Le fait que pendant les JO ils distribuaient de l'eau dans les stations de metro alors qu'il faisait 25 degrés, et que en canicule à 40 degrés il y ait rien c'est trop grave mdrrrr c'est vrmt la daronne qui fait genre elle est gentille devant les invités
İkinci gösterim Ölü Deniz, bugün 20:00’da, youtube kanalımda yayında.
Harbiye’de çektik, 90 dakika, olduğu gibi, size emanet. sevgiler.
tam şurada olacak: https://t.co/uynn4dJQL5
@haziraniniz@evrimeylem Yok ya! Paris’te şiir açık mikrofonları stand up açık mikrofonları kadar. İngilizce Fransızca herkes kendi yazdığını okuyor. “Yarışmalar” bile var. Kültürel kapital oluşturmada sorun olduğu için kapitalist düzende ilk giden şeylerden biri de o oluyor bence.
Böyle videolara yazmayayım diyorum ama kendimi tutamıyorum.
Göçmenliğin çeşitleri var. Mesela haberlerde görüyoruz; ünlü oyuncu çocuklarının eğitimi için Londra’ya taşındı. Bu, zengin tipi göçmenlik.
Sonra iş bularak yapılan göçmenlik türü var. İş hazır diyelim; gidiyorsun ve orada yeni bir ülkede yeni bir hayata başlıyorsun. Bu, iş nedeniyle yapılan göçmenlik.
Bir de iş güç olmadan yapılan göçmenlik türü var. Bu göçmenlik türünde hem zengin değilsin, hem de işin hazır değil. Evet, zorluk yaşayacağını tahmin etmek zor değil.
Bu noktada kâr-zarar hesabı yapılması gerekiyor. Göçmenlik ne götürüyor, ne getirecek? Ne kadar sürede getirecek? Hiçbir şey de belirli değil. Altı ay sonra iş bulabilirsin de, iki yılda iş bulamayabilirsin de…
İnsanlar bir yere gitmenin heyecanı ve şevkiyle bu kâr-zarar hesabını atlıyor. Bir süre sonra da “Bu kadar geldik, artık dönemeyiz” diye gurur yapıyorlar.
Hâlbuki “sunk cost fallacy” denilen bir şey var. Türkçesi: batık maliyet yanılgısı.
Yani bir şeye emek, zaman veya para harcadığın için aslında yanlış olduğunu bildiğin hâlde geri dönememek ve hatalı yola devam etmek.
İşsiz ve parasız yapılan gocmenlikte; insanlar bu batık maliyet yanılgısı yüzünden kötü koşullarda göçmen olarak kalmaya devam ediyorlar. Zor…
Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu:
“Ömrüm boyunca bu ülkeye komünizm gelmesin diye mücadele ettim, pişmanım. Komünizme artık gerek yok. Çünkü istedikleri zaman komünizm ilan ediliyor. Malınıza, mülkünüze el konuluyor.” (Sözcü)
Senaryosunu İhsan Yüce' nin yazdığı "Kibar Feyzo” filminde “Ağanın b.ğu üzerine b.ğ olur mu?” diye geçen bu basit replik belki ilk bakışta kaba ve gülünç bir ifade olabilir. Ama Yüce'nin bu tespitini Güneydoğu Anadolu’nun tarihsel, sosyolojik ve sınıfsal gerçekliğine dair derin bir eleştirisi olarak okunmalıdır.
Bu tek cümle, bölgede hâlâ hüküm süren feodal düzenin halk üzerindeki mutlak tahakkümünü, ağalara duyulan kör itaati ve ağlalık düzenin sorgulanamazlığına dair son derece derin eleştirel göndermedir aslında.
İyi ki varsın İhsan Yüce.
💥🗣️Sinan Engin: "Sinek Mourinho'dan sonra aslan gibi bir adam geldi. İşine saygılı, pozitif, disiplinli, aldığım duyuma göre tüm oyuncuların sevdiği bir adam geldi. Tedesco'yu tebrik ediyorum. Fenerbahçe sezonu Tedesco ile bitirecek."