Zıtlıklar çatışma değil tekamül içindir .
Neyin fazlasına sahipseniz onun zıttı karşımıza çıkar.
Dengede kalmak kuraldır.
Hayat fazlasını törpüleyerek bizi dengeye çağırır.
Zıttın ile terbiye olur,
Dengin ile kavuşursun.
Benim kuzenim tahmini 35 sene önce Mardin de askerlik yaptı. Bana mektup yazdı.
Burası gündüz Kutsal bir şehir gibi, gecesi cehenem. Çoluk çocuk tecavüz ediliyor, jandarmaya duyup getirilen tecavüzculeri görünce etraftakilere çekilin diyorum. Abla döve döve hırsımı alamıyorum. Sapık insanlar ile dolu burası demişti. Babasi amcasi dayisi abisi , kolusu komşusu tecavuz ediyorlar. Dayanamıyorum burası nasıl bir yer diye yazmıştı.
İnsanlıĝın bittigi yerler var. Duyulmayan olaylar var. Belamı gelir gelir bunlar belanın ta kendisi. Şerefsiz kansız bunlar.
Sağlık var ise En mutlusuyuz.
Başını sokacak evin var ise, en özgürüyüz.
Paran varsa, kendimizi güvende hissederiz, karnımız tok sırtımız pek olur.
Düşmanın var ise,
Tedirgin hayat, zira yol bizi ilaki bir yere götürür.
Bunlar hayattan anladıklarım.
Her insanın huyu bir değil. Uyum saglamak ta zorlanırım .
Ama beni mutlu eden şey kafamın da net olması.
Benim şartlarım az çok tamam ise, başkasında yok ise, bana ne diyemiyorum.
Empati Ötesi birsey bu bende ki.
Duygu yoldaşlıĝı.
Bunun karşılığı yok.
Beklentisi yok. Huzurla duzeninde olsun dostum da düşmanım da.
Ben yürek acısına, gençlerin hasta olmasına dayanamıyorum.
Kanser döneminde 50 li yaşlardı.
Kendime çok üzüldüm, daha yegenlerin düğününü görecektim dedim ilk aklıma onlar geldi. Mutlu günlerini görmek.
Umut edince ileriye dönük yaşama çengel attim. Yaşadım gördüm. Daha sırada arabasını sürerken göreceğim gençler var.
Yatagindan sağlıkla kalkmış gezmelere Başlayacak bizler var.
Tedavi sonrası hep gezeceğim demiştim. Olduğu kadar gezdim. Güneş de oturacağım, denizde balıkları izleyeceğim dedim.
Datca da tedavi sonrasi ilk denize girdigimde harektesiz durup balıkları izlerken, ölumu dusunuyordum daha fazla yasarmıyım derken, o minik balık omzumu ısırdı sanki kocaman oldu gözlerime baktı. Bende tamam tamam aklımdan ölümü gecirmeyecegim dedim. Söz verdim.
Hayat işte yaş ilerledikçe , gençken ki yasama sevinci şimdi bize, en kötü haberden en iyisini duyunca geliyor.
Keşke yüreği sakin tutabilsek.
Bu evrende var oluşun amacını düşünmekten, günlük hayata nasıl yaşarımîn butcesi planı na bile heves kalmıyor.
İnsana yaşam alanı bırakmayan sistemi duydukça, biz insanlara daha neler edecekler korkmuyor değilim.
Çomaķ ile tütün diken çocuk, sinyaller ile dünyanın yonetildigi döneme bile denk geldi.
Teknolji diye kabulendigimiz bizim bedenimize girdi !!!
Detaylar anlamlandiramadıĝimiz olaylar, hastaliklar, çözümler...
Biz sadece yuva olmak istedik .
Dunyada, evde, vatanda yuvamızada olmak istedik.
Saime Kucuk
20 Eylül 2026
Türk turiste para ödüyor, ben para ödedim diye başkasının alanını ihlal edemez. Ağacın altindaki o büyük alanı örtü ile zapt ettiklerini görünce onlara cok bu diye turist karari vermiş, eşyaları itip yerleşmiş. Bagrışmayi da turist bilerek tetiklemiş. Para veriyor diye başkasının alanını ihlal edip kavga çıkarıp haklı olamaz. Ülkesinde bunu yapamaz.