Arkadaşlar temmuz 2025 ten bu YANA şifresini unuttuğum için kullanmadığım SADIK_KAR hesabım kötü niyetli kişilerin eline geçti. İtibar zedeleyici paylaşımlar yapılıyor. Sizden bu hesabı şikayetçi olmanızı istirham ediyorum:
@SADIK_KAR
HAMAS'ın, Kassam Tugayları Genel Komutanı İzzeddin el-Haddad İçin Yayınladığı Bildiri:
"Müminlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur), bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir."
İslami Direniş Hareketi (Hamas), inanç, teslimiyet, sabır ve sebatla yoğrulmuş bir acının yanı sıra büyük bir gurur ve iftiharla; Filistin halkına, Arap ve İslam ümmetine ve dünyanın tüm özgür insanlarına, büyük mücahit ve şehit komutanın şehadetini ilan eder:
İzzeddin el-Kassam Tugayları Genel Komutanıİzzeddin el-Haddad (Ebu Suheyb)
Kendisi, Gazze Şeridi'nde ailesi ve güven içindeki bir dizi sivil ile birlikte hedef alındığı hain ve korkakça bir Siyonist suikast cürmü neticesinde 15 Mayıs 2026 Cuma akşamı Rabbine şehit olarak yürümüştür. Eşi Ümmü Suheyb, kızı Nur ve bir dizi masum vatandaşın da şehit olduğu bu saldırı; fedakârlık, hazırlık ve nöbetle (ribat) geçen, cephelerde daima sebat ettiği, geri adım atmadan hep ileri atıldığı, son anlarına kadar halkını, toprağını ve mukaddesatını savunduğu uzun bir cihat yürüyüşünün ardından gerçekleşmiştir.
Şehit komutan Ebu Suheyb, ömrünü direniş, hazırlık ve işgalle mücadele meydanlarında vakfetmiş sarsılmaz bir mücahit komutanın eşsiz bir örneğiydi. O, Gazze Şeridi'ndeki direniş projesinin temel direklerinden biri, mücahitler için bir deniz feneri, Filistin davasını tasfiye etme ve halkımızın iradesini kırma girişimleri karşısında aşılmaz bir setti. Bilgece liderliği, sahadaki yönlendirmeleri ve özellikle Aksa Tufanı Savaşı sırasında işgalle olan çatışmayı yönetimi, Kassam kahramanları için bir ilham kaynağı, düşman ve ordusu için ise şiddetli bir azap olmuştur.
Şehit komutan Ebu Suheyb; Aksa Tufanı Savaşı sırasında canından birer parça olan mücahit evlatları Suheyb ve Mümin ile damadı mücahit Mahmud Ebu Hasira'yı Kudüs ve kurtuluş yolunda şehit vermesinin ardından, direniş liderlerinin ve ailelerinin Filistin ve mukaddesatı u��runa sunduğu fedakârlıkların büyüklüğünü somutlaştıran bir tablo içinde, sebatla, sabırla ve ecrini Allah'tan bekleyerek şehit olarak onlara katılmıştır.
Şehit Komutan İzzeddin el-Haddad'a yönelik suikast cürmü ve işgalin ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana Gazze Şeridi'nde halkımıza karşı işlemeye devam ettiği suçlar; bu terör varlığının suçlu ve faşist doğasını ve tüm uluslararası yasa ve sözleşmeleri hiçe saydığını bir kez daha teyit etmektedir. Bu durum aynı zamanda işgalin; cinayet, terör, direniş liderliğine baskı yapma ve siyasi tutumlarını etkileme, halkımızın iradesini, kendi topraklarındaki direnişini ve sebatını kırma politikası yoluyla, askeri güçle elde edemediği siyasi ve sahaya dair gerçeklikleri dayatma yönündeki başarısız girişimleridir.
Hareket; bu suçun, tüm boyutları ve zamanlamasıyla birlikte uluslararası toplumu ve özellikle anlaşmanın arabulucu ve garantör ülkelerini; işgal hükümetini anlaşmanın maddelerine tam olarak uymaya zorlamak ve masum sivillere yönelik devam eden suçlarını ve saldırganlığını durdurmak için derhal ve ciddiyetle harekete geçme konusunda siyasi, hukuki, insani ve ahlaki sorumluluklarıyla yüz yüze bıraktığını vurgulamaktadır. Aynı şekilde, uluslararası sessizliğin devam etmesi ve uluslararası adalet tarafından aranan, dönemin Hitleri savaş suçlusu Netanyahu'ya gerçek bir baskı uygulanmaması, işgali kanlı yaklaşımında ve halkımıza yönelik aralıksız saldırılarında daha da ileri gitmeye teşvik etmiştir.
Hareket, bu büyük komutanın şehadetini ilan ederken; onun ve diğer şehit komutanların ve mücahitlerin temiz kanlarının boşa gitmeyeceğini, aksine kurtuluş savaşının yakıtı ve direnişin Kudüs'e ve Mescid-i Aksa'ya giden yolunu aydınlatan bir nur olmaya devam edeceğini vurgular. Cihat ve direniş yürüyüşü daha güçlü, daha sağlam ve daha kararlı bir şekilde devam edecek; suikast ve terör suçları, halkımızın iradesini kırmayı veya onu ulusal haklarına ve değişmez değerlerine bağlılığından caydırmayı başaramayacaktır.
Hareket ayrıca Filistin halkını daha fazla dayanışmaya, birliğe ve direnişe, işgalin halkımızın ve direnişinin birliğini baltalamayı amaçlayan tüm planlarını boşa çıkarmaya çağırmaktadır. Bu mübarek şehit komutanlar kervanını sunan halkımızın, Allah'ın izniyle, işgal püskürtülüp ulusal haklarımız tam olarak geri alınana kadar kurtuluş yolunda yürümeye devam etmeye muktedir olduğunu teyit eder.
Şehit Komutan Ebu Suheyb, Filistin'e, Kudüs'e, Mescid-i Aksa'ya ve esirlere yönelik bir fedakârlık, sebat ve sadakat sembolü olarak kalmak; hayat hikayesinin nesiller boyu fedakârlık ile haklara ve değişmez değerlere bağlılık konusunda bir okul olarak yaşaması için mübarek yürüyüşünü şehadetle mühürlemiştir.
Yüce Allah, büyük mücahit, Şehit Komutan İzzeddin el-Haddad'a (Ebu Suheyb) rahmet etsin, onu bağışlasın ve onu Firdevs cennetine; peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle birlikte yerleştirsin. Onlar ne güzel yoldaştırlar.
Ve şüphesiz ki bu bir cihattır... Ya zafer ya şehadet.
İslami Direniş Hareketi (Hamas)
16 Mayıs 2026
Baykar ve Safran arasındaki bu iş birliği, küresel vicdanın ve İslam dünyasının hassasiyetlerinin hiçe sayıldığı ağır bir hatadır. İsrail’in Gazze’de yürüttüğü soykırıma doğrudan mühimmat ve teknolojik destek sağlayan bir Fransız firmasıyla "akıllı mühimmat" geliştirme masasına oturmak sadece ticari bir hamle değil, dökülen kanda dolaylı pay sahibi olmaktır. Müslüman halkların dualarıyla yükselen yerli savunma sanayi vizyonunun bebek katillerini silahlandıran bir yapıyla kirletilmesi; ne İslami kardeşlik hukukuyla ne de temel insani değerlerle bağdaşır. Bu ortaklık, mazlumun yanında durma iddiasından vazgeçmek ve kâr hırsını, Filistin’de devam eden insanlık dramının üzerine inşa etmektir.
Sumud filosu 54 tekne 500 üzerinde katılımcı ile Marmaris’ten Gazze’ye doğru yola çıktı.
Kamuoyunda yeterli gündem olmuyor, bu misyonun amacı dikkatleri çekmek ve Gazzeyi unutturmamak malum.
#SONDAKİKA
📌 Görmeyen kalmasın, gerçeği yaymak için PAYLAŞ!
Herkesin "komplo teorisi" dediği o görüntüler artık kanıtlı! Videoda uçağın püskürtmeyi kestiği o an net bir şekilde görülüyor
📍 Dikkat ettiniz mi? Püskürtmeler durduğu an ülkede doğal yağışlar başladı, hava normale döndü.
Şimdi ise düğmeye tekrar basıldı!
Bu bir sağlık ve çevre meselesidir. Gökyüzümüze, havamıza ve suyumuza sahip çıkma vakti.
Artık sessiz kalmak yok!
Bunu Sizler Durdurmalısınız?
ACİL !
Sine-i Kamuoyu Vicdanı
Filistinli Esraa’ya yönelik skandal ihlaller bitmiyor. Gazze’deki çocuk katliamlarına isyan ederek, ABD’ye bir mesaj vermek isteyen Esraa’nın durumu artık olağanüstü skandallara dönüşmüştür.
Dilekçelerimizle, hukuk mercilerinde çabalarımızla anlamayanlara buradan kamuoyu önünde seslenmek istiyorum.
1.Esraa’nın ziyaret ettiği esnada ailesinin evine kapıları kırarak girdiniz.
2.Ailesinin yanında kafasına plastik torba geçirdiniz. Nefessiz bırakıp, bunu tekrar tekrar yaptınız. Yani işkence ettiniz.
3.Parmaklarını sıkarak (malum yönteminizle) acı çektirdiniz.
4.Bu yaptıklarınızın video ve/veya fotoğrafını çektiniz. Kime gönderdiniz bilmiyoruz.
5.“Skandal içerikli tehdidinizi” söylemiyorum bile ama o cümleyi kullanan Türk Polis olamaz ve olmamalı.
6.Esraa’nın anne, baba ve kız kardeşini olayla hiçbir alakası olmadıkları halde deport edip Türkiye’ye giriş yasağı koydunuz
7.Esraa ve kocasını 8 ay tutuklu olarak Silivri Cezaevinde tuttunuz.
8.ABD Konsolosluğu dahi mahkemede şikayetçi olmadığı halde, Esraa ile alakası olmayan vakaları ve ekstra suçları Esra’nın üzerine boca ettiniz.
9.Dün 21 Nisan’da sabah saatlerinde Mahkeme vereceği en ağır cezayı verdi ama o kadar uzun süre tutukluydu ki Esraa, hakkında “Tahliye Kararı” verildi.
10.Mahkeme kararına rağmen Esraa’yı Silivri’de geceye kadar bırakmadınız. Kocası kapının önünde 14 saat bekledi. Gece bir polis aracı gelip Esraa’yı aldı ve bilinmeyen bir yere götürdü.
11.Tüm aramalarımız sonucunda bu sabah saat 09:00’da Ümraniye Dudullu’da (ne alaka ise) en uzak bir polis karakolunda bulduk.
12.Şimdi de Esraa’yı hala bu karakolda tutuyor ve bırakılmayacağını söylüyorsunuz.
13.Sahi “siz” kimsiniz? Tüm bunları niye yapıyorsunuz? Türk halkının size verdiği yetkiyle ve kanuna göre yapmadığınız kesin.
14.Sayın yetkililer “yeter artık” isyan ediyoruz. Bu skandallar/ihlaller zincirini durdurun.
15.Bu olayı “özel” olarak takip/icra eden ilgili memur ya da memurlar bu muazzam öfkenizi ve sıkı iş takipçiliğinizi ülkemizde dolaşan İsrailli katillere yöneltseniz sadece Türk halkına değil insanlığa büyük hizmet edersiniz
16.ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun “bunlar barbar hayvanlar hepsi öldürülmeli” cümlesiyle bardağı taşan Esraa, sadece vicdanı isyan eden ve “durdurun bu soykırımı” diyen bir Filistinli genç. Üstelik Türkiye’yi ve Türk halkını o kadar seviyor ki memurların kendisine işledikleri suçu şu ana kadar şikayet konusu etmedi.
17.Yani lafın kısası “YETER ARTIK! Esraa’ya ve ailesine zulüm son bulsun. Esraa özgür ve güvende olsun.
Herkesi Esraa için ses vermeye davet ediyorum
İslam dünyasının madden ve manen ayağa kalkması, siyonist hegemonyanın sonlanması ve İslam Birliğini kurarak Müslümanların dünyaya yeniden şekil ve Nizam vermesi için yarım asrı aşan bir siyasi cihad yürüten Erbakan hocamızı vefatının seni devriyesinde rahmet ve özlemle anıyorum.
@mmustafauzun Küreselciler ulusalcıları saf dışı ederken...
Anadolu'da bir söz var
"Taş kabağa çarpsa vah kabağın başına, Kabak taşa çarpsa vah kabağın başına"
HAFIZ VE ŞEHİT EBU UBEYDE
Allah rahmet eylesin. Huzeyfe, genç yaşlarından itibaren zekâsı ve parlaklığıyla dikkat çeken; hazırcevap, uyanık ruhlu ve derin bir kavrayışa sahip bir insandı. Nazik, hoş ve arkadaş canlısıydı; geçinmesi kolay, az konuşan fakat konuştuğunda etkileyen bir mizacı vardı. İç dünyasını ve öz düşüncelerini çözmek kolay değildi; ancak kendini gösterdiğinde çevresini hayran bırakan bir duruş sergilerdi.
Kur’an’ı küçük yaşlardan itibaren ezberlemiş, anlamını ise anne ve babasından öğrenmişti. Kardeşleriyle birlikte Kur’an öğretileriyle yetişmiş, bu değerlerle şekillenen bir hayat sürmüştü. Akademik hayatında da her aşamada üstün başarı göstermiş, yüksek lisans derecesini alana kadar daima önde yer almıştı. Doktora programına kaydolmuş olsa da yoğun meşguliyetleri sebebiyle tezini tamamlayamamıştı.
❌BAYKAR'ın sahibi Selçuk Bayraktar İsrail'e silah ve savaş uçağı parçası tedarik eden Leonardo şirketiyle milyonlarca dolarlık ortak girişim kurdu.
🔻İskoçya'da eylemciler, Filistin'e destek için Bayraktar'ın ortak girişim kurduğu Leonardo şirketinin tesislerini koruyan güvenlik merkezini bastı ve şirkete büyük zarar verdi.
🇵🇸Soykırımcıyı beslemek Gazze halkına yapılan en büyük ihanettir!
@SelmanEsmerer1 Allah razı odun başkanım.
Aslolan kurumları değil davayı ulvileştirmektir. Dava ile kurumu aynı görmek yapılan hataları da ulvileştirmek sonucunu doğurur. Sıkıntımız bu olsa gerek