Anne ve babalar duysun! Ülkemizde 1’000’000 üzerinde hayvancılık işletmesi var ve sadece 1300 civarında Brusella ve Verem olmadığı test edilmiş işletme mevcut. Gıda güvenliği hiç öncelenmiyor. Videonun sonuna doğru bazı ürünlerin fiyatlarına da değiniyorum. İyi seyirler
Bir Turkcell kullanıcısının paylaşımı
Turkcell Faciası
Ön not:
Bu ülkeyi yönetenlerin de yönetilenlerin de gerçekten adil bir yargılama sistemi istediklerine artık inanmıyorum.
Mayıs ayında eşim Mine Hanım'a yeni bir telefon almak için Bursa Setbaşı'ndaki Turkcell bayisine birlikte gittik.
Eşimin kullandığı Samsung A71'in üst modeli olarak Samsung A07'yi önerdiler. Biz de güvenip fiyatını sorduk.
"Peşin 15.000 TL, 12 ay taksitle 18.000 TL." dediler.
Biz de taksitle almaya karar verdik.
Eski telefondaki bilgileri yeni telefona aktarmaya başladılar ve "2-3 saat sonra gelirsiniz." dediler. Akşam saat 19.00 civarında ben gidip telefonu teslim aldım.
Daha sonra telefonun piyasa fiyatının yaklaşık 9-10 bin TL olduğunu öğrendim.
Üç gün sonra tekrar bayiye gidip, "Peşin alırsam fiyat ne olur?" diye sordum.
"12.650 TL." dediler.
Birkaç gün sonra yeniden gittim. Bu kez "12.900 TL oldu." dediler.
"Olur." dedim.
Gerekli işlemler yapıldı ve ödemeyi gerçekleştirdim. Bana üzerinde "Mali değeri yoktur, irsaliye yerine geçmez." ibaresi bulunan 12.991,70 TL tutarında bir fiş verdiler. Ben de memnun bir şekilde ayrıldım.
Eşimin kullandığı telefon paketinin aylık ücreti 327 TL idi.
Bu ay fatura 746 TL gelince, telefonu aldığımız Setbaşı'ndaki bayiye tekrar gittik.
Bize telefonu satan Halil Köse'nin başka bir şubeye geçtiğini öğrendik.
Kendisini "Ben Kemal." diye tanıtan görevli,
"Size bir de şarj cihazı satılmış. Onun için de 12 ay boyunca aylık 280 TL, toplam 3.360 TL ödemeniz gerekiyor." dedi.
Biz böyle bir ürün almadığımızı söyleyince kamera kayıtlarını izledi.
Kayıtları izledikten sonra bize dönerek:
"Haklısınız, şarj cihazı bizde kalmış." dedi ve cihazı bana uzattı.
Ben de:
"Ben bunu almak istemiyorum." dedim.
Bunun üzerine:
"Parasını zaten alacağız, şarj cihazınızı da alın." cevabını verdi.
Ben de şu soruyu sordum:
"Eğer ilk yaptığım sözleşmeye göre her ay 1.500 TL ödeyip toplam 18.000 TL ödeseydim, bu şarj cihazı için ayrıca ücret isteyecek miydiniz?"
"Hayır." dedi.
"Toplam 18.000 TL'nin içindeydi."
Bunun üzerine şunu söyledim:
"O hâlde benim peşin ödediğim 12.991 TL'yi sadece hesap kapatmak için mi aldınız? Bu nasıl bir satış anlayışı, bu nasıl bir aldatmaca?
Farz edelim ki bugün buraya hiç gelmeseydim. Şu an bana uzattığınız şarj cihazını hiç teslim almamış olacaktım. Buna rağmen kullanmadığım, teslim almadığım bir ürün için 3.360 TL ödeme yapacaktım.
Sizde hiç vicdan yok mu?"
Görevlinin cevabı ise kısa oldu:
"İstediğiniz yere şikâyet edebilirsiniz."
Bayiden ayrıldıktan sonra Turkcell müşteri hizmetlerini aradım.
Konu hakkında özür dilediler ve bayiden savunma istediklerini söylediler.
Ancak daha sonra bana, bayinin savunmasını esas aldıklarını ifade ettiler.
Ardından Osmangazi Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti Bürosu'na gittim.
Görevli:
"Siz telefonu peşin ödeyerek almışsınız. Biz ancak şu şarj cihazıyla ilgili işlem yapabiliriz. Bunun için bayiden finansman sözleşmesini, taksitli satış sözleşmesini ve faturayı getirmeniz gerekiyor." dedi.
Bayiye gidip bu belgeleri istedim.
Vermediler.
Aslında bunu önceden tahmin ettiğim için hakem heyetindeki görevliye,
"Ya vermezlerse?"
diye sormuştum.
Aldığım cevap ise şu olmuştu:
"Bizim yapabileceğimiz bir şey yok."
Sonuç olarak anladım ki, vatandaş dolandırıldığını düşünse bile çoğu zaman hakkını arayacak etkili bir mekanizma bulamıyor.
İşin ilginç yanı, Tüketici Hakem Heyeti'ndeki iki görevli bana,
"Amca, başka gidecek yer mi bulamadın? Turkcell bayisine girilir mi?"
diyerek sitem etti.
Ben de gülümseyerek,
"Özür dilerim, bir daha olmayacak."
dedim.
İşin doğrusu, artık mahkemeye ya da hakem heyetine gitmeyi düşünmüyorum.
Bu yazıyı yazmaktaki amacım da bir hukuki süreç başlatmak değil.
Tek amacım; haksız kazancı normal gören, müşteriyi mağdur eden Bursa Setbaşı'ndaki Turkcell bayisini ve bu süreçte bayisinin savunmasını esas alan Turkcell'in yaklaşımını eşe dosta duyurmak ve insanları benzer durumlara karşı uyarmaktır.
Hepsi bu.
Arif Kılıç
Pazarlara da POS cihazı zorunluluğu geliyor...‼️
Bu uygulamanın iki amacı var!
1) - Vatandaşı nakitsiz (köle) toplum projesine entegre etmek.
2) - Kart Komisyonu ile bankaları daha da zenginleştirmek!
Garibanın oyları ile geldiler.
Zenginin değirmenine su taşıyorlar!
#SONDAKİKA
Erkan Trükten: “Hak Birliği Hareketi Partisi'nin Meclis’e Girmesi Şarttır!”
Hak Birliği Hareketi Partisi Genel Başkanı Erkan Trükten, gündeme damga vuracak açıklamalarda bulundu.
Erkan Trükten, rezerv alan dayatmaları, iklim kanunu baskısı ve dijitalleşme üzerinden kurulan küresel zorbalığın dışarıdan müdahalelerle durdurulamayacağını belirterek,
“Gerçek mücadele için Meclis’te olmamız şarttır” dedi.
Sosyal medya üzerinden sözlerine devam Eden @ErkanTrukten devamında
👉Sistemin içeriden çökertilmesi gerektiğini vurgularken şu sözlerle dikkat çekti:
👉 “Rezerv alan adı altında halkın toprağına el konuluyor. İklim kanunuyla insanların yaşam tarzı kısıtlanıyor.
👉Dijitalleşme bahanesiyle özgürlükler yok ediliyor.
👉Bu zorbalığa dışarıdan itiraz etmek yetmez, çünkü kanun orada yapılıyor. Çözüm; halkın gerçek temsilcilerinin Meclis’e girmesidir.”
📍Topluma çağrı yapan Trükten, Hak Birliği Hareketi’nin meclisteki varlığının sadece bir siyasi tercih değil, milletin geleceği için zorunluluk olduğunu söyledi.
İklim Kanuna karşı 1 milyon imza topladık.
Soruyorum:
#İmzamNerede ?
İmza atanlar,
#İmzamNerede hashtagı ile aynı soruyu sorsun!
#İmzamNerede
Direnişe devam!
Hükümet, Paris İklim Sözleşmesi ile Siyonist Küresel Çeteye hangi sözleri verdi?
💥Hayvancılık ve tarım 2030'a kadar 6 yıl içerisinde yüzde elli, 2053'te tamamen bitirilecek.
💥Aynı şekilde kömür, doğalgaz ve petrol kullanımı 2030'a kadar yarı yarıya indirilecek 2053'te tamamen bitirilecek.
Bu ne demek?
İşsizlik, açlık ve kıtlık ve nefes vergisi demek...
Karbon ayak izi demek...
Şu anki hayat pahalılığının milyon mislini yaşamak demek
Bunu nasıl yapacaklar? İklim Kanunu ile.
Bu sektörler karbon üretiyor bahanesiyle, karbon emisyonu bu miktarda azaltılacak diye söz verildi.
Yahudilerin, dünyayı kurtarma yalanı ile kurmak istedikleri "Yeni Dünya Düzeni" ve "Büyük Sıfırlama"nın yani kölelik düzerinin kurulmasına hizmet etmektir iklim kanunu.
Şurada az bir zaman kaldı.
Kanun çıktıktan sonra hiçbir şey yapamayız.
Videoda konunun önemli detaylarını anlattım.
Lütfen bu konuda bir bilinç oluşsun diye videoyu paylaşabildiğimiz kadar paylaşalım.
Siyasetçilere ulaştıralım.
Halkın adına, halka sormadan bu kadar önemli bir konuda karar veremezler.
Milletvekilleri kanunu imzalamasınlar diye ulaşabildiğimiz kadarına ulaşalım.
#İklimKanunu #1milyonİmza
💥DİKKAT İKLİM KANUNU GEÇMEMELİ!
▪️S Seçimden sonra çok feci kanunlar geliyor
▪️ Karbon ayak izi adı altında geleceğimiz özgürlüğümüz ipotek altına alınacak
▪️Sahtekâr ana akım medya kör ve sağırı oynuyor
▪️RT YAP HERKESE ULAŞTIR!
@Semamarasli
İklim Kanunu'nun reddi için hashtag'miz
#1milyonimza
TBMM e dilekçe sayfasında tam 1 milyon 30 bin imzaya ulaştık! @TBMMresmi@TBMMGenelKurulu
Bu milleti görmezden gelemezsiniz!
Gündeminiz bu olacak! Milletvekillerine sesleniyoruz! 3 maymunu oynamayın!