Fikri hür, irfanı hür, vicdânı hür Mekteb-i Sultanili
Yalan habere alerjik iletişimci
Aykırı ses, Ağır eleştirmen
90'ların TV oyuncusu
Pentaxian 📷
Linuxian 🐧
Ölmediler! Asla ölmeyecekler! 🇹🇷
15 Temmuz 2016'da ihanet şebekesi FETÖ'nün hain darbe girişimine karşı bedenini siper ederek “dur” diyen başta Ömer Halisdemir olmak üzere bütün şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.
Şehitler ölmez, vatan bölünmez! 🇹🇷
#15Temmuz
#15TemmuzDestanı
#15TemmuzDemokrasiVeMilliBirlikGünü
Claims circulated on certain social media accounts alleging that “Türkiye is an occupying power in Cyprus and its military presence on the Island is illegitimate” are entirely unfounded.
Türkiye launched the 20 July 1974 Cyprus Peace Operation to put an end to attempts aimed at completely eliminating the Turkish presence on the Island and to stop the systematic massacres. The intervention was carried out on a legitimate legal basis within the framework of the international rights and obligations arising from the 1960 Treaty of Guarantee. As a result of the Operation, peace was established across the Island. It also paved the way for the fall of the junta in Greece, whose Enosis ambitions had been thwarted, thereby facilitating the restoration of democracy in the country.
The presence of Turkish troops on the Island is not an “occupation”; it is the sole guarantee of the safety, sovereignty, and the peaceful environment that has prevailed on the Island since 1974 for the Turkish Cypriots.
Disinformation campaigns targeting Türkiye’s peaceful and lawful actions, carried out by those who disregard international law, human rights, and borders while pursuing policies of occupation and annexation, are nothing more than perception management operations driven by a sense of guilt. The public is strongly advised not to give credence to such content.
Bazı sosyal medya hesaplarında yer alan, "Türkiye'nin Kıbrıs'ta işgalci olduğu ve Ada'daki askeri varlığının gayrimeşru olduğu" yönündeki iddialar tamamen asılsızdır.
Türkiye, 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nı, Ada'daki Türk varlığını tamamen ortadan kaldırmayı amaçlayan girişimlere ve sistematik katliamlara son vermek amacıyla gerçekleştirmiştir. Bu müdahale, 1960 Garanti Antlaşması’ndan doğan uluslararası hak ve yükümlülükler çerçevesinde meşru bir zeminde yapılmıştır. Harekat sayesinde Ada’nın tamamında barış tesis edilmiş, ayrıca “Enosis” emelleri akim kalan Yunanistan’daki cuntanın devrilmesinin önü açılarak; Yunanistan’a yeniden demokrasinin gelmesi sağlanmıştır.
Türk askerinin Ada'daki varlığı bir "işgal" değil; Kıbrıs Türk halkının can güvenliğinin, egemenliğinin ve 1974'ten bu yana Ada'da hakim olan huzur ortamının yegane teminatıdır.
Uluslararası hukuku, insan haklarını ve sınırları hiçe sayarak işgal ve ilhak politikası yürüten odakların, Türkiye'nin barışçıl ve hukuki hamlelerini hedef alan dezenformasyon faaliyetleri, suçluluk psikolojisiyle yürütülen bir algı operasyonundan ibarettir. Kamuoyunun bu tarz içeriklere itibar etmemesi önemle rica olunur.
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıl dönümünde aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, kahraman gazilerimize minnetlerimizi sunuyoruz.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Barış ve Özgürlük Bayramı kutlu olsun. 🇹🇷
Rum terör örgütü EOKA’nın Kıbrıs Türkü’ne yönelik katliamları öylesine acımasızdı ki, küçük çocukların bile vahşice öldürüldüğünü gören Birleşmiş Milletlerin o dönemki en yüksek rütbeli askeri bile “Ben daha önce böyle bir vahşet görmedim” demişti.
Rum vahşetini anlatan videomuzun bu bölümünde Rum teröristlerin okul çağındaki soydaşlarımızı nasıl toplu halde katlettiklerini şahitlerin anlatımıyla yayınlıyoruz.
Kıbrıs Türkü’ne yapılanları unutmayacağız, unutturmayacağız! 🇹🇷
#MillîSavunmaBakanlığı
Rum terör örgütü EOKA’nın Kıbrıs Türkü’ne karşı işlediği insanlık dışı katliamları hatırlatmaya devam ediyoruz.
Videomuzun ikinci bölümünde, bir Rum teröristin soydaşlarımıza yönelik katliamlara ilişkin kendi ağzından yaptığı itiraflar da yer alıyor.
EOKA’nın kanlı mirasını da, bu vahşeti destekleyenleri de unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız.
#MillîSavunmaBakanlığı
FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır.
Yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde, tehlike tamamen ortadan kalkana kadar sabırla sürdüreceğiz.
🇹🇷 Ülkemizin bütünlüğünü bölmeye yönelik hain darbe girişiminin 10. yılında şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz.
#15TemmuzDemokrasiveMilliBirlikGünü
Ölmediler! Asla ölmeyecekler! 🇹🇷
15 Temmuz 2016'da ihanet şebekesi FETÖ'nün hain darbe girişimine karşı bedenini siper ederek “dur” diyen başta Ömer Halisdemir olmak üzere bütün şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.
Şehitler ölmez, vatan bölünmez! 🇹🇷
#15Temmuz
#15TemmuzDestanı
#15TemmuzDemokrasiVeMilliBirlikGünü
🇹🇷 15 Temmuz, FETÖ/PDY terör örgütünün, Türk Milleti’nin iradesine ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne kastettiği hain darbe ve işgal girişiminin, Türk Milleti’nin eşsiz cesareti, kahraman güvenlik güçlerimizin fedakârlığı ve devletimizin kararlı duruşuyla bertaraf edildiği tarihî bir dönüm noktasıdır.
O gece Türk Milleti; tanklara, silahlara ve ihanete karşı vatanına, bayrağına, devletine ve bağımsızlığına sahip çıkarak, dünya demokrasi tarihine altın harflerle yazılan büyük bir destana imza atmıştır. 15 Temmuz, Türk Milleti’nin hiçbir vesayet odağına boyun eğmeyeceğini ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet yaşayacağını tüm dünyaya ilan ettiği gündür.
Bu vesileyle, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükran ve saygıyla anıyor; devletimize sızarak her türlü hile, kumpas, casusluk ve ihanet yöntemiyle millî güvenliğimizi hedef alan yapılara karşı mücadelenin tavizsiz şekilde sürdürülmesinin hayati önem taşıdğunu bir kez daha vurguluyoruz.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Türk Milleti, 15 Temmuz gecesi gösterdiği birlik ve kararlılıkla, istiklaline ve istikbaline sonsuza kadar sahip çıkacağını bütün dünyaya ilan etmiştir. Unutmadık, unutturmayacağız.
MEMLEKET PARTİSİ KURULTAYI İLE İLGİLİ AÇTIĞIMIZ DAVA HAKKINDA KAMUOYUNU BİLGİLENDİRME
Bugün Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde, Memleket Partisi'nin 21-22 Temmuz 2025 tarihli olağanüstü kurultayına ilişkin açtığımız davanın duruşması yapıldı.
Davamızın konusu, kurultayda alınan kapanma kararının çağrı usulü, delege işlemleri ve kurultay sürecindeki hukuka aykırılık iddiaları nedeniyle hukuken geçerli olup olmadığının yargı tarafından incelenmesidir.
Mahkeme;
Ön inceleme aşamasını tamamlayarak tahkikat aşamasına geçmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından;
Parti tüzüğünü,
Kapanma kararını,
Kurultaya katılanların hazirun listesini,
Oy kullananlar listesini,
Resmî delege listesini,
Parti tüzel kişiliğinin mevcut durumuna ilişkin bilgileri
istemiştir.
Mahkeme, bir sonraki duruşmayı 27 Ekim 2026 tarihine bırakmıştır.
Bizim talebimiz çok açıktır:
Kurultayın hukuka uygun yapılıp yapılmadığının, tüm deliller ve resmî belgeler ışığında bağımsız yargı tarafından değerlendirilmesidir.Süreç devam etmektedir. Mahkemenin vereceği karara saygılı olduğumuzu belirtirken, gelişmeler hakkında kamuoyunu bilgilendirmeyi sürdüreceğiz.
@Bora_Bingol'e bu konuda katılıyor ve arttırıyorum:
"Dünya düzdür" deseniz, "hayır dünya iç bükeydir" diye cevap verip, sonra da bunun arkasına "araştırmanızı öneririm" i ekleyecek düzeye ulaşan bir kitle var.
Ve biz "dünya düzdür"cülere bile "hayır dünya iç bükeydir" diyen bir kitleye, dünyanın yuvarlak olduğunu anlatmaya çalışıyoruz...
@e_atila Benim hesabımda da garip durumlar yaşanıyor. Takip ettiklerim ve takipçi sayım haftalardır aynı seviyede ve yazdığım tweeti taslaklara kaydetmeye çalışınca böyle bir hata çıkıyor.
Eğer birileri bu mesajımın spama düşüp düşmediği konusunda bilgi verebilirse sevinirim.
Sevgili dostlarım ve takipçilerim,
Yaklaşık 15 dakika önce bir space odasında kendini bilmez biri bana "faşist" dedi. Bu iftirasının gerekçesi de yazılarımmış!
Ben yazdıklarımı okuma yazma bilenlere değil, okur yazar olanlara ithafen yazıyorum.
Sözde aslan parçası, yani ne hesap adında, ne de profil adında adı soyadı olmayan anonim bir hesabın, yazılarıma dayanarak beni "faşist" ilan etmesi, en kibar tabirle "cehaletin özgüven kazanması"dır!
Bana bunun söylendiği odanın altına eklediğim bir yazımı aşağıda alıntılıyorum.
Görelim bakalım, gerçek FAŞİST kimmiş?
👇👇
#Fasizm #Fasist #Siyaset
Sevgili dostlarım ve takipçilerim,
Yaklaşık 15 dakika önce bir space odasında kendini bilmez biri bana "faşist" dedi. Bu iftirasının gerekçesi de yazılarımmış!
Ben yazdıklarımı okuma yazma bilenlere değil, okur yazar olanlara ithafen yazıyorum.
Sözde aslan parçası, yani ne hesap adında, ne de profil adında adı soyadı olmayan anonim bir hesabın, yazılarıma dayanarak beni "faşist" ilan etmesi, en kibar tabirle "cehaletin özgüven kazanması"dır!
Bana bunun söylendiği odanın altına eklediğim bir yazımı aşağıda alıntılıyorum.
Görelim bakalım, gerçek FAŞİST kimmiş?
👇👇
#Fasizm #Fasist #Siyaset
Aynı düşüncede, aynı kulvarda olsanız dahi, adayın siyasi partisi farklıysa ya da aday bağımsızsa, bir adayın ve ona teveccüh gösteren seçmenlerin anayasal seçme ve seçilme hakkından vazgeçmesini isteme hakkınız yoktur!
Demokrasi çok oy alacak adayın az oy alacak aday üzerinde kuracağı tahakküm değildir. Çünkü demokrasi çok sesliliktir!
Anayasamızın 67. Maddesinin 1 Fıkrası gayet açıktır:
Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve halk oylamasına katılma hakkına sahiptir.
Yani çarpıtmaya, eksen kaydırmaya hiç gerek yok! Çünkü olayın Dem'le ya da Zafer'le değil, doğrudan doğruya Türkiye Cumhuriyeti Anayasasıyla alakası vardır!
Bugün siz Anayasamızın 67. Maddesine ters düşen eylem ve söylemlerde bulunursanız, diğer maddelere ters düşen eylem ve söylemlerin sahiplerine de söyleyecek sözünüz kalmaz‼️
#anayasa #hukuk #demokrasi #seçim #secim2024 #YerelSecim2024
#yerelsecim
@Bora_Bingol Bir space odasında oldu.
Hatta sonradan Atatürk hakkında öyle bir söz söylendi ki, delirmemek elde değil! Duyduğumdan beri sinirden ellerim titriyor...
Memleket Partili gençlere öyle sözler söylendi ki, kendimi tutamayıp yukarı çıktım.
Gençler o kadar eziyet çekip, hayal kırıklığı yaşamışken birileri hala onların üstünde hunharca tepiniyorsa, çıkıp tepki veririm.
Yoksa bana "Faşist" dediler diye yazıyla genel cevap verdim. Tekrar yukarı çıkmaya tenezzül bile etmedim. 😉