Devlet benim için kirli, pis ve çirkin bir yapıdır. Yönetmek üzere yaşayan bütün insanlar ve yapılar en sonunda yozlaşır, kendi gücüne tapmaya başlar. Çünkü insan bir süre sonra kendisine verilen yetkiyi kendisinin üstünlüğü sanır. Hizmet etmek için bulunduğu makamı, başkalarının üzerinde hüküm sürme hakkına dönüştürür. Sonunda kendisini devletin sahibi, halkı da kendi mülkü gibi görmeye başlar. Oysa hiçbir insan, başka insanların kaderi üzerinde mutlak bir otorite olmak için yaratılmamıştır. Güç büyüdükçe insan büyümez. Bazen yalnızca kibri büyür.
Su hiçbir şeyle savaşmaz. Önüne taş koyarsın, etrafından geçer. Yolunu kapatırsın, başka bir yol bulur. Onu sıkıştırırsın, biçim değiştirir. Ama bütün bunları yaparken ne olduğunu unutmaz; yine sudur. Güç bazen önündeki her şeyi parçalamak değildir. Kendinden vazgeçmeden yoluna devam edebilmektir.