@deylemro@SpotBasin@irfanaktans Git,yoluna engel koyanmi var
Hrşey göründğü anlatlan gibi olmadğını ilk altı ay gelişini sorgularsın biryılda çok farklı bilyordum diyeceksin.Eleştiri yapcaksın özeleştiri vermek zornda kalcaksın,öz eleştiri vermek demek güzetm altına demek uyum surci olmadi mi ihanet ve infaz
@icardi_2025@Murulgen75 Bizde önder kabul etiğimız abdullah Öcalan imralıda düşman dediğiniz düşmanın götünü daşaklarını yalıyor. Önder oldu golık çıktı. Golık e kurban olsun.ben kürdüm ondan öncede kürdüm Kürtlüğümü ihanetçi xapo apo ile bilmedim.Kazı Muhammed şeh sait Seyit Rıza mele mustafa berzani
@yekitigulbaran Pkk HDP (DEM) Mevcut olan yöneticiler. Atilla,ve ağar gibilerden hiç bir farkları yoktur pkk DEVLET'in arka bahçesidir.biri siyasetle dost görünüp Kürd emeğine nemalanıyor. Diğeri resmi devletin görevlisi açık seçik yaptı. Sonuç Kürd kullanılan malzeme olmaktan öteye gitmiyor.
Bu isimleri ezber edin. Bu isimleri tek tek okuyun.
• Mehmet Halit Oral (9 Ekim 1998, Maraş Cezaevi)
• Mehmet Gül (19 Ekim 1998, Manisa Cezaevi; 27 Ekim 1998’de öldü)
• Bülent Bayram (21 Ekim 1998, Adıyaman Cezaevi)
• Ali Aydın (21 Ekim 1998, Bartın Cezaevi)
• Hasan İsa Hasan (22 Ekim 1998, Qamişlo; 25 Ekim 1998’de öldü)
• Selamet Menteş (23 Ekim 1998, Midyat Cezaevi)
• Aynur Artan (Rotinda) (23 Ekim 1998, Midyat Cezaevi)
• Mirza Sevimli (Mirze Sevimli) (26 Ekim 1998, Erzurum Cezaevi)
• Berzan Öztürk (Murat) (1 Kasım 1998, Almanya Stammheim Cezaevi; 4 Ocak 1999’da öldü)
• Mehmet Aydın (13 Kasım 1998, Çanakkale Cezaevi)
• Erdal Çeçen (Erdal Çeken) (14 Kasım 1998, Midyat Cezaevi)
• Kadri İlhan (16 Kasım 1998, Siirt Cezaevi)
• Adnan Karataş (17 Kasım 1998, Mardin Cezaevi)
• Ahmet Yıldırım (Tayhan) (17 Kasım 1998, Moskova)
• Remzi Akkuş (Jêhat) (17 Kasım 1998, Moskova)
• Emrullah Damlacı (Seyîd Bayram) (18 Kasım 1998, Dêrik)
• Cemil Özalp (27 Kasım 1998, Amed)
• Mirza Çubukçu (27 Kasım 1998, Batman — ölüm orucu sonrası)
• Yavuz Güzel (30 Kasım 1998, Bartın Cezaevi)
• Hatice Falay (13 Aralık 1998, İstanbul Bağcılar)
• Taylan Özgür Kahraman (21 Aralık 1998, Almanya)
• Kahraman Denli (16 Şubat 1999, Amed; 10 gün sonra öldü)
• Serpil Polat (17 Şubat 1999, Sakarya Cezaevi)
• Murat Yeşilgöz (8 Ağustos 1999, Amasya Cezaevi)
• Hükmiye Seyhan (Ruken Beritan) (23 Aralık 1999, Rusya)
• Mahmut Yener (22 Haziran 2000, Amed; 8 Temmuz’da öldü)
• Nesrin Teke (9 Temmuz 2000, Amed)
• Esen Aslan (3 Ağustos 2000, İzmir)
• Fatoş Sağlamgöz (Sema) (11 Kasım 2003, Göteborg, İsveç)
• Erdoğan Kahraman (Yekta) (28 Mart 2004, Qamişlo)
• Serdar Arı (25 Ekim 2005, İzmir)
• Aynur Yaşlı (30 Mart 2006, Antalya)
• Leyla Wali Hasan (Viyan Soran) (1 Şubat 2006, Heftanîn)
• Veysi Kaya (28 Şubat 2006, Adana)
• Elefteriya Fortulaki (24 Mart 2006, Atina, Yunanistan)
• Ve daha sonraki yıllarda: Ebu Müslüm Doğan, Mustafa Malçok, Evrim Demir, Fırat İzgin, Mehmet Şerif Sakalı, Mehmet Yalçın, Serdal Yektaş, Abdulkadir Atilla, Mahsun Özen, Hadika Doğru (Hêvîdar Serhed), Nazelin Korkut, Ümit Acar, Zülküf Gezen, Uğur Şakar, Ayten Beçet, Zehra Sağlam, Medya Çınar, Yonca Akıcı, Siraç Yüksek, Mahsum Pamay
Bu isimlerin hepsi Apo için bedenlerini yaktılar. Apo için canlarını verdiler.
Apo ne yaptı peki?
“Benim annem de Türk, size hizmet etmeye hazırım” diyerek Kürd tarihinin en büyük ihanetini yaptı.
Asker analarından özür diledi, çocukken öldürdüğü yılanlardan özür diledi. Tek bir gün Kürdün anasını aklına getirmedi.
A. Öcalan:
“Demin Pervin Hanım’ın da belirttiği gibi, Kürt milliyetçilerinin önüne geçilmeli, yeniden örgütlenmelerine izin verilmemelidir. Sanırım bu çizgi Kemal Burkay ve İbrahim Güçlü üzerinden yürütülüyor. Hemreş Reşo vardı; Barzaniciydi ve Mustafa Barzani’yi lideri olarak tanımlıyordu. Birkaç dil biliyordu, Kürt otonomisini savunuyordu. Şam’da onunla da mücadele ettim.”
Kaynak: Öcalan’ın İmralı Görüşme Tutanakları – İkinci Bölüm (Tam Metin), 28 Nisan 2026. Mahmut Oral’ın özel haberi, Sur Haber Ajansı.
Yazar Selim Çürükkaya, Öcalan’ın "eleştireni susturamazsan akrabasını yükselt" formülünü 'Pervin Buldan üzerinden samimiyetle açıklıyor:
"Necdet Buldan’ın yazdığı kitabın adı PKK’de Kadın Olmak'tı. PKK’ye katılmış, Gerilla’ya katılmış. Yıllarca Gerilla’da kalmış, Şam’da kalmış, Öcalan’ın evinde kalmış. 15 kadınla Necdet Buldan röportajı yaptı ve bu röportajları yayınladı. Bu röportajlar yayınlandıktan sonra Necdet Buldan’a karşı iftira kampanyaları önce başladı. Tehditler başladı ve Pervin bundan sonra yükselmeye başladı.
Biliyorsunuz bir aileden birisi eğer Öcalan’ın örgüt içerisinde yaptıklarını eleştirirse, Öcalan’ın mantığını eleştirirse, Öcalan’ın cinayetlerini eleştirirse, Öcalan eğer onu öldüremediyse onun diğer akrabalarını örgüt içerisinde görevlendirir, yüksek mevkilere getirir ve Kürt toplumuna şunu der:
"Siz Necdet’in yazdıklarına bakmayın veya siz Selim Çürükkaya’nın yazdıklarına bakmayın. Sait Çürükkaya’ya bakın veya Buldanların gelinine bakın. Eğer ben öyle olmuş olsaydım, bunların yazdıkları gibi olsaydım önce Selim’in kardeşleri ve Buldanların gelinleri bana karşı çıkardı. Bakın onlar şimdi benim bir numaralı adamlarımdır." demek için bana göre Pervin’i yükseltti politikada.
Yoksa Pervin’in diğer kadınlardan hiç ayrı bir özelliği, ayrı bir şeyi yoktu. Tabii Öcalan İmralı’dayken insanları yükseltirken devletin de onayını alıyor. Devletin onayını almadan hiç kimseyi bir yere getiremez."
Yazar Faik Bulut’tan, Rojava’daki PKK/YPG yönetimine sert tepki
Faik Bulut:
"Doğrusunu istersen, 'Sadece idare benim olsun' diye bencilce davranmaya kapılmışsanız bu iflah olmaz bir şeydir.
Siz yeni bir yaşam, iktidar inşa edeceksiniz. İster muhafazakar olun, ister solcu olun, ister liberal olun... Yeni bir parti mi inşa edeceksiniz? Yani küçük partiler olarak bakacaksınız, problem o.
Yani parti, herkesin senin kanadının altında olması anlamına gelmiyor. Sen halkın partisiysen... Zaten parti, 'parçalı' demektir. Fakat sen halkın hepsini temsil edip bir hakkı da onlara veriyorsan tamam.
Ama 'Yoksa her şey benim elimde olsun, tekelimde olsun' dediğin siyaset, ekonomi, para, bilmem ne... Her şeyi diyelim... Ne bileyim, 'Diplomasi benim tekelimde falan olsun' diye yaptığınız şeyler yanlış, eksik, kusurlu ve yani Kürt halkının geleceğini karartıcı şeylerdir, onu söylüyorum."
Apocular “demokrasi, barış, idamlara hayır” dedikleri bir dönemde 10. Kongreyi yaparlar. 20-28 Ağustos 2008 yapılan kongrede iç infazlardan önemsiz bir mesele gibi geçiştirmişler.
O kadar alçaklar ki kimleri öldürdüklerini bile yazmamışlar.
Evlatlarımızı teker teker öldürmüşler
@tuncerbakirhan Bu kazanım dediğin anlatımların ın rantı sefayı zevki siz yaşadınız,sana bu olanakları kazandıran insanlar evlerine ziyaret etme tenezzülüne girmiyorsun amk.Aylık 250 000 maaş alıyorsunuz, sana bu olanağı yaratanın evine 28000 https://t.co/6pzOTyr95J haydi yoksulluktan kurtar
@Paxtext Bu kazanım dediğin anlatımların ın rantı sefayı zevki siz yaşadınız,sana bu olanakları kazandıran insanlar evlerine ziyaret etme tenezzülüne girmiyorsun amk.Aylık 250 000 maaş alıyorsunuz, sana bu olanağı yaratanın evine 28000 https://t.co/6pzOTyrGVh haydi yoksulluktan kurtar
-Halis muhlis bir Kürt filan değilim
-Hiç bir milliyetçi Türk benden daha fazla Türk değildir.
Bu adamın peşinden giden herkes zamanı geldiğinde utancından sokağa çıkamayacak.
Hani Abdullah Öcalan sosyal medyadan izole idi
Adam herşeyi biliyor
Battığını biliyor kimsenin ona sahip çıkmadığını da biliyor.
ona muhalif
Kürtler'i İsrailcilik le suçluyor TC ye hedef gösteriyor.. aklı sıra.
Sasani şahı vardı "qawad
işte sen onun lanetini yaşıyorsun.