CEZAEVİNDE SAĞLIK KRİZİ
Hastayı muhatap almayan, endişelerini yok sayan bir anlayış ne tıbba ne de vicdana sığar. Hasta hakları, cezaevi kapısında askıya alınamaz.
AsumanÖğretmene Tahliye
👉 https://t.co/TjWxyXkpFL
Canına yandığım..
Nasıl da geçti gözlerimin önünden mahkum koğuşlarında geçirdiğimiz o günler,
üzerimize vurulan kilitlerin açılması için yalvardığın,
çaresizliğin en derinini hissettiğim o anlar..
O karanlık ve soğuk odalar..
İnfaz Koruma memurunun dahi merhamet ederek getirdiği muzu, küçücük elinden alan, gözlerinde boncuk boncuk yaşa neden olan o kadın komutan..
Çok şükür ki bugün daha iyi bir odada; silahların gölgesinden azade, güler yüzlü ve nazik hemşireler ve çayımı eksik etmeyen kıymetli dostların yanında bambaşka bir hâlin içindeyiz.
Rabbim darda olan tüm kardeşlerimize bir an evvel ferec ve mahrec nasip eylesin🤲🏻
Kimseyi çaresizlikle ve yalnızlıkla sınama Allah'ım🤲🏻
#TutsakBebekler
#evlat
Okulları kapatılan askeri lise öğrencilerinin girdikleri üniversiteler👉
Yıldız Teknik, Hacettepe Boğaziçi, ODTÜ
Uçak mühendisliği, uzay mühendisliği
Üç dil bilen, beş dil bilen, çok zeki, entellektüel gençler
🔹
Hani soruları çalmışlardı.
Utanmaları yok ama korkudan titriyorlar.
📍 Kıymetli Arkadaşlar,
Hasta tutukluların yaşadığı hak ihlallerini görünür kılmayı amaçlayan belgeselimizin montaj (post-prodüksiyon) aşamasına geçmiş bulunuyoruz.
Bu süreci tamamlayabilmek için bir GoFundMe bağış kampanyası başlattık. Şu anda en acil ihtiyacımız, montaj ve post-prodüksiyon çalışmalarını sürdürebilmek için gerekli finansal desteği sağlayabilmek için düzenlediğimiz bağış kampanyasına desteğinizi bekliyoruz.
https://t.co/hGOOWt1itn
"YETER BE! BIKTIK ARTIK BE!"
Yazar Emin Çölaşan:
“Yağmur yağar, sel basar sorumlusu fetö. Deprem olur sorumlusu aynı şahıs. Yeter be, bıktık artık be, bıktık artık be!… İşin cılkı çıkmaya başladı. Önlerine gelen herkesi fetöcü olmakla suçlayıp içeri tıktılar. Şu işin komedisine bakın ki bu saçma sapan suçlamalardan ben bile payımı aldım ve aynı iddia ile Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandım. Bize ceza veren mahkemenin başkanı daha sonra İstanbul Başsavcısı ve Adalet Bakanı olan Akın Gürlek’ti. Benim payıma üç yıl altı ay 15 gün hapis düşmüştü…” (Sözcü, 17 Temmuz 2026)
MaviOtobüs2 Belgeseli
#WennDasRechtSchweigt
🔴 ABD Başkan Yardımcısı Vance, yine ortalığı salladı. Özetle, şöyle diyor:
- İsrail; ABD ve İran’ın sonsuza kadar savaşmasını istiyor,
- İsrail, barış görüşmelerini engellemeye çalışıyor,
- İran’la ulaşmaya çalıştığım anlaşmayı engellemek için İsrail’den bazı unsurlar, çok iyi finanse edilmiş, kapsamlı bir kampanya yürütüyorlar,
- İsrail, ABD’nin fikrini şekillendirmek için yüz milyonlarca dolar harcıyor,
- Bana ahlaksızca saldıran troller, İsrail kaynaklı yerlerden para alıyor,
- İsrail, ABD’de ve dünyada kamuoyu desteğini kaybediyor,
- Epstein’in İsrail istihbaratı üst yönetimi ve İsrail derin devletiyle kuvvetli bağı vardı.
Bugün Genelkurmay çatı davası görüldü yine şaşırtmadı bizi cezaları yağdırdı mahkeme desteklerinden dolayı Vekilimiz Ömer Faruk gergerlıogluna teşekkür ediyorum 🙏 @gergerliogluof
ABD'de yaşayan ünlü Yahudi Prof. Norman Finkelstein:
"Sorun Netanyahu değil."
"Sorun, İsrail toplumunun tamamı."
"İsraillilerin yaklaşık yüzde 70-75'i Gazze'de masum kimsenin olmadığını söylüyor."
"İsrail çocukları hobi olarak öldürüyor."
“Tuzağa düştüler…”
Bu cümle kimseye yabancı gelmeyecektir.
Geçmişinde birçok suça karışmış, medyatik bir ismi öne sürüp; ardından vicdanıyla hareket ederek yardım etmeye çalışan değerli insanları onun yanında göstererek gözdağı vermek, ne yazık ki uzun zamandır kullanılan bir yöntem.
Oğuzhan Uğur, birçok konuda aynı düşünmesek de beni yayınına davet etmek istemişti. Sonra babasına danışınca bu davet gerçekleşmedi. 😊 Yine de o ilk niyetinin, farklı düşüncelere rağmen konuşabilme iradesinin kıymetli olduğunu düşünüyorum.
Yıllardır aynı şeyi söylüyorum: Aynı fikirde olmak zorunda değiliz. Ama herkes için adalet istemek ve haksızlık karşısında sessiz kalmamak ortak sorumluluğumuzdur. Bir kişiye değil, herkes için hukuk ve herkes için adalet istemeliyiz.
Belki zor günler daha da zorlaşacak. Ama hiçbir karanlık sonsuza kadar sürmez. Gün gelecek, güneş yeniden doğacak. İnsanlar korkmadan, özgürce, birbirini kırmadan düşüncelerini ifade edebilecek; farklı görüşler de birbirini saygıyla dinleyebilecek.
Dileğim; adaletin, hukukun ve vicdanın herkes için eşit olduğu bir Türkiye’dir.
Müebbet verilen teğmen Hasan Dağ'ın annesi Gülhan Dağ:
"Hukuksuzluğun her hali bizim çocuklarımızın üzerimizde denendi. Hukuk yok, adalet yok, çocuklarımız yok. Bize yaşam yok. On yıldır ben nefes alamıyorum."
15 Temmuz
#GegenDasVergessen
Röportajın tamamı: https://t.co/7G7uXLVOTy
15 Temmuzun 10. yılında 200 kişiden fazla şüpheli pazartesi günü gözaltına alınmıştı bugün hepsi Sıhhiye adliyesine getirildi. Bilgi sahibi olduğumuz iddiaların gözaltı ve tutuklamaya sevk için ne denli dayanaksız olduğu başka bir konu.
Şüphelileri 4 gruba ayırdılar. Tamamına yakını tutuklamaya sevk edildi. Benim müvekkilimin de içinde bulunduğu grup için 3 saattir hakim bekliyoruz. Adliye kantinleri kapalı. Şüpheliler, Avukatlar, kolluk görevlileri perişan vaziyette bu sıcakta adliyede bekliyor.
Anayasa Mahkemesi'nde 6,5 yıl raportör olarak görev yapan, KHK'lı hakim Selami Er:
"On yıl önce bugün, Türkiye tarihinin en karanlık labirentine girerken, yıllık iznimi kullanan bir yargı mensubu olarak İstanbul’daydım... Pazartesi sabahı mahkemenin personel müdürlüğünden gelen o soğuk telefon, iznimin kesildiğini ve acilen gelip “malum tebligatı” almam gerektiğini söylüyordu. Tutuklanma ihtimalimi de cebime koyarak, 6,5 yılımı verdiğim o mahkeme binasına gittim. Orada karşılaştığım atmosfer ağır ve yaralayıcıydı. Yıllarca aynı koridorda yürüdüğüm raportör arkadaşlarım selam vermekten korkarak odalarının kapılarını kapattılar ve beni görmezden gelmeyi seçtiler. Sadece odacı ve memur arkadaşlar insani bir refleksle yaklaşarak “geçmiş olsun” diyebildi.
Eşyalarımın büyük kısmını orada bırakıp, aceleyle doldurduğum bir iki koliyi arabama yükleyerek o bahçeden ayrıldım. Dikiz aynasından mahkeme binasına son kez baktığımda içimde yankılanan o ses yanıltmadı beni: “Bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” O gün dikiz aynasında bıraktığım, sadece mesleğim değildi; Türkiye’nin hukuk devletinden, anayasal güvencelerden ve rasyonaliteden hızla uzaklaşarak derin bir karanlığa doğru giden yolculuğun ilk adımlarıydı."
https://t.co/VIwJPxM5t0
"KAN KAYBINDAN ÖLECEK"
26 aydır Antalya L Tipi Cezaevi’nde tutuklu olan KHK’lı fizik öğretmeni Asuman Birinci'nin eşi Eyüp Birinci:
“Bugünkü açık görüşte (15 Temmuz) ben de çocuklarım da büyük bir şok yaşadık. Eşimi görüşe tekerlekli sandalye ile getirdiler. Hiç yerinden kalkamıyordu. Rengi benzi atmıştı. Zorla konuştu. Çocuklar annelerinin durumunu görünce çıkışta hüngür hüngür ağladı. Eşimde miyom var. Bu nedenle aşırı kanaması oluyor. Sürekli kan kaybediyor. Kan değerleri çok düşük. Hayati sınırlarda. Bir aydır kanaması hiç kesilmemiş. En son Kurban Bayramı’nda doktora götürmüşlerdi, o zaman bir tedavi uygulandı. Doktor, bir ay sonra kontrole gelmesini söyledi. Kaç gündür uğraşıyoruz, kontrol zamanı gelmesine rağmen hastaneye sevk yapmıyorlar. Bir an önce hastaneye sevk edilmesi ve ameliyat olması gerekiyor. Revirde sadece tansiyonunu ölçüp tekrar koğuşuna gönderiyorlar. Yere yığılıp kalmasını mı bekliyorlar, ne bekliyorlar bilmiyorum. Ölmesini mi bekliyorlar bilmiyorum.”
15 Temmuz
#GegenDasVergessen
https://t.co/hWKmo3OZNg
Kalk Yiğidim, Fethullah Gülen Hocaefendi'nin 1985 yılında yayımlanan Kırık Mızrap adlı eserinde yer alan şiirlerden biridir. Şiir, 1990 yılında İzmir Özel Yamanlar Koleji'nin müzik öğretmeni Mehmet Çelikdemir tarafından bestelenmiş; 1991 yılında düzenlenen mezuniyet programında Reşit Muhtar tarafından ilk kez seslendirilerek geniş kitlelerle buluşmuştur. Sonraki yıllarda "Kalk Ey Yiğit Uykudan" adıyla da tanınan eser, hafızalarda yer eden en bilinen bestelerden biri olmuştur.
Aradan yaklaşık 35 yıl geçtikten sonra, Temmuz 2026'da İsveç'te düzenlenen İskandinav Aile Kampı'nda, bestekâr Mehmet Çelikdemir bu eserini yeniden bizzat icra etti. Bu video, eserin bestecisinin kendi yorumuyla günümüze ulaşan anlamlı bir kayıt niteliğindedir.
4-5 gün önce sadrın daraldıkça daraldığı bir günde tam da
Yakınlarım uzak, dostun el olduğu bir zamanda...
Gecikmeli de olsa girip sessizce "Seyyar Radyo" dinleyeyim dedim çok geçmeden denk gelen sürprize bakın
@Bedirhan_Gokce çok teşekkür ederim size🙏😔