İlave bir derece için sendikalar harekete geçmelidir
Büyük memur sendikalarının küçük memur sendikaların köküne kibrit suyu dökecek yüzde iki sınırı için gösterdiği gayret ve kulisi maalesef disiplin affı ve ilave bir derece için göremiyoruz. Şayet böyle olmuş olsaydı her iki düzenlemede şu ana kadar çıkmış olurdu.
Yıllardan beridir bu ülkede memurlara ilave derece verilmesi gündemden düşmemiştir. Dolayısıyla bu konunun kabak tadı vermeden bir an ��nce çözülmesi gerekmektedir. Son olarak 2016-2017 yıllarını kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme ile memurlara ilave bir derece verilmişti.
15.01.2016 tarihinden sonra göreve başlayan veya sözleşmeli statüden memur kadrosuna ataması yapılan ve yapılacak olan binlerce memurun yüzde yüz haklı oldukları halde niçin ilave bir dereceden yararlandırılmadıklarını merak ediyoruz. Bu nedenle kanun teklifine ilave bir derece düzenlemesinin de konulmasının faydalı olacağını düşünüyoruz. Bundan sonraki düzenlemelere de genel bir hüküm konularak göreve başlayan veya göreve başladıktan sonra belirli bir süre geçenlere doğrudan ilave bir derece verileceğine ilişkin hüküm konulması faydalı olacaktır. Bunun için de kanuni düzenleme ile sorunun kökten çözülmesinde fayda olacaktır.
Mecliste görüşülen kanun teklifine 2016 yılından beri verilmeyen ilave 1 dereceye ilişkin düzenleme dahil edilmelidir. Yıllardan beridir yüzbinlerce memur bu haktan yararlanamadı. @memetsimsek
📌 Aksaray #GSBYurtları
2025-2026 öğretim dönemine hazır!🎊
Sevgili öğrencilerimiz;
Ihlara gibi uzun soluklu bu yolculuğunuzda güvenin, paylaşmanın, beraber yaşamanın adresi olarak sizlerle buluşmak için sabırsızlanıyoruz.✨️🎉
#GSBHepYanında#KYGMSeninle
📌 Türk Milletinin geleceği; Yüksek Öğrenim Gençliğine; kaliteli barınma ve yurt hizmeti, KYK personelinin sorunlarına çözüm bulmaktan geçer.
#GençlikSpor
Bugüne kadar Atatürk'e atılan iftiralara cevap vermeye çalıştım. Var olun, sizler de mücadelemize destek veriyorsunuz. Peki, Atatürk'e atılan iftiraların tarihi gelişimini biliyor musunuz? Nasıl ortaya çıktı, kimler tarafından yayıldı? Biraz da bundan bahsedelim mi?
Başlıyoruz.
🇹🇷🇹🇷🇹🇷
57. ALAY GERÇEĞİ VE UYDURULAN PALAVRALAR
57.Alayın tamamının Çanakkale de şehit olduğu palavrası sosyal medyada gezip duruyor.57 Alay önce Çanakkale cephesinde daha sonra Galiçya cephesinde daha sonrada Filistin -Sina cephesinde çarpışmıştır. İstanbul askeri müze eski müdürlerinden emekli Albay Sayın Dr Zekeriya Türkmen'in makalesini aynen kopyalıyorum. Kendisine çok teşekkür ediyorum.
1. Çanakkale Muharebelerine 19'nci Tümen emrinde katılan 57'nci Piyade Alayının Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı Arşiv belgelerine göre mevcut kuvveti 49 subay, 3638 er olmak üzere toplam 3687 kişidir. Alayın hayvan silah-araç gereç sayısı ise, 373 hayvan (at, katır), 2288 tüfek, 4 ağır makineli tüfek olarak kayıtlıdır. 57'nci Piyade Alayının Çanakkale Muharebelerindeki kaybı ise 1.731 şehit, 543 kayıp olmak üzere toplam 2.274 kişidir. Alayın tüm zayiatı dikkate alındığında hemen hemen personelinin 2/3’inin Çanakkale Muharebelerinde kaybettiğini söylemek mümkündür. Bu bilgilere göre alayın tamamı şehit olmamış, büyük bir bölümü yarıya yakını şehit düşmüştür. Bu kayıplarından dolayı sıfat eklemek gerekirse Şehitler Alayı 57'nci Piyade Alayı diyebiliriz.
2. Sancak, bir askerin en büyük onuru, övüncü ve gururudur. Asker, sancağı üzerine yemin eder, sancağı canından aziz bilir. Sancağı için gerekirse canını verir. Kamuoyunda 57'nci Piyade Alayının tamamının Çanakkale’de şehit olduğu, Alayın sancağının da Avustralya’da bulunduğu yönünde yanlış görüş / düşünce / değerlendirmeler sık sık yer almakta ve bu durum görsel ve yazılı basın (gazete, tv. Radyo, internet siteleri) tarafından zaman zaman halka sunularak zihinler karıştırılmaktadır. 57'nci Piyade Alayı sancağının Avustralya’da olduğuna dair söylenti o kadar yaygın bir hal almıştır ki, kimi zaman Avustralya’da bulunan gruplar tarafından 57'nci Piyade Alay sancağının Türkiye’ye iadesi için kampanyalar başlatılacağı yönünde çeşitli bilgiler de kamuoyunu meşgul etmektedir. Bu konuyla ilgili olarak 2005 yılında Dışişleri Bakanlığı ve Canberra’daki Türkiye Cumhuriyeti temsilcilikleriyle koordinede bulunularak, konu ayrıntılı olarak ele alınıp incelenmiş, tespit edilen bilgiler görev yaptığımız kurum tarafından kamuoyuna da sunulmuş, ancak iddiayı ortaya atanlar nedense bunları görmezlikten gelmişlerdir.
3. 57'nci Piyade Alayı ile Alayın bağlı bulunduğu 19'ncu Tümen tarihçeleri ve Harp Cerideleri Askeri Arşivlerde yer almakta ve yerli yabancı tüm tarihçilere incelemeye açık bulunmaktadır. Bu çerçevede bahse konu cerideler tarafımızdan da incelenmiş 2010 yılında Çanakkale’de yapılan 95. Yıldönümünde Çanakkale Muharebeleri ve Atatürk konulu sempozyumda sunduğumuz bildiride ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Ayrıca bahse konu iddialarla ilgili olarak Avustralya’daki Canberra’daki yetkililerle de koordine kurulmuş ve Avustralya’da bulunan Türk sancakları ve 57'nci Piyade Alayı sancağı olduğu iddia edilen sancakla ilgili ayrıntılı bilgi alınmıştır.
4. 57'nci Piyade Alayı ile ilgili iddialara cevap vermek amacıyla yapılan çalışmalar sonunda elde edilen bilgiler aşağıdaki maddelerde çıkarılmıştır.
5. 57'nci Piyade Alayı; Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale, Galiçya, Sina-Filistin cephesi olmak üzere üç cephede savaşmıştır.
6. 57'nci Piyade Alayı’nın tarihçe ve harp ceridesinde; Alayın 29 Temmuz 1917-23 Eylül 1918 tarihleri arasında Filistin Cephesi’nde bulunarak birçok muharebelere katıldığı, son olarak Nablus Meydan Muharebesi’nde hemen hemen mevcudunun ¾’ünü kaybettiği ve daha sonra muharebe gücünü yitirerek İngilizlere bağlı Avustralya Tugayına esir düştüğü belirtilmiştir.
7. Canberra askeri müze kayıtlarına göre Birinci Dünya Savaşı esnasında Filistin Cephesindeki Türk alaylarına (46'ncı Piyade Alayı, 80 veya 88'nci Piyade Alayı ve ismi bilinmeyen bir alay) ait olduğu iddia edilen üç adet sancağın bulunduğu ve sancakların Mitchellin kazasında bulunan ayrı bir tesiste muhafaza edildiğini belirtilmektedir.
İran bayrağıdaki figürün resmi açıklaması "Ali'nin kılıcı" 'dır.
Bu zahiri açıklama,figürün aslında Baphomet olduğunu perdeler.
Bu figürün Baphomet olduğunu bilirseniz;İran'ın derinliğinde kimler olduğunu ve KATİL İsrail'e neden asla öldürücü hamle yapmayacağını da görürsünüz
Şimdi bir de Türkiyeliyim, Türkiye milliyetçisiyim çıktı. Bu kelimeler tarihi temeli olmayan, tarihte kullanılmamış ifadelerdir. Türk'üm, Türk milliyetçisiyim veya Türkçüyüm denir.
İspanyol İspanyalıyım, Fransız Fransalıyım diyor mu?
#türk
Hutbe bir devletin ve devlet başkanının hakimiyet sembollerindendir. En önemlisi ise çok zor şartlar altında Türkiye'nin güvenliği için mücadele eden ve şehadet şerbetini içen kahramanlara rahmet okuyamayan bir imam Türkiye Cumhuriyeti'nin din görevlisi olamaz.
Asıl olan
Borca Dayalı Para Sistemi'nin (#BDPS)
değişmesidir.
Esas mücadelenin zemini budur. Zulüm, buradadır.
Bu sistem değişmedikten sonra
ister #Mastercard ister #Visa isterse de #Troy kullanın
sistem açısından fark etmez.
Zalimin "bizden" olması, zulmü ortadan kaldırmaz.
Sadece
sistemi ayakta tutan aracın ismine ve komisyonu kime ödeyeceğinize karar vermiş olursunuz.
Zulüm devam eder...
Mehmet Şimşek "Bundan sonra ücret düzenlemeleri hedef enflasyona göre yapılacak" dedi ya...
Kafam karıştı!
2024 için memura verilen zam %15+%10, yani birikimli %26.5.
TCMB'nin enflasyon tahmini %33.
Şimdi %26.5, %33'e eşit ya da ondan büyük mü yani?
Anlayan bana da anlatsın!
Şan ve şerefle dolu tarihimizin canlı şahidi olan ve 2232 yıldır milletimizin sarsılmaz gücü olarak görev yapan Türk Kara Kuvvetlerimizin 2232’nci kuruluş yıl dönümü kutlu olsun. Metehan’dan Atatürk’e kadar kahraman komutanlar yetiştirerek nice zaferler elde eden bu büyük ordunun her bir neferini selamlıyor, şehitlerimizi ve ebediyete irtihal etmiş gazilerimizi rahmet ve saygıyla anıyoruz.
#MillîSavunmaBakanlığı
#TürkKaraKuvvetleri2232Yaşında