Kurumların, sektörlerin ve insanların birbirinden ayrı ilerlediği bir dünyada, gerçek fark yaratanlar; aynı frekansı yakalayabilenler olacak.
Bu, bir uyum çağrısı değil, bir liderlik meselesi.
📅 26 Kasım 2026
📍 Crowne Plaza İstanbul Asia
📌 Türkiye Kalite Derneği (KalDer) ve Kaizen Institute Turkey iş birliğiyle 3. KAIZEN™️ Türkiye Konferansı İstanbul'da geniş bir katılımla gerçekleştirildi.
📹KalDer Genel Sekreteri Sabri Bülbül, gerçekleştirmiş oldukları etkinliği ve ilgiyi Metropol TV'ye değerlendirdi.
@Sabribulbul@KaliteDernegi
Siz kuşkusuz Fenerbahçe tarihinin en kötü yönetimi oldunuz. Aklınızdan ve vizyonunuzdan bu sene şampiyonluk geçmezken, geçemezken, Tedesco size taşıyamayacağınız bir yük bindirdi; Fenerbahçe'nin büyüklüğü.
Ona, destek olmak yerine sürekli saldırdınız. Rencide ettiniz, ultimatom verdiniz, hakkında yalan haberler çıkarttınız, çalışma ortamını sürekli basıp zehirlediniz, gizliliğini yok ettiniz, takviye yaptırmadınız.
Siz, kendi hocasına suikast düzenleyen ilk yönetim olarak tarihe geçtiniz. Bunu da şu yüzden yaptınız; bu seneki tansiyonu ve sorumluluğu taşıyacak basiretiniz yoktu. En başta da başkanın.
Sizden önceki tüm yönetimleri ağır eleştirdik, ama hepsine hakkımızı helal ettik.
Size hakkımı ben asla helal etmiyorum.
Kazandığınız gün, sizi desteklemiş olduğumdan ötürü de çok utanıyorum.
Yanlış denemez sadece.
SİNSİCE BİR KARAR.
Aylarca etrafınızdaki yorumculara bu takımı ve Tedesco'yu linçlettiniz. Destek olmadınız.
Derbi öncesi gidecekler kalacaklar listesi yayınlattınız.
Fenerbahçe için sahada ön safta çarpışan Hocamızı ve takımı arkadan hançerlediniz.
Sahada onlar çarpışırken,
"Saha dışına çıkmayacağız" masalıyla onlara destek olma görevinden kaçtınız
Kendi takımınızı ve hocanızı arkadan hançerlediniz.
En sonunda da kendi basiretsizliğinizi, kendi korkularınızı HOCAMIZA mal edip faturayı ona kestiniz.
Görev süreniz ne zaman biter bilemeyiz.
Ama bittikten sonra bu camiada sizi iyi ve hayırla yad eden bir tek kişi bulamayacaksınız.
Bunu biliyoruz.
Egemenlik, bir milletin özgürlük imzası; çocuklar ise o imzanın gelecekteki yankısıdır. ✨
Bize yarınları armağan eden Atatürk’ün izinde, daima ileriye!
Bayramımız kutlu olsun. 🇹🇷
#KalDer#23Nisan
UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçilen Sayın Güliz Öztürk’ü ve yeni Yönetim Kurulu’nu tebrik ederiz.
Gerçekleştirdiğimiz ziyarette; verimlilik, sürdürülebilirlik ve Anadolu’ya yayılımı artıracak ortak etkinlikler üzerine görüş alışverişinde bulunduk.
SEDEFED ile bir araya gelerek etki alanımızı genişletecek ve ortak değer yaratacak iş birliklerini değerlendirdik.
Paydaşlarımızın bu iş birliklerinden en yüksek faydayı sağlaması ve projelerin yaygınlaştırılması konularında görüş birliğine vardık.
KalDer heyeti olarak TÜSİAD’a gerçekleştirdiğimiz ziyarette, yeni dönem TÜSİAD Yönetim Kurulu’na tebriklerimizi ilettik; toplam kalite yönetimi ve verimlilik alanında somut iş birliği fırsatlarını ele aldık.
#KalDer#TÜSİAD#YeniDönem#Yönetim#Verimlilik
Bu yıl 3. Kaizen™ Türkiye Konferansı, kurumların sürdürülebilir iyileşme yolculuğuna farklı bir perspektif sunuyor.
📅 4 Haziran 2026 📍 Titanic Business Kartal | https://t.co/d9kEIymlvu
#KalDer#Kaizen#Verimlilik
Halil Özer:
Bunun neresi adalet?
Lig aslında ne zaman bitti biliyor musunuz? Fenerbahçe Trabzonspor’u yendi, Galatasaray Konya’ya yenildi ya... İşte o zaman bitti.
Galatasaray Kulübü hakem hocalarının yüzde 90’ının ofsayt dediği pozisyon üzerinden müthiş bir algı yürüttü. Türkiye Futbol Federasyonu ile “fake war” başlattı. Yani sahte savaş.
Bu tabii benim görüşüm. Çünkü o karşılıklı atışmanın hiçbir şekilde ciddi olduğunu düşünmüyorum.
Bakın şu anda Galatasaray Kulübü’nün sesi çıkıyor mu? Çıkmaz çünkü mutlu ve huzurlular. Yeni sezona da “TFF’ye güveniyoruz” diyerek başlarlar. İşte Trabzonspor ve Konya maçından sonra Fenerbahçe’nin puan kayıpları ardı ardına geldi.
Galatasaray’ın oynadığı maçlarda sırasıyla sayıyorum; Eren Elmalı, Sane, Osimhen, Torreira ve Singo gibi kilit oyuncuların kırmızı kartları göz göre göre verilmedi. Hele Beşiktaş maçında Osimhen’in ikinci sarı kartı, Sane’nin erken kırmızı kartı yine göz göre göre atlandı. Örneğin Torreria olayı. Tribüne çıkıp sevinmesi tüm kurallara göre sarı kart. O sarı kartı görse Beşiktaş maçında oynamayacaktı. Yan hakem bile o anda sarı kart gelecek diye not defterini çıkarıp hazırlanmıştı. Ama çıkmadı. Bir hafta sonra aynı olayda Guendouzi’ye anında sarı kart çıktı.
Osimhen düdükten sonra topa vurdu. Yine sarı kart. Ama orta hakem kafasını çevirip olayı görmemezlikten geldi. Kart çıksa 2. sarı karttan kırmızı kart. Ve tüm bunları gözümüzün içine baka baka yaptılar. Bu olayların Galatasaray aleyhine olduğunu düşünsenize. Ben düşünmek istemiyorum...
Şimdi Fenerbahçe’de Skriniar yok, Talisca yok, Alvarez yok. Üç oyuncu yok diye tüm takımın dengesi bozuldu. Galatasaray’da yukarıda ismini saydığım futbolcuların yokluğunu düşünün. Örneğin sadece Osimhen olmayınca Galatasaray kaleye gidemiyor.
Şimdi tüm bunlara bakarsak adaletli bir şampiyonluk yarışının olduğunu söyleyebilir misiniz? Ya da şartların eşit olduğunu...
Peki Fenerbahçe ne yaptı?
Hiç... Olayın farkına vardı mı? Hayır... Peki ne oldu diyeceksiniz? Onu tam olarak bilemem. Ama bu kadar olayın üst üste gelmesini tesadüf olarak açıklayamazsınız.
Ve üstelik Fenerbahçe’nin puan kaybettiği maçlarda yani Antalya ve Kasımpaşa maçlarında verilmeyen iki penaltıdan hiç söz etmiyorum.
Fenerbahçe hala “Aslanım MHK”, “Var olsun TFF” modunda... Bir, iki zayıf açıklama hepsi o kadar. Hala Türk hakemliğinin yerle bir eden Farhat bey ile asıl başkan Ahmet Şahin’in farkında değiller. Ve üstelik Ahmet Şahin orada öyle bir yapılanma kuruyor ki bundan sonraki seneler çok daha büyük dertler açacak. Fenerbahçe Kulübü onun da farkında değil.
Saran başkan gazetecilere iftar vermekle meşgul...
Destekler, köstekler
Peki tüm bu olaylar yaşanırken siz Galatasaray medyasının ne yönetim ne de takım için tek bir olumsuz haber yazdığını gördünüz mü? Hayır... Bir bütün olarak hareket ediyorlar. Örnek olarak Osimhen’in ya da Torreira’nın sarı kartlarına bir bahane rahatlıkla bulabiliyorlar. Ama Guendouzi’nin sarı kartına tek bir ses bile çıkarmazlar. Eski futbolcuları da böyledir.
Buna karşılık Fenerbahçe medyası dediğimiz medya tam bir kaostur. Hele eski futbolcular. İnanılmaz bir düşmanlık içindeler. Yani Fenerbahçe onlara koca bir camia hediye etmişken, nasıl bir kötülük yapmış olabilir? Yani kulübe sahip çıkma sıfır. Aksine köstek üzerine köstek.
Peki yönetim ne yapıyor? Tabii ki hiç. Ben bugüne kadar bu kadar zayıf bir yönetim görmedim. Etkisi sıfır.
Şimdi sadece Ali Koç gitsin diye devreye giren, imzacılara maddi - manevi destek olan Aziz Yıldırım, Hakan Bilal Kutlualp, Mahmut Uslu gibi isimler nerede? Niye yoklar ortada? Saran ve yönetimine niye destek olmuyorlar? Benim bildiğim sadece Divan başkanı Şekip bey zaman zaman araya giriyor, fikir veriyor, yol gösteriyor. O da nereye kadar.
Şimdi tekrar yazayım. Dört puan zaten kapanmazdı. Mümkün değildi. 7 puan hiç kapanmaz. Yani Galatasaray, Fenerbahçe ile oynayacağı maça 4 puan aşağısında asla çıkmaz.
Fenerbahçe camiası bu kafayla 12 değil 24 yıl şampiyon olamaz.
Ne diyelim bu TFF ile bu MHK ve Ahmet Şahin ile mutlu günler...
(Milliyet)
Dönüşümün olduğu her yerde bir kadının izi var.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun.
İzi olan, yolu açan tüm kadınlara. ✨
#KalDer#KadınlarGünü