Ne istedilerde vermedik diyenler..
PKK ya özgürlük vadedenler..
Devletimizin bekası için göğsünü siper edenlere unutamayacağımız hareketlerde bulunuyorlar.. Adını ne koyarsanız koyun “çürüme” böyle gerçekleşiyor. Kötülük tohumları ekenler hasat zamanı ektiklerini toplarlar.
"Kurtuluş için ölmeyi göze alırsak, bizden sonrakilerin hür ve bahtiyar olmasını temin etmiş oluruz."
Bir Kurban Bayramı sabahı, Türkistan'ın istiklali uğruna beyaz atının üzerinde, Rus mitralyözüne karşı yalın kılıç şehâdete yürüyen Şehid-i Âlâ ve Gazi-i Namdar Enver Paşa'yı rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Babamız Prof. Dr. Hilmi Demir’in vefatının ardından acımızı paylaşmak yerine ideolojik hesaplaşma peşine düşen şer odaklarını ibretle takip ediyoruz.
Hilmi Demir Türk milliyetçisiydi. Bunu hayatı boyunca her fırsatta açıkça söyledi, yazdı ve savundu. Türk milletine, Türk devletine ve Türk milliyetçiliğine bağlılığı onun için saklanacak mahcup olunacak veya izah edilecek bir kusur değil şerefli bir duruştur.
Bunu hiçbir zaman gizlemedi, hiçbir zaman inkar etmedi, hiçbir zaman bundan geri adım atmadı. Türk milliyetçiliği bizim için de bir itham değil şereftir. Türk milletini sevmek şereftir. Türk devletinin yanında durmak şereftir. Bu vatanın birliğini savunmak şereftir. Teröre, FETÖ’ye, radikal Selefiliğe ve Türk milletini hedef alan her türlü sapkın yapıya karşı mücadele etmek şereftir. Babamız da ömrü boyunca bu şerefi taşıdı.
Bugün onun ardından bir takım yazılar kaleme alanlar aslında Hilmi Demir’e değil Türk milliyetçiliğine, Türk milletine ve onun savunduğu değerlere saldırmaktadır. Çünkü onları rahatsız eden hakikatin kendisidir.
Bugün birkaç karanlık hesabın veya şer odağının yazdıkları ne bu gerçeği değiştirebilir ne de onun bıraktığı tertemiz mirasa gölge düşürebilir. Aksine yazdıkları her satır kendi karanlık sicillerinde kaybolup gidecektir.
Hilmi Demir’in ömrü, eserleri, öğrencileri ve verdiği mücadele ortadadır. Onun kim olduğunu karanlık köşelerde yazı kaleme alanlar değil, milleti ve tarihi tayin etmiştir.
Hilmi Demir’in ömrü boyunca yürüttüğü fikri mücadele onun vefatıyla sona ermemiştir. Bu mücadele her türlü radikal Selefi anlayışa, FETÖ’ye ve diğer şer odaklarına karşı aynı kararlılıkla devam edecektir.
Biz acımızı vakar içinde yaşıyoruz. Ancak hiç kimse bu vakarı zafiyet suskunluğumuzu da sahipsizlik sanmasın. Babamızın aziz hatırasına yöneltilen her iftiranın, her çarpıtmanın ve her alçakça saldırının karşısında duracağız.
Şunu da açıkça tekrar ilan ediyoruz.
Hilmi Demir Türk milliyetçisiydi.
Biz de Türk milliyetçisiyiz.
Bundan ne utanırız ne geri dururuz ne de kimseye hesap veririz.
Babamızın adı, Türk milletine adanmış ömrü ve tertemiz mirasıyla yaşamaya devam edecektir. Ona saldıran şer odakları ise yalnızca kendi çürümüş karanlıklarıyla hatırlanacaktır. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn
Sevgili babam,
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Ortadoğu ve Orta Asya Araştırmaları Enstitü Direktörü, İlahiyatçı Prof. Dr. Hilmi Demir vefat etmiştir.
Cenaze namazı 24 TEMMUZ(YARIN) cuma namazına müteakip Etimesgut - Ahimesut Söğüt Camii'nde kılındıktan sonra Elvanköy Mezarlığı'na defnedilecektir.
Rabbim mekânını cennet eylesin.
Kıymetli hocamız Prof. Dr. Hilmi Demir, iki haftadır bilinci kapalı şekilde yoğun bakımda. Ailesi, sevenleri ve öğrencileri hocamızın sağlığına kavuşması için dua ediyor. Ömrünü memlekete vakfeden hocamız için herkesten dua bekleriz.
Mustafa Kemal Atatürk:Millette, arkadaşlarımızda ve hepimizde bu azim ve iman varken muvaffak olmamanın imkanı var mıdır?
Mazhar M. Kansu:Paşam bizler,tek kurşun,tek tepe kalıncaya kadar çarpışacağız;diye ant içtik.Ya istiklal ya ölüm,diyen bir millet varken korkacak bir şey yok.
Tandoğan’da “Türkiye’nin Güvencesi” sahneye çıktı. Türkiye’nin dört bir yanından ve Ankara’mızdan gelen on binler, sıkılı yumruklarıyla haykırdı: “Memleket sahipsiz değil!”
Görevliler insan olmanın ne olduğunu tam olarak kavrayamamış bence. Diyeceksiniz ki hiç mi öğrencinin suçu yok. Onunda suçu vardır elbet. Görevlilerinkinden çok değildir ama.. İnsan olabilmek zor iş herkese nasip olmaz! Allahım insan olabilenlerin sayısını arttırsın.
Koşan öğrenciyi gören görevli, okul kapısını böyle kapattı. Saniyelerle sınavı kaçıran gencin 1 yılı boşa gitti.
Osmaniye Anadolu Lisesi’nde YKS’ye girmek için son dakikada okula gelen bir aday, kapılar kapanmadan içeri girebilmek için koştu.
Öğrencinin koştuğunu gören görevli, içeri girip hızlıca kapıyı kapattı.
Olayı gören veliler, alkışlarla “Al, al” tezahüratları yaparak adayın içeri alınmasını istedi.
Ancak görevliler genci sınava almadı.
Eskiden bilgiye ulaşmak meseleydi, şimdi ise gerçek bilgiye ulaşmak mesele haline geldi . Her saniye yön değiştiren siyasi gündemlerimiz var. Bu çağda “mesele” edinen #genç olmak üzerine karabasanın gelmesi gibi..
Dışarıdan bakınca teknolojinin nimetleriyle büyüyen "şanslı" bir nesiliz. Tarihte hiçbir jenerasyon her saniye bu kadar yoğun bir teknoloji, yapay zeka ve siyaset bombardımanına maruz kalmadı.
18 Mayıs | Kırım Tatar Türklerinin vatanlarından koparıldığı o meşum gece, tüm Türk dünyasının ortak yasına dönüştü.
O gün; hayaller, nesiller ve bir halkın geleceği vagonlara hapsedildi.
400 bin sürgün, 200 bin sessiz feryat…
Bu ülkede asıl sorun Türklük. Geri kalan bütün medeniyetsizler görüldüğü gibi serbest. Aklıma İlk açılım saçmalığı geliyor. Açılım yumurtlandığında da bunlar meydana türemişti. Sonra neler yaşandı yaşadık ve gördük. Devletin büyüklüğü Tehditlere verdiği cevap kadardır.
Emine Işınsu’nun aziz hatırasına, 21 kitaplık külliyatını yeni okurlarla buluşturmak için çekilişimiz var!✨
3 şanslı okura 21 kitap hediye 📚
Katılım için:
📌@bilgekultur hesabını takip et,
📌bu gönderiyi yeniden paylaş,
📌yoruma bir arkadaşını etiketle.
Son gün: 24 Mayıs
Her dönem yeni bir destan yazan Türk neslinin devamıyız. Nice nağmeler, nice dizeler yazıldı.. Devletin en tepesinde hizmet ettiler. Kendilerinden de büyük olan icraatları nesilleri ayakta tuttu. Bizim hissemize düşen Türk’e layık olmaya çalışmak.. Türkçülük günümüz kutlu olsun.