@SeydaMFKonyevi Bütün deliller ortada. Ehli Sünnet tahrifatçısının zaten delille işi yok. O ifsada ve insanları oyalamaya devam ediyor. Çünkü şöhreti çok seviyor. Hep gündemde olsun istiyor.
Muhterem kardeşlerim,
Peşinden gidenlere avanak diyen Ehli Sünnetin yüz karası, uydurma hadislerle milleti kandırmaya çalışan kezzab, insanı şirke götüren elfazları direk ve sarahaten kullanarak ve iddia ederek Ümmeti Gazze gibi büyük cepheden çekip kendi fitnesiyle meşgûl ediyor.
Bu nedenle bu fitnebazın fitnesini söndürürken; en az günde bir paylaşım da olsa Gazze ile ilgili felaketi hatırlatalım lütfen. Böylece bu sinsi düşmanların oyunlarını da bozmuş oluruz. İnşaAllah.
@SeydaMFKonyevi Bizim gündemimiz #Gazze olmalı. Lakin kendi nefsi için insanları yanıltan ve gündemi boş yere meşgul eden bir EHLİ SÜNNET tahrifatçısı var. Allah c.c. zararlarından Ümmet-i Muhammedi muhafaza etsin.
@hallederiztamam Hocam bunlar laftan anlamaz. Doğrusunu bal gibi bilir ama carpıtır. Boşuna yormayın kendinizi. Söz anlayana dinleyene söylenir. Yoksa israftır.
"Allah'ım! Kulun ve Peygamberin Muhammed'in (s.a.s.) istediği hayırlı şeylerden ben de istiyorum. Kulun ve Peygamberin Muhammed'in (s.a.s.) sığındığı şeylerden de Sana sığınıyorum."
(Hâkim, Müstedrek, I, 702)
"Gerçekten şu mal, çekici ve tatlıdır. Kim onu hırs göstermeksizin alırsa, o mala bereket verilir. Kim ona göz dikerek hırs ile alırsa, o malın bereketi olmaz; böylesi kişiler, yiyip yiyip de bir türlü doymayan kimse gibidir."
(Müslim, "Zekât", 96)
İnsan ruhunun ölümden sonra bir başka bedende dünyaya döndüğünü iddia etmek Allah-u Teala'nın apaçık kitabında belirlediği doğum ölüm ve diriliş sırasına ve yaratılış hikmetine terstir.
Allah-u Teala, ölen bir insanın dünyaya geri dönme arzusunu şöyle haber verir ve bu kapıyı ebediyen kapatır. Kâfirlerin Allah-u Zülcelal’den olan taleplerini anlatıyor. Kâfirler öldükleri zaman Allah azze ve celle’ye yalvaracaklar; dünyaya tekrar geri gönderilmelerini, salih amel işleyip kurtulmak istediklerini söyleyecekler.
Allah-u Zülcelal onların hâlini şöyle haber veriyor:
“Nihayet onlardan birine ölüm gelip çattığında der ki: ‘Rabb’im, beni dünyaya geri gönder. Ta ki terk ettiğim dünyada salih bir amel işleyeyim.’ Hayır! Bu sadece onun söylediği boş bir sözdür. Diriltilecekleri güne kadar arkalarında bir berzah, bir engel vardır.”
(Müminun; 99-100)
Allah-u Zülcelal burada kendi sünnetini, adetini ve yolunu anlatıyor. Yani ruh bu dünyadan öbür dünyaya geçtikten sonra artık bu dünyaya geri dönmesine engel vardır. Berzah vardır.
Ayette geçen “berzah” kelimesi, ruhun dünyaya dönüşünü engelleyen ilahî bir perdedir. Eğer ruh bir bedenden diğerine geçebilseydi bu engelin bir anlamı kalmazdı; ortada berzah diye bir şey olmazdı. Demek ki ölen bir kişinin, bir velinin ya da herhangi bir kimsenin ruhu başka bir kalıba girip dünyada iş göremez. Allah-u Zülcelal’in ayetinden bunu anlıyoruz.
@SeydaMFKonyevi Ayetler ortada iken bunu sürdürenler ,maksatlı bir şekilde hakikati saptırmaktadırlar.Zorlama tevillerle,rüyalarla insanları temeli olmayan bir çıkmaza sürüklüyorlar. Allah c.c. akil fikir ihsan eylasin.
🗣️Milli Gazete Yazarı Mustafa Kasadar:
Ali Haydar Efendi büyük bir alim ve veliydi ama Mahmut Efendi şeyhi hakkında hiçbir aşırılık ifadesi kullanmadı.
Çünkü davetini şeyhinin üzerine değil kendi gayreti üzerine inşa etti.
Şu an onu putlaştırmak isteyenlerse Karun gibi yaşayıp Musa gibi görünmek isteyen istismarcılardır.
@Maturidi_ Önce edebini takın ondan sonra ilmî cevap bekle. Edep âdap bilmeyenle ne ilmi konuşacağız. Sen önce yazdığın hakaretleri sil. Mürşidi Kamillere karşı haddini aşma. Paylaşıp duruyorsun. Kopyala yapıştırla ilim konuşulmaz.
Biz Müslüman isek ve İslâm davasında samimî olduğumuzu söylüyorsak, bunun samimiyet testi bugün #Gazze dir, #DoğuTürkistan dır ve dünyanın dört bir yanında zulüm gören mazlum kardeşlerimizdir.
Gazze'deki kardeşlerimiz, ümmetin sadece küçük bir parçası değildir. Onlar; ümmetin ta kendisidir!
Zira onlar ümmetin şerefini korumaya çalışan, canlarını ortaya koyan yiğitlerdir. Bizim rahatımız, onların feryadı üzerine kurulamaz. Biz bu rahatı kaybederiz. Sonra biz kaybederiz Allah korusun. Onun için kurtulmak istiyorsan mü'min kardeşine yardımcı olman lazım.
Gazze ümmetin imtihanıdır. Onlar açken bizim tokluğumuz lezzetsizdir. Onlar mahzunken tebessümümüz eksik kalır. Onlar direnirken bizim suskunluğumuz zillete dönüşür.
Unutmayalım, kardeşlik sadece gözyaşı değil; hem dua hem fiil hem kalp hem gayret birlikteliğidir. Yani fikirde berabersek fiilde de beraber olmalıyız.
Biz, onlarla sadece kalben beraber olamayız. Sadece bu yetmez, bunu şu anda Avrupa'daki bazı aktivistler, gayrimüslimler de yapıyor. “Kalbimiz sizinledir” diyorlar. Onların kalbi iman etmiş bir kalp olmasa bile seslerini yükseltiyor.
Müslüman olarak onlardan daha fazlasını yapmamız lazım. Yoksa bu bir utanç olur. Onlar Müslüman olmadığı halde bunu yapıyorlarsa bizim bunun yüz katını yapmamız lazım. Biz her şeyimizi ortaya koymamız gerekir. Yoksa vallahi yarın kıyamet gününde hiçbir bahanemiz Allah'ın yanında geçerli sayılmayacaktır.
Gazze'deki kardeşlerimiz, ümmetin sadece küçük bir parçası değildir. Onlar; ümmetin ta kendisidir!
Zira onlar ümmetin şerefini korumaya çalışan, canlarını ortaya koyan yiğitlerdir. Bizim rahatımız, onların feryadı üzerine kurulamaz. Biz bu rahatı kaybederiz. Sonra biz kaybederiz Allah korusun. Onun için kurtulmak istiyorsan mü'min kardeşine yardımcı olman lazım.
Gazze ümmetin imtihanıdır. Onlar açken bizim tokluğumuz lezzetsizdir. Onlar mahzunken tebessümümüz eksik kalır. Onlar direnirken bizim suskunluğumuz zillete dönüşür.
Unutmayalım, kardeşlik sadece gözyaşı değil; hem dua hem fiil hem kalp hem gayret birlikteliğidir. Yani fikirde berabersek fiilde de beraber olmalıyız.
Biz, onlarla sadece kalben beraber olamayız. Sadece bu yetmez, bunu şu anda Avrupa'daki bazı aktivistler, gayrimüslimler de yapıyor. “Kalbimiz sizinledir” diyorlar. Onların kalbi iman etmiş bir kalp olmasa bile seslerini yükseltiyor.
Müslüman olarak onlardan daha fazlasını yapmamız lazım. Yoksa bu bir utanç olur. Onlar Müslüman olmadığı halde bunu yapıyorlarsa bizim bunun yüz katını yapmamız lazım. Biz her şeyimizi ortaya koymamız gerekir. Yoksa vallahi yarın kıyamet gününde hiçbir bahanemiz Allah'ın yanında geçerli sayılmayacaktır.
"Allah'ım! (Günah işleyerek) Kendime çok zulmettim. Günahları Senden başka bağışlayacak kimse yoktur. Lütfedip beni bağışla. Bana merhamet et."
(Buhârî, Deavât, 17; Müslim, "Zikir", 48)
"Sizden birinizin urganını alıp sırtında bir bağ odun getirip satması ve böylece Allah'ın onun itibarını koruması, bir şey verip vermeyecekleri belli olmayan kişilerden dilenmesinden daha hayırlıdır."
(Buhârî, "Zekât", 50)