Son ABD/İsrail ile İran savaşı gösterdi ki :
1- İslâm devletleri birleşemez
2- Kendi kendine yeten savunma sanayiiniz olmazsa, kimse size çıkarı olmadan destek vermez
3- Müslümanız diyenlerin gerçek Müslüman olmadıkları ve siyonizm savunucusu oldukları
4- Ortaçağdan kalma mezhepler arası düşmanlığın devam ettiği ve Müslümanların akıllanmadığı
5- Türkiye’nin bir savaşa girmesi halinde bazı dindar geçinenler başta olmak üzere bazı kesimlere güvenilemeyeceği
6- İçinizdeki ayrılıkçı terör gruplarının, ister ismine terörsüz Türkiye de deseniz, siz ne yaparsanız yapın, fırsat doğduğunda düşman tarafında yer alacağı
7- Ümmet adı altındaki Ortadoğu devletlerine güven duyulamayacağı
8- Birlik ve beraberlik için Millî değerlerin gençlere öğretilmesinin şart olduğu
9- Liyakatli insanların yönetiminde ancak düşmana karşı başarı kazanılabileceği
10- Dua ile düşmanla baş edilemeyeceği
11- Ülkemizde İsrail sevicilerin sanıldığından fazla olduğu
12- Aynı Allah’a, aynı Peygambere, aynı kitaba inanan Şiileri, milyonlarca müslümanı katleden, soykırım yapan siyonistlerden ve Epstein canavarlarından daha kötü gören sözde dindarlar gördük.
Aslında biz bu maddelerdeki durumları, Millî Mücadeleyi verirken de görmüştük. Belli ki yüz yıl geçmiş olmasına rağmen, geçmişten ders almamışız. Ders almadığımız ve bu konuda yeterli eğitimi vermediğimiz için maalesef tarih tekerrür ediyor.
@takyettin_asana@TBMMresmi Arkadaşım sen kendini dilediğin gibi ifade edebilirsin, ancak Meclis Başkanı’nın anayasal sorumlulukları vardır ve bu sebeple resmi dilimiz Türkçe ile kendini ifade etmek zorundadır. Bebek katilinden medet ummadığın ve vatanın bölünmez bütünlüğüne saygı duyduğun sürece sorun yok.
💥 Serap Belovacıklı’dan canlı yayında tarihi sözler:
“Meclis'te söylenenler artık şımarıklık, saygısızlık.
50 bin insanın, çocuğun, bebeğin, 20 yaşında gencecik askerin, sırf ben burada rahat uyuyayım diye hayatını bitirmiş çoluk çocuğun, gözyaşı dinmeyen annenin hiçbir şeyine saygı duymayıp 50 bin kişinin katili bir caniye orada ‘Sayın Öcalan’ diye slogan attıramazsın.
Sen güçlü bir devletsen orada soruşturma açarsın. Benim içim acıyorsa çocuğunu toprağın altına koymuş annenin suratına nasıl bakacaksın? Hangi şehidin annesi o sloganı duyduktan sonra ‘vatan sağ olsun’ diyebilir?
Süreç böyle yürütülmez. Bu düpedüz şımarıklık, Türk milletinin 50 yıllık acısına parmak basarak kimse bir yere varamaz, buradan barış falan çıkmaz.”
@ogulcan_akce Az önce arkadaş grubumuzda aynısını paylaştım. Bazen ne yapsan olmuyor gerçekten. Ancak, şu an kanımca tedavi mutlaka Fenerbahçe ruhunu geri getirmekten geçiyor. Bu sezonu da kaybetmeden aksiyon alınıp camia dinamiklerine hakim ve ligi tanıyan bir isimle yola çıkılmalı, sizce ?
İsrail’in saldırısı sadece bölgesel ve kıtasal dinamikleri altüst etmiyor aynı zamanda İran rejimi, Netanyahu ve Trump‘ın siyasi geleceğini de belirleyecek bir süreci tetikliyor. Netanyahu kendi siyasi geleceğini belirleyecek İran saldırısından sonra “Çok yaşa İsrail çok yaşa Amerika” diyerek Başkan Trump’a desteği için teşekkür etti. Trump da İran bölgedeki Amerikan hedeflerine saldırırsa ABD’nin kendini koruyacağını söyledi. Her ne kadar ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Washington, bu sürecin tamamen dışında dese de İsrail’in İran’da kullandığı cephaneden, istihbarat ve hava/füze savunma sistem desteğine kadar yanında olduğu biliniyor. O nedenle İran’ın bu süreçte ABD’nin İsrail’in yanında olduğunu defaten vurgulaması ABD söylemlerine bir cevaptır.
Trump‘ın son Orta Doğu ve Körfez ülkeleri ziyaretinde İsrail’e uğramaması Netanyahu ‘ya ciddi bir mesaj olarak değerlendirilmişti . Ancak Trump bu hamlesinin bedelini ülke içinde çıkartılan ayaklanmalarlarla ödedi. Görünen o ki Trump’ın Netenyahu üzerindeki baskısı Los Angeles’te başlayan anti ICE ayaklanmaları ve AIPAC’ın kongredeki maddi etkisi ile kaldırılmış durumda. Trump çok eleştirdiği Obama’nın Netanyahu’ya İran’a saldırı konusunda gösterdiği direnci gösteremedi. Bu durum Trump‘ın gerçekte iddia ettiği gibi ABD siyasetinde güçlü olmadığını gösterdi. Bu günden sonra İran’ın karşı saldırıları , tırmanmanın şiddeti ile temposu Trump’ın siyasi geleceğini de etkileyecektir. Bölgede bulunan Amerikan askeri yığınaklanmasının yetersizliği eğer İran Amerikan hedeflerine saldırır ve Amerikan can kaybı yaşanırsa Trump’ı çok zorlar.
Diğer yandan bu saatten sonra yaşanacaklar İran rejiminin geleceği açısından da çok önemlidir. Zira her zaman olduğu gibi Netanyahu İran halkını yaptığı konuşmada ayaklanmaya davet ediyor. İran halkı geçmişte bu davetlere cevap vermedi. Ancak bu kez durum farklı, zira nükleer tesislere saldırı aslında rejimin itibarına da saldırıdır. Geçmişte yaşanan suikastlerden sonra bu kez de üst seviyede pek çok kişinin öldürülmesinin de etkisi ile bu durum İran rejimine olan güveni derinden sarsacaktır.
O nedenle İran rejimi bu saldırıyı varoluşsal bir saldırı olarak değerlendirip tırmanmayı arttırabilir ve savaşı yayabilir. Daha da öte İran rejimi hayatta kalmak için şu andan itibaren nükleer silah ürerimine yönelik tüm gayretlerini seferber edebilir.
Diğer yandan Gazze soykırımı nedeniyle İsrail’in uluslararası arenada itibarı ve güvenilirliği ABD ve birkaç Avrupa ülkesi dışında tamamen yok olmuş durumda. İsrail gibi saldırgan ve hukuk tanımaz bir devletin s��z konusu saldırılarının tek taraflı meşruiyet söylemlerine artık değer veren devlet olmaz. Rusya, Çin ve Küresel Güney’in İsrail saldırganlığına karşı tutumu geleceğin belirlenmesinde belirleyici olacaktır.
İsrail Trump’a çok büyük bir emrivaki yapmıştır. Trump artık istese de istemese de neocon ve siyonist siyasetin kölesi olmuştur. Bu durum ABD’nin Rusya ve Çin karşısında enerji toplamasına engel çıkaracaktır. Bu saldırı sonrası İsrail ve ABD siyasi ve askeri hedeflerini başaramazsa, İran ABD çatışması başlarsa Çin ve Rusya’nın jeopolitik hedeflerine erişimi hızlanır.
İsrail’i korumak için bölgede yığınaklanma yapması ABD’nin Pasifik harekat alanındaki güç dengesini altüst eder. Bu durum Avrupa ve özellikle NATO için çok büyük boşluk yaratır.
Bu saldırı Pandora’nın kutusunu açmıştır. Hamaney, Netanyahu ve Trump rejimlerinin geleceği artık tamamen Tahran’ın vereceği kararlara endekslidir. Tırmanma artar ve savaş yayılırsa İsrail ve ABD etkilenir. İran geri adım atarsa rejim çöker.
Türkiye’nin de desteğiyle Suriye rejiminin çökmesi sonrasında komşumuz olan İsrail (dolayısıyla Amerikalı neocon ve zioconlar) eğer İran’da bir rejim değişikliğini başarırlarsa bu enerjiyle ve yüksek moralle doğu Akdeniz’de şüphesiz Türkiye’ye yönelirler. O nedenle Türkiye’yi yönetenler jeopolitik denklemde nerede duracaklarını ve ne yapacaklarını dilerim biliyordur.
3 Mayıs Türkçülüğün tarihinde bir dönüm noktasıdır. 3 Mayıs 1944'e kadar duygu ve düşünce olan Türkçülük 3 Mayısta aksiyon haline gelmiştir.3 Mayıs Türkçüler günü kutlu olsun. #3MayısTürkçülerGünü
Suriye’nin kuzeydoğusunda, YPG ve PYD’nin 85.000 kişilik askeri gücü var. Bu, 6 tane tümen demek!
Türk Ordusunun tertibini değiştirme zamanı geldi. Fırat Nehri ile Zagros Dağları arasına I. Dünya Harbi’nde o bölgede çarpışan 6. Ordu’yu kuracaksın! Buna mecburuz.
"TÜRK" kelimesi bir etnik kimlik değildir, Türkler 1000 yıldan çok daha uzun süreden beri buradadır. Türkiye TÜRKLERİNDİR. Baş veririz, baş eğmeyiz. 🇹🇷🤘
Bu nasıl bir aymazlık!
Yeni Anayasa’da ‘TÜRKLÜK’ tanımıyla ilgili güncelleme yapılabilirmiş. Türk Milleti’ne sormadan hangi babayiğit yapacakmış bunu?
Bazıları Türklük şuurunu yitirmiş olabilir ama Türk Milleti henüz Milli Şuurunu yitirmedi.
“Türk Devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes TÜRK’TÜR” (Anayasa 66)
Herkes haddini bilecek. NOKTA!!!