Emekli maaşlarımıza bloke konduğunu, bankaların bankaya yatan maaşımızı ödemediğini söylemedik bu zamana kadar. Sıra gelmedi.. bu vesileyle EmekliMaaşına BlokeZulmü nü hatırlatmış olalım.
İlhan İşbilen,
Alaaddin Kaya,
Yakup Saygılı,
Yurt ve Anadolu Atayün ve diğer tüm polisler,
Hidayet Karaca,
Mehmet Baransu ve tüm gazeteciler,
tüm rütbeli-rütbesiz askerler
ve
Askeri okul öğrencileri..
Masumeler, masumlar..
hastalar, hasret çekenler..
ALLAHIM N’OLUR..KURTAR TEZ ZAMANDA HEPSİNİ BU ZULÜMDEN.
Hergün yazacağım:
Cezaevlerinde 15 Temmuz bahanesiyle müebbet hüküm giymiş 3000 kişi var!
Bu insanlar çürüyor, aileleri perişan!
Bunu önemseyen herkes elini taşın altına koymalı, bu korkunç sorun için çözüm üretmeye çalışmalı!
Türk milleti!
Emaneti sahibine geri vermenin zamanı gelmedi mi?
"Antalya'da düzenlenen uyuşturucu soruşturması operasyonunda mevcut Narkotik Şube Müdürü ve eski Narkotik Şube Müdürü gözaltına alındı."
Çok Önemli! Lütfen Duyuralım!
1⃣⚖️AİHM tarafından verilen ihlal kararlarına rağmen, bazı mahkemelerin yeniden yargılama taleplerini reddettiği ve sistematik hukuksuzluğu sürdürerek eski cezayı verdikleri görülmektedir. Hukuka aykırı bu kararlara karşı, kanun yolları ve bireysel başvuru hakları sonuna kadar kullanılmalıdır.
💥Bu noktada yapılması gereken bir diğer ve önemli husus, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Kararların İcra Dairesine bildirimde bulunmaktır. Nitekim bugüne dek, hakkında hukuksuz karar verilen 37 kişi bu bildirimde bulunmuştur (görsel). 🔗https://t.co/wwoOQ7vLsA
⚖️Bakanlar Komitesi usulleri gereğince Komite bu bildirimi Hükümete iletmektedir ve Hükümet de kısa bir sürede bu bildirime cevap vermek zorundadır. Bu nedenle, Bakanlar Komitesi’ne bildirim yapılmasında zaruret vardır. Aşağıda linki ve metni bulunan bildirimin ilgili kişiye göre uyarlandıktan sonra, ilgili kararlar da eklenerek ve İngilizceye çevrilerek, Bakanlar Komitesi Kararların İcra Dairesi’nin mail adresine ([email protected]) gönderilmesi gerekmektedir.
📍 Bu bildirimler, hükümetin "AİHM kararlarını uyguluyoruz" şeklindeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ortaya koymak adına en etkili yoldur. Sadece bir e-posta gönderme kolaylığındaki bu bildirimin mutlaka yapılması gerekmektedir.
Konuyla ilgili destek ve bilgi almak isteyenler, doğrudan mesaj (DM) yoluyla iletişime geçebilirler.
🖊️Yeniden Yargılama Talebinin Reddi Bildirim Metni İçin Link: https://t.co/SRC6aXYTp6
Aksaray Ceza İnfaz Kurumunda
Hijyenik su erişimi
Fiziki alan ve kapasite yetersizliği
İklimlendirme eksikliği
Ve insan onuruyla bağdaşmayan
kötü muamele iddialarına ilişkin mevzuat ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde acilen adli ve idari gereken yapılmalı‼️
AksarayCezaevi
Devletin 20 yıllık doktoru, mühendisi, katibi, öğretmeni, imamı, odacısı, akademisyeni, memuru, vs. onlarca meslek erbabı 162 bin kişi darbe hazırlığı yapmış.. ama hepsi darbe gecesi ya TV seyrediyor, ya tatilde...
hayatlarında silahın S si olmamış.
Ve buna şehvetle inandınız.
Hergün yazacağım:
Cezaevlerinde 15 Temmuz bahanesiyle müebbet hüküm giymiş 3000 kişi var!
Bu insanlar çürüyor, aileleri perişan!
Bunu önemseyen herkes elini taşın altına koymalı, bu korkunç sorun için çözüm üretmeye çalışmalı!
İzmir’de tutuklanan çoğunluğu üniversite öğrencisi kızlar, 3 aydır iddianame bile yazılmadan cezaevinde tutuluyor!
Öğrenciler cezaevi avlusundan elleriyle "parmak kalp" yaparak sevgi ve umut mesajı gönderiyor. Ancak ev tutmak, fatura ödemek ve gezmekle suçlanan gençlerin eğitim hayatları askıda!
Aralarında göz ameliyatı geciken F.K., sırtında 22 platin bulunan Meryem ve 12 aylık emzikli bebeğinden ayrılan Rümeysa’nın da bulunduğu tutukluların sağlık sorunlarına rağmen tahliye talepleri reddediliyor!
Kaynak: https://t.co/fzwPog0SJM
"Allah bir daha hiçbir anneye böyle bir mektup okutmak zorunda kalmasın!"
Masum, genç bir askerin dört duvar arasından sizlere ulaşan "Bana ses olur musun?" ricasını kırmayın. 🙏🏻
#15TemmuzunMağdurAskerleri
Mesele Vasiyetin Gerçekliği Değil, Noterlik Usulü
Hatırlanacağı üzere, Fethullah Gülen Hocaefendi’nin 24 Temmuz 2024 tarihli vasiyetine göre, yazı ve konuşmalarından yıllar içinde biriken telif gelirleriyle (telif gelirlerinden geriye kalan bir miktardan) oluşan banka hesabındaki para, (tedavi gördüğü hastaneye bağışladığı 5 bin dolar) ve şahsıyla ilgili resmi ödemelerden sonra kalan bakiye Golden Generation Foundation ve Herkul Foundation'a eşit olarak bırakılmıştı. Hocaefendi ve vasiyete şahitlik eden kişilerin imzasının bulunduğu belge, noter Ahmet İdil tarafından da onaylanmıştı.
Ancak Hocaefendi'nin vefatının ardından kardeşi Mesih Gülen, vasiyetin iptali için dava açtı. Dava henüz sonuçlanmış değil.
Vasiyet davasında ismi geçen noter Ahmet İdil’e ulaştım. Kendisine sorular yönelttim.
2017 yılından bu yana noterlik yaptığını belirten İdil, bugüne kadar başta Hocaefendi olmak üzere Gülen ailesinin birçok ferdinin noterlik işlemlerini gerçekleştirdiğini söylüyor. Bu isimler arasında davayı açan Mesih Gülen de bulunuyor.
ABD'de noterlik, belirlenen koşulların karşılanması ve devlet onayının ardından yapılabiliyor. Noterin temel görevlerinden biri de bir belge üzerindeki imzanın kime ait olduğunu ve imzalayan kişinin işlemi kendi iradesiyle gerçekleştirdiğini teyit etmek.
Ahmet İdil, vasiyet davasında adı noter olarak geçmesine rağmen bugüne kadar kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmadı. Bunun gerekçesini ise müşteri gizliliği olarak açıkladı.
Ancak Murtaza Özdemir'in şikâyeti üzerine hakkında başlatılan soruşturmada noterlik işlemleriyle ilgili iki eksikliğin tespit edildiğinin Özdemir tarafından X platformunda kamuoyuyla paylaşılması üzerine İdil sessizliğini bozdu.
İdil, hakkında şikâyete konu olan iki husustan birinin Noter kanunundaki değişikliği gözden kaçırmasından, diğerinin ise; yapılan işlemin şekline dair bilginin Noter Dairesi’ne yanlış intikal ettirilmesinden kaynaklandığını ifade ediyor.
İlk konu: Noterlik kayıt defteri
İdil'in kabul ettiği eksiklik, noterlik defterine işlemin kaydedilmemesi.
İdil, Noter Dairesi’ne yazdığı itiraz dilekçesinde de belirttiği gibi, 20 Ekim 2021 tarihinde Noter kanununda yapılan değişikliği gözden kaçırdığından önceki mevzuata göre işlem yaptığını, değişiklikten önce imza sahibini şahsen tanıdığı durumlarda noterlik günlüğüne kayıt yapılması gerekli olmadığı için kayıt yapmadığını söyledi.
Bu konudaki sorumluluğunu kabul eden İdil, daha önce noterlik işlemini yaptığı kişilerden biri olan Mesih Gülen'i şahsen tanıdığı için, onunla ilgili yaptığı işlemde de noterlik defterine kayıt yapmadığını ifade ediyor.
“Kasıt yok, sadece değişen kanuni düzenlemeyi takip etmemekten kaynaklanan bir eksiklik var” diyen İdil, bu konuyla ilgili savunmasını 3 Ağustos'ta ilgili kuruma gönderdiğini belirtiyor.
İkinci konu: Uzaktan noterlik işlemi
Noterlik yetkisi ile ilgili sürecin başlatılmasına gerekçe gösterilen ikinci husus ise vasiyetnamenin imzalanması sırasında gerçekleştirilen uzaktan noterlik işlemi.
İdil, bu konunun Noter Dairesi’ne yanlış ve eksik intikal ettirildiğini savunuyor.
İdil'in anlatımına göre Hocaefendi ve şahitlerin imzaladığı belge, Adem Kalaç tarafından kendisine getirildi. Daha sonra Kalaç telefon üzerinden Cevdet Türkyolu ile görüntülü bir görüşme gerçekleştirdi. İdil, görüşme sırasında Hocaefendi ve belgede şahitler olarak imzası bulunan diğer kişiler ile görüştüğünü, imzaların kendilerine ait olup olmadığını sorduğunu ve onaylarını aldığını belirtiyor.
Dolayısıyla İdil, Noter Dairesi’nin değerlendirmesinde işlemin yalnızca sesli bir görüşme olduğunun ifade edildiğini ancak bunun yanlış olduğunu, aksine görüntülü ve iki yönlü bir görüşme gerçekleştirildiğini söylüyor. Ayrıca önemli bir ayrıntıya dikkat çekiyor; evraklar imzalı geldiği için görüntü alma zorunluluğu bulunmadığını ifade ediyor.
İdil, 3 Ağustos tarihli itiraz dilekçesinde, bu yanlış değerlendirmenin düzeltilmesi talebini de ilettiğini söyledi.
İdil, itiraz dilekçesinde; söz konusu işlemi, Sayın Fethullah Gülen'i kamera üzerinden gerçek zamanlı olarak şahsen gördüğü, canlı ve iki yönlü bir görsel-işitsel görüşme şeklinde gerçekleştirdiğini, diğer katılımcılar Cevdet Türkyolu, Muhammed Çetin ve Hakan Serbest’in de görüşme sırasında Sayın Gülen ile aynı odada göründüğünü ifade ettiğini anlattı. Görüşme sırasında belgeleri incelediğini, görsel-işitsel iletişim yoluyla asıl kişinin kimliğini teyit ettiğini ve belgeleri onayladığına ilişkin beyanını aldığını aktaran İdil, dilekçede; görüşmeyi ofisinden, telefon üzerinden görüntülü olarak gerçekleştirdiğini paylaştığını söyledi.
Diğer taraftan Pensilvanya Eyalet yasalarına göre, zaten vasiyetlerde şahitlerin imzasının olması yeterli oluyor, noter onayına gerek duyulmuyor. Dolayısıyla İdil'in noterlik yetkisinin muhtemel bir iptalinin vasiyet davasını etkilemesi söz konusu değil.
Kısacası, bahsi geçen konu vasiyetnamenin gerçekliği ile ilgili değil. Gündeme gelen husus yalnızca Ahmet İdil’in belgeyi noter olarak onaylama yöntemiyle ilgili teknik bir konu; vasiyetnamenin gerçekliğini ya da geçerliliğini etkileyen bir durum söz konusu değil.
Ergenekon sanığı Semih Tufan GÜLALTAY
“Kozinoğlu, H.Atilla Uğur’un koğuşunda öldü.Orda zehirlendi.Sen bu adama el yazısıyla neler yazdırdın da Perinçeke verdin? Hangi Maraşlı gardiyan içeri kalp krizine yol açan ilaç soktu.” diyerek Perinçek ve Atilla Uğur’u işaret etti.
Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk: “Türkiye’de verilen yargı kararlarının yüzde 99’u geçersizdir.”
Daha ne desin? Hukukun geldiği noktayı bundan daha açık nasıl anlatsın?
ṢU TAG'A BİR EL ATSAK GÜZEL İNSANLAR...
Sincan Cezaevi'ne nakil olan böbrek hastası, KHK'lı Mehmet Parlak'ın eşi Nurten Parlak:
"Ziyarette eşimi tanıyamadım.
45 kiloya düştü. Bir deri bir kemik kaldı. Uzman doktora gitmeli.
Henüz götürülmedi...”
#KHKHukuksuzluğuBitsin