Aha !
Tilkiyi kuyruğundan yakaladım😊
Size ne demiştim;
“tavuklara operasyon varsa, tilkiler de işin içindedir”.
Bakın tavukçulara operasyonun ardından ne buldum…
Türkiye’de kısmen soya üretilse de soya ticaretinin büyük çoğunluğu yabancı bir firmanın tekelindedir; Kargil.
Peki, tavukçulukla alakası nedir?
Ülkemizde tavuk yeminin %50’den fazlasını soya küspesi oluşturuyor.
Yani hammaddeyi Kargil tedarik etmek istiyor ama henüz pazara hakim değil.
Lakin ülkemizdeki tavukçular yem için hammaddeyi bu firmadan almak istemiyorlar. Bu konuda milli düşünüyorlar. Farklı tedarikçileri ve hammaddeleri tercih ediyorlar.
Tabi bu firmadan alışveriş yapan Kargildaş birkaç firma var elbet.
Tutuklama şu şekilde gelişiyor.
Tavukçuların kendi aralarında yazıştıkları bir whatsapp grubu var.
Onlar aralarında konuşurlarken;
“mangal sezonu başlıyor onun için hammadde fiyatları yükseldi. Bizim de tavuk fiyatlarını güncellememiz gerekiyor”, diye yazışıyorlar.
Tabi Kargildaşlar durur mu.
Onlar hemen bu yazışmaları bildiriyorlar.
Hukukçular da hemen bu tavukçular hakkında
“fiyatlar konusunda kartel oluşumu yapıyorlar”, diye şikayette bulunuyorlar.
İşte o şikâyet neticesinde tavukçulara operasyon yapılmış.
Peki, esas derin gerekçe nedir?
Amerikan soya küspesini Türkiye’de pazarlamaktır.
Bu tavukçulara her fırsatta dava açıp, problem çıkarıp, ceza yazdırıp bıktıracaklar. Onlar da lanet olsun diyerek firmalarını satışa çıkaracaklar...
Peki, satışa çıkarılan firmaları kimler alacak?
Elbette kargilgiller alacak!
Böylelikle Amerikan soya küspesi, Türkiye’mizde bir güzel pazarlanmış olacak.
Aslında ülkemizde buna benzer operasyonlar ilk defa yapılıyor değil.
Şu şarkı sözlerini hatırlar mısınız;
Zeytin yağlı yiyemem aman,
Basmadan fistan giyemem aman.
Bu şarkının arkasında da muhteşem bir tilkilik hikayesi vardır. Araştırın görün.
Şimdi tavukçular üzerinden,
zamana sari olarak,
yeni bir hikâye yazılmak isteniyor.
Topkeyün uyanık olmalıyız.
Tavuklarımızı tilkilere kaptırmamalıyız.
Bir vatandaş, “orijinal köy tereyağı” diye satış yapan kişinin sahte yağları paketten çıkardığı anları paylaştı.
🔹 “Sen şimdi bunları orijinal diye satacaksın değil mi?”
🔹 “Köylüyüm diye millete yediriyorsun.”
🔹 “Aynen öyle, yiyen yiyor.”
bugün ABD sağlık bakanı hiç utanmadan,tüm ülkeyi işgal eden bill gates'in GDO'lu kenelerinden korunmak için,parklara,ormanlara,piknik alanlarına gitmeyin uyarısı yaptı,ABD'de durum vahim.
ABD 1 ay'da bu hale geldi,sizce bu kenelerin tüm dünyayı işgal etmesi ne kadar sürer?
Hibrit ve GDO’lu tohumların varlığı, yerli tohumların varlığını ve biyolojik çeşitliliği de tehdit etmektedir. Sağlığımız için, çocuklarımız için, gelecek nesiller için, doğa için hibrit ve GDO’lu tohum ve tohum ürünlerinden uzak durmalıyız.
Yerel tohumları çoğaltmalıyız, ♥️🇹🇷
5G gerçekleri. "Oksijen azalır. nefes alamazsınız." Bu sözleri söyleyen bir bilim insanı; Prof. Dr. Selim Şeker.. Teknik açıklamalar yapıyor 5G ile ilgili ve hepsi çok korkutucu; Kim koruyacak bizi? Birlik olmamız şart. Direnelim.
🔴 İnsan kanına çekilen, genetik olarak değiştirilmiş, son derece saldırgan keneler‼️
Tek bir amaç için geliştirildiler.
Sizi ete alerjik hale getirmek.
Bill Gates Tutuklanmalıdır‼️
Aktivist: “Yün zulümdür. Koyunlar rahat bırakılmalı.”
Çiftçi: “Nerede rahat bırakılmalı?”
Aktivist: “Bir yaşam alanında.”
Çiftçi: “Ne yaparak?”
Aktivist: “Sadece koyun olarak yaşayarak.”
Çiftçi: “Koyunlar on bin yıldır sürekli uzayan yün üretmeleri için yetiştiriliyor. Eğer onları kırkmazsam aşırı ısınırlar, sinek larvaları derilerine yerleşir ve kendi yünlerinin içinde acı çekerek ölürler.”
Aktivist: “O zaman yün üretmeyen koyunlar yetiştirin.”
Çiftçi: “Yetiştirdik. Onlara muflon deniyor. Sardinya’daki kayalıklarda yaşıyorlar. Galler’deki bir tepede kırk dakika bile hayatta kalamazlardı.”
Aktivist: “Yine de hayvanları kıyafet için kullanmamamız gerektiğini düşünüyorum.”
Çiftçi: “Üzerindeki kazak neyden yapılmış?”
Aktivist: “…geri dönüştürülmüş polyester.”
Çiftçi: “Yani plastik. Her yıkamada mikro lif bırakıyor. O lifler filtrelerden geçip nehirlere, balıklara ve sonunda sana ulaşıyor. Kullanım ömrü bitince de yüzlerce yıl çöplükte kalıyor. Benim koyunumun yünü ise 18 ayda toprağa karışıyor ve bu bahar yeniden uzadı.”
Aktivist: “Ama koyun buna onay vermedi.”
Çiftçi: “Kırkım bittiğinde gözleri kapalı şekilde uzanıyordu. Sonra kalkıp tekrar otlamaya devam etti. Nasıl hissettiğini ona sormanı önerirdim ama şu an meşgul. Ve bence cevabını çoktan verdi.”
🔴 BU ÇOK KORKUNÇ‼️
🔴 Bill Gates’in Tutuklanması İçin Kameralar Önünde Baltayla İnsanları Doğraması mı Gerekiyor❓
♦️Profesör Christian Perronne uyarıyor: Alfa-gal taşıyıcısı olan genetiği değiştirilmiş bir Amerikan kenesi, insanı kırmızı ete ömür boyu alerjik hale getiriyor. Tam da Bill Gates sentetik et fabrikalarını kurduğu sırada‼️
ÜŞENMEYİN OKUYUN 📷📷📷
Kanserlerin nedeni ABD ve İsrail Tohumları mı ?
Neden kanser oluyoruz, anladık mı acaba? Irak’ı silahla vurdular, Türkiye’yi tohumla…
Büyük bir gıda terörü ile karşı karşıyayız.
PKK’yı, FETÖ’yü biliyoruz, peki gıda terörünü biliyor muyuz? Terörün aldığı canları biliyoruz da, gıda terörünün hayattan kopardığı canlardan haberimiz var mı?
Ne oluyoruz!
Kanser oluyoruz.
Herkesi kanser ettiler!
GDO’lu ürünler, kanser yapıyor. Yediğimiz ekmek bile gerçek buğday değil. Buğdayın anavatanı bizim ülkemiz iken, bugün ABD’den buğday ithal ediyoruz. GDO’lu buğdaylardan, ister Trabzon ekmeği yap, ister Malatya ekmeği!..
ABD, Irak’ı işgal ettikten sonra, yaptığı ilk şey Iraklı çiftçinin tohumunu elinde almak oldu. Ebu Garip Tohum Merkezi’ni vurdular. Burada M.Ö 8000 yıllarından beri çiftçiler tarım yapıyorlar. Her yıl ürettiklerinden, tohumluk ayrılarak, bir sonraki yıl ekerek, on bin yıllık bir tecrübe söz konusuydu.
Ebu Garip ismi Iraklı Nur Bacı’nın ahıyla ünlenmiş bir şehir, Ebu Garip Hapishanesi’nden dolayı. Irak’a kendi tohumunu dayatmak için, bu tohum merkezini ABD yok etti. Sonra, ABD tohum şirketlerine mahkûm etti ırak’ı. Tohumun dili olsa, Nur Bacı’nın haykırışını geçerdi, inanın!
Afganistan’ı işgal ettiler, aynı şeyi yaptılar. ABD üssünün yanı başında 2008 yılında ABD, kurslar Açarak Afgan çiftçisine kendi tohumunu dayadı. Hibrit tohum, Afgan tarımını yok etti. Hem Irak hem Afganistan’da şayet çiftçi, eski kendi tohumuna dönecek olursa, çiftçiye hem para cezası hem hapis cezası veriliyor.
Irak’ı silahla, Türkiye’yi tohumla vurdular!
8 Ocak 2004 tarihinde 5042 sayılı “Islahatçı Haklarının Korunması” kanunu ile başlayan tohumculukta teslim alış, 31 Ekim’de çıkan “Tohumculuk Yasası” ile devam etti.
Bu yasalar Türk çiftçisine diyor ki; “Ey çiftçi sen asırlardır yaptığın gibi tohum takası yapamazsın. Tohumu artık şirketlerden alacaksın. Aksi halde; 10 bin lira ceza ödersin, tohumların yakılır ve ayrıca 5 yıl ekip biçemezsin. Ekip biçsen, ürününe raflarda yer bulamazsın!
Anadolu’nun genetik mirası yabancı birkaç şirketin mülkiyetine geçti. Çiftçiler cezalar aldılar, büyük sıkıntılar yaşadılar. Ve sonunda, yabancı şirketlerin katil tohumlarına razı geldiler.
Bu katil tohumlar, Irak ve Afganistan’da olduğu gibi tarımı kuruttu. Tüketiciyi kanser etti ve etmeye devam ediyor. İş tohumla bitmiyor. Tohumu alan, tohumun ilaç ve gübresini de alıyor ve tabi topraklarımızda zehirleniyor.
Bugün dünyaya pazarlanan GDO’lu tohumların yüzde 90’ını Monsanto ve Cargill gibi ABD şirketleri üretiyor. (Sebze tohumunu başta İsrail olmak üzere, şimdi kavgalı olduğumuz Hollanda ile İspanya’dan alıyoruz.)
İsrail bizden Suriye ile aramızdaki mayınlı arazileri istemişti hatırlıyor musunuz? İktidar mayından temizleme karşılığında İsrail’e elli yıllığına vermek istedi. Başına henüz bir şey gelmemiş TSK, “biz temizleriz, gerek yok” demişti.
İşte İsrail, o arazileri dünyaya tohum satmak için istemişti. İktidar vermiş, Danıştay veya AYM bozmuştu. Neyse konumuz değil…
İşte böyle dostlar!
“Tarım stratejiktir. Silahsız savaşabilirsiniz ama buğdaysız savaşamazsınız” sözü, ne kadar stratejik bir vurguydu. ABD, işgal ve terörle öldüremediklerini, hastalıklı tohumlarla kanser ediyor.
Ne yediğini bilmeyen Türk halkı, kanserin pençesinde… Bir sepet biber yese, yerel tohum ürünü biberin bir tanesine karşılık gelmiyor. Domates bir kasa yese, Anadolu’nun eğri büğrü görünümlü, harika tatlı bir domatesine denk gelmiyor. Aldığı zehirlerde işin çabası…
“Üretim artışıyla açlık yok edecek” dendi; açlık sayısı her geçen gün artıyor! “Yüksek gelir sağlar” dediler; giderler arttı. GDO’lu tohumlar geleneksel tohumlardan pahalıdır. Örneğin, GDO’lu pamuk tohumunun fiyatı geleneksel pamuk tohumu fiyatının 6 katıdır. Hem hasta ediyor, hem sömürüyor, hem öldürüyor…
Afganistan ve Irak’ı anlarım da, Türkiye’ye ne oldu?
Adalet ve Kalkınma ikisi birarada oldu!..
Neyse!
Arjantin’i soya cumhuriyeti yaptılar. Meksika ve Brezilya’yı da… 2004 yılında Arjantin’de 14 milyon hektar GD soya ektirdiler. Mısır ve Buğday ekimini on yıl bırakan Arjantin’i açlığa mahkum ettiler. Soya dışında bir şey üretemez oldular.
“Madencilik Yasası, “Petrol Yasası”, “Tohumculuk Yasası” gibi yasalarla, ülkeleri teslim aldılar. Maden ve petrollerine el koymakla kalmadı, topraklarını da zehirlediler.
Neden kanser oluyoruz, anladık mı acaba!
.
🔴 KEMOTERAPİNİN BAŞARISIZLIK ORANI %97'DİR. Dr. Peter Glidden:
"Kemoterapi ilaçları, reçete yazan doktorun doğrudan komisyon aldığı tek ilaç grubudur. Dolayısıyla doktorunuz size kemoterapi reçete ederse, işler şu şekilde yürür. Doktor, ilacı ilaç şirketinden 5.000 dolara satın alır; hastaya 12.000 dolara satar; sigorta 9.000 dolar öder ve doktor 4.000 doları cebine indirir. Kemoterapinin kullanılmasının tek nedeni, doktorların bundan para kazanmasıdır, nokta. Kemoterapi %97 oranında işe yaramaz."
🍦Rekabet Kurumu, dondurma sektörüne yönelik yürüttüğü inceleme kapsamında Algida markasıyla bilinen Unilever Sanayi ve Ticaret Türk AŞ ile Magnum Dondurma AŞ hakkında soruşturma açıldığını duyurdu
📌Soruşturma kapsamında alınan geçici tedbir kararıyla, 100 metrekare ve altındaki satış noktalarında bulunan Unilever’e ait dondurma dolaplarının yüzde 30’luk bölümünün rakip markalara ayrılması kararlaştırıldı
📌Bu alanlarda Unilever ve Magnum ürünlerinin yer alamayacağı, rakip ürün bulunmaması halinde ise bölümün boş bırakılacağı belirtildi
📌Rekabet Kurumu ayrıca işletmelerin talep etmesi halinde rakip markalara ayrılan alan oranının yüzde 50’ye kadar çıkarılabileceğini açıkladı
bill gates'in GDO'lu keneleri, Amerikan çiftliklerine kutular içinde gökyüzünden bırakılmaya devam ediyor.
normalden 10 kat daha saldırgan bu keneler insanlara ve hayvanlara ölümcül zararlar verebiliyor.
ve bu ABD ile sınırlı değil,tüm dünyaya yayıyorlar.
artık çok dikkatli olun.
Çin Lideri Xi'nin bir toplantı esnasında arkasında görünen harita dünya gündemine oturdu.
Filistin var ama İsrail yok. Hiçbir zaman olmadı olmayacak...
ANLIK LONDRA... TV'LERDE BİR KARE GÖRÜNTÜ VAR MI ? YOK DEĞİL Mİ ?
Çünkü Dünya genelinde TV kanalları Küresel Çete'nin elinde.
İngiliz halkı DİJİTAL KİMLİK, DİJİTAL PARA, Kamera takip sistemi Sosyal Medya'ya kimlik tanıma ile girmeye ve iklim değişikliği sahtekarlığına karşı ayaklanmış durumda.
Bu ilk büyük miting... Şimdi daha büyükleri planlanıyor ve muhtemeldir ki İngiliz halkı artık KRALLIĞI devirecek. Çünkü Anglosiyonist City Of London'ın merkezi burası... BUNUN İÇİN DEVİRECEK.
2. Adres ise ÇİN... İnsanlık ayaklanıyor... Bir adım sonrası dayatmalar devam ederse baştaki liderleri öldürmeye kadar işi götürecekler çünkü İngilizlerin yazışmalarına baktığımızda bunu anlıyoruz. Hükümetleri de daima KRALLIĞIN emrinde hareket ediyor. Artık iş son noktaya geldi. Hepsi vatanını ve özgürlüklerini tamamen kaybettiklerinin farkındalar.
#SONDAKİKA
ABD'DE "FLORÜR" DEVRİMİ: SAĞLIK BAKANLIĞI DÜĞMEYE BASTI!
ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr., şebeke sularına florür eklenmesi uygulamasına karşı resmen harekete geçti.
Sosyal medyada büyük yankı uyandıran kararın arkasında, florürün çocuklarda IQ kaybına yol açtığına dair sarsıcı bilimsel raporlar var.
PALM YAGI,
ℹ️ Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, uzun süredir kamuoyunda tartışılan palm yağı, glikoz şurubu, margarin, gramaj küçülmesi ve katkı maddeleriyle ilgili ilk kez kapsamlı açıklamalarda bulundu.