Etimesgut Belediyesi’ne biraz daha girilmeseymiş ne olurdu kestiremiyorum. Adamlar herkesi haraca bağlamış. Kendi aralarında ‘5 sene daha burdayız, yiyebildiğiniz kadar yiyin’ diyalogları da oldukça utanç verici..
Kuşadası ve Çukurova eşittir Etimesgut. Hiçbir farkları yok..
Mutlu Kerimoğlu, belediye başkan yardımcısı olmadan önce bar işletiyordu.
Erdal Beşikçioğlu, belediye başkanı seçilmeden önce uyuşturucu operasyonunda alınmış, kullandığını kabul etmişti.
Bu ikiliyi yarım milyonluk Etimesgut’u örnek bir şekilde belediyeyi yönetsinler diye göndermediler oraya.
Bugün uyuşturucu testleri pozitif çıkınca şaşırıyorlar. Ya da şaşırmış gibi davranıyor. Oysa herkesin bildiği bir durum.. Olan vatandaşın parasına, Etimesgut’ta yaşayan insanlara oldu.
📌Uğur Mumcu’yu İran öldürmemiş miydi?
Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş: “Uğur Mumcu suikastını İsrail’den Mersin’e gelen 5 kişilik tim gerçekleştirdi.
Bunlar FETÖ’nün desteğiyle Esenboğa Havalimanı’ndan İsrail’e döndü. Suikast timinin pasaport kaydı ‘Bilgisayar arızası’ gerekçesiyle yapılmadı” diyor..
Ne tuhaftır ki… Mumcu’nun katledildiği gün Esenboğa Havalimanı’na İran’dan gelen bir uçak daha iniyor.
Uçağın içindeki kalabalık heyetin geliş sebebi Türkmen doğalgazı…
Türkiye ve İran tam da o gün Türkmen doğal gazının İran üzerinden Türkiye’ye taşınmasını sağlayacak 25 milyar dolarlık bir anlaşma imzalayacak!
Ancak Mumcu’nun katledilmesi sebebiyle dönemin hükümeti İranlıları “Ortam çok gergin” diyerek geri yolluyor!
Muhtemelen o gün Esenboğa’dan art arda kalkan uçaklardan biri Mumcu’yu öldüren MOSSAD ajanlarını, diğeri ekonomik anlaşma için Türkiye’ye gelen İran heyetini taşıyor!
Kazanan bir kez daha bir taşla 3-4 kuş birden vuran emperyalizm, kaybeden biz oluyoruz.
Günün sonunda…
PKK’nın MOSSAD-CIA ilişki ağını çözen gazeteci susturuluyor.
Suikast İran’ın üzerine yıkılıyor… Türkiye bir kez daha laik-anti laik kutuplaşması ile istikrarsızlaştırılıyor...
Türkmen gazının İran üzerinden Türkiye’ye ulaşması engelleniyor…
İSRAİL BÜYÜKELÇİSİNİN MUMCU’YA SORDUĞU SORU
Peki İsrail neden Mumcu’yu öldürdü?
Mumcu’nun ölümünden önceki 1 yılda yazdığı 330 yazının 158’i PKK ve Kürt sorunuyla ilgili.
117 yazıda ise ABD’nin Türkiye ve Ortadoğu faaliyetleriyle ilgilenmiş.
Yani Mumcu moda tabirle “Büyük resmi” görmüş.
PKK’nın dış bağlantılarına yoğunlaştığını ve yazacağı kitapta terör örgütündeki ajanların listesini açıklayacağını yakın çevresine söylemiş.
Peki sonra ne mi olmuş? Önce kendisi de bir suikasta kurban giden ünlü MİT’çi Hiram Abas, Mumcu’ya “Öldürülmekten korkmuyor musun?” diye sormuş.
Şu tesadüfe bakın ki, Mumcu’ya aynı soruyu 7 Ocak günü; yani suikasttan 15 gün önce bir de dönemin İsrail Büyükelçisi soruyor! “Öldürülmekten korkmuyor musunuz Uğur Bey!”
Tahmin etmek zor değil… Mumcu’nun kaleminin kırılma sebebi PKK’nın CIA ve MOSSAD ile kurduğu karmaşık ilişki ağını çözmesi.
Dönemin DGM Başsavcısı boşuna “Devlet isterse bu işi çözer” demiyor.
Gerçekler ayrıntılarda gizli. O sebeple ayrıntılardan devam edelim...
Yıl 1996…
Dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan, TBMM’de üç MOSSAD ajanının Mumcu’yu öldürmek üzere Türkiye’ye sızdığı belirtilen bir MİT belgesinden bahsediyor!
Mumcu’nun ağabeyi Ceyhan Mumcu, Kazan’dan suikastın aydınlatılması için yardım istiyor.
Adalet Bakanı 30 Ağustos 1996 günü “Mumcu cinayeti ile ilgili yeni iddialar var. Araştırıyoruz” diyor.
Ve bu gelişmeden sonra Mumcu’nun ağabeyi İsrail Büyükelçiliğine davet ediliyor.
Ceyhan Mumcu’nun ısrarlı sorularına cevap veremeyen İsrail Büyükelçisi “ Biz kimseyi öldürmeyiz” demekle yetiniyor.
Görüşme tatsız bir şekilde sona eriyor.
Ertesi gün gazetelerde bu görüşme ilginç bir şekilde “Ceyhan Mumcu, Şevket Kazan’ı yalanladı” başlığıyla duyuruluyor!
İşte böyle… Mumcu’nun katillerinin ortaya çıkmaması için merkez medya adeta seferber olmuş o dönemde!
Daha doğrusu İsrail’in işlediği cinayetin izlerini silme görevi Türk medyasına verilmiş!
Oğuzhan Uğur, “AHBAP’a para toplamadım” diyerek emniyet ifadesinde kendisini yalanlamış.
“Verdiğimiz vergilerle…” diye başlayan cümlelerinin aksine vergi vermediği ortaya çıkmış…
Kızılay’ı kötüleyen, AFAD’ı kötüleyen, “devlet yok AHBAP var” diyerek AHBAP’ı pazarlayanlar ve Haluk Levent’i pazarlayanların ‘aynı kişiler’ olduğunu iyi görmek gerek…
Ahbap’a para kaptıran vatandaşların her biri, kendilerini yönlendiren, teşvik eden, propagandayla kandıran, Ahbap’ın İBAN no’sunu paylaşan Halk tv, Sözcü tv başta olmak üzere, Oğuzhan Uğur, Fatih Portakal, Mahsun Kırmızıgül, Uğur Dündar, Ece Üner, Müjdat Gezen, Gani Müjde, Fatih Altaylı, Nevşin Mengü, Pelin Batu, Özlem Gürses, Murat Ağırel, Barış Pehlivan, kıvanç Tatlıtuğ, Hazal Kaya, Ali Atay, Danla Biliç ve aklıma gelmeyen diğer tüm isimlere tazminat davası açabilirler.
BU LAFLARI SÖYLEYEN FATİH PORTAKAL SORUMLU DEĞIL MI? HALUK LEVENT’TEN HESAP SORULURKEN FATİH PORTAKAL‘DAN SORULMAYACAK MI?
SIZ NE DERSINIZ TWITTER ALEMI?
Cüneyt Özdemir'den Özgür Özel'e tepki!
“1 Temmuzda Financial Times'a yazı yazan Özgür Özel, NATO liderlerini uyarıp 'Erdoğan Rusya ve Çin ile ittifak yapabilir' diyen Özgür Özel, Trump'ın Ankara'ya geldiği gün 'Rusya ve Çin ile iyi ilişkiler kurmak zorundayız.” dedi.
Özgür Özel de, Ekrem İmamoğlu da çok önceden kurgulanmış bir oyunun figüranlarıdır.
Dertleri ne devlettir ne de millettir.
Sokakta kâğıt toplayarak geçimini sağlayan vatandaş bile bunların ne olduğunu anladı. Samanla beslenen bir kısım kitle ise inadına ayak diretiyor.
Kardeşiz derken şaka yapmıyorduk !
Gazzeli kardeşlerimiz, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında şehit olan Ömer Halisdemir'in portresini yıkık bir binanın duvarına çizdi.
Dertleriyle dertlendiğimiz kardeşlerimizin, derdimizle dertlenmesi bizi duygulandırdı...
Onlyfans eskortları gibi giyinip bu Müslüman milletin çocuklarına sahnede p*rn* şov yapan siyonist ürün projesi Manifest yasaklansın! #manifestkonserleriyasaklansın
Hem Özgür Özel'in PM üyesi ol
Hem Ekrem İmamoğlu'nu CB(!) aday ofisinde yönetici ol
Hem Özgür Özel'in VIP Mercedesi'nin Sayıştay'dan kaçırılması için Özkan Yalım'ın telefon açtığı kişi ol
Hem VIP Mercedes'i tasarlayan firmanın muhasebecisi ol
Hem Ahbap'ı denetleyip "bir sorun bulamadık" diyen yapının genel başkanı ol.
Büyük başarı.
AHBAP'ı denetleyen şahıs Özgür Özel'in VIP Mercedes'ini de denetlemiş (!)
https://t.co/u4jLfT6Cfv
🔴 ABD'li emekli Albay Douglas Macgregor:
▪️Türklere İsrail ile savaşa girmemeleri için F-35 rüşveti veriyoruz.
▪️Onların kenarda oturmasını istiyoruz. Onları kavgaya dahil etmek istemiyoruz.
▪️Erdoğan, "Bana F-35'leri verin barış olsun" diyor. Sorunumuz şu ki, dostumuz Erdoğan, Donald Trump'tan çok daha zeki.
▪️Çünkü Erdoğan sadece 'Tamam kenarda duruyoruz, karışmayacağız' demekle yetinmez. Bu geçici bir süre için böyle... Bunu İsrailliler de çok iyi biliyor.
▪️Yıllar önce İsrail'de yaptığım bir askerî sunumda şunu söylemiştim: Bölgede İsrail için tek gerçek varoluşsal tehdit Türk Devleti'dir.
▪️Herkes bana deliymişim gibi bakmıştı. Sonra şöyle demiştim: Şimdi siz İran ile birbirinize füze ve bomba atabilirsiniz. Ancak İranlılar İsrail'i işgal edemez. İsrail'i Türkler işgal edebilir. Sizler Osmanlıların yüzlerce yıl boyunca yönettiği topraklarda yaşıyorsunuz.
▪️Trump savaşı önlemeye çalışıyor ama bunun işe yarayacağını sanmıyorum. Çünkü bence İslâm bir bütün olarak birleşiyor.
▪️Arap Yarımadası'ndaki zengin, varlıklı elitleri unutun. Asıl Müslümanlardan bahsediyorum. 'İslâm evi'nin içinde yüzlerce yıldır görmediğimiz ölçekte büyük bir ittifak ortamı var.
Yaşar Kemal:
-"Biliyor musun, tekkeler kültür merkezleriydi. Kapatıyorsun.
Dejenere oldu diyorlar, kapattın.
Ama kitaplarını niye yakıyorsunuz arkadaşlar.
Dede Korkut Destanı; İlyada, Odysseia gibi büyük bir destandır, insanlık destanıdır.
Şimdi bu destanın, biz Vatikan'da 6 tanesini buluyoruz,
Vatikan Kütüphanesi'nde, Dresden Kitaplığı'nda 6 tanesini buluyoruz. Eğer yakılmasaydı Anadolu'da kitaplar, tekke kitaplıklarında... Ve biz bundan belki de 5 tane, 6 tane daha Dede Korkut bulurduk, Dede Korkut bunun 4 misli, 5 misli olurdu.
Yani, kültürümüzü yaktılar bizim orada."