Hep birlikte “Âmin” diyoruz… Ramazan’ın ilk iftarında oruçlarımızı açarken, gönüllerimizi de aynı duada birleştiriyoruz. 🌙
“Ey bağışlaması bol Rabbim…
Beni, anamı, babamı, ailemi, milletimi,
Devletimi ve inananları koru.
Rahmetini, yardım��nı ülkemizden esirgeme.” 🇹🇷
@trt ekranlarından aşina olduğumuz o vakur ve içten yakarışıyla hafızalarımızda yer eden Nur Subaşı’nı rahmetle anıyor; bu mübarek akşamda onun duasındaki teslimiyetle ellerimizi semaya kaldırıyoruz.
İnsan insanın yurdudur ve paylaştıkça genişler dünya. 🌍
Şimdi bir yılı daha geride bırakırken, başımızı kaldırıp göğe bakıyoruz. Orada duran hilal bize hep merhameti hatırlatıyor.
Biliyoruz ki o hilal gökyüzünde durdukça, kuşlar uçmaya devam ettikçe ve kapılar çalındıkça; sevgi, yorulmayan bir atlı gibi kapımızda bekleyecek. 🌙 #SensizOlmaz
Heyecanımızı yanımıza aldık, yola çıktık… ��❤️
Kızılay tarihinde bir ilk: 3 milyon ünite kan bağışı! 3 milyonuncu kahramanımız Gaziantep’ten.
İyiliği büyüten herkese sonsuz teşekkürler.
İyilik yolumuz hep açık olsun. 🩸✨
#CandanBağl��yız
Paydaşı olduğumuz Milli İrade Platformu öncülüğünde, Filistin halkına yönelik süregelen zulme, işgale ve soykırıma karşı sesimizi yükseltiyoruz.
Genel Başkanımız Selim Cerrah, basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Eğer bir dünya sistemi varsa ve bu sistem adalet üretecekse; önce bu siyonist katillerin elinden bu gücün alınması gerekir. Gerçekten sınırları belirli, bağımsız ve özgür bir Filistin devletinin varlığı için İsrailli katillerin, soykırımcıların ve zorbaların mutlaka ama mutlaka sınırlarına çekilmesi için bir şeyler yapılmalıdır.”
Bu çağrı, yalnızca Filistin için değil; insanlık, adalet ve vicdan için yapılan bir çağrıdır.
Zulme sessiz kalmayan, adaletin yanında duran tüm vicdan sahiplerini Filistin’e destek eylemimize davet ediyoruz.
📅 1 Ocak 2026
⏰ 08.30
📍 Galata Köprüsü
@Selimcerrah
Aile, toplumun temel taşıdır. Bir toplumda aile yapısı ne kadar sağlıklı olursa toplum da o kadar sağlıklı olacaktır. Aile hayatı huzurlu olmazsa toplumun huzurundan da söz edilemez.
Gazze halkının yanında olmaya devam edeceğiz. 🇹🇷
Milletimizin desteğiyle yardım malzemeleri yüklediğimiz İyilik Gemisi’ni uğurlamaya hazırlanıyoruz. #Gazze
Bir çocuğun gülüşü, dünyanın en sade mucizesidir.
Gazze’de çocuklar, neşeyi enkazdan arıyor… Bir salıncağı, yıkılmış yaşamın içinde kuruyor.
Çocuklar hâlâ yaşamak için direniyor. Oyun için, umut için, gülümsemek için…
Kızılay olarak insanlık vicdanını, çocukların gülüşünde yaşatmaya çalışıyoruz.
Türkiye siyasetinde her partinin bir kaderi vardır ve bu kader, o siyasal hareketle birlikte yaşamaya devam eder. Aydın’da Adnan Menderes Müzesi’ni ziyaret ettiğimde ilginç bir benzerlik fark ettim: Adnan Menderes’in icraatları AK Parti’ye çok benziyor. Fakat bu milleti geri bırakan tek parti uygulamalarının Anadolu insanına yaşattığı sıkıntılarla, rahmetli Menderes’e yapılanlarla; bugün Sayın Cumhurbaşkanı’na yönelik karalamalar ve muhalefetin siyaset kodları arasında pek bir fark yokmuş. Siyasi cephede değişen bir şey yok.
AK Parti yatırım, icraat ve kalkınmacı bir parti. Kontrolden çıkmış bir icraat tutkusu var. Geçtiğimiz yıllarda sosyal medyada şöyle bir ifade kullanmıştım: “AK Parti icraat yapacak, CHP de bu icraatları pazarlayacak olsa, partiye 80 yıl iktidarda rakip çıkarmaz.” Bu ifadem, iletişim işleriyle uğraşan bazı kişilerde küçük alınganlık oluşturmuştu.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Sn Murat Kurum, AK Parti Genel Merkezi’nde gazetecilere sunum yapmıştı. Söz alıp dedim ki: “Bu sunuma devam etseniz aylarca sürer. İçinde bulunduğumuz hafta sadece Çevre ve Şehircilik Bakanlığının işlerini listeleyin, abartısız CHP’nin siyasi hayatı boyunca yaptığı toplam icraat kadardır.”
Yerel seçimlere giderken Pendik Belediyesi’nde icraat sunumuna katılmıştım. Başkan Ahmet Cin, 370 kalem icraat saymıştı. Bir televizyon programlarında ise İmamoğlu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi icraatlarını anlatan bir iletişimciye sordum: “İmamoğlu’nun üç kalem icraatını sayar mısınız?”
Tabii ki dedi:
1. Başkanımız kreş yaptı.
2. Öğrencilere yurt yaptı.
3. Evlere süt dağıttı.
Bunun üzerine dedim ki: “Bunların hiçbiri belediyenin asıl işi değil. Başka ne yaptı?”
Hanımefendi, “Ben anlamam, yaptı işte” dedi.
Ben de “Pendik’te 270 kalem yatırım yapılmış” dedim. Tam o sırada başkan mesaj atarak “270 değil 370 kalem” diye düzeltmeye çalıştı. Başkan’a, “Durun, adamlar iki buçuk kalem işle iletişim yapıyorlar, bırakın 270 kalsın” demiştim.
Yerel seçimlere giderken AK Parti daha önce hiç karşılaşmadığı bir durumla karşılaştı. Bugüne kadar isteneni vermeye alışkın olan AK Parti hükümetleri, yapamadığı işler konusunda bir “gerekçe üretme” kültürüne sahip değil; çünkü hep yapmış, vermiş, sonuç almış. Bu bağlamda, CHP’nin başarısızlığı söylemle kapatma kültürü AK Parti’de yok.
Emekliler ve dar gelirliler:
Seçime bir ay kala bir yazı kaleme almıştım. Başlığı şuydu:
“AK Parti iç kaleyi korumaya çalışırken, CHP önüne geleni satın alıyor.”
Burada “iç kale” den kastım, AK Parti kurulduğundan bugüne kadar sadakatle Sayın Erdoğan’ın arkasında duran, her zaman partiye oy veren, mitinglere katılan, bu milletin mağdur edilmiş kesimleriydi. Yazıda başlığında “emekli” ve “dar gelirli” kelimeleri geçmediği hâlde yazı yarım milyona yakın görüntülendi.
Bu ilgiden sonra, dip dalgada bir tepki geldiğini düşünmüştüm. AK Parti bütün büyük mitinglerini İstanbul’da yapar. İstanbul mitinginde büyük bir beklenti vardı: Emekliler zam haberi bekliyordu. Miting anında müjde çıkmayınca, alandaki kitlenin üçte biri ayrıldı. Bu durum tam anlamıyla bir kopuştu.
Seçimden önce yapılan araştırmalara göre AK Parti bütün illerde ortalama %10 puan eksik oy aldı. AK Partili seçmenin %5’i sandığa gitmeyince, bu durum rakibe doğrudan %10 puan avantaj yazdı.
Seçimden sonra Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Fatma Şahin ve il başkanıyla uzun müzakerelerde bulunduk. Özü şuydu: Potansiyeli %50-55 olan bir şehirde %38 oyla belediye kazanmak herkesin ağırına gitmişti. Bu durum kent siyasetinde ciddi bir sorun olarak ele alınıyordu.
Benim çıkış yoluyla ilgili yaklaşımım şuydu:
Bir kişinin çıkıp AK Partili bir belediyeye iş ve icraat önermesi doğru değildir. Çünkü zaten “doz aşımı” icraat yapan AK Parti belediyeleri neden oy kaybeder? Ya da en azından yaptığı icraatın hakkı kadar neden oy artıramaz? Sorunu bu merkezde ele aldık.
Yürütülen sürecin en sihirli tarafı, Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile İl Başkanlığının tespitlerinin aynı olması ve çözümde birlikte odaklanmalarıydı. Kent politikaları merkezi kurularak siyaset, sosyal politikalar ve iletişim başlıkları; kentin siyasetini iyi bilen siyasetçiler, akademisyenler, uzmanlar ve iletişimcilerle birlikte takip edildi.
Siyasi deneyimi ve tecrübe birikimi zirvede olan Sayın Belediye Başkanı seçimin ertesi günü çalışmalarına başladı; sanki bugün siyasete başlamış siyasetçi heyecanıyla.
Amaç şuydu:
AK Parti’nin yaptığı yatırımların, icraatların ve hizmetlerin karşılığında hak ettiği kamuoyu desteğini sağlamak.
Yaptığımız bir araştırmaya göre, seçimden altı ay sonra oylar %38’den 46’ya çıktı. Yatırımlar, icraatlar, halkla ilişkiler, çalıştaylar ve parti çalışmaları tüm hızıyla devam etti.
Aradan 7-8 ay geçtiğinde yapılan ikinci araştırmada, “Bugün bir seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz?” sorusuna verilen yanıtlara göre Büyükşehir oyları %50’nin üzerine çıktı.
Bu gelişmelerden daha önemlisi şuydu:
Yerel seçimden sonra AK Parti’nin genel seçim oyları %4 gerilemişti; bugün itibarıyla genel seçimde aldığı oy yeniden yerel seçim dönemindeki oy oranına yükseldi.
Gaziantep siyaseti, deli gibi icraat yapan bir belediyenin aynı zamanda oy artırabileceğini göstermiş oldu.
AK Parti, büyükşehir belediyelerinin her birinde oy artırdığında, ülke genelinde partinin oyu yüksek seyreder.
Bugün Cumhur İttifakı’nın toplam oyu %44 civarında. Ekonomideki en küçük bir iyileşme %5 oy getirir. CHP’nin rasyonellikten tamamen koptuğu bir dönemde, iktidar için Cumhur İttifakı bugün olduğu gibi gelecekte de hâlâ güçlü tarafta durmaktadır.
https://t.co/Ypu0cJTQ40
Bugün köklü Kızılay ailemizin emektarlarını “Emeğin İzinde” programında bir araya getirdik.
Kurumumuza 25 yılını adayan çalışma arkadaşlarımızın emeği ve iyilik yolundaki katkıları bizim için büyük bir gurur vesilesi. Kızılay’ı bugünlere taşıyan, adını her bir iyilikte yaşatan tüm emekçilerimize gönülden teşekkür ediyorum.
Hep birlikte, iyiliğin izinde nice yıllara. 🌙
Bir çocuğun gülümsemesiyle güzelleşiyor bugün yine dünya… Bir annenin gözlerindeki umutla yeniden yeşeriyor hayat.
Gazze’nin yıkık sokaklarında, o küçük tebessümler bize gösteriyor: Bir lokma ekmek, bir damla su, bir sıcak el…
Bazen iyiliğin karşılığı sadece bir gülüştür.
Türk Kızılay olarak, o gülüşlerin peşindeyiz.☺️
Bekleyenler var… ⏳
Bir baba yıkıntıların arasında, gözler kaynayan kazanımızda… Ondan bir tas sıcak yemek, bir şişe su, bir kutu ilaç bekleyenler var.
Bizde bebekler için mama, yaşlılar için nefes, hastalar için yemek bekleyenler var… Çok bir şey değil, sadece hayatta kalmak istiyorlar.
Türk Kızılay olarak, bekleyenleri yanıtsız bırakmamak için çalışıyoruz. 🇹🇷🇵🇸
Prof. Dr. Sinan Canan 15 dakikasını ayırdı, üç kişiye umut oldu. 🩸🌙
Unutma, biz birbirimize candan bağlıyız. Şimdi sıra sende!
Gel, bir damla kan ver, senin sayende birden fazla kalp hayat bulsun!
#CandanBağlıyız ♥️
@SinanCanan
Bolu Kartalkaya’da devam eden yangınla mücadele aralıksız sürüyor.
Kızılaycılarımız, alevlerle boğuşan yangın söndürme ekiplerine ve vatandaşlarımıza beslenme desteği sağlamaya devam ediyor. #Bolu
Bir kadın yere diz çöktü ve omzundaki bohçasını açıp eski bir kavanoz çıkardı...
İçinde köyünden, bah��esinden getirdiği bir avuç toprak vardı. Yıllardır saklı tuttuğu emaneti avuçlarının içine döktü ve bir kez daha kokladı. “Buna geri döndük işte,” diye mırıldandı. #Suriye
İyilik hikayelerimize ortak olan misafirlerimiz bir bir dönüyor topraklarına���
Ama bu vedanın özelliği başka. Çünkü burada sadece insan değil, bir dönemin hikâyesi uğurlanıyor. Şimdi onlara düşen, kök saldıkları topraklarda yeniden filizlenmek. Bize düşense, arkalarından bakarken niyetlerimizi dualara dönüştürmek. #Suriye
Buz gibi bir gece… Kar yolları kapamış, umutlar bile donuyor. Ama biz buradayız.
Kızılay ekiplerimiz, Zigana Geçidi’nde mahsur kalan vatandaşlarımız için dondurucu soğukta mücadele ediyor. Kumanyalarımız ve en önemlisi kalplerimizle o zor anları birlikte atlattık.
Her koşulda yanınızdayız. Yollar kapanabilir ama iyiliğin yolu her zaman açık. #KızılayYollarda 🌙