Biz Anadolu’ya bin yıl önce yeni değil, yeniden geldik.
Gerektiğinde alın terimizle, gerektiğinde al kanımızla enbiya yurdu olan bu toprakları kendimize vatan eyledik.
Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştireceğimiz 8. Olağan Büyük Kongremize tüm halkımız davetlidir.
ADINDA AK IŞIĞINDA İSTİKRAR
📍Ankara Kapalı Spor Salonu
🕙 23 Şubat 2025, 10:00
Bizim ram olacağımız tek merci Türk milletidir.
Bizim yaşamaktan şeref duyacağımız tek devlet Türkiye’mizdir.
Bizim okuyacağımız tek marş İstiklal Marşımızdır, gölgesinde güven bulacağımız tek bayrak rengini şehitlerimizin mübarek kanından alan ay yıldızlı al bayrağımızdır.
Bizim hayattayken üstünde, öldükten sonra altında huzurla yatacağımız tek yer şehit kanlarıyla yoğrulmuş kutsal vatan topraklarımızdır.
Bizim uğruna varlığımızı feda etmekten bir an bile tereddüt etmeyeceğimiz tek değerimiz itikadımızdır, imanımızdır, inancımızdır.
Bizim dünyanın her bir köşesine taşımak için koşturacağımız tek ülkümüz adalettir, hakkaniyettir, insanlıktır.
Gerisi günlük hayatın gaileleri içinde hepimizin yaşadığı, yaşayacağı teferruatlardır.
Dün rahattık, bugün sıkıntı çekeriz, yarın yeniden rahata kavuşuruz.
Önemli olan istikameti kaybetmemektir, yüreği karartmamaktır, halisane niyetleri bozmamaktır.
İman, irade ve azim varsa Allah’ın izniyle imkân da hep vardır…
Tayyip Erdoğan’ın duruşunu ve şahsiyetini alkışlamak için bugüne bakmak kâfî. Ama anlamak için en az 30 sene geriye gitmek lazım! Lider dediğin 3 günde yetişmiyor öyle
Bu video buna çok güzel bir örnek 👇
https://t.co/isHXoBJUEQ
Suriye’de artık siyasi ve diplomatik olarak yeni bir gerçeklik vardır. Ve Suriye tüm etnik, mezhebî ve dinî unsurlarıyla Suriyelilerindir.
Kendi ülkesinin geleceğine karar verecek olan da Suriye halkıdır.
Bölücü terör örgütünün selden kütük kapma hevesiyle hareket ettiğinin farkındayız.
Türkiye olarak millî güvenliğimizi ve çıkarlarımızı tehlikeye atacak hiçbir hamleye izin vermeyeceğimizin bilinmesini isterim.
Sorumluluk sahibi tüm aktörlerin, uluslararası tüm kuruluşların Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasına destek vermesi, tüm bölgemiz için en hayırlı yol olacaktır.
Suriye toprakları savaşa doymuştur, kana ve gözyaşına doymuştur.
Suriyeli kardeşlerimiz özgürlüğü, güvenliği, kendi vatanlarında gönül huzuruyla yaşamayı ziyadesiyle hak etmektedir.
Türkiye’nin yegâne amacı da tüm kesimleriyle Suriye halkının refahı ve esenliğidir.
Katliam ve zulümden kaçan kardeşlerimize kapımızı açarken de Suriye krizine çözüm bulmak için elimizi uzatırken de gayemiz daima buydu.
Ama Şam rejimi Türkiye’nin uzattığı elin kıymetini bir türlü idrak edemedi, ne manaya geldiğini anlayamadı.
Türkiye, dün olduğu gibi bugün de tarihin doğru tarafında yer almaktadır.
Huzurun hâkim olduğu, barışın hâkim olduğu; Arap, Türkmen, Kürt, Alevi, Sünni, Nusayri, Hristiyan ayırt etmeksizin hiç kimsenin dışlanmadığı, kimsenin hak ve özgürlüklerinin çiğnenmediği, zulme uğramadığı, farklı kimliklerin yan yana sulh içinde yaşadığı bir Suriye görmek istiyoruz.
İnşallah çok yakın gelecekte böyle bir Suriye’yi göreceğimizi ümit ve temenni ediyoruz.
Halep’i aldı
Cerablus’u aldı
El-Bab’ı aldı
Azez’i aldı
Çobanbey’i aldı
Afrin’i aldı
Tel Abyad’ı aldı
Rasulayn’ı aldı
Trablus’u aldı
Tarhuna’yı aldı
Vatiyye Hava Üssü’nü aldı
Sirte’nin çevresini aldı
Hakurk’u aldı
Metina’yı aldı
Avaşin-Basyan’ı aldı
Zap’ı aldı
Gara’yı aldı