5 Temmuzu unutmak ihanettir
Bir millet komünist Çin tarafından yavaş yavaş yok ediliyor ve bütün dünya, bütün ümmet sessiz bir şekilde bunu seyrediyor
Unuttuğun zaman insanlığını, Müslümanlığını, Türklüğünü de unut ki, ben insanım, ben Müslümanım, ben Türküm diye ortada dolaşma
Bir çocuk...
En fazla ne isteyebilir ki?
Bir oyuncak.
Sıcak bir yatak.
Annesinin saçlarını okşaması.
Babasının omzunda uyuyakalmak...
Bizim çocuklarımız akşam olunca "Anne, biraz daha oynayayım." diye pazarlık yapıyor.
Gazze'de bir çocuk ise gece olunca gökyüzüne bakıp sessizce dua ediyor.
"Allah'ım... Bu gece çadırımıza bomba düşmesin."
...
Bir an dur.
Gözlerini kapat.
Ve kendi çocuğunu düşün.
Ya da bir yeğenini...
Ya da sokakta gördüğün herhangi bir çocuğu...
Onun küçücük ellerini düşün.
Sonra hayal et...
O eller, annesinin elini değil; enkazın altındaki taşları tutuyor.
O gözler, çizgi film izlemiyor.
Alevleri izliyor.
O kulaklar, ninni duymuyor.
Patlamaları dinliyor.
Ve en acısı...
Belki de annesinin sesini son kez duyuyor.
...
Dünyanın en ağır sessizliği mezarlıklarda değildir.
Bir çocuğun annesini uyandırmaya çalışırken çıkan sessizliktir.
"Anne...
Kalk.
Bak ben korktum."
Ama anne kalkmaz.
Çünkü artık cevap verecek nefesi kalmamıştır.
İşte o anda...
Bir çocuk, bir gecede büyür.
Oyuncak istemeyi bırakır.
Masal dinlemeyi bırakır.
Çocuk olmayı bırakır.
...
Ben çocukluğumuzu hatırlayınca aklımı bayram sabahları gelir.
Onlar çocukluklarını hatırlarsa...
Hatırlayabilirlerse...
Muhtemelen duman kokusunu hatırlayacaklar.
Çünkü bazı çocukların albümünde (hayalinde) doğum günü fotoğrafları yoktur.
Enkaz fotoğrafları vardır.
...
Allah hiçbir anneye, evladını kefene saracak kadar uzun bir ömür vermesin.
Hiçbir babaya, küçücük bir bedenin mezarını kendi elleriyle kazdırmasın.
Ve hiçbir çocuğa...
"Anne, savaş ne zaman bitecek?"
diye sorup da cevap alamayacağı bir dünya bırakmasın.
İnşaAllah....
İmam Şafii (r.a) insanlardaki ahlaki çöküşü şu sözlerle anlatır:
“Zamana kusur buluruz, oysa kusur bizdedir, zamanın bizden başka bir kusuru da yoktur.
Hiçbir suçu yokken zamanı kınar dururuz, eğer zaman konuşabilseydi, asıl o bizi kınardı.
Dindarlığımız yapmacıklık ve gösterişten ibaret, biz bununla sadece bizi görenleri aldatıyoruz.
Bir kurt bile başka kurdun etini yemezken, biz ise göz göre göre birbirimizi yiyoruz.
Aldatmak için koyun postuna büründük, bize sığınan biçarenin vay haline!”
| Divan eş-Şafiî
Edinburgh Üniversitesi'nde mezuniyet törenine Filistin protestosu damga vurdu.
▪️ Edinburgh Üniversitesi'nin mezuniyet törenlerininde, çok sayıda mezun öğrenci üniversitenin İsrail ile bağlantılı şirketlerdeki finansal yatırımlarını protesto etmek amacıyla töreni terk etti.
▪️ Öğrenciler, İsrail'le bağlantılı yatırımlarından çekilmesini talep ederken, Filistin bayrakları ve pankartlarla salonu topluca terk etti.
Bir Uygur kadın kocası Hapise atılan Uygur kadınlarını kendisi başta olmak üzere dayanışma ve güçlü irade ile sağlama ayakta kalmaya davet etti.
Yaşadığı psikolojik travmalar anlattı.
Çin’den gülünç propaganda: Uygurlar Türk değil!
Doğu Türkistan’da Uygur Türklerinin özgürlüklerini elinden alan işgalci Çinliler, uydurma söylemlerine yeni bir iddia daha ekledi. Yüzyıllardır var olan dünyanın en eski Türkleri Uygurların tarihini değiştirmeyi amaçlayan Çin Komünist Partisi (ÇKP) rejimi, kamuoyunu kandırmak için son kartlarını oynadı.
Uygurların varlığından rahatsız olan Çinliler, kurguladıkları sözde kampanya ile Türkleri yok saydı.
Antik Türklerin Kaybolduğu İddiası
Çin’in sosyal medya platformu Douyin’deki, Çin Ulusal Etnik İşler Komisyonu’nun Resmi Sözcüsü Dao Zhongua’nın hesabı tarafından paylaşılan uydurma video, Uygur Türklerinin tarihi hakkında türlü iddialar barındırıyor.
Sözde antik Türklerin 8. yüzyıl ortasında kaybolduğu, Uygurların ise Huihe işçileri olduğu söylenen safsatalar büyük bir tepkiyle karşılandı. Ayrıca videodaki söylemlerin 2019 yılında yayımlanan “Sincan’da Terörizm ve Aşırıcılıkla Mücadele ve İnsan Haklarının Korunması” başlıklı kitapta yer alan ifadeler olduğu tespit edildi.
Videoda, Uygurların günümüzdeki Türklerle bir bağı olmadığı ifade edilirken, İslam’ın Uygurlara zorla dayatıldığı öne sürüldü.
Çin, Düştüğü Bu Çelişkili Durumla Gülünç Hâle Geliyor
Uygurların kullandığı dilin, Türk dil ailesine mensup olduğu, Çinlilerin “Biz Uygur’uz” iddiasıyla oynadığı geleneksel dansları, Uygurların atasözleri ve yemekleri, Türkistan coğrafyasındaki varlığı ile kadim Türk kültürüne ait olduğu göz ardı edilirken, ÇKP rejimi uyguladığı bu politikayla çelişkide kalıyor.
Daha önce Uygurların asimile olduğunu ileri süren Çinliler, Doğu Türkistan’a anlamı “kazanılmış topraklar” olan Sincan ismini verdi. Ancak Çinlilerin turistleri kandırmak için Uygur gibi davranmaları da onları dünya kamuoyunda kendini gülünç hâle düşürmesine neden oluyor.
İstiqlal TV Türkçe Yayın Koordinatörü Muhammed Ali ATAYURT konu hakkındaki değerlendirmesinde “Çin'in son propagandası, akademik bir tezden çok, siyasi sipariş üzerine hazırlanmış bir senaryoyu andırıyor. Bir taraftan Uygurların Türk olmadığını iddia ederken, diğer taraftan Uygur müziğini, dansını, mutfağını ve kültürünü "Çin kültürü" diye pazarlamaya çalışması, kendi tezini bizzat kendisinin çürüttüğünü gösteriyor.
Bilim; arşiv, dilbilim, tarih ve arkeolojiyle konuşur, propaganda videolarıyla değil. Dünyadaki ciddi Türkologlar ve tarihçiler Uygurcanın Türk dilleri ailesine mensup olduğunu tartışmıyorken, Çin'in bunu sosyal medya videolarıyla değiştirebileceğini düşünmesi bilim adına trajikomik bir durumdur.
Ortada şu soru duruyor: Madem Uygurlar Türk değil, neden Türk kimliğini silmek için ana dilleri yasaklanıyor? Neden Türkçe eğitim kaldırılıyor? Neden Uygur çocukları Çinlileştirilmeye çalışılıyor?
Tarih, siyasi kampanyalarla yeniden yazılmaz. Propaganda geçicidir; belgeler, dil ve medeniyet ise kalıcıdır. Çin'in bu girişimi, akademik bir iddiadan çok, kendi çelişkilerini büyüten başarısız bir algı operasyonu olarak tarihe geçecektir.” İfadelerini kullandı.
Muhammed Ali ATAYURT-Istiqlal Haber
Kaynak:
https://t.co/zugHWXFooD
https://t.co/eYQDJf6GiM
ABD eski Başkanı Reagan'ın hukuk danışmanı Bruce Fein:
“Asıl katliamı Anadolu'da 2,4 milyon insanı katleden Ermeni çeteler yaptı. Türkler arşivlerini açtı, Ermeniler reddetti. Ermeniler, tüm dünyadan ama özellikle de Türklerden özür dilemek zorunda kalır.”
@OA_BAK Sayın Bakanım, İstanbul'da nöbetçi seçilen iki kız yurdu maalesef İstanbul'un iki ucunda: Halil İnalcık, Avcılar'da, İyimaya Sultanbeyli'de. Yaz okulu dersi alan çocuklarımız için hiç de uygun değil. Niçin merkezi konumlardan nöbetçi seçilmedi? Bunu yapmak zor değil. @iletisim
📍Bir zamanlar binlerce kişinin saf tuttuğu Heytgah Camii avlusu...
Doğu Türkistan'dan gelen bu iki kare, milyonlarca insanın kayboluşunu anlatıyor...
👉Ama Çin utanmadan “tarihin en parlak kalkınma dönemi” masalını dünyaya pazarlıyor...
#Uygur#Soykırım#DoğuTürkistan #Toplamakampı #SessizÇığlık #Unutma
📍Eski İsrailli istihbarat subayları ve ordu mensupları tarafından kurulan Alma Enstitüsü’nün yeni raporunda Türkiye’nin Suriye’de artan faaliyetlerine dikkat çekildi.
▪️Raporda Türkiye’nin Suriye’de hem askeri hem de ekonomik ve siyasi olarak faaliyetlerini artırdığı, bunun İsrail’in hareket özgürlüğünü tehdit ettiği belirtildi.
▪️Türkiye’nin özellikle Mayıs-Haziran aylarında girişimlerine hız verdiği, Suriye’de nüfuza sahip bir aktörden ziyade kalıcı bir varlık kuran stratejik bir unsur haline gelmeye başladığı ifade edildi.
▪️Bu kapsamda EFES-2026 tatbikatına Suriye ordusunun da katılmasının ve TCG Meltem gemisinin Lazkiye’yi ziyaret etmesinin altı çizildi.
▪️Tüm bu adımların iki ordu arasındaki kurumsal bağları güçlendirdiği uyarısı yapıldı.
▪️Türkiye’nin kademe kademe Suriye’nin kuzeyinden güneye, İsrail sınırına inmeye çalıştığı belirtildi.
▪️Ayrıca Türkiye’nin Suriye ordusunun yeniden inşasındaki ana güç olduğu vurgulandı.
▪️Öte yandan Türkiye’nin artan askeri gücüne de dikkat çekildi; yükselen ihracat sayıları, Romanya’ya askeri gemi satışı, KAAN savaş uçağının geliştirilmesi ve ihraç edilmesi ve Tayfun füzesinin yanı sıra Yıldırımhan kıtalararası balistik füzesinin üretimine dair çalışmalar raporda yer buldu.
▪️Türkiye’nin bu kabiliyetlerinin İsrail için tehdit oluşturduğu uyarısı yapıldı.
Çöp Kamyonu Kanunu
Kadın taksiye binmiş ve havaalanına gitmek istediğini söylemiş.
Sağ şeritte ilerlerken, siyah bir araba park ettiği yerden aniden yola çıkıp önlerine kırmış.
Ticari taksinin şoförü, bu siyah arabaya çarpmamak için sert şekilde frene basmış.
Taksi kaymış ama diğer arabaya çarpmaktan kıl payı kurtulmuş.
Siyah arabanın sürücüsü bir de ukalaca camdan başını çıkarıp bağırmaya ve küfretmeye başlamış.
Bizim taksinin şoförü ise gayet sakin bir şekilde ona gülümsemiş ve içtenlikle el sallamış.
Kadın müşteri yaşananların şokunu atlatmaya çalışırken, taksi şoförünün tavrına daha da şaşırmış. Sormuş:
“Böyle davranmanızın sebebi ne? Adam neredeyse arabanızı mahvedecek, ikimizi de hastanelik edecekti.”
Taksi şoförü gülümsemeye devam etmiş:
“Çöp Kamyonu Kanunu,” demiş.
Kadın:
“Çöp Kamyonu Kanunu mu?” diye sormuş. Anlamamış.
Şoför açıklamış:
“Pek çok insan çöp kamyonu gibidir. Her tarafta, içleri çöp dolu bir şekilde dolaşırlar; kızgınlık, öfke ve hayal kırıklığı biriktirirler.
Ancak dolduklarında, çöplerini bırakacak bir yere ihtiyaç duyarlar.
Bu bazen ben, bazen de siz olabilirsiniz.
Üstünüze almayın. Sadece gülümseyin, onlar için iyi şeyler temenni edin ve yolunuza devam edin.
Onların çöpünü alıp iş yerinize, evinize veya sokaktaki diğer insanlara dağıtmayın.”
Kötülük her zaman vardı. Ama kötüler mahcuptu.
Şimdi ise Evrim geçirmiş, hem var hem şımarık hem de iyiliği sahadan kovuyor.
Bu kadar azgınlık sonunda felaket getirir.
Allah muhafaza buyursun.
Amin!
Bitlis'in Düzköy Erikli Köyü İlköğretim Okulunda görev yapan sınıf öğretmeni Yasemin Tekin, sosyal bilgiler öğretmeni olan eşi Bayram Tekin ve 3 yaşındaki kızları Betül Tekin, 25 Ekim 1993'te PKK'lı teröristler tarafından şehit edildi.
Köy okulunun lojmanında akşam yemeğini yerken sofra başında şehit edildiler!
Betül şehit edildiğinde ellerinin arasında ekmek kırıntıları vardı!
Anne Yasemin, şehit edildiğinde 8 aylık hamileydi!
Kurşunlar karnını delik deşik etmiş, doğmamış bebeği bile parçalanarak şehit olmuştu!
Baba ise tüm bunları gördükten sonra şehit edildi.