Eskiden şirketlerin en değerli varlığı fabrikalarıydı.
Sonra yazılımları oldu.
Şimdi ise en değerli varlıkları, çalışanlarının kullandığı yapay zekâ sistemleri ve bu sistemlerde biriken kurumsal bilgi olmaya başladı.
Tarihte ilk kez bir şirketin gerçek değeri, sahip olduğu binalardan çok…
Sahip olduğu bilgiye kimin erişebildiğiyle ölçülebilir.
10 yıl önce internette bilgi arıyorduk.
Bugün yapay zekâdan cevap istiyoruz.
Belki de gelecek 10 yılın en önemli becerisi bilgi bulmak değil…
Hangi cevaba güvenmeyeceğini bilmek olacak.
TurkNet çöktü.
Bugün internet durunca insanlar çalışamadı.
Yarın yapay zekâ bu sorunu çözmek zorunda kalacak.
Çünkü gerçekten akıllı bir sistem, tek bir kabloya bağımlı olamaz.
Claude artık sadece seninle sohbet etmiyor.
Sen bilgisayarını kapatsan bile çalışmaya devam edebiliyor.
Yeni Claude Cowork, görevleri uzaktan yürütüyor; dosyalarını yönetiyor, uzun süren işleri tamamlıyor ve oturumlarını cihazından bağımsız sürdürüyor.
Bu küçük bir özellik gibi görünüyor.
Ama yapay zekâyı ilk kez “cevap veren bir araçtan”, “sen yokken de çalışan bir çalışma arkadaşına” dönüştürüyor.
Belki de gelecekte en değerli yapay zekâ, en akıllı olan değil…
Sen uyurken bile üretmeye devam eden olacak.
@LamanSami İnsan geçirdiği evrim gereği buna çok yatkın zaten. İlk çağda avlanan adamlara teknoloji verip vaktin değerini öğrettiğin zaman atalet başlıyor. Aynı bugün olduğu gibi
MÖ 399’da Atina, Sokrates’i gençlerin zihnini “yanlış sorularla” bozduğu gerekçesiyle ölüme mahkûm etti.
Sokrates’in korktuğu şey cehalet değildi.
İnsanların, sorgulamadan başkalarının doğrularını benimsemesiydi.
2.400 yıl sonra aynı ikilemle karşı karşıyayız.
Bu kez doğruları bize filozoflar değil, algoritmalar sunuyor.
Yuval Noah Harari, 21. Yüzyıl İçin 21 Ders kitabında geleceğin en kritik becerilerinden birinin gerçek ile kurgu arasındaki ayrımı yapabilmek olduğunu söylüyor.
Belki de yapay zekâ çağında en büyük tehdit yanlış cevaplar değil…
Doğru gibi görünen cevapları sorgulamayı bırakmamız.
İnsanlar yapay zekânın cevapları kolaylaştırdığını düşünüyor.
Asıl değişim başka yerde.
Eskiden iyi bir fikre ulaşmak için onlarca kitap, makale ve farklı görüş arasında bağlantı kurmak gerekiyordu.
Şimdi cevaplar birkaç saniyede geliyor.
Sorun şu:
Bilgiye ulaşmak kolaylaştıkça, ona ulaşmak için verilen zihinsel emek de azalıyor.
Belki de gelecekte zekâyı belirleyen şey bilgiye erişmek değil…
Hangi bilginin şüpheyle karşılanması gerektiğini bilmek olacak.
@vahapyalcinkaya Osmanlı’da makam ne kadar yüksek olursa olsun, başarısızlığın siyasi bedeli de o kadar ağır olabiliyordu. Bu olay, devlet geleneği ile bireysel kaderin nasıl iç içe geçtiğini gösteren çarpıcı örneklerden biri.
@FinansBlue İlk hareket çoğu zaman en sağlıklı sinyal olmayabiliyor. Asıl yön, açıklamaların piyasaya sindirilmesiyle birlikte önümüzdeki birkaç saatte daha net ortaya çıkacaktır.
İnsanlar yapay zekânın düşünmeyi öğreneceğinden korkuyor.
Ben başka bir şeyi daha ilginç buluyorum.
İnsanlar, düşünmeyi makinelere devrettikçe kendi düşünme biçimlerini ne kadar koruyabilecek?
Belki de yapay zekâ çağının en büyük problemi teknoloji değil.
Entelektüel tembellik.
İnsanlar yapay zekâ öğrenmeye çalışıyor.
Ben ise yapay zekâyı müşteriye nasıl satacağını öğrendim.
İkisi aynı şey değil.
Tek kişilik bir AI ajansı kurmak için kullandığım sistemi ücretsiz paylaşıyorum.
Yorumlara "AI" yazman yeterli.