Timur Soykan: “Saray yanlış hamle yapmış, piyonu yanlış sarayın. Saray diyor ki ya biz size bu kadar şey yaptık 10 milyar dolardan fazla para yaktık Merkez Bankası rezervlerinden size mutlak butlan adadık. Yüzde 1 oyun yok, toplum tabanın yok milletvekilleri de sana gelmedi….”
Ve şimdi o plan çökerken ne var tek çare? Özgür Özel’i de tutuklatmak. Artık Kemal Kılıçdaroğlu'nun tek gücü saray yargısı, sarayın gücü. Başka hiçbir gücü yok.
O boş binada genel merkezi binasında duvarlara bakıyor. Haber bekliyor saray yargısından. Kemal Kılıçdaroğlu saray yargısından şunu bekliyor. Özgür Özel'i de tutukla, dokunulmazlığını getirirsen ben oy veririm diyor dokunulmazlığın kaldırılması için…”
Sabri Saydam, romanla senaryo arasındaki benzerlikleri ve farkları, romandan senaryoya geçişteki sıkıntıları, nelerin olup nelerin olamayacağını, kısacası neden birinin adının ROMAN, diğerinin adının SENARYO olduğunu anlattı
👇
https://t.co/IiPnkINEfT
@SabriSaydam
Soldaki Macron, dün 16 yaşından küçüklere sosyal medyayı yasaklama kararının isabetini bizzat izah için bir liseyi ziyaret etmişti. Fransız devlet lisesinde yemek menüsü: Sosis, haşlanmış mercimek, makarnalı salata, meyveli yoğurt. Sağdaki Yusuf Tekin, okullarının tuvaletine sabun, öğrencilerinin boğazına bir lokma yemek koyamadı ama dün okullardaki yaklaşan RAMAZAN ayı etkinliklerini sevinçle müjdeledi !
Mecbur kaldığım için Akhisar’dan İstanbul’a giden Metro Turizm’e ait 353402 numaralı otobüse bindim. Otobüs, Bursa Otogarı’na gelince muavin ‘45 dakika bekleyeceğiz’ dedi. 45 dakika sonrasına bilet satmışlar. Otobüste cenazesi olan, uçak bileti almış yolcular var. Yolcularla itiraz için yazıhaneye gidince görevliler kaba, tehditkar sözlerle ‘Bekleyeceksiniz’ diyor. İnsanların haklarını aramamasına alışmışlar. Açıklama yapan tek yetkili yok. Metro Turizmi mecbur kalmasam asla kullanmazdım. Kimse kullanmamalı.
@AYSEERBULAK Klan değil açık açık, körlerin sağırları ağırladığı bir çete sistemi sevgili Ayşe. Ve bugün maalesef o sistem dizi piyasasının sonunu getirdi. Yapanlar, yazanlar, oynayanlar, hikayeler, senaryolar hep ama hep aynı. Onlarca copy-paste iş. Maalesef sektör öldü ve gömdük.
AKP'liler, sizin de içinizde Mehmet Murat Çalık'a ve Tayfun Kahraman'a yapılan eziyetten rahatsız olanlar var, bu suça ortak olmak istemeyenler var. Sessiz sessiz konuşmayın, yükseltin artık sesinizi. Çıkarlarınızı bırakın bir köşeye de bir kere olsun vicdanınızla konuşun.
Ben hapisteyken, “otelde evli adamla basıldı” diye iftira haber yapanlar;
“İmamoğlu’nun voleybolcu metresi” diye manşet atanlar;
Mustafa Kemal’in annesi “Zübeyde Hanım genelevde çalışıyordu” diye sahte belge çıkartanlar;
hep aynı pespaye tayfa! Ahlaksızlığın, kötülüğün, arsızlığın kitabını yazıyorlar…
DEDEKTİF DERGİ 10 YAŞINA GİRDİ✨️🎉🎊
10 YIL ÖNCE BUGÜN POLİSİYE EDEBİYAT DÜNYASINA İLK ADIMIMIZI ATTIK
Biz bir ekibiz ✨️✨️✨️ Dedektif Dergi ekibi olarak daha nice seneler okurlarımızla birlikte olmayı dileriz.
NİCE YILLARA 🎊🎉🎈✨️🎇🎇🎆
İstanbul Başsavcılığı’na ve İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Birimi’ne sesleniyorum:
Bir gazeteci olarak değil, bir baba olarak sizden yardım istiyorum.
Bu ve benzeri hesaplar hakkında suç duyurusunda bulundum.
Tespit edebildiğim kişi ve hesap bilgilerini savcılığa resmi başvurularla ilettim.
Ancak iki yıldır bana diş geçiremeyen; buna rağmen çocuklarıma tecavüz edeceğini söyleyecek kadar alçalan, kendisini “Galatasaraylı” olarak tanımlayan ve anonim hesaplar arkasına saklanan bu şerefsizlerin bulunmasını talep ediyorum.
Bu kişilerin WhatsApp grupları ve Telegram kanalları bulunmaktadır ve buradan organize şekilde yönlendirilmektedirler.Bu tehditler görmezden gelinemez.Bu durum açık ve ağır bir suçtur.
Okumadan, dinlemeden, bilmeden ve bilerek, izlenme uğruna yayınlarında beni hedef gösteren korkak yayıncılara sesleniyorum:
Ben bu şerefsizi elbet bulacağım.
Ancak sizin; sırf izlenme uğruna, reklam verenlerinize yalakalık yapmak adına gazetecileri hedef göstermeniz nedeniyle bu durumu defalarca yaşadım.
Hakkım size helal değildir. Artık kendinize gelin. Haddinizi bilin.Sizleri son kez uyarıyorum.
Şimdi çıkıp “kınıyoruz, mınıyoruz” gibi samimiyetsiz açıklamalar yapmayın.
Yaşananlar, bizzat sizin beni yalan ve yanlış bilgilerle hedef göstermenizin bir sonucudur.
Yasa dışı bahis baronlarının çocuklarını kırmızı halıyla seremonilere çıkarırken gösterdiğiniz hassasiyet,
konu rengine göre mi değişiyor?
Kızım ve oğlum; sizin aptal futbol tartışmalarınızın, egolarınızın ve içinizdeki çirkefliğin tarafı değildir.
Yetiyorsa gücünüz bana yetsin .Çocuklarımdan uzak durun.
@istanbulCBS@TC_icisleri@SiberayEGM
Ankara Ulus’taki ucuz otellerin hepsi yaşlı emeklilerle dolu. Odaların günlüğü 200 ila 400 lira arasında. Aylık 6 bin lira ödeyen de var, 12 bin lira ödeyen de... 6 bin lira ödeyenlerin odalarında tuvalet ve banyo yok! Bir otel köşesinde yalnız başlarına yaşıyorlar. Çoğunun maaşı en düşüğünden 16 bin 881 lira, başka çareleri yok. Ne evleri var, ne çoluk çocukları... En az 25 yıl çalışıp çabalamışlar ve karşılığı bu olmuş, bir otel köşesi...
Mine Şenocaklı'nın haberi bugün Oksijen’de.
https://t.co/UynYXwi3Qg