Yok bir şeyler söylemeden duramayacağım. Biri çıksın söylesin Allah için şu Çinlilerle kurduğumuz ilişkiden şimdiye kadar nasıl bir fayda sağlamışız. Nasıl bir avantajımız olmuş. Yaw bu adamlar bize ne katmış 50 yıldır?
-Ticaret açığımız neredeyse 50 milyar doları bulmuş. Şu an en büyük açığı verdiğimiz ülke olmuşlar. Üstelik Çin’in çer çöp ürünleriyle. Ve durmadan açığımız artıyor.
-BYD denilen şirket sözde 1 milyar dolar yatırım yapıp 150 bin kapasiteli fabrika kuracaktı ama yalan oldu. Üstelik bu iki yıl içinde %40 vergi muafiyetli 50 binin üzerinde araç Türkiye’ye sokmuşlar. Araç başı ortalama 5-10 bin dolar arası kar etmişler. 250-500 milyon dolar kar edilmiş iki yılda. Belki de daha fazla
-Bizim Çin’e üç-dört milyar dolarlık ihracatımız var onda da bin türlü zorlukla karşılaşıyoruz. İnsanımız vize bile alıp giremiyor ülkeye. Vize sıkıntıları nedeniyle yüzlerce Türk vatandaşı mağdur olmuş durumda. Vize alanlar da ülkeye girişte bin tane ayrı sıkıntıyla uğraşabiliyorlar. Gariban öğrencilerimizi bile saatlerce havaalanında bekletebiliyorlar. Ama adamlar Türkiye’ye vizesiz girip istedikleri gibi takılıyorlar.
-Cherry Samsun’a fabrika kuruyordu. 1 milyar dolarlık yatırım yapacaklardı. Ne oldu? Koca bir hiç. Tekkeköy OSB’de daha bir çivi çakmadılar. Yazın bir yere o da durdurulacak. Çünkü Çin devleti bu adamlara izin vermiyor. Yatırımlarınızı Avrupa’ya kaydırın diyor.
-Yıllardır Kuşak-Yol/Orta Koridor diye diye onlarca görüşme gerçekleştirildi sonunda ne oldu biliyor musunuz? Çin İpek Yolu kapsamında belki de en düşük yatırımları Türkiye’ye yaptı. Bizi oyaladıkları projeleri saysam oturup kitap yazarım.
BYD meselesindeki en acı durum ne biliyor musunuz? Çin’in bu kararı aslında uzun zamandır biliniyordu. Ama biz bu açıklamayı BYD ile tasdikledik. Ceza var mı? Daha somut bir şey yok. Ben olacağını da düşünmüyorum. Tahminimce vergi muafiyeti kaldırılacaktır. O kadar. Ve ne yazık ki evet vergi muafiyeti hala devam ediyor. Bakalım ne zaman adım atılacak.
-Daha onlarca madde yazarım Çin’le olan saçma sapan ilişkilerimize dair. Ama bu kadarı bile yeter. Artık adam akıllı bir Çin politikasına ihtiyacımız var. Daha ne kadar bu adamların boş vaatlerine aldanacağız bilmiyorum…
Şu yazdıklarımı iyice okuyun..
Çin dostlarına ne yapıyorun en güzel örneklerinden biri “Power of Siberia 2 gaz boru hattı” olabilir.
Putin’in Çin ziyareti aslında epey umutlandırmıştı Rusları ama yine bir anlaşma çıkmamış. Peki neden?
-Çünkü Çin diyorki gazı bana ölü fiyata vereceksin. Rusya iç piyasasına verdiğin sübvansiyonlu fiyata yakın vereceksin.
-Ayrıca yüzde 80 olan minimum alım oranının da yüzde 50’ye düşürülmesini istiyor.
-Neden Çin böyle yapıyor? Çünkü Rusya’nın Avrupa pazarı elden gidince geriye tek büyük pazar Çin kaldı. Çin çok iyi biliyor ki Rusya’nın eli mahkum.
-Hatta ek olarak şunu da yazalım. Çin normalde LNG ithalatını 370 dolardan yapıyor ama Rusya’nın 125 dolarlık teklifini kabul etmiyor.
💭Bu basit gibi görünen haber Türk insanının ve emeğinin Avrupa'da ve kendi ülkesinde ne kadar yok varsayıldığını anlatması açısından son derece önemli. Çok yazık..
ABD İran liman ve gemilerini ablukaya aldıktan sonra Çin harekete geçmiş.
Şimdiye kadar temkinli duran Pekin, işin ucu kendi enerji güvenliğine dokununca İran’a “Hürmüz Boğazı’nda normal seyri yeniden sağlayın” çağrısı yaptı.
ABD’nin dolaylı baskı stratejisi çalışıyor gibi. Çin’den İran’a ciddi baskı var.
Şimdi İsviçre Türk iş adamına ait 6 ton Altına çökmeye mi çalışıyor? 21 yıldır altını vermiyor. Demokrasi, hukuk vs olmazsa yabancı sermaye gelmez diyenler ve dar koridorcular burada mı? Alın size İsviçre hukuku, demokrasisi. Bu Ortodokslar ve liberteryen cahiller neyi savunsalar boşa düşüyor bu günlerde.
Dünya sistemini anlamayan veya anlamamakta ısrar eden eblehler sürüsü
...
Yalçın Küçük’ü herkes sevmiş. Ama herkesin kızdığı noktalar da varmış. Yalçın Küçük’e bundan daha büyük övgü olmaz. Yalçın Küçük hep arayan adamdı, hiç uslu durmadı. Uslu durmayan huzursuz eder. Bugün en büyük eksikliğimiz huzursuz eden, arayan aydınlar. Hepimiz çok usluyuz.
"İran büyük bir uygarlıktır ve İraniler büyük bir millettir, hep Batı'ya karşı oldular. Bugünkü İran'ı kalıcı sanmak çok yanlıştır. İran değişir. Uzun dönemi düşünmeliyiz ve İran ile hep birlik aramalıyız.
Dün de bugün de en çok şeriatla yönetilen ülke İsrail'dir. İsrail, Yahudi şeriatı ile yönetilen çok dindar bir ülkedir. Din yasaları işlemektedir. Suudi Arabistan kadar ve belki daha çok şer'idir. Öyleyse şeriatla yönetilen İsrail ile bu kadar yaklaşıldığı bir zamanda İran sözünden rahatsız olmak yadırgatıcıdır."
Yalçın Küçük - Aforizmalar, 2008
Türkiye en üretken, özgün, tutkulu ve devrimci aydınlarından birini yitirdi. Ufuk açtı, heyecan verdi. Tutarsızlıkları bile devrimci bir arayışın ürünüydü. “Ondan çok şey öğrendim” diyecek binlerce kişi vardır. Biri de benim. Ve iyi ki…
"Türkiye aydınının en büyük yoksulluğu anarşist damarının hiç olmamasıdır. Bugün resmî ağızlardaki 'anarşist' suçlamasını ciddiye alanın olmayacağını umut ediyorum; Türkiye'ye felsefî anlamda hiçbir anarşistin uğramadığı kesindir.
Anarşist damarı olmayan bir düşünce ortamında marksizmi yerleştirmeye ve sosyalizmi kurmaya çalışıyoruz; aşılması imkânsız değilse bile çok büyük bir çabayı gerektiriyor. Anarşist kökü olmayan bu toplum, reddetmeyi hiç tanımıyor.
Türkiye aydını reddi hiç bilmiyor."
Yalçın Küçük
Üzerlerinde aşağıdaki yazılar bulunan Suudi savaş uçakları:
Allah'tan başka ilah yoktur, Muhammed Allah'ın elçisidir.
Bu uçaklar sadece "Allah'tan başka ilah yoktur, Muhammed Allah'ın elçisidir!" diyenleri öldürmek için kullanıldı.
Şehit Seyyid Kutub haklıydı: Gördüğünüz bu Arap orduları İslam'ı ve Müslümanları savunmak için değil, sizi öldürmek için geliyorlar ve Siyonistlere tek bir kurşun bile atmayacaklar!
"Sürdürülebilirlik", "karbon ayak izi", "biyoçeşitlilik", "net sıfır emisyon", "yeşil mutabakat", "iklim adaleti"...
Neoliberalizm için istismar edilen bütün kavram seti çöp oldu.