Israelis came to Cyprus "for safety" and are now preparing to force the island into war with Turkey without the consent or agreement of the RoC , a European State.
EU, enslaved too by Israel, has nothing to say.
🚨🇺🇸🇮🇷 Trump's own intelligence director told him before the war exactly how it would go, and every prediction landed...
-Tulsi Gabbard warned in the Oval Office that killing Iran's supreme leader would likely produce a MORE hardline regime open to acquiring nuclear weapons
-She said Tehran would rush to close the Strait of Hormuz and destabilize global energy markets
-She said Iran would strike U.S. forces and partners across the region
-Military leaders separately warned of casualties, munitions shortages and readiness problems for an overstretched force
-Trump DISMISSED the concerns in those meetings, and Hegseth and Caine said repeatedly they would navigate any complications...
-The tally at the 6 months: an estimated 3,000 Iranians and 18 American servicemembers dead, 756 U.S. troops wounded, damaged bases, drained oil reserves and shrunken stockpiles
-Bessent announced the goal is to collapse the regime under a campaign named Operation Economic Outcast
Go down that list line by line.
The IRGC now runs Iran, Mojtaba Khamenei sits above it with hardliners in every security post, parliament is drafting NPT withdrawal legislation, and the strait carries a fifth of its prewar traffic.
That is literally Gabbard's briefing, delivered in order, and right on schedule.
Vance argued for the other path, telling Trump that Iran might trade away its nuclear program at the table and that failure there would only strengthen the case for striking later.
He lost the argument to a Pentagon promising "decisive options."
Asked in June why he took a temporary deal, Trump pointed to internal polling showing nearly 80% of Americans wanted the war over REGARDLESS of terms.
Six weeks later, support sits at 31%, gas is a dollar higher, and the strategy is still unclear, seemingly fluctuating between Truth Social tantrums and confused aides leaking contradictory reports, with no real end in sight.
Source: The Wall Street Journal / Writer: Daniel
Rum Liderliğinin Zihniyeti!
'KKTC'de çocuklar spor yapmasın' diye UEFA'ya şikayet ettiler!
📍KIBRIS Rum Futbol Federasyonu (KOP), Barselona akademisinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin başkenti Lefkoşa’da bir antrenman kampı duyurusunun ardından UEFA’ya protesto ve ‘engelleme’ girişimlerde bulundu.
Rum Dışişleri Bakanlığı da kampın engellenmesi için yoğun bir çalışmanın olduğunu bildirdi.
KOP’un kamp proğramının açıklanmasından sonra harekete geçtiği, Kuzey Kıbrıs’ta yapılacak bir kampın FIFA ve UEFA kurallarına uygun olmadığı öne sürüldü.
“Bu olay, Güney Kıbrıs’ın Limasol kentinde yaşanmış:
İsrailliler, Kıbrıslı bir çiftin karşısındaki evi satın aldı ve İsrailli adam Kıbrıslı kocanın yanına giderek şöyle dedi:
“Siz gidip köylerinizde yaşamalısınız; biz de şehirdeki bütün evlerinizi satın alacağız, böylece burada yalnızca biz yaşayacağız.”
Rum ailenin paylaşımı:
“Kıbrıs’ı sömürgeleştirmeye gelen soykırımcı Yahudiler, şehirleri yalnızca kendilerine bırakabilmek için bize köylerimize gitmemizi söylediler.”
#Cyprus
Mark Carney gerçekten inanılmaz bir devlet aklı ve sabırla ABD ye karşı Kanada’nın bağımsızlığını korumaya çalışıyor. Bu onun coğrafyasında olan bir ülke için çok zor bir iş. Ama başaracak gibi. İnandığı tanrısı yanında olsun..
Carney: "We recognized that sometimes its [the United State's] signature was written in pencil."
This is the lesson Iran showed the world! Agreements with the USA are worth exactly NOTHING! Pack it up!
🚨 BREAKING
Israeli journalist Gideon Levy:
"There is no such thing as an Israel-Palestine conflict. There is a brutal Israeli occupation that must end.
The belief in Jewish supremacy is so deep that Palestinians aren't even seen as equal human beings..
Tugay Uluçevik şöyle ifade ediyor.
"Dışişleri Bakanlığı'mızda görev yaptığım yıllarda (1967 – 2003), Türkiye’de düzenlenen uluslararası etkinliklere davet edilmeleri veya alınan davetlere katılım bakımından dış siyasetimiz çerçevesinde çeşitli veçheler itibarıyla hassasiyet taşıyan ülkelerle ilgili olarak kurum veya kuruluşlarımızın Dışişleri Bakanlığı'mızın görüşünü alma uygulamasının yapıldığını hatırlıyorum.
Hattâ çeşitli spor dallarında, Avrupa grubu çerçevesinde kura ile belirlenen eşleşmelerde dahi, örneğin, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi takımlarıyla eşleşmelerde, Gençlik ve Spor Bakanlığı'mızın Dışişleri Bakanlığı’ndan mütalâa istediğini de anımsıyorum.
Günümüzdeki tatbikat nasıldır, bilmiyorum!
İçinde bulunduğumuz Ağustos ayında geçtiğimiz günlerde İstanbul’da düzenlenen 22. Uluslararası Coğrafya Kongresi’ne Türkiye’nin tanımadığı sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” davet edilmesinin ve oradan bir ekibin İstanbul’a gelerek etkinliğe katılmasının, nispet yaparmış gibi, sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti” bayrağını açarak objektiflere poz vermesinin Türkiye’de ve KKTC’de yarattığı hassasiyet bana eski yıllardaki uygulamaları hatırlattı."
Ben de şunu diyorum:
AGİT genel sekreterliğine bir Türk’ün atanabilmesi Güney Kıbrıs’ın mutabakatı alınmadan yapılabilir miydi?
Türkiye’nin GKRY’ye karşı tutumu, Kıbrıs Türklerinin bağımsızlığı konusundaki ciddiyetini ister istemez sorguluyorum.
Bir de Türk devletlerinin zaten başından beri tanıdıkları GKRY’ye büyükelçi atamaları konusunda koparılan entel- liboş dilindeki yaygarayı koparan, Türkler en ufak bir hata yaptıkları zaman kızgınlık hummasına tutulan vatansever babayiğitlerimizin (!), Hükümetimizin GKRY sevgisi ve ona hürmeti konusunda niye ses çıkarmadıklarını merak ediyorum.
Ama Türk’e sahip çıkmanın en büyük suç olduğunu unutmuşum. Yukarıdaki sözlerim için özür dilerim!
@mehmet_dilbaz Kardeşim sen be diyorsun. Rum yönetimi Türklerin toplu olarak kutsal günlerde bile KKTC den geçerek Güney kıbrısta camilerde namaz kılmasına bile ciddi engellemeler getirmeye başladı. Bunun dozunu da durmadan artırıyor.
📍KIBRIS Rum yazar Kostis Konstantinou, ‘’İsrail’in Kıbrıs’ta Türkiye ile savaşacağı ve sonrasında Kuzey Kıbrıs’ın kurtulacağı’’ yönünde senaryoların ortalıkta dolaştığını belirten bir yazı kaleme aldı.
Konstantinou, İsrail’in Kıbrıs’ı kurtarmak için Türkiye ile savaşacağı yönündeki senaryoların temelsiz, aptalca ve tehlikeli olduğunu vurguladı. Rum yazar şöyle devam etti:
İsrail’i Rumlar adına savaşmaya zorlayan herhangi bir anlaşma yoktur. Rumlar kendi güvenliğini gerçekçi şekilde planlamalıdır.
(Rumlar) Kıbrıs’ın jeopolitik tercihi ideoloji değil, hayatta kalma meselesidir. AB siyasi destek sunsa da askeri koruma sağlayamaz.
Kıbrıs-Yunanistan-İsrail ekseni (Fransa, ABD, Hindistan, BAE ile birlikte) caydırıcılık, istihbarat, hava savunması ve diplomatik derinlik sağlar.
🇹🇷 Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı’nın deniz parkları ve Mavi Vatan hakkındaki görüşleri bugün Fransa’nın en önemli gazetelerinden Le Monde’da yayımlandı.
Yaycı, Türkiye’nin uluslararası hukuk bakımından haklılığını ve Yunanistan’ın kendisini bir takımada devleti gibi kabul ettirmeye yönelik hukuksuz taleplerini ortaya koydu.
Anadolu kıyıları önündeki Yunanistan’a ait adaların, Türkiye’nin ana karasından doğan deniz yetki alanlarını kesen bir duvar gibi kullanılamayacağını vurgulayan Yaycı, Türkiye’nin 462 bin kilometrekarelik Mavi Vatan haritasının uluslararası hukuka tamamen uygun olduğunu ifade etti.
Yaycı ayrıca Türkiye’nin deniz parkları ilanının, Yunanistan’ın tek taraflı ve hukuka aykırı girişimlerine karşı atılmış hukuki ve meşru bir adım olduğunu belirtti. 🇹🇷
#mavivatan #türkdegs @TC_Disisleri@iletisim@TCTarim@lemondefr
🗣️Turizmci Murat Serim, Türkiye'de otellerin yabancılara ucuz, Türklere pahalı olmasının sebeplerini anlattı:
- Bizim sistemimiz tur operatörlerine dayalı.
- Türkiye'de çok fazla oda yapıldı ancak o kadar fazla uçak gelmiyor.
- Avrupa ile Open Skies anlaşmamız yok. İzin alınarak uçuş yapılabiliyor. Low cost firmalar gelmiyor, charter sistemi ile dönüyor sektör.
- Tur operatörlerinin charter uçuşları ayarlaması gerekiyor. Tur operatörleri uçuşları ayarlamazsa bu kadar turisti ülkeye getirecek uçuş yok.
- Tur operatörleri otellere geliyorlar, baştan 100 odayı kapatıyor, parasını da ödüyor. Ancak o tur operatörüne sadece kendi ülkesindeki turiste o odayı satma hakkı veriliyor.
- İngiliz tur operatöründen bir Türk vatandaşı odayı alırsa, otele girişte fiyat farkı isteniyor. Ancak çifte vatandaşlardan fark istenmiyor.
- Turizm Bakanlığı'nın esas yapması gereken low cost uçuşları Türkiye'ye çekmek. Bunun için de Open Skies anlaşmasına girmek gerekiyor.
- Biz THY ve Pegasus'un işine gelmeyeceği için bu izni vermiyoruz.
Hesap: Emiraa Air - Sea Defence — Türk savunma ve hava/deniz sistemleri üzerine içerik paylaşan X hesabı.
Konu: Türkiye’nin F-35’i tespit edip angaje edebilecek radar, hava savunma ve AESA radar kapasitesine sahip olduğu iddiası.
Hesap, Türkiye’nin İsrail F-35’lerine karşı tamamen savunmasız olmadığını savunuyor ve bunu birkaç teknoloji üzerinden açıklıyor.
▪️ Dünyada F-35 gibi düşük görünürlüklü uçakları tespit edebilecek radar üretebilen az sayıda sadece 7 ülke bulunduğunu; Türkiye’nin de bunlardan biri olduğunu ileri sürüyor.
▪️ ASELSAN’ın ERALP ve ALP radarlarının, F-35’i yüzlerce kilometre mesafeden tespit edebildiğini iddia ediyor.
▪️ Bu radarların yalnız hedefi görmediğini, yapay zekâ destekli modellerle uçağın birkaç saniye sonra nerede olacağını da tahmin ederek angajman çözümü ürettiğini söylüyor.
▪️ Ardından görevin SİPER-1 füzesine geçtiğini; füzenin ilk aşamada kendi radarını açmadan, yerden komuta-kontrol sistemi tarafından hedefe yönlendirildiğini savunuyor.
▪️ Hesaba göre bunun amacı hedef uçağın yaklaşan füzeyi mümkün olduğunca geç fark etmesi. Terminal safhada, yaklaşık 15–20 km kala füzenin kendi radarını açarak hedefe kilitlendiği ileri sürülüyor.
▪️ SİPER-2 için ise daha yüksek hız, terminal safhada ek motor, elektronik karıştırmaya karşı ısı/IR kabiliyeti ve F-35’in azami irtifasının üzerinde angajman yapabilme gibi iddialar sıralanıyor.
▪️ Hesap ayrıca KIZILELMA ve F-16 ÖZGÜR projesini de Türkiye’nin hava-hava üstünlüğü açısından önemli görüyor.
▪️ Özellikle MURAD AESA radarının GaN yarı iletken teknolojisi kullandığını ve bunun F-35’teki GaAs tabanlı radar teknolojisine göre daha yüksek güç yoğunluğu ve termal verim sunduğunu savunuyor.
▪️ Son olarak Türkiye’nin geçmişte F-35 üretim programında yer almış olmasının, platformun güçlü ve zayıf yönleri konusunda ek bilgi avantajı sağladığını ima ediyor.
Gönderinin özü:
Hesap, “F-35 görünmez ve dokunulmazdır” yaklaşımına karşı çıkıyor; Türkiye’nin radar, komuta-kontrol, SİPER hava savunması ve AESA radar teknolojileriyle F-35’e karşı ciddi bir tespit ve angajman kapasitesi geliştirdiğini savunuyor.
🔎 KESKİN DÜRBÜN YORUMU
SİPER yalnız kendi radarına bakan kapalı bir batarya değil; daha geniş radar ve komuta-kontrol ağıyla çalışacak şekilde tasarlanmış.
▪️ ERALP / ALP-300G gerçekten SİPER’e entegre. SSB açıkça ALP-300G’nin bağımsız uzun menzilli erken ihbar radarı olduğu gibi SİPER sisteminde arama radarı olarak da görev yaptığını söylüyor. ASELSAN da ERALP’in hava ve füze savunma sistemlerine entegre olduğunu belirtiyor.
▪️ SİPER’in kendi batarya seviyesinde ayrıca atış kontrol radarı var. ASELSAN’ın güncel dokümanında sistem; arama radarı + atış kontrol radarı + komuta kontrol + füze fırlatıcıları şeklinde tarif ediliyor. Yani uzak radar hedefi bulur ve izi ağa verir; atış kontrol sistemi bunu angajmana dönüştürür.
▪️ SİPER-1 azami önleme menzili: 100+ km. Önleme irtifası 20+ km.
▪️ SİPER-2 azami önleme menzili: 150+ km. Önleme irtifası 30+ km.
SİPER-2’nin önemli tarafı ayrıca şu: SİPER-1 ile aynı yer sistemlerini — radar, komuta-kontrol, fırlatıcı ve haberleşmeyi — kullanıyor; daha uzun menzil ve irtifa sağlayan esas fark füze.
“Kilitlenme” meselesi:
ASELSAN’ın doğruladığı şey şu:
Füze, terminal safhada aktif radar arayıcı başlığını kullanıyor. Ayrıca füze ile yer sistemi arasında çift yönlü iletişim var.
Yani klasik anlamda: “Füze fırlatıldı, kendi radarını hemen açtı ve baştan sona hedefe kilitli gidiyor” şeklinde düşünmek doğru değil.
Daha doğru şema:
Uzun menzilli radar hedefi tespit/takip eder → komuta-kontrol hedef izini üretir → füze yerden/veri bağıyla hedef bölgesine yönlendirilir → terminal safhada kendi aktif radar arayıcısını açıp hedefi bağımsız olarak yakalar.
Bunun askerî avantajı önemli: füzenin arayıcı başlığı bütün uçuş boyunca yayın yapmadığı için hedef, terminal safhaya kadar füzenin kendi radar emisyonundan uyarı alamaz.
Bir de F-35 konusunda kritik ayrım:
F-35’i tespit etmek başka, yeterli hassasiyetle sürekli takip edip füze angajmanı için kaliteli hedef izi üretmek başka.
Stealth’in asıl avantajı “hiç görünmemek” değil; tespit ve angajman mesafelerini küçültmek, kill-chain’i zorlaştırmak.
Bu yüzden Türkiye açısından asıl değer tek başına SİPER değil:
ERALP/ALP radarları + veri füzyonu + komuta-kontrol + atış kontrol radarı + SİPER’in terminal aktif arayıcısı.
Yani F-35’e karşı mesele “hangi radar görüyor?” sorusundan çok:
“Gördüğünü kesintisiz izleyip, zamanında SİPER’e kaliteli hedef verisine dönüştürebiliyor musun?”
Asıl oyun orada.
Türkiye’nin elinde F-35’i tespit edip SİPER angajmanına çevirebilecek bütün temel halkalar artık mevcut; soru, bu zincirin gerçek savaş şartlarında ne kadar uzaktan ve ne kadar güvenilir çalışacağıdır.
📍KIBRIS Rum Sol Kanat üyesi Themos Dimitriou, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Kıbrıs sorununun çözülmemesi yönünde Rum lider Nikos Christodulides’e “talimat” verdiğine işaret etti.
''Christodulides İsrail ve ABD beni korur diye düşünüyor'' diyen Dimitriou, “Netanyahu ve genel olarak İsrail, Kıbrıs Rum hükümetine Türkiye ile görüşmemesini her zaman tavsiye etti. Çünkü herhangi bir ilerleme kaydedilmesini istemiyorlar” dedi.
Christodulides yönetiminin İsrail’in Filistin ve Lübnan’daki suçlarını gizleme ve örtbas etme görevi üstlendiğini belirten Dimitriou, şu ifadeleri kullandı:
“İsrail’in Kıbrıs sorununun bir çözümünden kazanacak hiçbir şeyi olmadığını düşünüyorum. Aksine, (Rum liderliği) onlara her şeyi verdiler; Kıbrıs’taki askeri tatbikatlardan Filistin ve Lübnan’da olanlar için siyasi örtüye ve suçlarını gizlemeye kadar. Bu ittifakın etkisi çözüme karşıdır.’’
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Christodulides arasında yapılması planlanan görüşmelerin formaliteden ibaret olduğuna dikkat çeken Dimitriou, “Christodulides süreçleri geciktirmek için çaba harcıyor. Tüm ilerlemelere engel koyuyor” diye konuştu.
Dimitriou sözlerini şöyle sürdürdü: “Taktiklerini gizlemek amacıyla bir iletişim politikası yürütüyor. Görüşmeleri başlatmaya hazır olduğunu söylüyor ama aynı anda bölücü bir dil kullanıyor ve Türkiye’ye karşı sürekli ittifaklar kuruyor. İsrail ve ABD’nin Kıbrıs’ı askeri olarak koruyacağını ima ediyor.”
Former U.S. Ambassador to Saudi Arabia Chas Freeman:
Israel has no strategy for survival in the long term. It assumes that it can always live by pointing a gun at everyone else, and this is not a survival strategy by any standard.
So there are grave doubts in Israel about its longevity as a state.
Source: Glenn Diesen
Kardeşim İngiliz vatandaşı ve 20 senedir Londra’da yaşıyor. Sadece 1 kere yanına gittim. Sırf bu eziyeti göze alamadığım için… Sürekli ısrarları ile şimdi yeniden gitmeye karar verdim ve maddi-manevi zorlandım. Hatta sonuçlanmadan hayatımın ilk ve son seyahatini 2010 yılında tatlı bir anı olarak bırakabilirim.
➖Yunan çiftçisi, olmayan inek sürüleri beyan edip, ABden fon tırtıkladı.
- Politico Medya dün
➖”Hayali projeler ve olmayan tarım ürünleri vs ile AB fonu tırtıklamak, Yunanistan’da son 40 yıldır milli bir spordur”
- DÜNYA HALİ 🌍 25. Bölüm
27 Ekim 2025
🚨🇹🇷🇮🇱Why Is Netanyahu Going Crazy?
Because the normalization initiatives and the Abraham Accords have evaporated right before his eyes.
He thought that after his phantom war on Iran, he would force everyone to kneel and normalize relations.
He thought the region would bow down under the sword of chaos and fear.
But what happened was exactly the opposite.
Instead of the Abraham Accords expanding…
they shrank.
Instead of normalization being imposed…
the Mecca Agreement emerged.
Instead of Israel becoming the center of the Middle East…
Turkey, Saudi Arabia, and Pakistan are now shaping the future of the Middle East.
Netanyahu is screaming today not because of the Turkish presence in Syria
but because he realizes that his grand project is dead
Normalization has evaporated.
The illusion has been exposed.
And the madness has begun.
🦅🇹🇷🇸🇦🇵🇰
📍Kathimerini gazetesinde yayımlanan bir yazıda, güney Kıbrıs’ta artan İsrailli varlığın toplumsal ve siyasi tartışmalara yol açtığı belirtiliyor.
Yazıda, bu varlığın “yatırım” boyutunun ötesine geçerek ‘’kalıcı yerleşim’’ özellikleri kazanmaya başladığına dikkat çekiliyor ve “Kıbrıs’ın İsrail’le ilişkisinde büyük bir tuzak” olabileceği uyarısı yapılıyor.
Arazilerin hızla İsrail’in eline geçtiği belirtilen yazıda, ‘’ne kadar toprak el değiştiriyor, hangi kritik bölgeler satılıyor” sorularının gündeme geldiği kaydedildi.
Yazara göre tartışma, “İsrailli nüfuz” veya “yumuşak yerleşim” gibi nitelemelerle yürütülürken, bu nitelemelerin kolay genellemelere ve abartılara yol açmaması gerektiği vurgulanıyor. Aynı şekilde endişelerin “antisemitizme indirgenmemesi” gerektiği de belirtiliyor.
Çünkü gerçek sorunlar mevcut!
*Konut krizini büyüten güçlü gayrimenkul alımı.
*Arazilerin İsrailli sahiplerde toplanması.
*İsrailli iş insanlarına ayrıcalıklı muamele yapılması.
İsraillilerin Larnaka, Limasol ve Baf’ta en önemli yabancı alıcı gruplarından biri haline geldiği kaydedilirken, özellikle Larnaka’nın “bu değişimin en karakteristik laboratuvarı” olduğu ifade ediliyor.
Yazıda, Yahudi topluluğunun ihtiyaçlarına yönelik okullar, ibadet yerleri, işletmeler ve altyapıların kurulmasının, varlığın artık yalnızca yatırım veya turizm değil, “yerleşim ve daha büyük kalıcılık” karakteri kazandığı izlenimini güçlendirdiği vurgulanıyor.
Bu durumun bazı bölgelerde “kapalı topluluklar” oluşması ve bölgelerin karakterinin değişmesi endişesine yol açtığı aktarılıyor.
Asıl sorumluluğun Kıbrıs Rum devletine ait olduğu belirtilen yazıda, devletin yatırımları yalnızca ekonomik kazançla ölçtüğü, arazi yoğunlaşması, konut baskısı ve toplumsal değişimi yeterince hesaba katmadığı eleştiriliyor.
Yunanca “köpekler girsin, hasat etsin” deyiminin kullanıldığı yazıda, böyle devam edilirse İsrail’le ilişkinin toplumsal kabulünün zarar göreceği belirtiliyor.