"Tarihi savunma" diyorlar!..
Silivri'de söz Ekrem İmamoğlu'nda...
Baktım, ortada savunma ve iddialara cevap filan yok. Bolca siyasi değerlendirme, suçlama ve mugalata var...
"Bu dava siyasi" diyenler, iddianamedeki suçlamalara cevap vermek yerine davayı siyasallaştırmak için çırpınıyorlar...
Mahkeme Heyeti bunlara değil, dosyaya bakacak elbette. Zaten yaptıklarına bakılırsa, İmamoğlu da mahkemeye değil, yandaşlarına ve başka çevrelere hitap eder gibi.
Hukuki bir savunma yapmadığına göre, sonucu şimdiden kabul etmiş görünüyor.
..,
“Durmak yok, çamur ve iftiraya devam!..”
Özlale ve Yeni Parti teşkilatı utanmadı. Attıkları iftiralardan dolayı özür dilemediler.
Tam tersini yaptılar. ‘Yeteri kadar çamur ve iftira atılmadığına’ ve bunun partisine yakışmayacağına karar verdi Özgür Özel.
"Eline belge gelen, bilgisi olan, bu bilgiyi 'Aman ha öyle mi olur, böyle mi olur?' Kaya gibi arkanızdayız, kaya gibi bütün Türkiye. Koyacaksınız ortaya, doğru mu yanlış mı onlar söyleyecek" dedi.
Yani "elinizi korkak alıştırmayın" diyor. "Aman ha, öyle mi olur, böyle mi olur diye çekinmeyin" diyor. "Elinize ne verirlerse alın!" diyor. "Doğru mu yanlış mı bakmayın, onlar bulsun" diyor...
Boşuna demiyoruz, "iftira ve çamur" bunların siyaset biçimi
O zaman durmak yok çamura iftiraya devam!..
..
https://t.co/X9zqB0CKMl
.
Şaka gibi...
Gazeteciymiş! Yanılabilirmiş!
Otorite sahipleri gazetecinin tutuklanmasını isterse cesareti kırılırmış!
:))
Gazeteciliğin ne olduğunu bilmiyor sanırım. Yanılmak ayrı, suç işlemek ayrı!
Yıllarca üniversitede ders verdim bu konuda. Gazetecilik pervasızlık değildir. Tam tersi, gazeteci bir cerrah hassasiyetinde davranması gereken kişidir!
Ama bunlar çıktı ortaya, gazetecilik anlayışı değişti. Geçenlerde Sözcü Tv'den bana yönelik abuk sabuk laflar etti. Açtım tazminat davasını verdim mahkemeye.
Tekrarlıyorum:
Gazeteci layusel değildir! Kim olursa olsun, suçun bir bedeli vardır!