İktidarın yönetim anlayışı gayet berrak:
Seçimleri kazanamazsa rakibini, tartışmayı kazanamazsa konuşanı, toplumu ikna edemezse haber yapanı ortadan kaldırmak istiyor.
Halk TV’ye el koymak, güç gösterisi değil, halkın karşısına çıkacak sözü kalmamış bir iktidarın çaresizliğidir.
Fon adı altında kurdukları düzenle gayet organize bir biçimde götürdükleri milyarları konuşmayın, hesabını soramayın, ellerinde dakika dakika işlem kayıtları bulunan ama adlarını bir suç ortağı titizliğiyle sır gibi sakladıkları dolandırıcıları duymayın diye,
Gazze’deki soykırımın baş sorumlularından katil Trump’ın gençlerimizi başkalarının savaşında ölsünler diye Yemen’e yollamak için ellerini ovuşturarak gün saydığını gözlerinizle görmeyin diye,
“Canlı yayınlansın” dedikleri İmamoğlu savunması akşam haberlerde bile olamasın diye,
Saray’ın kayyumuyla küçük ortağının buluştuğunun ne tesadüf ki ertesi günü Halk TV’ye de çöktüler!
Çünkü Saray Rejiminde suç işlemek serbest.
Rejimin organize suçlarını konuşmak yasak!
Türkiye tarihinin en büyük yolsuzluğunun ortaya çıktığı günlerde soyguncuların listelerini saklarken Halk TV'yi kapattılar. Türkiye'yi sadece kendi seslerinin duyulduğu bir karanlığa gömmek istiyorlar. Başaramayacaklar.
Barış Pehlivan: "Damadın finans sektöründe üst düzey yöneticisi olduğu, o damadın kayınpederi Osman Çelik, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nda neyden sorumlu biliyor musunuz arkadaşlar? Finansal piyasalardan sorumlu!
Yani şu damadı denetleyecek olan kişi de kayınpeder.
Arkadaş, bu sistemi yaratmışsın sen. Nasıl oluyor bu ya? Nasıl oluyor yani? Ne güzel ya. Denetleyen de senden, izni veren de senden, işi götüren de senden."
İ.Melih Gökçek’e ne oldu?
Binali Yıldırım’a ne oldu?
Ruhsar Pekcan’a ne oldu?
Zehra Taşkesenlioğlu’na ne oldu?
128 Milyar Dolar’a ne oldu?
Kerem Kınık’a ne oldu ki?
Şimdi de Fatma Betül Sayan'a ne olmasını bekliyoruz!?
Melih Gökçek’e ne oldu?
Binali Yıldırım’a ne oldu?
Ruhsar Pekcan’a ne oldu?
Zehra Taşkesenlioğlu’na ne oldu?
128 Milyar Dolar’a ne oldu?
Kerem Kınık’a ne oldu?
Ki
Fatma Betül Sayan Kaya’ya ne olacak!
Yeni gündem lütfen❗️
Fatma Betül Sayan Kaya, 'Yapmadım' dememiş. Lafı çevirip affını isteyerek milyarlar cebinde kurtulmaya çalışıyor. Olmaz öyle, cevap vereceksin. Fona koyacak 163 milyon lirayı nereden buldun? Fondaki soyguna nasıl, kim tarafından ortak yapıldın? Vurgun planını nasıl yaptınız? Vurgunla elde ettiğin milyarlar nerede? Bu tezgahtaki diğer siyasi ortakların kimlerdi? Neden gözaltına alınmıyorsun?
Belediye Başkanının tutuklanması,
ışık hızında iptal edilen başkan vekilliği seçimi,
dört CHP’li meclis üyesinin şaibeli şekilde AKP’ye geçmesi,
iki meclis üyesinin tutuklanması,
CHP-YENİ Parti’den bazı meclis üyelerinin kendi adayına değil AKP adayına oy vermesiyle Üsküdar Belediyesi AKP’ye geçti.
Sonuç olarak bu tablo sadece iktidarın eseri değil. Üsküdar’ı AKP’ye teslim edenler, CHP’den seçilip AKP’ye oy veren meclis üyeleridir.
Sorarlarsa milli irade dersiniz...
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
Deprem oluyor, insanlar ölüyor siyaset konusu yapmayın. Madende kaza yaşanıyor işçiler ölüyor şimdi siyasetin zamanı değil. Kadınlar öldürülüyor siyaset malzemesi yapmayın. Okullarda silahlı saldırıda insanlar ölüyor, siyaset konusu yapmayın! Bu siyasetin konusu tam olarak ne?
Yağmur ve çamur dinlemeden, engel tanımadan bu akşam Olimpiyat Stadyumu’nda unutulması mümkün olmayan ve her zaman akıllarda kalacak eşsiz atmosferin oluşmasında emeği geçen, okulundan ve işinden feragat ederek vaktini harcayan, hayatını Fenerbahçe’ye adayan tüm tribün emekçisi kardeşlerimize teşekkürlerimizle.
YAŞA, VAR OL FENERBAHÇE! ✊🏻
Kadın Voleybol takımımızın Polonya deplasmanındaki maçını sunan yabancı spiker: "Fenerbahçe taraftarı her yerde, dünyanın neresinde oynarlarsa oynasınlar spor branşı fark etmeksizin bu sarı-lacivert formayı görürseniz taraftarını da göreceksiniz."