❝Türkiye’de çok farklı, özel bir şekilde okunduğumu hissediyorum. Bir seferinde İstanbul’da küçük bir otelde kalıyordum. Gece saat birde geri döndüğümde resepsiyondaki genç, “Siz yazar John Berger misiniz?” diye sordu. Herhalde öğrenciydi. Kitabımı çıkardı ve imzalamamı rica etti. Dünyanın hiçbir yerinde, bir otelde, geceyarısı böyle hoş karşılanmamıştım. Bunun nedeni düşünüyorum… Kitaplarımın yazdığım duyguya çok yakın okunduğunu hissettiğim bir başka ülke İspanya. İki ülkenin Avrupa haritasındaki benzerliklerinin yanısıra bir başka benzerliği kültürlerindeki trajedinin kaybolmamış olması. Sadece edebiyat değil, öncelikle hayatta varlığını sürdürmesi. Trajikle kötümserliği, abartılı duyarlılığı, yanlış yargıları kastetmiyorum.
Yine yıllar önce İstanbul’da bir arkadaşımın çok yoksul bir gecekondu bölgesinde yaşayan dostunu ziyarete gittik. Barakada yaşayan kişi Almanya’ya işçi olarak gitmeye hazırlanıyordu. İçeri girdik, yere oturduk. Birkaç kap kacak, bir yatak vardı içeride. Duvara tutturulmuş bir rafın üzerinde 20 kadar kitap vardı ve onlardan birisi benim kitabım 'Yedinci Adam'ın Türkçesiydi. Benim için çok sıradışı bir olaydı. Çok etkilendim. Kitap bir roman değildi, göçmen işçilerle ilgiliydi ve yakında onların arasına katılacak biri tarafından okunuyordu. Bunu görünce yazar olduğum için ne kadar şanslı olduğumu düşündüm. Kitaptaki deneyim hayat deneyimiyle buluşmuş ve kabul görmüştü çünkü.❞ 🌿 (Via İzdiham, Sfgate 📸 Yedinci Adam)
KAMUSAL SOSYOLOJİ (Public Sociology)
Kamusal Sosyolojinin fikir babası Michael Burawoy birkaç gün önce aşırı hız yapan bir sürücünün çarpması sonucu hayatını kaybetti. Daha önce ASA ve ISA'nın başkanlığını da yapan Burawoy, ASA’nın başkanlık konuşmasında sosyolojinin toplum üzerindeki etkisini artırmak için “Kamu Sosyolojisi” kavramını ortaya atmıştır.
Kamu sosyolojisi, sosyolojinin bir yandan akademik bir disiplin olarak gelişimini savunurken, diğer yandan da toplumla olan bağını güçlendirmesi gerektiğini vurguluyor. O’na göre sosyoloji, sadece bilimsel bilgi üretmekle kalmamalı, aynı zamanda toplumun temel sorunlarını ele alan ve bu sorunlara çözüm üreten bir disiplin olmalıdır.
Burawoy, sosyolojinin dört temel bilgi türünü (profesyonel, eleştirel, politika ve kamusal) bir araya getiren ve aralarında denge kuran bir disiplin olması gerektiğini savunuyor. Bu dört bilgi türü arasında sağlıklı bir etkileşim olduğunda, sosyoloji daha güçlü ve etkili bir disiplin haline gelebilir. Ancak, bu bilgi türleri arasında dengesizlikler ortaya çıktığında, sosyoloji çeşitli sorunlarla karşılaşmaktadır.
Burawoy’a göre profesyonel sosyoloji, akademik dünyada, bilimsel yöntemlerle bilgi üretir. Kuramlar geliştirir, veri toplar ve analiz yapar.
Buna karşılık politika sosyolojisi, kamu politikaları geliştirmek için bilgi üretir. Hükümetler, özel sektör ve STK’lara yönelik araştırmalar yapar.
Eleştirel Sosyoloji, toplumu eleştirel bir bakış açısıyla inceler. Mevcut sosyolojik kuramları ve metodolojileri sorgular.
Buna karşılık KAMUSAL SOSYOLOJİ, akademinin dışına çıkarak toplumla doğrudan iletişim kurar. Halkın anlayabileceği şekilde bilgi sunar ve sosyal değişimi teşvik eder. Örneğin gazetelerde yazılar yazar, sosyal medya kullanır.
Günümüz sosyolojisinin aşırı derecede akademikleştiğini ve toplumdan koptuğunu savunan Burawoy’a göre, bu dört tür sosyoloji birbiriyle karşılıklı bağımlılık içindedir ve dengeli bir şekilde bir arada bulunmalıdır.
O’na göre sosyoloji giderek dar bir akademik çevre içinde kendini tekrar eden bir alan haline gelmiştir.
Akademik çalışmalar, sadece uzmanlar arasında okunmakta, ancak toplumun büyük bir kısmına ulaşamamaktadır.
Üniversitelerdeki yayın baskısı ve kariyer kaygıları, sosyologları kamuya yönelik çalışmalar yapmaktan alıkoymaktadır.
Buna karşılık, Burawoy "kamusal sosyolojiyi" canlandırarak, sosyologların toplumla doğrudan ilişki kurmasını ve bilimsel bilgiyi halkın anlayabileceği şekilde paylaşmasını önerir.
Kamusal sosyoloji, sosyolojinin toplumla olan bağını yeniden kurma misyonunu üstlenir. Ekonomik eşitsizlik, ayrımcılık, çevresel krizler gibi konularda halkı bilinçlendirebilir. Sosyologlar, toplumun tartışmalarına katılarak halkın daha bilinçli kararlar almasına yardımcı olabilir. Sosyoloji, sadece akademik bir alan olarak değil, toplumu etkileyen bir disiplin olarak da görülebilir.
Burawoy, özellikle neoliberal politikaların ve piyasa baskılarının sosyolojiyi akademik bir köşeye sıkıştırdığını ve kamusal sosyolojinin bu duruma karşı bir direniş yolu sunduğunu savunur. Kamusal sosyolojiyi hayata geçirmek için şu önerilerde bulunur
Sosyologlar medyada daha fazla yer almalı. (Örneğin, gazete makaleleri yazmalı, televizyon programlarına katılmalı)
Sosyoloji eğitimi daha fazla uygulamalı hale getirilmeli. (Öğrenciler toplumsal projelere dahil edilmeli)
Sosyologlar sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapmalı. (Örneğin, göçmen hakları, kadın hakları, çevre hareketleri gibi alanlarda çalışmalı)
Politikacılar ve karar alıcılarla daha fazla etkileşim içinde olunmalı. (Politikaları şekillendiren araştırmalar yapılmalı)
Burawoy’a göre, eğer sosyologlar sadece akademide kalırlarsa, toplum üzerindeki etkileri sınırlı kalacaktır. Ancak, bilgilerini toplumla paylaşarak ve aktif bir rol oynayarak, sosyolojiyi daha güçlü hale getirebilirler.
Özetle Burawoy’un temel argümanı, sosyoloji, sadece akademik bir uğraş değil, toplumu dönüştüren bir güç olmalıdır. Sosyologlar toplumla daha fazla etkileşime girmeli, sosyal sorunlara çözüm üretmeli ve halka toplumsal sorunları/analizleri anlaşılır şekilde anlatmalı. Akademik bilgi toplumdan kopmamalı, toplum için üretilmeli ve toplumla paylaşılmalıdır.
❝Gazze dışında dünyada her yer işgal altında, hepimiz işgal edildik❞
❝Bu savaş, insan haysiyetinin yeryüzünü aştığı bir savaştır. Çünkü haysiyetin yer yüzünde ineceği bir yer kalmadı❞
Çevirmen Ayçin Kantoğlu, İslam Düşünce Enstitüsü (İDE) tarafından düzenlenen "İnsanlık Vicdanı Yol Ayrımında: Gazze" başlıklı panelde konuştu:
“Dünya misafirhanesinde çok fazla bir şey aranmaz.
Hayat, topu topu üç gün sürer: Dün, bugün ve yarın.
Dün, bin bir türlü yiyeceği yesen de bugün aç olarak kalkarsın yatağından.”
Kutadgu Bilig, Yusuf Has Hacip
Prenses, oda arkadaşım, Anneannem Esma Cantürk hakkın rahmetine kavuştu. Bugün öğle namazına müteakip Yapracık Köy camiinde kalınacak cenaze namazı sonrasında köy mezarlığında defnedilecek.
"Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın
Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın
Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı
Beni sensiz bıraktın, beni bensiz bıraktın."
#DYK
Scientists have predicted that Maldives could disappear entirely by the end of the century.
Children and young people are the least responsible for #ClimateChange but will bear the highest burden of its impacts.
We need to #ActNow!⚠️
@UNICEFMaldives
🌿Muğla'nın Milas ilçesinde bulunan, Ballıbabagiller ailesine ait endemik bitki literatüre girdi
🌿 Biyoloji öğretmeni Dr. Özal Güner'in kayalık alanda tespit ettiği çiçeğe "Milas kayaçayı" ismi verildi
#Yeşilhat🌱
https://t.co/TsVOCz5U3K