Milli Egitim Bakanı "Kurtuluş Savaşı"ndan niye rahatsız olur?
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin "Kurtuluş Savaşı" yerine "Milli Mücadele" kavramının getirileceğini söylemiş. Gerekçe olarak da "Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı imparatorluğu vardı" demiş.
Öncelikle Kurtuluş Savaşı öncesinde "koskoca Osmanlı imparatorluğu" falan yoktu. Osmanlı çözülüp dağılmıştı. Öyle ki 1919'da İstanbul'dan bir yere gitmek için İngiliz vizesine ihtiyaç vardı. Öyle ki Temmuz 1921'de Osmanlı'ya başkentlik yapmış üç şehir; Bursa, Edirne ve İstanbul işgal altındaydı.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Milli Eğitim Bakanı, 2026 yılında "Neyden kurtulduk?" diye sorabiliyor.
Milli Eğitim Bakanı "Kurtuluş Savaşı" kavramının anlamını kavrayamadığına göre "neyden kurtulduğumuzu" bilmiyor olmalı? Milli Eğitim Bakanı, bu topraklarda bu milletin 1918-1922 arasında yaşadığı işgalci zulmünden habersiz olmalı.
Milli Eğitim Bakanı, Kurtuluş Savaşı kavramını değiştirmek istediğine göre
işgalci emperyalizmden kurtulmak için bir kurtuluş savaşı verdiğimizi kabul etmiyor olmalı. Yani İnönü Zaferlerini, Sakarya Zaferini ve Büyük Zaferi "Kurtuluş Savaşı" olarak görmüyor olmalı?
Milli Eğitim Bakanı, Kurtuluş Savaşı'nın sonunda imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye'yi bölüp parçalayan Sevr paçavrasından kurtulduğumuzu bilmiyor veya bunu kabul etmiyor olmalı
Milli Eğitim Bakanı, Kurtuluş Savaşı sonrasında imzalanan Lozan Antlaşması ile yüzlerce yıllık kapitülasyon bağımlılığından kurtulduğumuzu bilmiyor veya bunu kabul etmiyor olmalı.
Bu durumda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Milli Eğitim Bakanı ya Kurtuluş Savaşı tarihini, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı Fesli Kadir'den, Necip Fazıl'dan öğrenmiş olmalı veya hiç öğrenmemiş olmalı. Her ikisi de büyük sorun.
Milli Eğitim Bakanı farkında olmasa veya kabul etmese de Atatürk'ün önderliğindeki Türk Kurtuluş Savaşı sadece Türk ulusunun bağımsızlığını sağlamakla kalmamış aynı zamanda ezilen sömürülen tüm mazlum uluslara örnek olmuştur. Dünyada bağımsızlık çağının kapısını açmıştır.
Gerçek şu ki, Türkiye Cumhuriyeti bugün, dünyaya örnek olmuş Türk Kurtuluş Savaşı'ndan rahatsız olan bir Milli Eğitim Bakanına sahip. Gerisini artık siz düşünün.
Sevmiyorum Temmuz'un ilk haftasını.
Nihat Genç, Cem Aziz Çakmak yitirdiklerimiz.
Cüneyt Arkın, Kemal Sunal da cabası.
Madımak Katliamı, Başbağlar katliamı...
11 askerimize çuval geçirme olayı!
İlk aklıma gelenler bunlar. Kim bilir daha neler var?
Adeta bir yas haftası.
Unutulan Cumhuriyet Şehidi: MEHMET ZEKİ DÜNDARALP
Naşit Hakkı, 17 Mayıs 1925 tarihli Vakit gazetesinde, Mehmet Zeki Dündaralp öğretmenin Lice'de isyancılar tarafından şehit edilişini şöyle anlatmıştı:
“Bir muallim, isyanı vukuundan üç ay evvel haber verdiği için bir yalanla mahkûm edilmişti. İsyanın zuhurundan sonra ise Şeyh Sait’in emriyle şehit edildi.”
“...Asiler Lice’ye gelince genç muallimin Kale Mahallesi’ndeki evine gidiyorlar. Kendisini aşağı indirip kapısının önünde öldürüyorlar, sokaklarda sürüklüyorlar. Melun şeyhin fetvasıyla dinsiz addedilen vatanperver ve Şeyh’ten (Şeyh Sait’ten) bin defa daha dindar zavallı genç muallimin cesedini günlerce sokaklarda köpeklere yediriyorlar. İşte artık ebediyen hayata veda etmiş bulunan genç muallimin hatırası, hikâyesi,”
(“Sureti Mahsusada Diyarbekir'e (Diyarbakır'a) Gönderdiğimiz Muhabirimizin Mektupları - Çapakçur Telgrafhanesinde Boğulan Esrar”, Vakit, 17 Mayıs 1925, s.2)
https://t.co/XirKAAvHWA
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastaneleri’nde görev yapan sağlık emekçilerinin aylardır ödenmeyen ek ödeme ve nöbet ücret derhal ödenmelidir!
#ankaratıptahakgaspı#emektentasarrufolmaz
ÜYEMİZE SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI NEDENİYLE VERİLEN DİSİPLİN CEZASINI İPTAL ETTİRDİK
"...Üyemiz adına Hukuk Müşavirliğimiz tarafından, Konya 2. İdare Mahkemesi’nde açılan dava sonucunda “…savunma hakkı ihlal edilmek suretiyle verilen disiplin cezası ve söz konusu cezaya yapılan itirazın reddine dair dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” şeklindeki gerekçe ile üyemize verilen UYARMA CEZASININ İPTALİNE KARAR VERİLMİŞTİR..."
https://t.co/iyCjJRPJuX
Toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesinde önemli bir sorumluluk üstlenen, bilimsel bilgi ve emekleriyle sağlıklı yaşam bilincinin yaygınlaşmasına katkı sağlayan tüm diyetisyenlerin 6 Haziran Diyetisyenler Günü’nü kutlarız.
#DiyetisyenlerGünü#SağlıklıYaşam#ToplumSağlığı
SAKLANAN GERÇEK ORTAYA ÇIKTI!
BU MECLİSİN YENİ ANAYASA YAPMA YETKİSİ YOK!
Kimse kendi kendine gelin güvey olmasın!
Sistem tıkır tıkır işliyor, planlar perde arkasından yürütülüyor olabilir... Ama unuttukları, halktan gizledikleri devasa bir HUKUKİ DUVAR var!
Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’ndan, Yeni Anayasa ve Başkanlık heveslilerine sarayları titretecek, ezber bozan tarihi uyarı geldi!
"Eğer Cumhurbaşkanı 'gözlerimi kaparım, işimi yaparım' dese bile; SEÇSİS ile her şey kurgulansa bile... BU MECLİS YENİ ANAYASA YAPAMAZ!"
İŞTE SİSTEMİ KİLİTLEYEN 3 BÜYÜK GERÇEK!
Mevcut parlamento istese de, zorlasa da hukuken sıfır noktasındadır. Neden mi?
📍YETKİ SINIRLI: Bu meclis, halktan sadece 5 yıl boyunca yasama (kanun yapma) yetkisi almıştır; devleti sıfırdan kurma yetkisi değil!
📍NAMUS YEMİNİ: Meclisteki her bir milletvekili, mevcut anayasaya sadakat yemini ederek o koltuğa oturdu.
Kendi namus yeminini çiğneyerek anayasa değiştiremezsin!
📍YETKİSİZLİK: Yukarıdaki iki somut nedenden dolayı, mevcut meclisin yeni bir anayasa yapma HUKUKİ YETKİSİ YOKTUR! Hukuken hükümsüzdür!
GERÇEK BİR ANAYASA İÇİN GEÇİLMESİ İMKANSIZ OLAN O 3 AŞAMA:
Eğer gerçekten yeni bir anayasa yapılmak isteniyorsa, o gizli planlar değil, şu "Kırmızı Çizgiler" uygulanmak zorundadır:
👉1. ADIM: Önce halka sorulacak! Halk yeni bir anayasa istiyor mu, istemiyor mu? Referandum şart!
👉2. ADIM: Halk "Evet" derse; barajsız, tam demokratik bir seçimle sadece bu iş için bir "KURUCU MECLİS" kurulacak!
👉3. ADIM: Kurucu Meclis'in hazırladığı o taslak, tekrar halkın onayına (ikinci referanduma) sunulacak!
Bunların dışındaki her yol, hukukun katledilmesidir!
VATANINI SEVEN HERKESE AÇIK ÇAĞRIDIR!
Yarın Kendi Elinle İdam Fermanı Yetkisini Verecekmisiniz?
Bu hukuki gerçekler kulaktan kulağa yayılmasın diye sansürleniyor, üzeri örtülüyor!
Eğer ülkenin geleceğini, Cumhuriyet'i ve haklarını korumak istiyorsan... Bu gerçeğe kör kalma!
ŞİMDİ PAYLAŞ, HERKESİ UYANDIR, OYUNU BOZ!
Bugün Kemalizme ve Kemalistlere hakaret eden meczupların asıl hedefi Atatürk düşüncesi ve Atatürk'ün kurduğu üniter, laik Türkiye Cumhuriyet'tir.
KEMALİZM: Atatürk tarafından CHP Programına konulmuştu.
13 Mayıs 1935'te, CHP IV. Büyük Kurultayı'nda kabul edilen CHP Programı'nda, Atatürk'ün Altı İlkesi (Altı Ok), "Kemalizm Prensipleri" olarak adlandırılmıştı.
Programda Altı İlke (Altı Ok) tek tek açıklanmıştı. Buna göre Laiklik ilkesi şöyle tanımlanmıştı:
“Parti bütün kanunların, tüzüklerin ve usullerin yapılışında ve toplanışında en son ilim ve teknik esasları ile asrın ihtiyaçlarına uyulmasını prensip olarak kabul etmiştir. Din bir vicdan işi olduğundan parti dini, dünya ve devlet işleriyle siyasadan ayrı tutmayı, ulusumuzun çağdaş medeniyet yolunda ilerlemesi için başlıca şartlardan sayar.”
https://t.co/roYfuav2rX
Halife Vahdettin'in 17 Kasım 1922'de İngilizlere sığınıp ülkeden kaçması sonrası 19 Kasım 1922 tarihli gazete manşetleri:
📌Tevhidi Efkar:
"VATANINA,MİLLETİNE,DİNİNE SON İHANETİNİ DE GÖSTEREN VAHDETTİN"firar etti.
📌Hakimiyeti Milliye:
"VAHDETTİN EN SON MELANETİNİ DE GÖSTERDİ VE HİLAFET MAKAMINDAN FİRAR İLE İNGİLİZLERİN KUCAĞINA ATILMAK HIYANETİNİ DE İRTİKAB ETTİ"
"HİLAFET MAKAMINDAN İNGİLİZ KUCAĞINA"
***
1- Eğer Tayyip gözlerimi kaparım , işimi yaparım dese bile;
2- SEÇSİS ile seçim hileleri önlenebilecekse,
YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK HEVESLİLERİNE ONURSAL CUMHURİYET BAŞSAVCISI
SABİH KANADOĞLU'NDAN UYARI
***
Kimse kendi kendine gelin, güvey olmasın!
***
YENİ ANAYASA
***
Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun Yeni Anayasa konusundaki görüşleri:
***
1. Bu meclis; dört yıl için yasama yetkisi almıştır.
2. Meclis üyeleri mevcut anayasaya sadakat yemini etmiştir.
3. 1. ve 2. maddelerde belirtilen nedenlerle bu meclisin bir yeni anayasa yapma yetkisi yoktur.
4. Yeni bir anayasa yapma şartları oluşturmak için,
a. Önce halkın yeni bir anayasa isteyip istemediği halkoylamasına sunulur.
b. Nitelikli çoğunlukla kabul edildiği takdirde barajsız bir seçimle bir kurucu meclis oluşturulur.
c. Bu kurucu meclisin hazırlayacağı yeni anayasa taslağı yeniden referanduma sunulur.
***
EĞER; ÜLKENİZİ SEVİYOR VE KORUMAK İSTİYORSANIZ , BU YORUMUN YAYILMASINA PAYLAŞARAK YARDIMCI OLUNUZ ...
(ALINTÍ)
***
1- Eğer Tayyip gözlerimi kaparım , işimi yaparım dese bile;
2- SEÇSİS ile seçim hileleri önlenebilecekse,
YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK HEVESLİLERİNE ONURSAL CUMHURİYET BAŞSAVCISI
SABİH KANADOĞLU'NDAN UYARI
***
Kimse kendi kendine gelin, güvey olmasın!
***
YENİ ANAYASA
***
Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun Yeni Anayasa konusundaki görüşleri:
***
1. Bu meclis; dört yıl için yasama yetkisi almıştır.
2. Meclis üyeleri mevcut anayasaya sadakat yemini etmiştir.
3. 1. ve 2. maddelerde belirtilen nedenlerle bu meclisin bir yeni anayasa yapma yetkisi yoktur.
4. Yeni bir anayasa yapma şartları oluşturmak için,
a. Önce halkın yeni bir anayasa isteyip istemediği halkoylamasına sunulur.
b. Nitelikli çoğunlukla kabul edildiği takdirde barajsız bir seçimle bir kurucu meclis oluşturulur.
c. Bu kurucu meclisin hazırlayacağı yeni anayasa taslağı yeniden referanduma sunulur.
***
EĞER; ÜLKENİZİ SEVİYOR VE KORUMAK İSTİYORSANIZ , BU YORUMUN YAYILMASINA PAYLAŞARAK YARDIMCI OLUNUZ ...
(ALINTÍ)
Genel Sağlık-İş idarecilerin kaybettiği davalarda 'idarecilere rücu edilmesi' talebiyle Sağlık Bakanlığına başvuruda bulundu.
https://t.co/NPtX7D8np7
@cumhuriyetgzt@deryaugur19@gulkanattaylan
@gurseltekin34 Bu daha başlangıç emek hırsızlığı yaparak.Yıllarımızı çalanlara,Halkın iradesine ket vurmaya çalışanlara halk gerekeni yapacak.Bunun hesabını soracaktır.Tarih sizi bir kara leke olarak hatırlayacaktır.
Cumhuriyet ateşini yakanların, teslim olmayanların, boyun eğmeyenlerin memleketi güzel İzmir…
Yine omuz omuza, yine meydan meydanayız.
Partimizi, irademizi, milletin meydanında savunuyor; yarın Cumhuriyet Meydanı’nda buluşuyoruz.
İzmir Cumhuriyet Meydanı | 26 Mayıs Salı |12.00
20 MAYIS ÇOCUK GELİŞİMCİLER GÜNÜ
Çocukların sağlıklı, güvenli ve nitelikli bir geleceğe hazırlanmasında büyük bir sorumluluk üstlenen çocuk gelişimciler; emeği, bilgisi ve özverisiyle toplumun temel yapı taşlarından birini oluşturmaktadır. Her çocuğun eşit haklarla büyümesi, gelişmesi ve hayata hazırlanması sürecinde çocuk gelişimcilerin katkısı büyüktür.
Ancak bu önemli meslek alanında çalışan emekçiler; artan iş yükü, yetersiz istihdam ve mesleki haklara ilişkin sorunlarla karşı karşıya kalmakta, hak ettikleri değeri çoğu zaman görememektedirler.
Genel Sağlık-İş olarak; tüm çocuk gelişimcilerin Çocuk Gelişimciler Günü’nü kutluyor; daha adil, güvenceli ve insanca çalışma yaşamı için mücadeleyi sürdüreceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.
#ÇocukGelişimcilerGünü #ÇocukGelişimciler
SUÇLULARIN TELAŞI ve TARİH KÜRSÜSÜ
"Biz hukuk dışı bir rejimin kurulmakta olmasıyla karşı karşıyayız. Tarih kürsüsünden halinizi seyrediyorum. Suçluların telaşı içindesiniz. " (İsmet İnönü, 14 Aralık 1953)
Türkiye Cumhuriyeti ile yaşıt CHP, 103 yıl içinde çok şey yaşadı; gün geldi mallarına, parti binalarına el konuldu, gün geldi kapatılmak istendi, gün geldi genel başkanları saldırılara uğradı, gün geldi il başkanları öldürüldü. Ama CHP yılmadı, teslim olmadı; anayasa ve hukuk ilkeleri çerçevesinde sürekli direndi. CHP, 103 yıl sonra bir kere daha büyük bir baskı altında ve yine direniyor.
Tamamı için bkz. 👇
https://t.co/yLxGO3WQp8
Sendikamız Genel Sağlık-İş, yine en detaylı davayı, mağduriyetleri en fazla giderecek şekilde açmıştır. Kitlesel anlamda mağduriyetleri giderebilecek nitelikte olan davamızla ilgili olarak en kısa zamanda olumlu gelişmelerin haberini vermeyi ve sağlık emekçilerinin mağduriyetlerini gidermeyi temenni ediyoruz. Bu vesileyle, tüm sağlık emekçilerini, onların haklarını en iyi koruyan Genel Sağlık-İş çatısı altında toplanmaya davet ediyoruz.
https://t.co/UHqeiNOzJg