AK Parti Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı’nın Rize için, tüm Rizeli kardeşlerimiz için hayırlara vesile olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum.
Gönlünde Türkiye sevdasını taşıyan her bir Rizeli kardeşime sevgilerimi, selamlarımı gönderiyorum.
İl Başkanımız Sn. @hakanhanozcan, Gölbaşı İlçe Başkanımız Sn. Selim Akceylan ve Gölbaşı Belediye Başkanımız Sn. Yakup Odabaşı ile birlikte, Adalet Bakanımız Sn. @abakingurlek'i ziyaret ettiler.
📍 AK Parti Bala İlçe Başkanlığı
İl Kadın Kolları Başkanımız Sn. Aysel Koçak Akgün, yönetim kurulu üyeleri ve İlçe Kadın Kolları Başkanımız Sn. Hatice Yardım ile birlikte İlçe Başkanımız Sn. Evren Dalkıran’ı ziyaret etti.
Nazik ziyaretleri dolayısıyla kendilerine teşekkür ederiz.
@hakanhanozcan@akgul_aysel@Evrendlkrn@buranahmet11@AkpartiAnkara@akkadinankara@aak_kad
Türkiye Yüzyılı Buluşmalarını koordine eden Genel Başkan Yardımcımız ve Teşkilat Başkanımız Sayın Ahmet Büyükgümüş’e; Sivas programımıza başkanlık eden Genel Başkan Yardımcımız ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanımız Sayın Prof. Dr. Kürşad Zorlu’ya; Sivas İl Başkanlığımıza, İl Başkan Yardımcımız Nihat Ayık’a, İl Yönetim Kurulu Üyemiz Sezen Kamalı’ya, İmranlı İlçe Başkanımız Ferhat Yurttaş’a, İmranlı Belediye Başkanımız Ali Ürek’e ve İmranlı teşkilatımızın bütün mensuplarına teşekkür ediyorum.
İl Başkanımız Sn. @hakanhanozcan, İlçe Başkanımız Sn. @Slmakcyln ve Gölbaşı Belediye Başkanımız Sn. @Yakup_ODABASI Geleneksel Gölbaşı Göller, Andezit ve Sevgi Çiçeği Şöleni’ne katılarak hemşehrilerimizle bir araya geldi.
Merkezinde insan olmayan, dürüstlük olmayan, eser ve hizmet üretme kaygısı olmayan bir siyasetten ne ülkeye ne de millete hayır gelir.
Siyaseti kariyer kapısı, rant kapısı, şahsi ikbal kapısı olarak görenlerin de Türkiye’ye hiçbir faydası dokunmaz.
Son dönemde belediyelerde yaşanan yolsuzluk ve ahlaksızlık skandalları bunu çok net biçimde göstermiştir.
Kimin milleti ve memleketi düşündüğü, kimin de sadece kesesini, sadece kariyerini, heva ve hevesini düşündüğü ortaya çıkmıştır.
Türkiye’nin artık böyle bir siyaset biçimine tahammülü de toleransı da yoktur.
Türkiye’yi istismar siyasetinden olduğu gibi salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinden de kurtarmak zorundayız.
Tabii ki birbirimize eleştirilerimiz olabilir.
Doğru bulmadığımız, eksik gördüğümüz, yanlış dediğimiz konular olabilir.
Ama bunların hiçbiri mesele Türkiye olduğunda, mesele demokrasimiz olduğunda, Türk milletinin ezelî ve ebedî kardeşliği olduğunda bir araya gelmemize engel teşkil etmemelidir.
Bizim bir süredir dile getirdiğimiz “Ankara merkezli siyaset” çağrımızın arka planında işte bu tasavvur vardır.
“Büyük Türkiye mutabakatı” derken de kastımız budur; 86 milyonun birliği, beraberliği, kader ortaklığıdır; aynı idealler etrafında kenetlenmesidir.
Başkalarının gündemleri farklı olabilir; başkaları sabah akşam birbirleriyle kavga edebilir, tartışabilir, didişebilir.
Ama bizim böyle bir lüksümüz asla olamaz.
Biz milletin emanetini, milletin mesuliyetini taşıyoruz; yüzünü ülkemize dönmüş milyonların umudunu taşıyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti’ni, maziden atiye uzanan binlerce yıllık yolculuğumuzun en nadide halkası olarak görüyoruz.
Milletimizin, medeniyetimizin yüzyıllara sâri köklü tarihini 100-150 sene öncesiyle başlatan inkârcı yaklaşımları kabul etmiyoruz.
İl Başkanımız Sn. @hakanhanozcan, Çubuk Belediyemiz tarafından düzenlenen 18. Uluslararası Çubuk Kültür ve Turşu Festivali’nde hemşehrilerimizle bir araya geldi.
Bir dönem milletimizin kökleriyle bağını kesmek isteyenlerin kitaplarımızı ve kütüphanelerimizi hedef alması boşuna değildir.
Bu ülke, kâğıt hamur yapılmak amacıyla en kıymetli belgelerinin okkası üç kuruşa hurda niyetine yabancılara satıldığı günler görmüştür.
En utanç verici kitap katliamları ise millî iradenin ve demokrasinin askıya alındığı darbe dönemlerinde yaşanmıştır.
En son 28 Şubat döneminde, 500’ü Sultan 2’nciAbdülhamid Han’ın şahsi kitaplığına ait 4 bin 500 eser, devrin vesayetçi yöneticileri tarafından İstanbul Üniversitesi kütüphanesinden çöpe atılmıştır.
Bugün maalesef bazı alanlarda etkisini hissettiğimiz kültürel çölleşmenin arka planında bir dönem yapılan işte bu yanlışların büyük payı vardır.
İSAR Vakfımızın tarihimize, kültürümüze, medeniyet müktesebatımıza ve bizi köklerimize bağlayan eserlere sahip çıkmasını bu bakımdan ayrıca önemli görüyorum.