İmkansızı Yaparız, Mucize Zaman Alır..
Kur'ani Kerimde Geçen Bütün Mucizeler Teknik Olarak İcat Edil(mektedir)ecekdir.
Türkiye, Nano Teknoloji ile Birlikte Bor Enerjisi Kullanarak, Tersine Beyin Göçü Ile Dünyadaki Rakiplerinin Önüne Geçebilecek Güç, Kuvvet Ve Irade Sahiptir...
Cihat Yaycı:
▪️Mossad'ın Türkiye'deki ismi FETÖ'dür. FETÖ ile mücadele Mossad'la mücadele demektir.
▪️İran'ın başına gelenlerin Türkiye'de yaşanmasını istemiyorsak, yatak odalarına kadar giren bir Mossad istemiyorsak, kapsamlı bir FETÖ temizliğine çok acil şekilde başlanmalıdır.
▪️Devletin hiçbir kademesinde FETÖ unsuru kalmamalıdır.
ABD, İngiltere ve İsrail'in Yemen'e saldırılarından sonra Husiler'den yeni mesaj:
▪️Hiçbir siyonist gemi Kızıldeniz'den Filistin'e geçemeyecek.
▪️Gazze'ye yardım ve ilaç ulaştırılıncaya dek bu şekilde devam edeceğiz.
TUSAŞ Eski Genel Müdürü Temel Kotil:
“Halkımıza büyük bir mutluluk ve gururla şunu söyleyebilirim ki gün yüzüne çıkarttığımız ürünlerimiz buzdağının su üstünde kalan kısmı!”
“%70'i su altında, o da bizde.”
Bakın bu bir ihbardır!
Sosyal medyada tarihi eserlerde Mason ya da Yahudi sembolleri var iddiasıyla hedef gösteriyorlar. Yarın bu zihniyetten birisi gidip 500 yıllık çinileri kırarsa ya da Çemberlitaş II. Mahmud Türbesi'ne zarar vermeye kalkarsa sorumlusu bu cahil cühela takımıdır.
Ben buraya kayıt düşeyim, olmaz öyle şey demeyin. Daha önce Eyüp Sultan'daki yüzlerce yıllık tarihi çiniyi içinde şeytan sembolü var diye çekiçle kıran vandal gördük biz.
#kaybolantarihinpeşinde
Dostlar, şu tweet’i okudunuz mu?!
İşte tam bir Türk kadınının kendi vatanında yaşadığı büyük haksızlığın, ihmalin ve vurdumduymazlığın utanç verici hikâyesi…
Doç. Dr. Neva Çiftçioğlu Banes…
Kireçlenmenin asıl sebebini bulan nanobakteri keşfinin öncüsü, Finlandiya’da ilk yabancı doçent unvanını alan bilim insanı, NASA’da çalışan ilk Türk kadınlarından biri.
Kalp-damar hastalıklarından böbrek taşına kadar birçok hastalığa ışık tutacak patentleri olan, Nobel Tıp Ödülü’ne Finlandiya adına aday gösterilen gerçek bir dahi ve vatansever.
Ama Türkiye’de ne oldu?!
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde doktora tezi hocası tarafından herkesin gözü önünde “çöpe atılır” denilerek çöpe atıldı.
Bilkent “iş mi arıyorsun?” diye, Hacettepe “bizi aşar” diye kapıları yüzüne kapattı.
Başkent Üniversitesi’nde 9 ay boyunca aşağılayıcı dışkı tahlilleri yaptırdılar.
Kendi ülkesinde bilim kadınına reva görülen muamele buydu.
Neyse ki Finlandiya’daki hocası Dr. Olavi Kajander “Sen orada ziyan oluyorsun” deyip onu yanına aldı ve Neva Hanım orada hak ettiği değeri gördü.
Amerikalılar bile şaşırdı:
“Sana kimse sahip çıkmıyor, neden hâlâ Türk kalmakta ısrar ediyorsun?” diye sordular.
O da dimdik durdu: “ASLA!” dedi ve milliyetinden taviz vermedi.
“Dışarıda kalınca insan ülkesinde kızdığı şeyleri bile özlüyor” diyerek vatan hasretini anlattı.
Peki Türkiye’yi yönetenler ne yaptı?!
Hiçbir resmi tebrik, hiçbir sahip çıkış, tek bir “Aferin” bile yok.
Sadece eski bir banka genel müdüründen bir tebrik kartı gelmiş.
Bu ne büyük ayıptır, ne büyük duyarsızlıktır!
Kendi Türk kadınını, kendi evladını bu kadar hiçe saymak, zekâsına ve emeğine sahip çıkmamak ancak bizde olur.
Neva Hanım, senin gibi inatla vatanını seven, Türk bayrağından vazgeçmeyen bilim kadınlarıyla gurur duyuyoruz.
Türkiye seni hak etmiyor ama biz senin yanındayız.
Bu utanç, bu vurdumduymazlık yönetenlerin boynunda kalsın!
Türk kadınına sahip çıkamayan bir anlayışla nereye varabiliriz ki?!
Neva Hanım’a selam olsun, minnet olsun.🇹🇷🫶🧿
"Çok Gizli" deyip telefonları toplamışlar, Fahrettin Altun'un kolundaki Apple saati defalarca unutmuşlar.
Bunların toplantıları sadece Türk milletine gizli kalmış olabilir.
BELKİ UÇAK GEMİLERİNDEN DAHA ETKİLİ OLACAK!
Bu denizaltıların onlarcasının;
Karadeniz’de, Akdeniz’de, Adalar Denizi’nde,
Adriyatik’te, Kızıldeniz’de, Basra Körfezi’nde,
Hint Okyanusu’nda dolaştığını düşünün...
İsrail kıyılarında, Yunanistan kıyılarında,
Hindistan kıyılarında gezdiğini düşünün.
SAT komandoları taşıyor.
Füze, İHA/dron fırlatıyor.
Uydudan izlenmiyor.
Mayın döşüyor, torpido ateşliyor.
Batık deniz araçlarından asker kurtarıyor.
Elektro-optik sensörleriyle istihbarat topluyor.
650 kilometre uzaktaki bir “operasyon
bölgesi”ne denizin dibinden gizlice gidip geliyor.
İnsanlı/insansız görevlerde kullanılabiliyor.
Yük gemileri ile, nakliye uçakları ile,
kamyonlarla dünyanın her yerine taşınıyor.
DENİZ SAVAŞLARI TARİHİNDE, BİR ÇOK ÜLKENİN AKLINI ALACAK BİR DEĞİŞİMİN ÖNCÜSÜ OLABİLİR!
--------
İTÜ bünyesindeki DATUM şirketinin yürüttüğü Çok Amaçlı Mini Denizaltı (ÇAMD)
https://t.co/g2snxKiOgU
Dün akşam TRT 1'de yayınlanan Teşkilat dizisinde "Biz 100 yıllık devletiz" ifadesi kullanıldı.
Türk Kara Kuvvetleri'mizin armasında M.Ö. 209 yazar!
En az 2500 yıllık bir devletiz!
Haddinizi bilin haddinizi!