Bu sınav da dahil olmak üzere Hakimlik ve Savcılık sınavlarında 93 puanla Türkiye 17’ncisi, 92 puanla Türkiye 41’incisi olmama ve defalarca kez derece yapmama rağmen mülakatlarda elediniz.
Benim gibi ilk 50’de ve ilk 100’de yer alan birçok adayı mülakatlarda elerken, 1600-1700’üncü sıralardaki adayları mülakattan geçirdiniz. Liyakat yerine hangi kriterlerin esas alındığı tüm kamuoyunun malumudur.
Kul hakkı yiyen, yenmesine müsaade eden hiç kimseye hakkımızı helal etmiyoruz, etmeyeceğiz.
Her zamankinden daha çok bağımsız, tarafsız ve liyakatli yargı mensuplarına ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde, hakimlik ve savcılık mülakatlarında yaşanan bu rezaleti, Türk milletine şikayet ediyorum.
"Eğer bana 'cumhuriyet nedir?' diye sorarsınız, size cevabım şudur: 'Cumhuriyet benim işte!' İslamköy’den çıkmış bir köylü çocuğunu cumhurbaşkanı yapan, cumhuriyettir. Cumhuriyet budur! Bunu Büyük Atatürk’e borçluyuz."
9. Cumhurbaşkanımız, devlet ve siyaset adamı Süleyman Demirel’i saygı ve rahmetle anıyorum.
"Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum" diyen gönül rehberlerimiz vardı bizim.
Ne ara unuttunuz da;
29 harf öğretenlere el kaldırttınız?
Hak arayan öğretmenlerimizin yanındayız !..
Özel sektör öğretmenleri taleplerini ve mülakat mağduriyetlerini dile getirmek isterken Güven Park’da polis müdahalesiyle karşı karşıya kaldı, darp edilerek gözaltına alındı.
Öğretmenler ne yaptılar? Ellerine silah mı aldılar? Şiddete mi başvurdular ? Bu muamele nedir ?
Devlet, öğretmenine copla değil saygıyla yaklaşır. Öğretmene uzanan her haksız el, bu ülkenin geleceğine uzanmıştır.
Özel okul ve mülakat mağduru öğretmenlerin basın açıklamasına yapılan müdahaleyi doğru bulmuyorum.
Hak arama mücadelesi engellenmemeli
#ÖğretmenlerGözaltında
9 Haziran 2026’da yaptığım açıklamada, Saray Rejiminin tuzağına düşen CHP’nin bölünmeden, parçalanmadan mutlaka ayakta kalması gerektiğini belirtmiş ve sürecin serinkanlılıkla yönetilip Partiyi ayrıştıran söylem ve eylemlerden uzak durulmasına vurgu yapmıştım.
Butlan kararıyla CHP yönetimine gelen MYK bugünkü toplantısında, CHP milletvekillerini kesin ihraç talebiyle tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kuruluna sevk etmiştir.
Hukuka aykırı olan, demokrasinin değer ve ilkeleriyle bağdaşmayan ve parti içi demokratik mücadele ve mutabakat alanını tıkayan bu karar siyaseten yanlış olmasının yanında CHP’yi parçalayıp bölmek dışında bir amaca da hizmet etmemektedir.
Siyasi partiler, emir-komuta merkezi değil, parti ideolojisi ve parti disiplini temelinde özgürce siyasi faaliyette bulunulan temsiliyet alanıdır. CHP’de politika yapan herkesin, parti organlarına aday olma, adaylardan birini destekleme, başkalarının desteğini toplamak için faaliyette bulunma en doğal haklarıdır.
Ortada partiden atılmayı gerektirir kesinleşmiş bir yargı kararı yokken, böylesine hassas bir dönemde böylesine yanlış bir karar alınması kabul edilemez.
Tekrar etmek isterim ki CHP’nin parçalanması değil, bütün kadrolarıyla el ele, kol kola, omuz omuza ve başı dik bir şekilde ayakta durması gerekmektedir.
Bunun için, bu yanlış kararı alan MYK’dan, yanlış kararlarını ülkemizin ve partimizin yararını gözeterek yeniden gözden geçirmelerini ve geri almalarını talep ediyorum.
Muharrem İnce, Allah’ın izniyle hak ettiği görevleri alacaktır. Hiçbir kulun ahı üzerlerinde kalmaz!
Yunus Emre’nin söylediği bir sözü hatırlatayım: “Sanma ki zalimin ettiği kârdır, mazlumun ahı indirir şâhı.”
Türk Eğitim Sen Genel Başkan @TalipGeylan06
KPSS de atanmayı hak etmiş öğretmenleri akademide eğitime almayı doğru bulmuyoruz. MEB inadından vazgeçmedi. Verilen 32 bin lira reva mıdır. Konaklama problem yeme içme problem ulaşım problem doğru bulmuyoruz
Kaynak @benguturktv#Ags