlüyüz.
Ne baskılar, ne soruşturmalar, ne de davalar bizi inandığımız yoldan bir adım geri attırabilir.
İyi ki varsınız, iyi ki bu büyük ailenin bir parçasıyım. Hepinize teşekkür ediyorum.
CHP, gücünü üyelerinden, delegelerinden, örgütünden alır. Bu örgüt, halkın ta kendisidir. Demokrasi; ertelemekle, bastırmakla ya da yok saymakla değil, milletin ve örgütün sesine kulak vermekle yaşatılır.
Bugün notere giderek kurultayın toplanması için imzamı attım. Çünkü inanıyorum ki Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceğini kapalı kapılar ardında alınan kararlar değil, örgütün özgür iradesi belirleyecektir. İlk genel seçimde partimizi iktidara taşıtacak olan da bu iradedir.