Yusuf Coşkun yıllardır hapiste.
Eşi bu sürede ALS hastalığına yakalandı ve vefat etti.
Çocuklar babalarının yokluğunda annelerini kaybetti ve babaları hâlâ cezaevinde.
AİHM kararları uygulanmıyor, cezaevlerindeki suçsuz anne ve babalar ve çocukları hukuksuzluğun kurbanı oluyor.
@gulistankilick
Kaybedilen Hayatlar
Acımı tarif edecek kelime bulamıyorum. Halâ çok güçsüzüm. Ama o kadar yanımda oldunuz ki bir teşekkür etmem gerekiyordu. Acılar gerçekten paylaşılınca dayanılır olabiliyormuş. Bütün Türkiye yavruma ağladınız, gözyaşlarımı sildiniz, iyi ki varsınız. Sanatçı arkadaşlarım eleştirilmiş cenazede yoktular diye ama hem olayın aniliği hem de mekan farklılığı beni yalnız göstermiş olsa da, hemen hepsi aradı sordu.
Siyasetçisi, sanatçısı, sokaktaki vatandaşıyla, her fikir ve düşünceden, her politik partiden insanlar benimle ağladı. Ben evin haşarı çocuğu oldum hep malumunuz. Bazen sizleri kızdırmış da olabilirim ama kimseyi üzme amacı gütmedim hayatımda. Bizler bir aileymişiz oysa, acı yoldan öğrendim. Şimdi evladımdan yadigâr iki kuzumla ilgilenip onlara sahip çıkmak istiyorum. Benim kızım dünya iyisiydi, onu çok özlüyorum. O artık tüm Türkiye’nin kızı, evladı, canı. Ben ondan razıyım, Allah’ta razı olsun. Allah evlatlarınızı ve sevdiklerinizi sizlere bağışlasın. Onlara sarılın benim için, öpün, saçlarını okşayın, sevdiğinizi söyleyin benim için. Kızıma hasretim hiç bitmeyecek. Hepinize çok çok çok teşekkür ediyorum. Kusuruma bakmayın iyi değilim henüz ama torunlarım için biliyorum olmak zorundayım. Aramalarına dönemediğin herkesten çok özür diliyorum. Belki yine bi yerlerde karşılaşmak üzere çok sağolun! 🙏
Oyuncu Serra Yılmaz, on yıldır hapiste olan KHK’lı jandarma astsubay Adem Çolak'ın feryadına sessiz kalmadı:
"Gerçekten de kuyuların dibinden gelen ve bizim duymadığımız sesler var."
https://t.co/Y1Q4TxDh8a
Bir taraftan Müslüman kadınların eğitimde, sanatta, bilimde, kültürde ve sosyal hayatta daha görünür olmalarını istiyoruz. Diğer taraftan başörtülü bir genç kız sahneye çıktığında bunu hemen dinî bir problem haline getiriyoruz. O zaman soralım, peki bu gençler kendilerini nerede ifade edecekler? Yeteneklerini nerede geliştirecekler? İçinde yaşadıkları toplumun kültürel hayatına nasıl katılacaklar? Bir yargıya varmadan önce bunları da bir bütün olarak düşünmek zorunda değil miyiz?
https://t.co/q5UwQk8FUz
73 yaşındaki Abdullah Tırpan amca, ağır hastalıklarına rağmen hâlâ Metris Cezaevinde tutuluyor.
Ömrünün bu deminde bakıma ve tedaviye muhtaç bir yaşlının soğuk duvarlar arasında yaşam mücadelesi vermesi vicdanları sızlatıyor. @ADLITIPKURUMU#Khklılartoplumaiyigelecek
İLHAN İŞBİLEN🚨⚠️
Duruşma salonunda yere yığılan 80 yaşında bir ihtiyar... Sedyeyle taşınan bir bedene adaleti tek kişilik hücrede mi aratıyorsunuz? İlhan İşbilen beyin kanaması geçirdi, ölüme bir adım daha yaklaştı.
⁉️ HastaMahpusa SesOl ⁉️
Doktorasını Gent Üniversitesi Hukuk ve Kriminoloji Fakültesi'nde geçen yıl tamamlayan KHK'lı emniyet mensubu Fikret Demirçivi, KHK hukuksuzluklarını AGİT'te anlattı:
"Benim adım Fikret Demirçivi. Brüksel merkezli bir insan hakları kuruluşu olan Solidarity With OTHERS’ta viktimolog (mağduriyet bilimci) ve araştırmacı olarak görev yapıyorum. Doktoramı, devlet baskısından kaynaklanan mağduriyetler üzerine hazırladığım tezle Gent Üniversitesi’nde tamamladım. Geçtiğimiz yıllarda, bazıları Türkiye’de işkence ve aşağılayıcı muameleye maruz kalmış 79 kişiyle bizzat görüşmeler yaptım. Bugün burada onların tanıklıklarını aklımda tutarak konuşuyorum.
Görüştüğüm hayatta kalan kişiler, gözaltı sırasında maruz kaldıkları dayakları, cinsel şiddeti ve eşlerine ve çocuklarına yönelik tehditleri anlattılar. Bazıları fiziksel yaralar taşıyor. Çok daha fazlası ise korku, uykusuzluk ve kendilerini koruması gereken kurumlara karşı derin bir güven kaybı taşıyor.
Görüştüğüm kişilerden biri, işkenceden sağ kurtulan bir kişi, bana kendisine çok profesyonelce işkence yaptıklarını ve bunun hâlâ rüyalarına girdiğini söyledi. Bu rüyalarda polisler onu kovalıyor ve o yorgun uyanıyor.
Viktimoloji (mağduriyet bilimi) bize önemli bir şey öğretiyor. İşkence, bir insanın hayatında bir kopuş yaratır ve iyileşme ancak onarım tamamlandığında mümkün hâle gelir. Maddi tazminat bunun bir parçasıdır. Hayatta kalanların aynı zamanda rehabilitasyona, eski hâle getirmeye ve tekrar etmeme güvencelerine, bunlarla birlikte sembolik onarım biçimlerine de ihtiyaçları vardır: gerçeğin kamuoyu önünde kabul edilmesi, samimi özürler ve anma yoluyla hafızanın yaşatılması. Cezasızlık ise ikinci bir yara açar.
Türkiye, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşme’ye ve onun İhtiyari Protokolü’ne taraftır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yargı yetkisini kabul etmiştir. Türkiye hükümeti, işkenceye karşı sıfır tolerans politikasını kamuoyuna ilan etmiştir. Bu taahhütler değerlidir ve görüştüğüm hayatta kalan kişiler bunların eksiksiz biçimde uygulanmasını istiyor.
Bu anlayışla, Türk makamlarını dört adımı değerlendirmeye saygıyla davet ediyorum.
Birincisi, her işkence ve kötü muamele iddiasının İstanbul Protokolü’ne uygun olarak gecikmeksizin, bağımsız ve etkili biçimde soruşturulmasını sağlamak.
İkincisi, gözaltındaki kişilerin tıbbi muayenelerinin, kolluk görevlileri bulunmaksızın, gizlilik içinde gerçekleştirilmesini güvence altına almak.
Üçüncüsü, şikâyetçileri, avukatlarını ve ailelerini misillemelerden ve karşı suçlamalardan korumak.
Dördüncüsü, ulusal önleme mekanizmasının bağımsızlığını ve kaynaklarını güçlendirmek ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının tam olarak uygulanmasını sağlamak.
Hesap verebilirlik herkese hizmet eder. Mağdurların onurunu yeniden kazandırır. Görevlerini hukuka uygun biçimde yerine getiren çok sayıdaki kamu görevlisini korur. Ve her devletin ihtiyaç duyduğu kamu güvenini inşa eder.
AGİT’e katılımcı devletler olarak hepimiz işkencenin mutlak biçimde yasaklanması konusunda taahhütte bulunduk. Kuruluşum, araştırmalarını paylaşmaya ve Türk makamlarıyla ve bu forumla yapıcı bir diyaloğa girmeye hazırdır."
#Khklılartoplumaiyigelecek
https://t.co/amdKpo8Yj3
Özgür Özel, Atilla Taş’ın Mersin’deki taziye evine ziyarette bulundu…
Evladını kaybetmiş bir babaya sosyal medyadan ‘iyi olmuş’ yorumları atan şerefsiz mahlukların aynı acıyı yaşamasını diliyorum
Mustafa Kirazlı:
"Staj için İstanbul Topkule Kışlası'nda bulunan 19 yaşında bir askeri öğrenciydim. Üstlerimizin emriyle otobüslere bindirildik. Yolda, A Haber'e baskın için gidildiğini öğrenince şehirler arası bir otobüsle kışlamıza geri döndük..”#Zulüm
AskeriÖğrenciye Adalet
Evlat acısı yaşayan bir babaya taziye iletirken geçmişteki meseleleri araya sıkıştırmayı bırakın. Kimse sizleri başsağlığı dilemeniz için zorlamıyor. Yazıklar olsun sizlere bir rahmete bin sitem, bir sabıra bin sitem yazmışsınız.
DUYUN BİZİ EY HALKIM!
🚨
Bizler masum askeri öğrenciler linç edildik,
Kimimiz katledilip şehit edildik,
işkence ve dayaktan geçirilip cezaevlerine atıldık.
10 yıldır adaletin tecelli edeceği günü bekliyoruz! ‼️
🔵 AskeriÖğrenciye Adalet 🟣
ATİLLA TAŞ
Buralardan gördüğümüz kadarıyla haksızlığı kabul etmeyen, adaletsizliğe isyan eden, kendi çapında haksızlıklara karşı duran bir insan.
Allah rahmet eylesin, başı sağ olsun.
Evlat acısı hiçbir şeye benzemez, derler.
@AtillaTasNet
Seversiniz sevmezsiniz aynı görüşte olursunuz olmazsınız fakat dünyanın en büyük acısını yaşayan gencecik iki çocuk annesi kızını şüpheli şekilde aniden kaybetmiş bir babaya en zor gününde laf sokmadan adeta iyi olmuş demek yerine Başsağlığı dileyip Allah rahmet eylesin diyemiyorsanız insanlığınızdan şüphe duyun !
Ailenin başı sağolsun ,Allah Rahmet eylesin ..
#Sezentaş
@AtillaTasNet 👇
🚫 Kaç hesap kapattılarsa, kaç kez engelledilerse engellesinler; hakikatin sesini kısıp üstünü örtemezler! @cevheritv
Susturmak istedikleri hakikate ses, bu karartmaya karşı bir omuz olmak için sen de bir RT ile güç ver! #DijitalSansüreHayır#İfadeÖzgürlüğü
DijitalSansüre Hayır